{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1624 <br>KARAR NO\t\t: 2025/780<br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/808 Esas 2021/382 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/04/2025<br><br>\t      Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında taşıma ilişkisine istinaden davacı tarafından davalı adına 08/08/2017 tarihli ... numaralı 8.818,12 TL tutarında ve 08/08/2017 tarihli ... numaralı 2.647,13 TL tutarındaki faturaların düzenlendiğini, ancak davalının söz konusu faturalardan kaynaklı borcunu vadesinde ödemediğini ve davacıya karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, alacağın tahsili maksadı ile İzmir 5 İcra Dairesinin 2017/15584 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, itirazın tamamen kötü niyetli olarak alacağın sürüncemede bırakılması amacı ile yapıldığını, bu nedenle icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki uluslararası deniz taşımacılığı anlaşması gereği kararlaştırılan tutarın davacının 31/05/2017 tarihli faturası karşılığı ... Bankası hesabına ödendiğini ve davalının borcunun kalmadığını, dava konusu yapılan icra takibine dayanak faturaların ise davalı tarafından ödenen fatura ile mükerrer talepleri, bazı kalemleri ise kendi kusurundan kaynaklı, diğer bazı kalemleri ile yapılmayan hizmeti yapılmış gibi göstererek faturalandırmasından kaynaklandığını, borç doğurmayan kalemlerden oluşması nedeni ile faturalara itiraz edildiğini ve iade edildiğini, ayrıca davalı ticari defterlerine işlenmediğini, davacı şirketin varış limanındaki hatası neden ile davalı şirketin zararını teşkil eden ve ödenen masrafların davacı şirkete faturalandırıldığını, bunun da davacı tarafından ödenmediğini, bu faturanın da davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, davacı şirketin uluslararası taşımacılık şirketi olduğunu, davalı şirketin ise dava dışı ... adlı alıcı şirkete yaptığı ihracattaki ticari malını ... Limanına kadar deniz taşımacılığını yapmak üzere anlaştıklarını, buna göre davalı şirketin taşınacak yükü paletli olarak hazırlayacağını, davacı şirketin ise bu yükü davalı şirketin ... Serbest Bölgesi içinde bulunan fabrikasından teslim alacağını, tır ile Aliağa - İzmir Limanına götürüp konteyner içinde ... hattı üzerinden gemiye yükleyeceğini ve varış limanı olan ... Limanına kadar taşıyacağını, malın gümrüklemesini yaparak davacı şirketin varış limanında ki antreposuna indireceğini, davacı firmanın Türkiye ve USA Bürosu vasıtası ile alıcı firmadan ve adı adresi önceden bildirilen ve malın bir kısmını alacak müşterisinden gelen kişilere limandaki antrepoda teslim edeceğini, anlaşmanın Port to Port şeklinde olduğunun, gümrüklemenin davacı tarafından yapılması ve bunun navlun fiyatına dahil edilmesinin davalı tarafından istendiğini, verilen navlun detayında gümrüklemenin de yer aldığını, bu bedelin 31/05/2017 tarihinde ... nolu fatura ile ödendiğini, konşimento da navlun, taşınan malların özellikleri, rota ve yük üzerindeki mülkiyet hakkının belirli olduğunu, davacının geminin limana varmasından sonra gümrükleme masraflarını yapmasından ve malı antrepoya indirmesinden sonra ... ile ... arasındaki kopukluk nedeni ile karışıklığa neden olduğunu, icra takibine konu edilen faturada gösterilen kalemlerden antrepo ücretinin davacı şirketin kendi kusurundan kaynaklanan gecikme nedeniyle doğan ücret olduğunu, malın varış limanından adreslere götürülebilmesi için paletleme çalışması davacı tarafından yapılmadığı halde bu hususunda faturada yapılmış gibi yer aldığını, faturadaki gümrükleme bedeli verilen navlun ücreti detayında gösterilen konşimento numarasını taşıyan fatura ile bu bedelin ödenmesine rağmen yeniden gümrükleme bedeli olarak mükkerer yer aldığı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi, icra takibinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması halinde %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. <br>Davalı vekili tarafından verilen yanıt dilekçesinin davacı şirket vekiline tebliğ edildiği, 10/10/2018 tarihli karşı yanıt dilekçesinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, davalının eşya hakkında doğru bilgi vermemesi nedeniyle oluşan zararlardan sorumlu olduğu, ekstra gümrük bedelinin davalı firmaya faturalandırıldığını, söz konusu gecikmenin taşımaya konu malı davalı tarafın zamanında hazırlayamaması ve dava dışı alıcının da varma limanında malı zamanında teslim alamamasından kaynaklandığını beyan ettiği bildirilmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...Dava taraflar arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki nedeniyle davacı şirketin davalıya verildiği beyan edilen taşıma hizmeti nedeniyle oluştuğu iddia edilen alacak için düzenlenen 2 adet faturaya dayalı icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davalı tarafça fatura içeriğindeki hizmetlerin karşılığı bedellerin davacı tarafa ödendiği, davacı şirketin kendi hatası nedeniyle oluşan bir kısım bedellerin davalıdan istenemeyeceği beyanında bulunulmuştur. <br>Dava konusu taşımaya ilişkin kayıtların davacı ve davalı tarafça dosyaya sunulması istenilmiş, taraflarca sunulan kayıtların dosya içerisine alındığı görülmüştür. <br>Mahkememizce davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılması davacı tarafından talep edilen alacağa dayanak faturalarda gösterilen bedellerin hakedilip edilmediğinin tespiti ve icra takibine konu alacak yönünden alacağın doğup doğmadığı ve miktarının belirlenmesi hususunda rapor düzenlenmek üzere dosyanın bilirkişiyi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/02/2020 tarihli raporun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. <br>Raporun yapılan incelemesinde, davalı şirketin davacı şirketten mevcut cari hesap ekstresine göre, alacaklı olduğu, davalı şirkete hitaben davacı şirket tarafından düzenlenen ... nolu 88.018,12 TL lik ve ... nolu 2.647,13 TL lik faturaların davalı şirket tarafından ödenmesinin uygun olmadığına, mevcutta ödenmiş olan ... nolu 11.868,79 TL lik faturanın ise yurtdışı elleçleme masrafları, bond fee, geçici kabul ve şasi bedeli kalemlerinin davacı tarafça açıklanması gereken kalemler olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. <br>Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesini dosyaya sunduğu davalı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesini dosyaya sunduğu anlaşılmıştır. <br>Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılması ve dava konusu icra takibine dayanak faturalarda gösterilen taşıma hizmetine ilişkin hususların incelenmesi ve sonuç itibariyle, icra takibine konu alacak isteminin kayıtlara göre yerinde olup olmadığının belirlenmesi ve hesaplanması için dosya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine yönerge yoluyla gönderilmiştir. <br>İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/4 talimat sayılı dosyası ile, görevlendirilen bilirkişiler aracılığıyla davacı şirkete ait kayıtlar üzerinde inceleme yapılmış, bilirkişiler tarafından düzenlenen 05/04/2021 tarihli raporun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. <br>Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun yapılan incelemesinde, tarafların hesap hareketleri ve bakiyeleri karşılaştırıldığında davacı şirketin kendi kayıtlarına göre davalıdan 12.433,19 TL alacaklı gözüktüğü, davalının kayıtlarına göre de, davacıdan 8.361,04 TL alacaklı gözüktüğü, tarafların bakiyeleri arasında 20.794,23 TL farklılık olduğu, bu farklılığın davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen ve davalının kayıtlarında yer almayan fatura tutarlarından kaynaklandığının tespit edildiği, takibe konu edilen faturalardan 2.647,13 TL tutarlı demuraj faturasında gösterilen alacağın davalıdan talep edilmesi sebebinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, zira demuraj alacağının taşıyan ile yükleten arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı, davalı şirketin demuraj alacağında doğrudan taraf olmadığı, ayrıca demurajın oluşup oluşmadığının da tespit edilemediği, davacı tarafından davalıya kesilen ve takibe konu edilen faturalardan 8.818,12 TL bedelli faturada gösterilen açıklamalar incelendiğinde bu harcamaların yurtdışı varış limanında yapılan masraflara ilişkin olduğu, bu harcamaların bir kısmının navlunun teferruatı niteliğinde kalemler olduğu, navlun ücretinin davalı tarafından ödendiği, bir kısım hizmet kalemlerinin ise ifa edilip edilmediğinin tespitinin mümkün olmadığı, öte yandan bu harcamaların oluşmasına davalı yanın sebebiyet verip vermediğinin de tespit edilemediği, davalının kusuru sebebiyle bu harcamaların yapıldığının somut belge ve ispata muhtaç hususlar olduğu, buna göre yasal ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı şirketin davalı şirketten davaya konu herhangi bir alacağının bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.<br>Davacı vekili tarafından rapora itiraz dilekçesinin verildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı şirket tarafından üstlenilen taşıma işinde davalı şirketin taşımaya konu ettiği ve davacı şirkete teslim ettiği ürünlerin varış limanında teslimine kadar ki süreçte yapılan işlemlerin düzenlenen bilirkişi raporlarında açıklandığı görülmüştür. <br>Davacı şirket tarafından davalı şirkette taşıma işinin teklif edildiği, davalı şirketin davacıdan depolama hizmeti talep etmediği ve malın tek konşimento ile taşınacağı, iki taraf arasında ilk etapta adrese teslim şeklinde bir taşıma için konuşulmasına rağmen malın Amerika da alıcı tarafından teslim alındığı ve Amerika içindeki nakliyenin davacı tarafından yapılmadığı görülmüştür.<br>Davacı şirket tarafından düzenlenen fatura ile navlun, bont fee(gümrükleme), yükleme masrafı, şasi ücreti, yurt dışı konteyner eleçleme masrafı, dokümantasyon ücreti, terminal masrafı ve geçici kabul olmak üzere, kabulden kaynaklı toplam 11.868,79 TL'nin belirlendiği ve davalı şirket tarafından bu bedelin ödendiği anlaşılmıştır. <br>Bu ödeme sonrasında davacı şirket tarafından ayrıca depo ücreti, şasi ücreti, kurye ücreti, dokümantasyon ücreti, duty destination, giriş ücreti liman gümrük ücreti, merchandising processing, diğer servis ücreti ve paletleme ücreti olmak üzere toplam 8.818,12 TL bedelli bir fatura ile ayrıca konteynerin gecikmesi sonucu ödendiği beyan edilen demuraj bedeli olan 2.647,13 TL bedeli bir fatura içeriğinin davalıdan talep edildiği anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasında davalıya ait malın ilk olarak depolama yapılmadan gönderiminin sağlanması ve davacının da sadece Amerika Gümrükleme İşlemini yapmasının istendiği, ilk etapta malın alıcıya ... tarafından ulaştırılması konuşulmuş ise de, malın alıcı tarafından kendi imkanları ile alındığı anlaşılmıştır. <br>Davacı firmanın Amerika'daki kendi firması ile  elektronik posta yoluyla yapmış olduğu yazışmalara göre malın Amerika da alınamaması ve sonrasında olası bir gecikmeye düşmesinin davacı şirketin yazışmalarındaki anlaşmazlıklardan kaynaklandığı, davalıdan talep edilen faturalarda gösterilen taşıma ücreti (navlun ), gümrükleme ücreti ve liman işlemleri ile ilgili ödemelerin yapıldığı, bu nedenle bu bedellerin davalıya rucü edilemeyeceği, ayrıca davacı şirketin kendi yazışmalarından kaynaklı hatalar nedeniyle oluştuğu beyan edilen gecikme bedelinin de davalıdan talep edilemeyeceği bu haliyle anlaşılmıştır. <br>Davalı tarafından yapılan ödeme sonrasında davacı şirketin davaya konu ettiği faturada gösterilen eleçleme masrafı, bond fee ve gecici kabul kalemlerinin taşıma sözleşmesinin \"free in free out\" şeklinde belirtilmesi halinde istenebileceği, bond fee ücretinin ise taraflar arasında yapılan yazışmalardan anlaşıldığı üzere, bir kereye mahsus tahsil edilen bir ücret olduğu ve bu ücretin öncesinde ödendiği, ayrıca talep edilen şasi ücretinin ise konteynerin bir tır aracılığıyla taşınması sırasında tır şasisi için Amerika da ödenen bir ücret olduğu, ancak bu alacak kaleminin de davacı şirket tarafından dayanağının açıklanmadığı anlaşılmıştır. <br>Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafça icra takibine konu edilen alacağın dayanağı olarak gösterilen her iki faturadan kaynaklı alacak kalemlerinin davalıdan istenebileceği iddiasının ispatını sağlar şekilde mahkememizde bir kanaat oluşacak bir şekilde delillerin dosyada tespit edilemediği, davalı tarafından yapılan ödeme dikkate alındığında ayrıca ödeme yapılmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı davalı tarafça her ne kadar kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de, davacı aleyhine kötü niyet tazminatı isteminin kabulünü gerektirir bir işlem ve delillin dosya içerisinde olmadığı, davacı tarafın davalı tarafı zararlandırıcı herhangi bir işleminin bulunduğuna dair kaydın tespit edilemediği görülmekle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; <br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>Davanın REDDİNE, <br>Kötüniyet Tazminatı isteminin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, konteyner içerisine bildirilmiş olan farklı sayıda ürün yerleştirilmiş olması sebebi ile doğan ekstra masrafların davaya konu faturalardan 08.08.2017 tarih ... numaralı fatura ile davalıya yansıtıldığını, TTK m. 1145 uyarınca davalının, eşya hakkında doğru bilgi vermemesi sebebi ile oluşan zarardan sorumlu olduğunu, yerel mahkemede her ne kadar doğan masrafların davalı şirketçe ödendiği belirtilse de, bu hususun gerçek dışı olduğunu, konteyner varma limanında gümrük işlemleri için açıldığında ise, 11 paletin içerisine ekstra 15 kutunun daha konulduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın, konteyner içerisine beyan ettiği, üzerinde anlaşma sağlandığı gibi toplam 15 palet ve 1 tabela koyması gerekirken ekstra 15 kutu daha yerleştirdiğini, belirtilen 15 kutu için de ekstra gümrük bedellerinin doğduğunu, konteyner içerisinde bulunan ürün sayı ve özelliklerinin, dilekçelerinin ekinde sunulan konteyner raporunda açıkça görüldüğünü, müvekkilinin davalı tarafından yerleştirilen ekstra 15 kutunun gümrükleme masraflarından sorumlu olmadığını, bu sebeple de bahsi geçen ekstra 15 kutunun gümrük masraflarının, dava konusu 08.08.2017 tarihli ... nolu fatura ile davalıya yansıtıldığını, fatura açıklamasında da 15 pakete ait ek masraf bedeli olduğunun belirtildiğini, daha önce de geminin limana vardıktan sonra konteyner içeriğindeki bir kısım ürünün, alıcı tarafından limandan alınmak istendiğini  ancak  limanda konteynerın açılıp içindeki bir kısım ürünün verilmesi mümkün olmadığından konteynerin depoya çekilmesi gerektiğini, bu nedenle bir depoya nakil işlemi ve orada konteynerin ve malzemenin elleçlenmesi işlemlerinin yapıldığını, depolama, elleçleme vb. masrafların da bu sebeple doğduğunu, alıcının eksik evrakla gelmesi sebebiyle, malı ilk geldiğinde alamadığını ve evrakı tamamlayıp alana kadar demuraj işlediğini, depolama masrafı ve 3 günden fazla şasi üzerinde beklemesi sebebiyle şasi ücreti vb. diğer masrafların doğduğunu, davalının kararsız tutumu, eksik bilgi vermesi, hangi malın nerede teslim edileceğini bildirmemesi gibi sebeplerden ileri gelen, davalının konteyner içerisine TTK'nun 1145. maddesine aykırı olarak beyan ettiğinden fazla palet yüklemesinden dolayı oluşan ekstra masraflar ve yine alıcının eksik belgelerle gelerek emtiayı zamanında teslim alamaması sebebi ile oluşan demuraj ücreti olduğunu, bu kapsamda, davalının kusuru ile oluşan ekstra masrafların davalı tarafça davacıya ödenmediğinden, yerel mahkemece verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunun ortada olduğunu, Amerika'da yapılan zorunlu masrafların davalı şirkete yansıtılmasının zorunlu olduğunu, gecikmenin, davalının malı taşıma için zamanında hazırlayamaması ayrıca dava dışı alıcının da varma limanında malı zamanında teslim almamasından kaynaklandığını, bu kapsamda davalı şirketin demuraja ilişkin masraflardan da sorumlu olması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; taraflar arasında taşıma ilişkisi olduğu, davalının taraflarınca düzenlenen 2 adet fatura bedelini ödemediğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.<br>Davalı taraf ise; taraflar arasındaki uluslararası deniz taşımacılığı anlaşması gereği kararlaştırılan tutarın davacının 31/05/2017 tarihli faturası karşılığı ... Bankası hesabına ödendiğini ve davalının borcunun kalmadığını, dava konusu yapılan icra takibine dayanak faturaların ise davalı tarafından ödenen fatura ile mükerrer talepleri, bazı kalemleri ise kendi kusurundan kaynaklı, diğer bazı kalemleri ile yapılmayan hizmeti yapılmış gibi göstererek faturalandırmasından kaynaklandığını davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince; her iki tarafın ticari defterleri üzerinde ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı defterlerine göre davacı davalıdan  12.433,19 TL alacaklı, davalı kayıtlarına göre de davalı davacıdan  8.361,04 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.<br>Talimat yoluyla alınan bilirkişi heyeti raporunda; taraflar arasında ihracat eşyalarının yurt dışına taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı, ihracata konu 15 kap 12.458,24 Kg gıda ürünü eşyalar, 04.05.2017 tarih ve 71599 sayılı serbest bölge işlem formu kapsamında TR94490 Sayılı Transit Refakat Belgesine bağlayarak, ... Plaka sayılı araca yüklenerek eşyaların yurt dışı edileceği İzmir Aliağa Limanına gittiği ve eşyaların  yurt dışı edildiği, davalının  iş bu deniz navlunu ve sair masraflar karşılığı olarak davacı ... in fatura ettiği 31.05.2017 tarih ve 1018 sayılı fatura karşılığı 11.868,79 TL ödeme yaptığı, davacı ...'in davalıya kesmiş olduğu 2.647,13 TL tutarlı demuraj faturasına ilişkin olarak dosya kapsamında yapılan incelemede demurajın varlığı oluşma kaynağı hakkında dosya ekinde somut veri/belge bulunmadığından ve de ... in demuraj alacağının direkt tarafı olmadığı gibi, demurajın oluşup otuşmadığı da tespit edilemediğinden, demurajın oluşması ve gerekçesi ispata muhtaç durumda olup, bu bedelin talebinde haklılık görünmediği, davacı ...'in davalıya kesmiş olduğu 8.818,12 TL tutarlı fatura içeriği açıklama kalemlerine bakıldığında, iş bu harcamaların yurt dışı varış limanında yapılan masraflara ilişkin olduğunun  anlaşıldığı, faturada bulunan 11 kalemden oluşan ve de yurt dışı kaynaklı olduğu görülen bu harcamaların bir kısmının navlunun teferruti kalemler olduğu, navlun ücretinin davalı tarafından ödendiği, bir kısım hizmet kalemlerin ise ifa edilip edilmediğini tespit etmenin mümkün olmadığı, öte yandan bu harcamaların oluşmasına davalı yanın sebebiyet verip vermediğinin de tespit etmenin de mümkün olmadığı, iş bu faturaya konu harcama kalemlerine davalı yanın kusuru sebebiyet vermiş ise bu durum, somut belge ile ispata muhtaç durumda olup, bu bedelin talebinde haklılık görünmediği belirtilmiştir.  <br>Dosya kapsamında alınan diğer bilirkişi heyeti raporunda da benzer tespitlere yer verildiği anlaşılmaktadır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyaya sunulan bilirkişi heyeti raporlarının denetime elverişli ve açık olmasına, davacının takibe konu ettiği faturalardaki tutarlara ilişkin davalının sorumlu olduğuna dair somut bir delil sunmamış olmasına  göre davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/05/2021 tarih ve 2018/808 Esas 2021/382 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef02aab53ef2ca80","SID":"1c1e03aa28a305b4"}}