{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2386 <br>KARAR NO: 2025/868<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 13.09.2023<br>NUMARASI: 2022/958 Esas - 2023/663 Karar <br>DAVA: Şirket Ortaklığının Tespiti <br>Taraflar arasındaki şirket ortaklığının tespiti davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ..., ..., ..., ...'un davalı şirketin ortakları olduğunu, şirket ortaklarından ...'un 07.04.2022 tarihli ve 2022/03 yönetim kurulu kararı ile şirketteki payının tamamını şirket ortağı olmayan müvekkiline, hisse devir sözleşmesi ile devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, şirketin temsili için yetki verilen şirketin müdürü ...'un şirket müdürlüğünün hisse devir ile sona erdiğini, sonrasında hisseleri devir alan müvekkilinin yukarıda değinilen yönetim kurulu kararı ile oy birliğiyle şirket müdürü olarak seçildiğini, divan başkanı ...'ın imzaladığı 11.04.2022 tarihli genel kurul tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, karar üzerine müvekkilinin, davalı şirket merkezinde çalışmaya başladığı ve diğer ortaklar gibi maaş aldığını, ilerleyen süreçte diğer şirket ortakların müvekkilinin çalışmasını beğenmediklerini, ortaklarının ... olduğunu dile getirerek müvekkilinin kuaför dükkanına girmesini engellediklerini, daha sonra 17.11.2022 tarihinde yapılacak olan  olağan genel kurul toplantısına katılması için devir eden ...'a davetiye gönderildiğini, belirtilen hususların bu toplantıda da gündeme getirildiğini, şirketin eski ortağı ...'un, \"hisselerini ...' ya devrettiğini, devir işleminin daha önceki genel kurul kararına göre yönetim kurulu defterine ve pay defterine işlenmemesi nedeniyle yönetim kurulu teşekkülünün sağlanmadığını, pay defterinin incelenmesi için tarafına ibraz edilmediğini, genel kurul toplantı ve müzakere defterinin 13. sayfasında yer alan genel kurul toplantı ve müzakere defterinin sayfa kenarında yapışkan izi ve kağıt kalıntıları olduğununu'' belirttiğini, usulüne uygun hisse devir sözleşmesi ve yönetim kurulu kararı ile yapılan genel kurul toplantısına rağmen şirketin diğer ortaklarının, müvekkilini kuaför dükkanına sokmadığını, şirkete ait belgeleri vermediğini, ticari defterleri sakladıklarını, şirketin muhasebecisinin pay devrine tanık olduğunu, daha sonrasında defterlerin muhasebeciye verildiğini ve müvekkilinin defterlere ulaşmasının engellendiğini, şirketin kâr elde etmesine rağmen müvekkiline kâr payı verilmediğini, yönetim kurulu kararı ile payların Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettirilmesine oy birliği ile karar verilmesine rağmen, diğer ortakların haksız şekilde ilanı geciktirdiklerini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunun tespitine ve ortaklığının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Somut olayda; davacı ile dava dışı ... arasında 07/04/2022 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile 25 adet payın tamamının 12.500,00 TL bedelle davacıya devredileceği konusunda yazılı şekilde sözleşme akdedilmiştir. Bununla birlikte 07/04/2022 tarihli Yönetim Kurulunun 2022/3 Kararı ile Hisse Devir Sözleşmesi kabul edilerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescili yönünde karar alınmıştır. Her ne kadar Yönetim Kurulu bu yönde bir karar almış ise de davacının pay sahibi olduğu pay defterine kaydedilmemiştir. Yapılan inceleme sonucu davacının, dava dışı ...'a ait davalı şirketteki 25 adetin payın tamamının 12.500,00 TL bedelle 07/04/2022 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile sahibi olduğu yine 07/04/2022 tarihli Yönetim Kurulunun 2022/3 Kararı ile hisse devrinin kabul edildiği tespit edilmekle davacının, davalı şirkette 25 adet ve 12.500,00 TL sermaye ile pay sahibi olduğu tespit edilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'da Anonim Şirketlerde pay sahipliğinin Ticaret Siciline tescil ve ilanına ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 07.04.2022 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca davacının 25 adet ve 12.500,00 TL sermaye ilişkin paya sahip olduğunun tespitine, TTK'da anonim şirketlerde pay sahiplerinin ticaret siciline tescil ve ilanına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirketin pay defteri ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan, davacının pay defterine kayıt edilmediğinin tespitine dair verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili şirketin 07.04.2022 tarih ve 2022/3 sayılı  kararı ile davacının pay sahibi olduğuna dair karar alarak, davacıyı, tek yetkili şirket müdürü olarak seçtiğini ve davacının pay defterine kayıt edilmediğine dair iddiasının doğru olmadığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine karar verilmediğini, davacının 07.04.2022 tarihli hisse devir sözleşmesinde, pay adedinin 25 ve pay tutarının 12.500 TL olarak belirlendiğini, aynı tarihli yönetim kurulu kararında pay adedinin 250, pay tutarının ise 25.000 TL olarak bilirkişi raporunda tespit edilmesine rağmen, rapordaki bu çelişkinin, pay ve karar defterinin davalıdan  istenerek incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının pay devir sözleşmesi ile davalı şirketin ortağı olduğunun tespitine ve ortaklığının Ticaret Siciline tescil ve ilanına karar verilmesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, davalı tarafça ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı şirketin ortaklarından ...'a ait 25 adet 12.500 TL nominal değerdeki şirket payını devir almıştır. Davalı şirketin paylarının senede bağlandığına ilişkin bir iddia ve savunma veya kanıt bulunmaktadır. Bu durumda anonim şirket ortağının şirketteki çıplak payını yazılı devir sözleşmesi ile devir etmesi yeterlidir. Pay devrinden sonra, devrin şirketçe benimsendiği ve şirket yönetim kurulunun 07.04.2022 tarihli ve 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararı ile pay devrinin onaylandığı anlaşılmıştır. Buna göre şirketin 4 ortaklı olduğu ve  her bir ortağın 250 paya karşılık 25.000 TL nominal sermaye sahip olduğu anlaşılmıştır. Anılan toplantıda davacı, davalı şirket müdürlüğüne de seçilmiştir. 11.04.2022 tarihli genel kurulda da bu husus kabul edilmiştir. Dava dilekçesine ekli 17.10.2022 tarihli genel kurul toplantısında ise payını devir eden ...'un ortak olarak çağrıldığı genel kurul toplantı tutanağının 6. maddesinde, ...'un bu durumu belirterek davacının pay defterine yazılmaması nedeniyle yönetimin teşekkül edemeyeceği, şirketin bir kısım ortakların, davacının ortaklığına karşı çıktıkları anlaşılmıştır. Davacının dava dışı ortak ...'un payını devir alması, devri şirket yönetim ve genel kurulunca benimsenmesinden sonra 11.10.20222 tarihinde düzenlenen genel kurulda bu kez davacının ortaklığına karşı çıkılması nedeniyle davacının dava açmaktan hukuki yararı bulunmaktadır. Dosyaya ibraz edilen genel kurul tutanağına göre davacının ortaklığının çekişmeli hâle getirildiği anlaşılmaktadır. Bunun tespiti bakımından pay defterinin ve karar defterinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır.Davacı, ortaklığının tespiti talebinin yanı sıra bu hususun Ticaret Siciline tescilini de talep etmiştir. Mahkeme bu talebi reddetmiştir. Davada sicil müdürlüğü taraf olmadığından, salt tescil talebinin reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında usule aykırılık görülmemiştir.  Pay devir sözleşmesi esas olup davacı, dava dışı ortak ...'un şirketteki paylarının tamamını devir almıştır. Pay devir sözleşmesine göre devir alınan payın miktarı 25 adet ve 12.500,00 TL'dir. Mahkemece bu hususun tespit edilerek karar verilmesi yerindedir. Bu durumun yönetim kurulu karar defterinde farklı yazılmış olması, şirketin eşit paya sahip dört ortaklı bir şirket olması nedeniyle sonuca bir etkisi bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 345,55 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.05.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58c8e9008a98dd24","SID":"12cad937acf0edf3"}}