{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   14. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  14. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t :  <br>NUMARASI\t:  <br>DAVACI\t: <br>\t <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 25/06/2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/07/2024<br><br>              Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi.<br>              İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:<br>      Davacı vekili, müvekkili şirkete mevcut fabrikasının küçük gelmesi nedeniyle yeni bir şirket binası yaptırmak için binanın inşaat, dekorasyon, mobilya imalatı ve teslimine yönelik davalı ve dava dışı Murat Aktemur  ile anlaşarak,  anlaşmaya konu işlemler için yüklüce bir ödeme gerçekleştirildiğini, ön ödeme olarak da; .......... Şubesine ait 7215817 numaralı 30.09.2022 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli, ..........Şubesine ait 288950  numaralı 29.10.2022 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli,..........Şubesine ait 2010973 numaralı 31.10.2022 vade tarihli 7.500,00.-TL bedelli, ...........Şubesine ait 16062 numaralı 30.10.2022 vade tarihli 50.000,00-TL bedelli,........ Şubesine ait 9127264  numaralı 30.09.2022 vade tarihli 40.000,00.-TL bedelli, .......... Cadde Şubesine ait 3917535 numaralı 30.09.2022 vade tarihli 40.000,00.-TL bedelli,.......... Şubesine ait 130913 numaralı 31.10.2022 vade tarihli 35.000,00.-TL bedelli çeklerin davalı yana keşide edilip elden teslim edildiğini, taraflar arasında 09.09.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu işlerin karşı yan tarafından yapılmaması üzerine ilk sözleşmenin eki olarak  21.03.2022 tarihinde ikinci sözleşme imzalandığını, ancak sözleşme konusu işlemlerin davacı tarafça tamamlanmayarak eksik ve ayıplı bırakıldığını,  Bursa........ Hukuk Mahkemesi ........ değişik iş sayılı dosyasında açılan tespit davasında  fabrika binasındaki eksik bırakılan işler ve kusurlu işlerin tespit edildiğini, davalı tarafça eksik gerçekleştirilen işlemler nedeni ile belirtilen çeklerin bedelsiz kaldığını bu durumun davalının bilgisi dahilinde olup teslim edilen çeklerin iadesi gerekirken iade edilmediğini ileri sürerek, ...........Şubesine ait 7215817 çek numaralı 30.09.2022 vade tarihli 20.000,00.-TL bedelli, ..........Şubesine ait 288950 çek numaralı 29.10.2022 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli,......... ait 2010973 çek numaralı 31.10.2022 vade tarihli 7.500,00-TL bedelli, .......... Şubesine ait 16062 çek numaralı 30.10.2022 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli, ..........Şubesine ait 9127264 çek numaralı 30.09.2022 vade tarihli 40.000,00.-TL bedelli, ...... Cadde Şubesine ait 3917535 çek numaralı 30.09.2022 vade tarihli 40.000,00.-TL bedelli, ... Şubesine ait 130913 çek numaralı 31.10.2022 vade tarihli 35.000,00.-TL bedelli çekler nedeniyle müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, dava sebebiyle uğranılan  zararın alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağını, müvekkili şirketin dava dilekçesinde belirtilen sözleşmenin ve çeklerin tarafı olmadığını, ödemeye ilişkin evraklarda müvekkili şirketin kaşesinin bulunmadığını, taraflar arasında 2017 yılında sözlü görüşmeler başlayıp, idari binaya ilişkin işin 18/07/2022 tarihine kadar sözlü olarak görüşüldüğünü ve  18/07/2020 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşmenin sözel tarafından.......bulunduğunu, ancak sözleşmenin .. Tic. Ltd. Şti. ile imzalandığını, ancak pandemi ve işin başında olunması nedeni ile tarafları bir araya gelerek işi nihayetlendirme kararı aldıklarını, yapılan iş ve ödemeler hesaplanarak 44.640-TL fazladan ödeme olduğunun kabul edildiğini, davacının müvekkil şirket yetkilisi ... 'dan şahsi teminat senedi aldığını, şahsi verilen senede ilişkin ödeme yapılamadığını, sonrasında tarafların bir araya gelerek ... Mobilyanın işe devam etmesine karar verdiklerini, işe başlandığını ancak davacının işin niteliğinde değişiklikler ve eklemeler yapması, ek  bedelleri ödemekten imtina etmesi nedeni ile ... Mobilya'nın işi bırakma kararı üzerine 21/03/2022 tarihli protokol imzalandığını,  protokolde yapılacak işin 1.793.000,00.-TL  olduğu, 1.243.000,00.-TL'lik işin yapıldığının  tespit ve kabul edildiğini, davacının müvekkili firmadan 550.000,00.-TL bedelli teminat senedi aldığını,  kötü niyetli olarak icra takibine konulduğunu, işin kararlaştırılan 1.743.000-TL'yi de aşmaya başlayınca itiraz edilerek, yaklaşık 100.000,00.-TL'lik kısım için davacı tarafça ödeme yapılmadığını, tüm bu süreçte davacı tarafça yapılan 1.243.000,00.-TL'lik ödeme gerek çek, gerek elden yapılmış olup, davacının bahsetmiş olduğu evrakların 1.243.000,00.-TL'nin içinde olan çekler olduğunu, ancak davacı tarafın bahsettiği gibi dışında olsa dahi işin gerçek bedelinin 1.243.000,00.-TL'nin üstünde olduğunu savunarak, davanın  reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: <br>    Mahkemece, her ne kadar davacı, davalının dava dışı ..........Tasarım şirketi ile aralarındaki organik bağ nedeniyle menfi tespit iddiasını ileri sürmüş ise de; menfi tespit davasına konu edilen kambiyo senetlerinin dava dışı....Tasarım şirketine verildiğinin davacının kendi defterlerinden dahi anlaşıldığı, davalı da tüm savunmalarında ilgili kambiyo senetlerinin verilme sebebi olan eser sözleşmesinin dava dışı ............ şirketi ile yapıldığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürdüğü, dava konusu kambiyo senetlerinin arka yüzleri dosyaya sunulmamış olup, davacı şirkete bu çekler sebebiyle yöneltilen bir icra takibi de bulunmadığı,  davacının iddiası ile davalı şirket ve dava dışı ........... şirketi arasında organik bağ bulunması davacının menfi tespit davasını davalıya yöneltmesi sonucunu doğurur bir hukuki durum olmadığı, dolayısıyla davacının, çeklere dayalı olarak menfi tespit davasını davalıya yöneltmesi bu aşamada mümkün görülmeyerek, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı  vekili, müvekkilinin  mevcut fabrikasının küçük gelmesi nedeniyle yeni  şirket binası yaptırmak istediğini ve binanın inşaat, dekorasyon, mobilya imalatı ve teslimine yönelik davalı ve dava dışı .... Aktemur  ile anlaştığını, anlaşmaya konu işler için nakit ödemeler dışında dava dilekçesinde belirtilen 7 adet çeklerin davalı yana elden teslim edildiğini,  ilk olarak 09.09.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak sözleşme kapsamında işin yapılmaması nedeni ile 21.03.2022 tarihinde ikinci bir sözleşmenin imzalandığını, sözleşmelere konu işlerin davalı tarafından tamamlanmayıp,  eksik ve ayıplı bırakıldığını,  müvekkilinin karşı yanın verdiği sözler nedeniyle fazlasıyla ödeme yaptığını, banka ödeme dekontları, taraflarca imzalanmış sözleşme, şahitler ve whatsapp yazışmaları ile tüm bu hususların sabit olduğunu,  Bursa .... Noterliği'nin........ yevmiye numaralı 21.07.2022 tarihli ihtarnamesi gönderilmiş ise de  olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini,  Bursa 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/111 değişik iş sayılı dosyasında  düzenlenen 19.08.2022 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkil şirkete ait fabrikanın 3 katlı idari binasının halihazırda kullanılamadığı ve kullanılacak durumda olmadığının tespit edildiğini,  davalı tarafından  eksik gerçekleştirilen işlemler nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen çeklerin bedelsiz kaldığını, bu hususun davalının bilgisi olup, davalının bedelsiz kalan çekleri iade etmesi gerekirken çeklerin iadesinden kaçındığını, dava dışı Murat Aktemur'un müvekkilinin haklarını yasal yollardan araması sonucu müvekkilini  tehdit ettiğini,  \tdava dilekçesi ekinde müvekkil şirketin cari dökümlerinde çek teslimine ilişkin belgelerde çekleri teslim alanın davalı olduğunu, belgelerde davalı yanın imzası bulunduğunu,  dava konusu çeklerden birini tahsil edenin de davalı olduğunu, dava dışı ........Aktemur'un........... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..........esas sayılı dosyasına vekili aracılığı ile sunmuş olduğu savunma dilekçesinin 1. maddesinde \"...Müdafii olduğum müvekkilim, ............Mimarlık firmasında sigortalı çalışan mimardır.\" şeklinde savunmada bulunduğunu, taraflar arasında  organik bağ  bulunduğunu, 13.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini, davalının ticari defterlerini yasal kesin süre içerisinde ve keşif esnasında bilirkişi incelemesi için sunmadığını, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmamasının müvekkil lehine yorumlanmasının gerektiğini, davalının ticari defterlerini sunmamasına rağmen BA-BS Formları incelenerek, iki tarafın 2022 yılı kayıtlarında 50.000,00.-TL tutarlı mal/hizmet alımı/satımı yaptığı ve mutabık oldukları tespitine itiraz ettiklerini, davalı ile dava dışı Matt Mimarlık firması ve bu firmanın yetkilisi Murat Aktemur'un birlikte hareket ettiklerini, yerel mahkemenin gerekçesinin aksine çek ve senetlerin ön - arka yüzlerinin dosyada mevcut olduğunu belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>       HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davacı, yeni şirket binasının yapımı hususunda davalı ve dava dışı.... ile anlaşma sağlandığını, nakit ödemeler dışında 7 adet çek verildiğini, ancak davalı tarafça sözleşme kapsamında yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığını, bu hususun davalı tarafça bilindiğini  belirterek çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı, sözleşmenin tarafı olmadığını, şirket yetkilisi ........Uludağ ile sözleşmenin tarafı ........şirketi yetkilisi arasında ticari ilişki nedeni ile .....Uludağ'ın davacı ile Matt şirketi adına sözlü görüşmelerde bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş, mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>  Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.<br>İcra takibinden önce açılan menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.<br> Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s. 16). Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.<br>  Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.<br>  Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(19)11-298 Esas  2022/1531 Karar) <br>Somut olayda; davacı, yeni bir şirket binası yaptırmak için davalı ve dava dışı......Aktemur ile anlaştıklarını, işin başlangıcında 09/09/2021 tarihli sözleşme, sonrasında işlerin karşı tarafça yerine getirilmemesi üzerine ilk sözleşmenin eki niteliğinde 21/03/2022  tarihli sözleşmenin imzalandığını, ancak sözleşme konusu işlerin davalı tarafından tamamlanmayıp ayıplı olarak bırakıldığını, eksik işlemler nedeni ile dava konusu 7 adet çekin bedelsiz kaldığını, çeklerin bedelsiz kaldığının davalı tarafça bilinmesine rağmen çeklerin iade edilmediğini  belirterek çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Dava tarihi itibariyle çekler ile ilgili icra takibi başlatılmadığı ve çeklerin ibraz tarihlerinin gelmediği anlaşılmıştır.<br> Mahkemece davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu, dava konusu çeklerin dava dışı Matt Mobilya Tasarım limited şirketine verildiğinin kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.<br>İbraz edilen çek fotokopilerinin bir kısmının okunaklı olmadığı görülmekle birlikte çeklerin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müşteri çeki olduğu ve davacının çeklerin keşidecisi olmadığı, bir kısım çeklerde lehtar olmasına karşın bir kısım çeklerin dava dışı keşideciler tarafından dava dışı lehtarlar adına düzenlendiği, İşbankasına ait keşideci ........'a ait çekin ise hamiline düzenlendiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece çeklerin kimin elinde olduğuna dair herhangi bir araştırma yapılmamış, yargılama aşamasında  Vakıfbank'a ait 16062 numaralı 50.000,00.-TL ve 130913 numaralı 35.000,00.-TL bedelli çeklerin takas suretiyle ödendiği belirtilmesine rağmen çeklerin kime ödendiği hususu araştırılmadığı gibi ilgili bankadan çeklerin ciro silsilesini gösterir fotokopisi de celp edilmemiştir.<br>Davacı tarafça ibraz edilen dava konusu çeklere ilişkin olduğu belirtilen müşteri çek çıkışı belgelerinde; müşteri olarak Matt Mobilya şirketinin belirtildiği  ancak imzalayanın/teslim alanın.... Uludağ olduğu  görülmüştür.<br>Davacının dava dilekçesindeki iddiası; çeklerin verilmesine dayanak temel ilişkinin davalı şirket ve dava dışı .... Aktemur ile olduğu ve çeklerin bedelsiz kaldığı, bedelsizliğin de  davalı tarafça bilinmesine rağmen çeklerin iade edilmediğine ilişkin olup, bu itibarla mahkemece; öncelikle, dava açıldıktan sonra takas aracılığıyla ödenen iki adet çekin kimin tarafından tahsil edildiği, çek arkasındaki ciroları gösterir fotokopisi ve davaya konu çeklerin dava tarihinden sonra ibraz tarihlerinin de dolmuş olması dikkate alındığına ilgili bankalardan çeklerin ödeme için ibraz edilip edilmediği sorularak, ibraz edilmiş olması halinde çeklerin cirolarını da gösterir okunaklı fotokopilerinin,  davacının dayandığı tam tüm delillerinin ve  Bursa ......... Hukuk Mahkemesinin .... D.iş Sayılı dosyasının celbi ile 09/09/2021, 18/07/2020 tarihli  ve iddia edilen 21/03/2022 tarihli sözleşmelerde değerlendirilerek taraflar arasında sözleşme ilişkisinin olup olmadığının  tespiti ile sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-a/6 maddesine göre, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ...........Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 07/03/2024 tarih, ..... sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince  iadesine,<br>3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 25/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Katip<br>...<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a75228201284796","SID":"ca00801ad98411b5"}}