{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/2428 <br>KARAR NO: 2025/1661<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2024<br>NUMARASI: 2022/480 E. -  2024/712 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin davalı ile, şirket yetkilisi müvekkili ...'ın da şahsen kefil olduğu, 02.11.2017 tarihinde ... numaralı uzun dönem araç kiralama sözleşmesini imzaladığını, davalının filosuna kayıtlı araçların aylık kullanım bedelleri karşılığında müvekkili firmaya tahsis edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan aylık ödemeler bakımından aksaklıklar yaşanması dile getirilerek davalı firmanın müvekkilinden sözleşme süresini kapsayacak şekilde aylık ödemelerin teminatı olması amaçlı senet verilmesinin istendiğini, müvekkili firma tarafından aylık ödemelere teminat olacak şekilde yaklaşık 40 adet kadar senet imzalandığını müvekkili şirket yetkilisinin de müteselsil kefil olarak senetleri imzaladığını, müvekkilinin bazen aksamalar yaşasa da senetlerin hiçbiri icraya konu olmaksızın müvekkilinin tüm ödemelerini yaptığını, buna istinaden tutulan cari hesap süresince de davalı tarafından aylık kesilen faturaların sürekli olarak ödendiğini sorun yaşanmadan sözleşmenin devam ettiğini, 2022 yılına gelindiğinde davalı firmanın bakiye tutar bakımından 09.02.2022 tarihli ihtar ile ... nolu sözleşmeye istinaden müvekkili firmanın 21.203,40 TL kira borcu bulunduğunu sözleşmeyi feshetme iradelerini ve araçların teslim edilmesi talep ettiklerini, müvekkilinin söz konusu borcu yani tüm cari hesap bakiyesini de kapattığını, taraflar arasında yapılan anlaşmanın karşılıklı feshedilmesine karar verilmesiyle araçlardan ... plakalı aracı 11.02.2022 tarihinde elinde ulaştığında derhal diğer 3 adet aracı ise 1 aylık süre içinde davalı firmaya teslim ettiğini, ancak bu süreçten sonra davalı firmanın aylık ödemelere istinaden verilen ve ödemesi yapılmış olan tüm senetlerin iadesini yapmadığını müvekkilini sürekli asılsız ve dayanaksız faturalar keserek borçlandırmaya çalıştığını ve teslim edilen araçlar için fahiş ve dayanaksız hasar bedelleri iddia ve talep ederek müvekkilini sürekli bu bedellerin ödenmesi aksi halde icra yapılacağı şeklinde mailler ile tehdit ettiğini, müvekkilinin kendisine çekilen 11.03.2022 tarihli haksız faturalara yasal süresi içinde Büyükçekmece ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz ettiğini, davalı tarafın müvekkiline çektikleri ihtarın bedeli için 23.03.2022 tarihli fatura düzenlediğini müvekkilinin bu faturaya Büyükçekmece ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz ettiğini, davalının bu defa 04.04.2022 ve 14.04.2022 tarihli faturalar düzenlediğini müvekkilinin bu faturalara da Büyükçekmece ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı firmaya bir borcunun bulunmadığını, ancak davalının müvekkilinden fazla tutarlarla borç tahsil etmek istediğinden müvekkilinin bunu kabul etmeyince işin bu davaya konu olaylara vuku bulduğunu, müvekkilinin tüm sözleşme bedellerini ödediğini davalının müvekkilinin faturalara itiraz ettiğinden ve fatura ile ilamsız takibin itirazı kabil takip yolu olup davaya konu olacağını bildiğinden kendince bir kanunu dolanma yolu olarak ödemesi yapılan senetleri icraya koyduğunu, davalının önce 01.07.2021 - 01.08.2021 - 01.10.2021 - 01.11.2021 vadeli senetleri kullanarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine Kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla başlattığı takibe İstanbul Anadolu 21.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/288 Esas sayılı davası ile itiraz ettiğini takibin durmasına karar verilmediğinden haciz işlemi yapılması nedeniyle haciz tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla 27.04.2022 tarihinde 52.748,33 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının bu şekilde kolay yoldan haksız faturaların karşılığı tutarları haksız şekilde tahsil edebildiğini anladığı için bu defa daha eski tarihli 01.01.2021 ve 01.04.2021 vadeli senetleri icraya koyduğunu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine Kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla başlattığı takibe müvekkilinin İstanbul Anadolu 21.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/438 Esas sayılı dosya ile yeniden borca itiraz ettiğini takip durdurulmadığından icra tehdidi altında 02.06.2022 tarihinde 12.611,02 TL ihtirazi kayıt ile ödendiğini, müvekkili firma tarafından araçlar teslim edileli 3 ay geçmiş olmasına rağmen halen müvekkiline ceza bedeli, km aşım bedeli, kullanım bedeli gibi asılsız içerikler ile faturalar kesilmeye ve ödenmiş bedelsiz senetlerin kambiyo takibi yapılarak haksız bedeller tahsil edilmeye çalışıldığını, buna karşın tek beyanın ise ödemelerin cari hesaba istinaden yapıldığı iddiası olup hali hazırda başka bir ticari iş ve ilişki içinde olmayan taraflar arasında araç kiralamalarından başka bir cari hesap bulunmadığını, müvekkili şirketin bu nedenle iade edilmeyen ve davalının elinde haksız şekilde bulunan ve toplam adedi bilinmeyen diğer senetlerin icraya konulması ile her an takip, haciz ve icra tehdidi altında bulunduğundan ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve borçsuzluğun tespitinin gerektiğini, bunun yanında ödenen tutarların haksız şekilde icra ve haciz tehdidi altında tahsil edildiğinden bu bedeller bakımından istirdat taleplerinin mevcut olduğunu ödenen 52.748,33 TL ve 12.611,02 TL olmak üzere 65.359,35 TL toplam ödemenin müvekkiline iadesinin gerektiğini, bu nedenle 2022/5932 E. Ve 2022/10141 E. Sayılı dosyalara konu senetlerden dolayı (teminat senedi olması) ve müvekkillerin borcu olmaması dikkate alınarak müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkillerinin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 25.10.2022 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu davayı açmadan önce bir dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığını, davacı tarafından tensip zaptında belirtilen nitelikte bir evrakın sunulmadığını, söz konusu eksiklik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davaya konu olan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. Sayılı dosyalarına dayanak senetlerin tamamının tanzim tarihlerinin 21.03.2018 ve 05.04.2018 olduğunu, davacıların senetleri imzalamakla bu tarih itibariyle dava dilekçesinde ileri sürdükleri itirazların hepsine vakıf hale geldiklerini, davacılar ile birçok kez görüşme sağlanarak borcun kapatılması için iyi niyetli görüşmeler yapıldığını, borcun doğmasından itibaren 4 yıldan fazla bir zaman sonra borcun olmadığı iddiası ile huzurdaki davanın ikame edilmesinde davacıların korunmaya değer bir hukuki menfaatlerinin bulunmadığını, huzurdaki davanın salt derdest icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla açıldığını, bu nedenle süre ve hukuki menfaat noksanlığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, Davacıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden başlattıkları senet takibinden kaynaklı borcun ödendiğini, ödeme nedeniyle alacağın tahsil olunduğunu iddia ettiklerini, ancak takip tarihi (26.05.2022) itibari ile davacılardan alacaklı olduklarının müvekkil şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi ile ortaya konulacağını, Davacıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlattıkları senet takibinden kaynaklı borcun ödendiğini, ödeme nedeniyle alacağın tahsil olunduğunu iddia ettiklerini ancak takip tarihi (04.04.2022) itibari ile davacılardan alacaklı olduklarını, 41.924,31 TL (faiz ve masraflar hariç) bedelin müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi ile ortaya konulacağını, davacı yanın dosyaya sunmuş olduğu ... ve ... Bankasına ait dekontlarda hangi borca dair ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, senet tutarları ile yapılan ödeme tutarlarının birbiri ile örtüşmediğini, ödeme yapılan tarih ile senetlerin vade tarihlerin de uyuşmadığını, dekontların açıklama kısmında herhangi bir ayırt ediciliği olmaksızın \"... Kiralama A.Ş Ch İstinaden\" ibaresinden dosya konusu olan senetlere ilişkin ödeme yapıldığının anlaşılmadığını, Senetlerin teminat amacıyla verildiği iddiasının dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, teminat senedi niteliği taşıması için gereken hususların hiçbirine haiz olmadığının senet üzerinden de açıkça anlaşıldığını, uyuşmazlığa konu senet üzerinde herhangi bir şart veya kayıt bulunmaksızın senetlerin doğrudan para borcunu ihtiva ettiğini, Huzurdaki davanın İİK m.72 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi (olumsuz) tespit davası olduğunu, icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarından farklı olarak ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması imkânının bulunmadığını, davacı tarafından icra takibinin durdurulması talebinin olmadığını, kötü niyetli takip nedeniyle takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere talep edilen tazminata itiraz ettiklerini kötü niyet olgusu kesinlikle olmadığını gibi müvekkili şirketin halen alacağına kavuşmadığını belirterek davacıların müvekkiline borcu bulunmadığı iddialarının usul ve esas yönünden reddine, yapılan kambiyo yoluyla haciz takibinin İİK m.45'e aykırılık oluşturduğu ve bu kapsamda kötü niyete dayalı tazminatı talebinin reddine, ayrıca davacının dayanaksız olarak yaptığı bu itirazlar dolasıyla %20 tazminatına mahkûmiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.İlk derece mahkemesince; Davacının menfi tespit talebine yönelik davanın açılmamış sayılmasına,Davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu 6.230,40 TL bedelli 01.07.2021 vadeli 21.03.2018 düzenleme tarihli senet, 6.375,00 TL bedelli 01.08.2021 vade 05.04.2018 düzenleme tarihli Senet, 5.929,50 TL bedelli 01.07.2021 vadeli 21.03.2015 düzenleme tarihli Senet, 6.230,40 TL bedelli 01.10.2021 vadeli 21.03.2018 düzenleme tarihli Senet, 6.375,00 TL bedelli 01.11.2021 vadeli 05.04.2018 düzenleme tarihli Senet, 5.929,50 TL bedelli 1.10.2021 vadeli 21.03.2018 düzenleme tarihli senetlere yönelik ödenen 52.748,33 TL, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına konu 5.929,50 TL bedelli, 01.04.2021 vade, 21.03.2018 düzenleme tarihli, 5.929,50 TL bedelli, 01.01 2021 vade, 21/03/2018 düzenleme tarihli senetlere yönelik ödenen 12.611,02 TL, İstanbul 16.İcra Dairesi 2022/12569 Esas sayılı dosyasına konu 6.230,40 TL bedel 01.04.2021 vade tarih, 21.03.2018 keşide tarihli senet ile 6.375,00 TL bedel, 01.05.2021 vade tarih, 05.04.2018 keşide tarihli senetlere yönelik ödenen 17.916,51 TL yönünden istirdat davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı taraf işbu davayı açmadan önce, bir dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığını, davacı/borçlular tarafından açılan işbu dava süreye bağlı olup kanuni sürelere riayet edilmediğini, davanın açılmasında korunması gereken hukuki bir menfaati de bulunmadığını, ilk derece mahkemesince taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava; Menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Davacılar vekili davalı ile aralarında uzun dönemli araç kiralama sözleşmeleri bulunduğunu aylık ödemelerin teminatı amacıyla senetler verildiğini müvekkilinin ödemelerini ve araçların teslimini yerine getirdiğini sözleşmenin feshedilmesine rağmen senetlerin iade edilmeyip çeşitli sebeplere dayalı faturalar düzenlenerek haksız bir şekilde takiplere konu edildiğini müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığını ileri sürmüş senetlerden kaynaklı borçlu olmadığının tespitini ve ödenen senetlere konu bedellerin istirdatını talep etmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda \"Sulh Hukuk Mahkemesi\" görevlidir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir.Bu durumda araç kira sözleşmesinden kaynaklı davaya bakmak görevi münhasır görevli mahkeme olan sulh hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır.Somut olayda; taraflar arasında temel uyuşmazlık araç kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Mahkemece Sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesi hatalı olduğundan davalının istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargı organlarınca yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile (görev nedeniyle) kabulüne, HMK.353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan davanın esastan görülmesi için dosyanın, İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun görev nedeniyle KABULÜNE,2-İlk derece mahkemesinin kararının HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davada görevli ve yetkili mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 4-HMK'nın 20. maddesi gereğince Dairemiz kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde taraflarca başvurulması halinde istinaf kayıtların kapatılarak  dosyanın İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine, 5-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine,6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, kesin olmak üzere karar verildi. 22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9e2f09bb4e76784","SID":"40b10d57256300c8"}}