{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/436 <br>KARAR NO: 2025/683 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/09/2021<br>NUMARASI: 2017/113 Esas - 2021/794 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/05/2016 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile dava dışı ... yönetimindeki ve davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada hasar aldığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 100 TL araç değer kaybının ve 100 TL araç onarım bedelinin ticari faiziyle birlikte poliçe teminat kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde değer kaybı yönünden 100 TL olan talebini, 5.875,05 TL'ye, araç onarım (hasar) yönünden 100 TL olan talebini ise 12.527,05 TL'ye yükseltmiştir.İlk derece mahkemesince; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 12.527,05 TL araç hasar bedelinin 27/01/2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalıdan (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, 5.875,05 TL araç değer kaybı bedelinin 27/01/2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalıdan (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili; davacıya ait ... plakalı aracın kaza tarihinde ... Sigorta'nın kasko sigortacısı olduğunu, davaya konu kaza sonrasında yapılan başvuru neticesinde davacıya 25.053,92 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sigortacısının kazada %50 kusurlu olması sebebiyle tazminatın rücusu amacıyla müvekkiline başvurulduğunu, yapılan başvuru neticesinde ... Sigorta AŞ'ye 12.532,96 TL ödeme yapıldığını, Mahkeme tarafından ... Sigorta AŞ'ye müzekkere yazıldığını, sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini, davacının bu talebinin mükerrer tahsilata ve sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Dava, davalı ZMSS sigortacısından trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı  tazminatı istemine ilişkindir. Davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı oldan ... plakalı araç arasında gerçekleşen çift taraflı kazada, davalı sigorta şirketi davacının kasko sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'ye söz konusu kaza nedeniyle 26/08/2016 tarihinde 25.053,92 TL ödeme yaptıklarını iddia etmektedir. Mahkemece 17/06/2021 tarihli celsede; \"... Anonim Şirketine yazılan müzekkerenin tekidine ve taraflarca getirilme ilkesi dikkate alınarak davalı vekiline mahkememizin 1 numaralı ara kararı gereği ... Anonim Şirketine yazılan müzekkere cevabının  (davacının dava konusu hasar ödemesine ilişkin rücu ödemesi hususunun) celbi için gerekli işlemleri yapmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde dosyaya mevcut bilgi ve belgelere göre devam edileceğinin (her ne kadar davalı vekili tarafından 10/02/2020 tarihli beyan dilekçesi ile davacının hasar bedeline ilişkin dava dışı ... Anonim Sigorta şirketine rücu ödemesi yapıldığı beyan edilmiş ise de dosya kapsamında buna ilişkin resmi evrakların yer almaması sebebiyle ve davacının tarafına herhangi bir ödeme yapılmadığına yönelik beyanı da dikkate alınarak yargılamaya devam edileceğinin) davalı vekiline ihtarına\" karar verildiği; davalının süresinde belgeleri sunmadığından eldeki delillerle davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Kanun ya da hâkim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine  getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Bu nedenle, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, Kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Ayrıca hâkim tarafından kesin süre verilirken, kesin süreye konu işlemin tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, yapılması gereken iş veya işlemlerin ayrıntılı bir şekilde açıklanması ve yapılması gereken işlemin verilen kesin sürede yapılmaması halinde, kesin sürenin sonuçlarının tarafa açıklanması, ihtar edilmesi veya buna ilişkin açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilmesi zorunludur. Bu durumda, Mahkemesince dava dışı kasko şirketine yazılan ve tekit edilen müzekkere cevabını sunması için davalıya kesin süre verilmesi, bu hususta davalıya görev yükletilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Davalıdan, yaptığı ödemeye ilişkin belgeyi sunmak dışında, belgenin sıhhatini doğrulamak için, dava dışı kasko şirketinden mahkemenin yazısına cevap vermesi konusunda muhatabını icbar etmesi (kesin süreye konu işlemin tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması kuralı gereğince) beklenemez. O halde, Mahkemesince, davacının kasko sigortacısı olduğu anlaşılan ... Anonim Şirketine yazılan müzekkere cevabı dosyasına getirtilerek; davalının yargılama sırasında ve istinaf dilekçe ekinde sunduğu, dava dışı kasko sigortacısına yaptığını iddia ettiği ödeme belgelerinin de incelenerek, gerekçeli, ayrıntılı denetime elverişli tüm dosya kapsamının bilikte değerlendirildiği bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatırana  iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"443a4307eee241fb","SID":"9f9d41bb8775aa6b"}}