{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                    ...<br>ÜYE\t\t: ...              ...<br>ÜYE\t\t: ...        ...<br>KATİP\t\t: ...                      ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t: --<br>KARAR TARİHİ\t <br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t <br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 13/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/06/2024<br><br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahalli mahkemesince ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair verilen ara karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, 04/01/2021 tarihinde davalı ...'ın davalılardan ...'a ait .. plakalı araç ile makas atarak aşırı hızla ilerlerken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya konumundaki müvekkiline çarpması sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını, davalının %100 kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin bekar olup yaşlı anne ve babasının bakımını üstlendiğini, hastahanede tedavi gördüğü süreçte kardeşinin izin alarak kendisine refakat etmesi nedeniyle maaşı ve döner sermaye ödeneğinin eksik yatırıldığını, müvekkilin çalışamadığını, gelir kaybı ve kalıcı olarak iş gücü kaybına uğradığını, tedavisine yönelik yapmış olduğu masrafların çoğunu SGK'dan alamadığını, kalıcı hasar ve sakatlığı nedeniyle manevi acılar yaşadığını, davalıya ait aracın ZMMS ve Kasko sigortacısı olan diğer davalı ... 'ye yapılan başvuruya bir yanıt verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle davalı ... ve ...'tan müşterek ve müteselsilen, davalı ...Ş.'den ise poliçeler kapsamında teminat altında olması halinde teminat limitleri dahilinde tahsiline, davalı ...'a ait ...plaka sayılı aracın trafik kaydına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından tedbir konulmasına, davalıların taşınır ve taşınmazları ile banka ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kontrolündeki ... plakalı araç ile orta şeritte ilerlerken ayna kontrolünü yaparak sol şeride geçtiği anda o şeritte trafiğin durduğunu fark ettiğini, frene bastığını ancak duramayacağını anladığı anda tekrar şerit değiştirmek isterken direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, hatalı park yapan ... plakalı araca çarpması ile savrularak davacıya çarpmak durumunda kaldığını, hatalı park yapan araç sürücüsünün de kusuru bulunduğunu, kazadan sonra davacının yakınlarını aradığını, ilgilendiğini, davacının dilekçesindeki aylık gelirine ilişkin beyanın SGK'dan araştırılmasını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, dava konusu olmayan ... plakalı aracın üzerine konan tedbirin hukuka aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davacının sürekli sakatlık tazminatının belirlenebilir iken davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, maddi tazminat taleplerinin açıkça belirlenmediğini, talep sonucunun açıkça belirlenmesi için mahkemece verilen kesin sürede tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının sürekli sakatlığının ve kaza ile illiyetinin araştırılmasını, kazaya karışan 16 P 3736 plaka sayılı aracın müvekkil şirkete 28.01.2020/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamında gelmemekle birlikte, söz konusu poliçede ölüm / sürekli sakatlık teminat limit kişi başı 430.000,00-TL olduğunu, sorumluluğun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, ATK'dan kusur tespitine ilişkin rapor alınmasını, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına haiz bilirkişi tarafından yapılmasını, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ve iskonto oranının %1,8 olarak yapılmasını,  davacının sürekli sakatlığı bulunmadığından ve ispatlanmadığından bakıcı gideri tazminatı talep edemeyeceğini, tedavi giderlerinin ve geçici iş göremezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, bedensel zarara bağlı olarak üçüncü kişiler nezdinde meydana geldiği iddia edilen yansıma zararın tazmininin talep edilmesinin genel hükümler uyarınca mümkün olmadığını, işletilecek faizin yasal faiz ve başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu, davacıya SGK tarafından yapılan bir ödeme olup olmadığının da araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece, 02/06/2021 tarihli tensip tutanağında, itiraz edilebileceği hususu belirtilmeksizin .... plakalı araca ihtiyati tedbir konulmuş, davalı vekilinin 15/11/2022 tarihli celsede tedbirin kaldırılmasını talep etmesi üzerine, 16/02/2024 tarihli ara karar ile, .... plakalı araç üzerine konulmuş ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, dava sonucunda ortaya çıkması muhtemel tazminat bedeli ile ferilerinin tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmaması amacıyla sigorta şirketi dışında kalan davalıların kazaya karışan araç ile davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz uygulanmasının talep edildiğini, dava konusu olayda meydana gelen zararın haksız fiilden kaynaklandığını, tazminatın haksız fiil tarihinde muaccel hale geldiğini, yasal şartların oluştuğunu beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılması ile tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :<br>Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, talep ihtiyati tedbire yöneliktir. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.<br>İhtiyati tedbir öğretide \"...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.\" şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında  ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici  hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince, para alacağı için araç üzerine tedbir uygulanması taleple bağlılık ilkesine aykırı olup, bu kez mahkemece verilen 16/02/2024 tarihli ve istinaf başvurusuna konu karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.    <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2024 tarih ve .... esas sayılı  ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,   <br> 2-Alınması gerekli istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderinin  davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 13/06/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6770b9ba9376707c","SID":"02a23e97afa8bfb6"}}