{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/644 \t\t                                     ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/562<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR....  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/686 E 2022/881 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit  <br>KARAR TARİHİ\t: 12/05/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/06/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili;  dava konusu senet ile ilgili davalı Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2020/2804 esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin alacaklıyı tanımadığını,  takip dayanağı evrakın sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin, ... isimli şahsın işletmiş olduğu ... Rent A Car isimli araç kiralama işletmesinden 19.11.2019 tarihinde 2015 model ... marka bir araç kiraladığını,  müvekkilinin kimlik bilgileri ellerinde bulunan davalının  ve dava dışı ...’ün  müvekkilinin imzasını kopyalayarak senet düzenleyerek icra takibine konu edildiğini, belirterek müvekkilinin icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; müvekkilinin; üzerine kayıtlı olan ... plaka sayılı aracı, yetkilisi dava dışı ...'ün  olduğu ... Rent A Car isimli şirkete kiraya verdiğini,  ... Rent A Car ise müvekkiline ait ... plaka sayılı aracı davacı ... ...'ya kiraya verdiğini, durum böyle olmakla birlikte müvekkiline ait aracın;  davacı ... ... zilyedinde iken davacı ... ... tarafından araç içinde çakmak gazı çekildiği için 21/11/2019 tarihinde yandığını, akabinde müvekkilinin araçta meydana gelen maddi zararın giderilmesi için kaskoya başvurduğunu ancak kasko zararın sürücü hatasından dolayı meydana gelmesi nedeniyle ödeme yapılmadığını,  bunun üzerine müvekkilinin; aracında meydana gelen zararın tazmini için takibe giriştiğini bildirerek davanın reddine ve davacı aleyhine %20 'den az olmama kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ; davacının davasını imza inkarına özgülediğini,  senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmesi ile davacı yanın imza itirazına yönelik iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; tarafların arasında ticari bir işin olmaması dahi senedin tek başına hükümsüzlüğünü gerektiriyorken, mahkemenin ne ticari işin mevcut olmadığını ne de bilirkişi raporunda yer alan ve senedin sonradan tamamlatılmak suretiyle oluşturulmuş olduğuna yönelik kanaati dikkate almadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının icra takibine konu senette keşideci sıfatıyla atılı bulunan imzanın sahteliği hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava,  imza inkarına dayalı  menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2020/2804  sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 140.000,00 TL senede dayalı toplamda 144.572,05 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığı görülmüştür.<br>İcra takibinde davalı takip alacaklısı 144,572,05 TL alacak talebinde bulunmuştur. Davacının talebi, icra takibinden dolayı menfi tespite yöneliktir, ancak dava harcı 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden yatırılmıştır.<br>Dava kısmen borçlu olunmadığı yolunda bir talebe dayalı olmayıp davacı takip konusu senedin tümü bakımından menfi tespit ve takibin iptali isteminde bulunmuştur. Bu yönde bir talep içeren menfi tespit davasının “şimdilik” kaydıyla kısmi dava olarak açılması mümkün değildir.<br>Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tespit Davası” başlıklı 106’ncı maddesiyle;<br>“(1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.<br>(2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.<br>(3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” hükmü getirilmiştir. Söz konusu hüküm uyarınca tespit davası açmak isteyen davacı yönünden eda davasından farklı olarak korunmaya değer hukuki yarar bulunduğunun ispatı şartı korunmuştur.<br>Belirtilmelidir ki; hukuki ilişkinin henüz şartlarının tam olarak oluşmaması nedeniyle eda davasının açılamaması ya da davalının varlığını iddia ettiği hukuki ilişki nedeniyle tehdit ve tehlike altında olması gibi durumlarda açılacak tespit davası ile hukuki korunma sağlanabiliyorsa hukuki yararın varlığı kabul edilebilir.<br>\"Kısmi dava” başlıklı 109’uncu madde de; (1)Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.<br> (2)Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.<br>(3)Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.” hükümleri nazara alınarak baştan tespit edilmesi yine objektif olarak tespiti mümkün hallerde bu yola başvurulamayacak, yani belirsiz alacak ya da tespit davası açılamayacağı belirtilmişti.<br>Ancak 01/04/2015 tarihinde yayımlanan 6644 sayılı kanunun 4 md.ile 109.maddede değişiklik yapılmış ve madde; \"(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3)Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.\" hükmü getirilerek, maddenin önceki halinde yer alan  \"(2) Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.\" bendi iptal edilmiştir.<br>Ne var ki somut olayda davacı senede dayalı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre talep konusu bölünebilir değildir. Davacı davasını takip tutarının bir kısmını dava değeri göstererek açmıştır. Bu nedenle davacının menfi tespit davasında kısmi dava olması mümkün değildir. <br> 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince nispi harca tabi davalarda dava değerinin dava dilekçesinde gösterilmesi ve gösterilen değer üzerinden hesaplanacak karar ve ilam harcının 1/4'ünün dava açılırken peşin ödenmesi zorunludur. Dava dilekçesinde değer gösterilmemiş ve harç ödenmemiş ise aynı Kanunun 30. maddesi hükmü kıyasen uygulanarak yalnız o celse için yargılamaya devam olunur. Değer açıklanarak peşin harç yatırılmadıkça davaya devam olunmaksızın dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmesi  gerekir.<br>Somut olayda kural olarak mahkemece davacı tarafa menfi tespit talebine konu senet  bedeli üzerinden harcın tamamlanması için süre verilip sonucuna göre hüküm kurulması gereklidir.<br>Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.a.4. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/686Esas, 2022/881Karar ve 11/10/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 12/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br> <br>Başkan...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e055ed36e104ccf","SID":"14bc6304c5a5f244"}}