{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   14. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No <br>B U R S A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t : <br>ÜYE\t\t : <br>ÜYE\t\t :  <br>KATİP\t\t :  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t : <br>TARİHİ\t\t : <br>NUMARASI\t\t : <br><br>ASIL DAVADA<br>DAVACI\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 04/06/2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/06/2024<br>Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;<br>İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: <br>       Davacı vekili asıl davada, davacının ........ nolu elektrik aboneliği bulunduğunu, davalıların tüketim faturalarına tüketilen  enerji bedeli  için faturalarına haksız olarak  kayıp kaçak bedeli,  dağıtım bedeli, iletim bedeli, sayaç okuma bedeli ve perakende satış hizmet bedeli  yansıttığını belirterek 01/01/2013-31/12/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin;  kayıp kaçak bedeli olarak şimdilik KDV dahil 10.000,00.-TL, dağıtım bedeli olarak KDV dahil 5.000,00.-TL, iletim bedeli olarak KDV dahil 5.000,00.-TL sayaç okuma bedeli olarak KDV dahil 5.000,00.-TL ve perakende satış hizmet bedeli olarak KDV dahil 5.000,00.-TL olmak üzere toplam KDV dahil  30.000,00.-TL 'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10/1/2020 tarihli dilekçesi ile birleşen 2016/820 Esas sayılı dosyada 5.000,00.-TL olarak talep edilen sayaç okuma ücretinin 31.478,32.-TL arttırılarak 36.478,32.-TL olarak hüküm altına alınmasını istemiştir.<br>       Davacı vekili  birleşen 2016/820 Esas sayılı davada, 99936430 ve 99921500 numaralı abonelikler için belirsiz alacak davası açtıklarını,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 01/01/2006-30/04/2010 tarihli  döneme ilişkin tahsil edilen 10.000,00.-TL  KDV dahil  kayıp kaçak bedeli,  5.000,00.-TL  KDV dahil iletim bedeli, 5.000,00.-TL  KDV dahil dağıtım bedeli, 5.000,00.-TL  KDV dahil  sayaç okuma bedeli, 5.000,00.-TL  KDV dahil perakende satış hizmet bedeli toplam 30.000,00.-TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10/01/2020 tarihli dilekçesinde ise taleplerini 36.478,32 TL olarak arttırdıklarını belirtmiştir.        <br>       Davacı vekili birleşen 2016/811 Esas sayılı davada,  99936430 numaralı abonelik için 01/01/2014 tarihinden dava tarihine kadar  olan   döneme ilişkin kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim sistemi bedeli , perakende hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli ve enerji fonu bedeli olmak üzere  toplam 30.000,00.-TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>        Davalı ............ A.Ş.  vekili asıl davanın cevap dilekçesinde  ve birleşen 2016/811 Esas sayılı dosyaya cevap dilekçesinde, idari yargının görevli olduğunu, davanın Danıştay'da görülmesi gerektiğinden davanın usulden,  6446 SK nun 17/1.maddesi ve 4628 SK nun 27/6.maddesi ile EPDK Kararları ve Elektrik Piyasası Mevzuatı gereğince düzenlenen faturaların hukuk ve mevzuata uygun olduğu için de esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>         Davalı........A.Ş  vekili birleşen 2016/820 Esas sayılı dosyaya verdiği cevap dilekçesinde, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu,  6719 sayılı Kanunun hükümlerinin eldeki davalara da uygulanacağını öngörülen  26. madde ile 6446 sayılı Kanuna eklenen geçici 20. madde delaleti ile 6719 sayılı Kanunun 21/10 madde, 6446 sayılı Kanunun aynı kanunla değişik 17. maddesi hükümlerine göre incelemenin yapılarak faturalandırmanın ilgili dönemlerdeki EPDK  kurul kararlarına uygun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>KALDIRMA KARARLARI:<br>       Mahkemenin davanın reddi yönündeki kararının istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin 23/05/2018 tarih ve .........sayılı kararı ile, birleşen davalardaki talepler ayrı ayrı değerlendirilerek her bir dosya hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması, davacının serbest tüketici olup olmadığı hususunda davacıya ispat hakkı tanınarak Danıştay 13.Dairesi’nin iptal kararının serbest tüketiciler için uygulanacağı da dikkate alınıp davacının  hangi dönemlerde serbest tüketici sayılıp sayılmayacağı belirlenip, birleşen 2016/811 esas sayılı dosyadaki talepler yönünden bilirkişiden ek rapor alınıp talepler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması  gerektiği açıklanarak karar kaldırılmıştır.<br>       Bu kez Mahkemenin asıl ve birleşen ......... E. sayılı dosyalarda karar verilmesine yer olmadığı, birleşen .......E. sayılı dosyada, 36.478,32 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...... A.Ş 'den  tahsili ile davacıya ödenmesi yönünde verdiği kararların, birleşen ... E. sayılı dosya yönünden taraf vekillerince istinaf  edilmesi üzerine, Dairemizin 03/11/2022 tarih.... K. sayılı kararı ile, istinaf incelemesine konu edilen birleşen.... E. sayılı davada nispi sayaç okuma ücreti dışında kalan alacak kalemleri hakkında da karar verilmesi gerektiği açıklanarak hüküm kaldırılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: <br>       Mahkemece, dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken yürürlüğe giren yasal düzenleme ile mahkemelerin yetkisinin bedellerin EPDK tarifelerine ve kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunu denetlemekle sınırlı olduğu, buna göre dava edilen dönemlere ait anılan yasal düzenleme ve alınan bilirkişi raporu kapsamında bedellerin EPDK tarifelerine ve kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu,  2007-2010 dönemine ilişkin olarak ise Danıştay 13. Dairesinin kararının uygulanabilmesi için davacı tarafın serbest tüketici olması gerektiği, buna ilişkin olarak ya dosyaya davacı serbest tüketici olduğuna dair belge sunulması veya kullanım miktarlarına göre serbest tüketici sayılması gerektiği, davacı tarafa buna ilişkin belgeyi ibraz etmek üzere yeniden kesin süre verildiği, ancak davacı tarafça buna ilişkin belgenin sunulmadığı, davacı vekili her ne kadar serbest tüketici belgesinin davalılardan sorulmasını talep etmiş ise de 26/02/2019 tarihli ara kararla davacı tarafa serbest tüketici olduğuna dair belgeyi sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde serbest tüketici belgesi sunulmadığı gibi celp edilecek yerin de bildirilmediği, davacı tarafça verilen süre içerisinde herhangi beyanda da bulunulmadığı, yine mahkemenin aynı tarihli zaptın 3 nolu ara kararında davacının tüketim miktarlarına göre serbest tüketici sayılıp sayılmayacağı hususunda bilirkişiden sorulduğu ve bilirkişinin dosya kapsamında raporunu hazırladığı anlaşıldığından taleplerinin reddine karar verildiği, ana dava ve birleşen 2016/811 E. sayılı dava yönünden davalıdan satın alınan elektrik enerjisinde davalı tarafından düzenlenen faturalarda nispi oranda sayaç okuma bedeli tahsil edilmediğinden bu davaların konusuz kaldığı, kaldırma ilamı öncesinde birleşen 2016/820 E. sayılı davada sayaç okuma bedeli ile ilgili gerekli hesaplamalar yapıldığında, davacıya ait 99921500 numaralı abonelik için 05/2007-04/2010 döneminde davacıdan fazladan tahsil olunan nisbi sayaç kuma bedelleri fark tutarının 8.355,68 TL olduğu, yine bu dava dosyasında davacıya ait 99936489 numaralı abonelik için 01/2007-04/2010 döneminde davacıdan fazladan tahsil olunan nisbi sayaç okuma bedelleri fark tutarının 28.272,41 TL olduğu, toplamalarının 36.478,32 TL olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple Birleşen .........Ticaret Mahkemesinin .........sayılı dosyası yönünden 36.478,32 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...A.Ş 'den  tahsili gerektiği, kayıp kaçak, dağıtım, iletim ve perakende satış hizmetleri kalemleri bakımından yapılan değerlendirmede ise, yapılan kanuni düzenleme neticesinde  davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle birleşen Bursa ....... Ticaret Mahkemesinin ........ esas sayılı dosyası yönünden; 36.478,32 TL sayaç okuma bedeli alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı... A.Ş 'den  tahsili ile davacıya ödenmesine,  kayıp kaçak, dağıtım, iletim ve perakende satış hizmetleri kalemleri bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:      <br>     Birleşen ...E. sayılı davada davalı vekili, kaldırma kararlarında ilgili mevzuat gereği davacının serbest tüketici olup olmadığının araştırılması gerektiğinin belirtildiğini, bu hususla ilgili alacak dönemini kapsayan yıllara ait  serbest tüketici belgesi sunmadığını, 14/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda serbest tüketici belgesi verilmesine yönelik yönetmelik maddesinin 16/03/2013 tarihi itibari ile uygulanmasına son verildiğinin belirtildiğini, davanın konusunun ise 2007-2010 dönemlerine ait sayaç okuma fark bedeline ilişkin olduğunu, yani 16/03/2013 tarihine kadar bu belgenin alınması ile ilgili yönetmeliğin yürürlükte olduğunu, bu belgenin alınması zorunlu olduğundan bu belgenin davacı tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, 16/03/2013 tarihi itibari ile belgenin verilmesi uygulamasının son bulmasının sanki davacı lehine bir hak kazanmış olduğu yorumuna mahal vermemesi gerektiğini, serbest tüketici olabilmek için EPDK'nun yıllık olarak belirlediği tüketim miktarını kullanmak ya da kullanacağına dair taahhüt vermek gerektiğini, müvekkilinin yüzbinlerce abonesi olup hangi tüketicinin serbest tüketici olduğunu ve bir önceki yıla göre bu hakkı kazandığını tespit edip faturalandırma yapmasının hem teknik olarak hem de hukuki olarak mümkün olmadığını, müvekkili kamu iktisadi teşebbüsü olup işletme hakkının devredildiğini, müvekkilinin tüm iş ve işlemlerinin denetiminin bakanlık ve EPDK tarafından yapılmakta olduğunu, bu sebeple abonelerin herhangi bir talebi olmadan, kanundaki şartları taşısa bile resen, lehine de olsa hiçbir işlem yapamayacağını, nitekim serbest tüketicilerle müvekkili arasında bu hususta ikili anlaşma yapılmak zorunda olduğunu, ikili anlaşmanın, gerçek veya tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi olarak, elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve Kurul onayına tabi olmayan ticari anlaşma olduğunu, davacı ile yapılan bu yönde bir anlaşmanın da bulunmadığını, <br>       14/03/2019 tarihli raporda ...... nolu abonelik için sayaç okuma bedelinin -0- TL olarak tespit edildiğini, nispi sayaç okuma bedeli olarak ise PSH bedelini dikkate aldığını ve maktu sayaç okuma bedelini bu PSH bedelinden düşerek nispi sayaç okuma bedelini tespit ettiğini, fakat bu tespitin hatalı olduğunu, PSH bedeli içerisinde sadece sayaç okuma bedeli bulunmadığını, PSH elektrik faturalarında bulunan perakende satış hizmet bedelinin, elektrik enerjisi tedarik etme hizmeti dışında, tüketicilere sunulan tüm hizmetleri kapsadığını ve bunları karşılamak adına tahsil edilmekte olduğunu, bu bedel içerisinde faturalandırma, tahsilat, müşteri hizmetleri,  tanıtım- pazarlama ve perakende satışa ilişkin diğer işletme bedelleri olarak tanımlanan bu değerin, elektrik faturasının geri kalanına oranla belirleneceğini, örneğin 99921500 aboneliği için PSH :8.494,19 TL bulunduğunu, maktu sayaç okuma bedelinin ise 138,51 TL bulunduğunu, fark olarak davada hükmedilen kısım olan 8.355,68 TL nin hepsinin sanki nispi sayaç okuma bedeli olarak görüldüğünü, oysa ki bu 8.355,68 TL içerisinde sayılan bu kalemlerin de bulunduğunu, <br>     6719 sayılı yasa gereği davanın tümden reddi gerektiğini, müvekkilinin EPDK'nun çıkarmış olduğu yönetmeliklere göre faturalandırma yaptığını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>     HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>     Asıl ve birleşen davalar, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve dağıtım bedeli ile tüm bedeller üzerinden alınan KDV'nin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece asıl dava ve birleşen 2016/811 E. sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2016/820 E. sayılı davada fazla tahsil edilen sayaç okuma bedelinin davalıdan tahsiline, diğer talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>     HMK’nın 119/1-e maddesi uyarınca; davacı, iddiasının (davasının) dayanağı olan bütün vakıaların (olayların ve olguların) sıra numarası altında açık özetlerini dava dilekçesinde yazmalıdır. Bunlar, dava dilekçesindeki talep sonucunun dayanağı olan ve bu talep sonucunu haklı göstermeye elverişli bulunan vakıalardır. Bu vakıalar, maddi bir fiil olabileceği gibi bir hukuki işlem de olabilir.<br>     Öte yandan, HMK’nın 194 üncü maddesi uyarınca; taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdır. Kanun, buna (vakıaları) somutlaştırma yükü demektedir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşullara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar. Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen taraf sonuçlarına katlanmak durumundadır.<br>      Davacı, davasının dayanağı (temeli) olan bütün vakıaları (açık özetlerini) dava dilekçesinde bildirmekle yükümlüdür (HMK m.119/l-e). Davacının, dilekçeler aşamasından sonra (dilekçesinde bildirmediği) yeni vakıalar ileri sürmesi, davayı değiştirme olup, ancak davalının rızası veya ıslah yolu ile mümkündür (HMK m.l41).<br>      Hakim, davacının dava dilekçesinde göstermediği vakıaları kendiliğinden gözetemez (inceleyemez) ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz (HMK m.25). Fakat hakim, müphem (belirsiz) veya çelişik gördüğü iddia ve sebepler (vakıalar) hakkında izahat (açıklama) isteyebilir (HMK m.31). Ancak, bu izahat isteme sadece dava dilekçesinde bildirilmiş olan vakıalar için söz konusudur. Dava dilekçesinde gösterilmeyen (bildirilmeyen) bir vakıa, izahat isteme (veya izahat verme) bahanesi ile (davalının rızası olmadıkça) sonradan ileri sürülemez.<br>      Az önce belirtildiği gibi, davacı davasının dayanağı olan bütün vakıaları dava dilekçesinde bildirmekle yükümlü kılındığı için, kanunumuz iddiaların teksifi ilkesini kabul etmiş demektir.<br>      Bununla birlikte, hakim, hukuki sebepleri (kanun hükümlerini) kendiliğinden gözetir (HMK m.33). Yani hakim, davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu hukuki sebepler ile bağlı olmayıp, davacının dava dilekçesinde bildirmiş olduğu vakıaların hukuki sebebini (hukuki niteliğini) kendisi araştırıp bulmakla yükümlüdür. Davacının dava dilekçesinde hukuki sebebi yanlış göstermiş (ve hatta hiç göstermemiş) olmasının bir önemi yoktur.<br>      Buna karşılık, hakim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez (HMK m.25).<br>     Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın temelidir. Çünkü, sadece bu vakıalar davanın sınırını çizmekte, hakim ancak bu vakıalar hakkında inceleme yapabilmektedir. Bu nedenle, hukukumuzda dava sebebi (hukuki sebepler değil) davacının davasını dayandırmış olduğu vakıalardır.<br>Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başkasına karar veremez. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural; sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturan her bir alacak kaleminin dayanağını oluşturan vakıalar yönünden de uygulanır (HMK m.26).<br>      Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı, birleşen 2016/820 E sayılı davada dava dilekçesinde davaya konu bedellerin yürürlükteki mevzuat uyarınca davalı tarafından kendisinden alınmasının mümkün olmadığını, bu hususun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/05/2014 tarihli ve 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı kararıyla belirlendiğini ileri sürmüştür. Diğer bir anlatımla, davacı davaya konu bedellerin alınamayacağı yönündeki iddiasının dayanağı olan maddi vakıayı, yürürlükte olan mevzuat hükümleri ve bu mevzuata işaret eden yargı kararları olarak bildirmiştir. Eş söyleyişle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) yürürlükte olan düzenleyici işlemlerine dayalı olarak davaya konu bedellerin alınmasının yasal olmadığını, adli yargı mercilerince verilen kararlar ile bu bedellerin abonelerden alınamayacağının belirlendiğini ileri sürerek, işbu davayı açmıştır. Diğer bir anlatımla, EPDK'nın 875 sayılı kararı ile 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplaması ve Tarife Metodolojisinin, Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümünün (B) bendinin Danıştay tarafından iptal edilmiş olması nedenine dayanarak, serbest tüketici statüsünde olduğu, bu kapsamda PSH ve sayaç okuma bedellerinin iadesinin gerektiği veya kendisinden bu bedellerin mükerrer alındığı yönünde bir iddiada bulunmamıştır.<br>    Bu itibarla, davanın, davacı tarafından bildirilen vakıalar doğrultusunda incelenmesi yasal bir zorunluluktur (Dairece verilen 22/10/2018 tarihli ve 2018/3607 E. 2018/10364 K., 15/01/2019 tarihli ve 2018/5200 E. 2019/115 K., 02/07/2019 tarihli ve 2018/7002 E. 2019/6042 K. sayılı kararları da aynı yöndedir).<br>     Buna göre, davacı tarafça; birleşen 2016/820 E. sayılı dava dilekçesinde serbest tüketici statüsünde olduğu, bu kapsamda PSH ve sayaç okuma bedellerinin iadesinin gerektiği veya kendisinden bu bedellerin mükerrer alındığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı gibi, sonrasında bu talebe yönelik usulüne uygun verilmiş bir ıslah dilekçesi de bulunmamaktadır.<br>    Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı, eş söyleyişle geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davacının davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu gözetilerek, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve bu giderlere dahil olan maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı da bu yönde olup,  Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin eksikliklerin tamamlanması yönündeki 23/05/2018 tarih ve 2018/428 - 2018/425 sayılı kararının davacı taraf yönünden usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği de açıktır. (Yargıtay 3 HD 05/10/2021 tarih 2020/12216 E., 2021/9536\t K. sayılı ve 21/05/2019 tarih 2018/7702 E., 2019/4792 K. sayılı emsal kararları) <br>    Açıklanan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin birleşen 2016/820 E. sayılı davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1/b-2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve yeni hüküm kurulmasına (asıl dava ve birleşen 2016/811 E. sayılı davada kesinleşen hükmün tekrarı ile) karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;<br>1-)Davalı vekilinin birleşen ... E. sayılı davaya yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bursa ............Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih, .... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-)HMK’nın 353/1/b/2 maddesine göre YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>A)a-)Asıl dava konusuz kaldığından esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA(kesinleşen hükmün tekrarı ile),<br>b-)Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  54,40 TL harcın başlangıçta alınan 512,33 TL peşin harçtan mahsubu ile  artan 457,93 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,<br>c-)Davacı tarafça yapılan 512,33 TL harç 2.713,20 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3225,53 TL yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine<br>d-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>B)a-)Birleşen 2016/811 E. sayılı dava konusuz kaldığından esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA(kesinleşen hükmün tekrarı ile), <br>b-)Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 54,40 TL harcın başlangıçta alınan 512,33 TL peşin harçtan mahsubu ile  artan 457,93 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,<br>c-)Davacı tarafça yapılan 512,33 TL harç 75,80 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 588,13 TL yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>d-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>C)a-)Birleşen 2016/820 E. sayılı dava konusuz kaldığından esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>b-)Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın toplam 1.049,93 TL harçtan mahsubu ile 622,33 TL fazla harcın davacıya iadesine,<br>c-)Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>d-)Davacı tarafça yapılan 72,60-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>e-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>3-İstinaf harç ve giderleri yönünden;<br>a-)Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,<br>b-)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 40,00-TL ve davalı tarafça yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.169,40-TL toplamı 1.209,40-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,  <br>c-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-)Karar kesinleştiğinde istinaf avansı iadesi ile talep halinde harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,   <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 361/1 maddesi hükmü uyarınca  kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ff6fa46a60cb769","SID":"a224327d0069c6ea"}}