{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/158 Esas<br>KARAR NO: 2025/741 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/09/2021<br>NUMARASI: 2019/388 E., 2021/184 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/05/2025<br>Dairemizin 05/10/2023 tarih ve 2021/2062 Esas, 2023/1402 Karar sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2024 tarih ve 2023/6910 Esas - 2024/8071 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu; <br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... sayılı \"...\" markasının sahibi olduğunu, söz konusu markanın ... marka tescil numaralı logo ile birlikte veya ayrı ayrı kullanmakta olduğunu, ancak hal böyle iken, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının \"...\" ibareli markasal kullanımları nedeniyle müvekkiline ait marka haklarına tecavüz ettiğini, davalı yanın müvekkili şirkete ait söz konusu markayı taklit ettiğini, markalar arasındaki bir harf eksikliğinin tüketiciler için gözden kaçabilecek bir durum olduğunu, davalı yana ait \"...\" markasının bıraktığı izlenimin müvekkili şirketine ait \"...\" markasıyla iltibas  yarattığını, ayrıca bu durumun Mahkemenin 2018/428 Değişik İş sayılı dosyasından alınan rapor ile de  tespit edildiğini, davalı yana tecavüz yaratan fiillerine son vermesi hususunun ihtar edildiğini, ancak davalı yanın tecavüz teşkil eden eylemlerine devam ettiğini iddia ederek, tecavüzün men ve ref'ini, kaldırılmasını, davalı adına kayıtlı ... sayılı \"...\" ibareli markanın iptalini, sicilden terkinini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 24/05/2021 tarihli dilekçesi ile, 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 70.250,00 TL olarak artırarak harcını yatırmıştır.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin \"...\" markasının TPMK nezdinde 22/10/2018 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin tescil edilen marka hakkına dayanarak 25 ve 35. sınıflarda ürün imalatı ve satışına başladığını, davacı tarafça çeşitli suç duyurularında bulunulduğunu, bu başvurulardan takipsizlik kararı verilmesi üzerine huzurdaki davayı açtığını, davacının \"...\" markası ile, müvekkilinin \"...\" markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, müvekkilinin markası ile davacı yanın markası arasında esaslı farklılıklar olduğunu, bu nedenle de marka iptal talebinin son derece yersiz olduğunu, davacı yanın sahip olduğu markanın yalnızca 25. sınıf mal ve hizmetleri için tescil edildiğini, müvekkilinin markasının 25 ve 35. sınıflarda yer alan ürün ve hizmetler açısından tescilli olduğunu, bu nedenle davacı yanın markasının tecavüze uğradığı iddiasının çelişkili olduğunu savunarak, müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini talep etmiştir. <br>MAHKEME  KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 16/09/2021 tarihli  2019/388 E. - 2021/184 K.sayılı kararıyla; \"...1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,  Davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın sadece tescilli olduğu 25.sınıfta yer alan \"koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri : ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri : şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler\" emtialarında ve 35.sınıfta yer alan \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri : ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri : şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri ; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, sair emtia yönünden talebin reddine,-Davalının davacı adına tescilli \"integral\" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün men'ine, ref'ine ve kaldırılmasına, -Toplam 50.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı istinaf dilekçesinde; mahkemenin 35. sınıfın kısmen hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş ise de; davalı yanın örnek olarak ... isimli platforma müvekkiline ait markanın taklidi olan ''...'' markası ile ilgili görseller paylaşarak reklamlar yaptığını, elektronik ve sosyal medya ortamında da ürünler paylaşmak suretiyle, müşterilerin görmesi için paylaşımlarda bulunduğunu, markanın hükümsüzlüğünün kısmen iptalinin yerinde olmadığını, Bilirkişi raporlarında yıl ayrımı yapılarak istenebilecek tazminat tutarları belirtilmesine rağmen, mahkeme kararında 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, bilirkişi raporunda davalının müvekkiline ait markayı taklit ederek sattığı ürünlerden 2018 yılı için 22.500,00 TL, 2019 yılı için ise 57.750,00 TL kar elde ettiğinin hesaplandığını, 70.250,00 TL maddi tazminat talep edebileceğini, hükmolunan 50.000,00 TL tazminatın yerinde olmadığını, 20.000,00 TL manevi tazminatın çok düşük olduğunu, 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin tümden kabulü gerektiğini, Müvekkili aleyhine sadece reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bir kısım taleplerin de reddi gerekçe gösterilerek müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, vekalet ücreti yönünden de hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluştuğunu, dava dilekçesinde markanın iptali talep edildiği halde hükümsüzlük kararı verildiğini, kararın beşinci paragrafında 6769 sayılı SMK'nın 25. maddesine yer verildiğini, davacının talep sonucunun TPMK görev alanına giren SMK'nın 26. maddesine dayandığını, Marka vekili bilirkişi tarafından Türk Patent kayıtlarının incelenmediğini, davacı tarafça \"...\"  ibaresi sanki kendilerine aitmiş gibi haksız bir algı yaratılmaya çalışıldığını,  Türk Patent kayıtlarına göre;  \"...\" ibaresi ile eşit olan şimdilik ... kayıt,  \"...\" ibaresi marka içerisinde geçen şimdilik ... kayıt bulunduğunu, bunların rapora itiraz dilekçesinde de sunulduğunu, Müvekkili tarafından uyuşmazlık konusu markaya ilişkin olarak marka tescil başvurusu yapıldıktan ve iş bu tescil başvurusu bültende yayınlandıktan sonra davacı tarafça yayına itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca itirazlarının reddedildiğini, davacı tarafın itirazlarını süresinde bir üst kurul olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi'ne (YİDD) taşıyabilecek iken hukuki imkanları olan itiraz haklarından vazgeçtiklerini, dolayısıyla da itiraz etmemek suretiyle müvekkilinin markasının tescil edilmesine zımnen  rıza gösterdiklerini, Marka hakkına tecavüz iddiası yönünden ise; tescilli \"...\" markasını kullanan müvekkilinin fiillerinin marka hakkına tecavüz kapsamına girmediğini, müvekkilinin ... başvuru ve tescil numaralı markasının koruma tarihinin 27/11/2017 olduğunu,  SMK'nın. 7/1 ve 27/2. maddeleri çerçevesinde tescilli bir markaya ilişkin hukuki korumanın iş bu davanın açıldığı tarihe kadar her halükarda devam ettiğini, bilirkişinin bütüncül bir inceleme yapmadan salt harf ortaklığı olduğu gerekçesi ile markaların benzer olduğuna hükmettiğini, ancak alfabede sınırlı sayıda harf olduğunu, Markaların ayırt edici karakterlerine, mal ve hizmetlerine, yazım şekillerine, punto farklılığına  logoya, müvekkilinin markasındaki renklere, şekil farklılıklarına, okunuş farklılıklarına, anlam farklılığına değinilmediğini, kendi içinde ayrı ayrı değerlendirilmediğini, hecelemelere dikkat edilmediğini, müvekkili markasının iki ayrı kelimden ibaret olduğunun göz ardı edildiğini, raporun objektif olmadığını, Davacı taraf markası \"...\" için ilk akla gelen anlamın matematikte bir terimken; müvekkili şirketin markasında yer alan \"...\" ibaresinin akla, ünlü İtalyan futbol takımı ile neredeyse her evde bulunan internetin kısa yazılımını getirirken, \"...\" ibaresinin akla kırmızı rengi, insan yüzünü ve \"almak\" filinin kökünü getirdiğini,  \"...\" ibaresinin ayırt edici vasfı düşük bir ibare olduğunu, geniş hukuki korumadan yaralanamayacağını, Markaların açıkça görsel, işitsel, anlamsal, kavramsal, fonetik ve teknik açıdan birbirlerinden farklı olduğunu, benzerlik ve iltibastan söz edilemeyeceğini, davacı tarafın perakende hizmetlerini içine alan 35. sınıfta tescili dahi bulunmadığını, hatta davacı tarafça 3 farklı tarihte \"...\" ibareli markaların 35. sınıfta tescili için  Türk Patent'e marka tescil başvurusunda bulunulmuş olduğunu, ancak her bir başvurularının reddedildiğini, Davacı tarafça sırf tazminat talep edebilmek için haksız ve kötüniyetli olarak hukuki bir altyapı oluşturulmaya çalışıldığını, davacı tarafça marka başvurusuna ilişkin yayına itirazı üst kurula taşımayarak rıza gösterdiğini, hukuka uygunluk sebebi olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasının korunmayacağını, davacının tazminat talep etme hakkı olmadığını, Müvekkilin tescilli markasını kullanmış olmasının, marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tecavüz olgusu tartışılabilse dahi tek başına tecavüzün varlığı yeterli olmadığı gibi, davacı tarafça hukuka aykırılık unsurunun, kusur, zarar ve illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, bu durumda talebin reddi gerekirken 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, raporda bu yönde inceleme yapılmadığını, eksik inceleme olduğunu,  bilirkişilerin \"lisansın\" hangi durum ve şartlarda verileceğini bile incelemediklerini, müvekkilinin kendi tescilli markasını kullanması sebebi ile başkasından lisans almasının düşünülemeyeceğini,Manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, kusur olmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... sayılı \"...\" ibareli markanın, 25. sınıfta ilk defa 12/06/1997 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve 12/06/2017 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle yenilendiği, ... sayılı \"... + Şekil\" ibareli markanın, 25 ve 35. sınıflarda 27/11/2017 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin 2018/428 Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak, aleyhinde tespit istenen tarafa ait adreslerde yapılan tespitte, aleyhinde tespit istenenin \"...\" ibareli kot pantolon satışı yaptığı, \"... Mah. ... Sk. ... No:... K:... Merter Güngören/İSTANBUL\" adresinde \"...\" isımli mağazada 53 adet kot pantolon, \"... Mah. ... Cad. ... Sk. No:... Esenler/İSTANBUL\" adresinde bulunan depoda 3000-3500 adet arası \"...\" markalı dikili hazır halde kot pantolon, 20000 adet civarı \"...\" markalı beden etiketi, 6000 adet civarı \"...\" markalı karton etiket tespit edildiği, aleyhinde tespit istenen tarafa ait adreslerde incelenen ürünlerin üzerinde kullanılan \"...\" markası ile tespit talep eden firmanın tescilli \"...\" markasının benzer olduğu ve bu sebeple iltibas yarattığı belirtilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda sonuç olarak, dava konusu ... tescil numaralı ve \"...\" görselini ihtiva eden marka, mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 25. sınıfında yer alan \"Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler,takkeler, kepler.” emtialarında ve 35. sınıfında yer alan \" müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış  giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri  diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\" hizmetlerinde hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunun değerlendirilebileceği,  markanın tescilli olduğu sair mal ve hizmetler bakımından ise hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, dosya münderecatı içerisinde emsal bir lisans sözleşmesi olmadığı gibi lisans bedelinin hangi esaslar ile hesaplanabileceğine ilişkin bir kayıt da bulunmadığından, maddi tazminat talepleri bakımından herhangi bir hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti ek raporda sonuç olarak, davanın esası bakımından kök raporlarda bildirdikleri görüşlerini değiştirmelerini gerektiren bir durumun var olmadığını, markanın bilinirlik seviyesi, satışa katkısı gözetilerek davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının yıllık 22.500,00 TL ile 57.750,00 TL arasında olabileceği, dosya münderecatı içerisinde emsal bir lisans sözleşmesi olmadığı gibi lisans bedelinin hangi esaslar ile hesaplanabileceğine ilişkin bir kayıt da bulunmadığı belirtilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 05/10/2023 tarih ve 2021/2062 Esas, 2023/1402 Karar sayılı kararı ile; \"...tüm dosya kapsamına göre, davacının \"...\" markasının 25. sınıfta tescilli olduğu, davalının sonraki tarihli \"...\" markasının ise 25 ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, davacının markasının 25. sınıfta tescilli olduğu alt sınıflar ile bu sınıfların 35.sınıfta yer alan  \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması hizmetleri\" yönünden markaların tescil sınıflarının aynı ve bağlantılı olduğu, her iki tarafın markasını giysi emtiasında kullandıkları, markalar arasında bir harf farklılığı olduğu, davalının kullanımlarında \"...\" ibaresini düz yazı olarak kullandığı, markalar arasında ortalama tüketici nezdinde benzerlik olduğu anlaşılmakla mahkemece markanın kısmen hükümsüzlüğüne, tecavüzün tespitine karar verilmesinin yerinde olup mevcut delil durumu, davacının markasının tescil sınıfları itibarı ile hükümsüzlük isteminin kısmen reddi kararının yerinde olduğu, mahkemenin hukuki nitelendirmeyi yapmakla görevli olduğu, davacının dava dilekçesindeki iddiasının kullanmama nedeni ile iptal değil, hükümsüzlük iddiasına ilişkin olduğu dikkate alındığında kararda talep aşımı söz konusu olmadığından davalının bu yöndeki istinafının reddinin gerektiği, İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince belirlenmiş ise de; delil tespitinin 09.01.2019'da yapıldığı, davanın ise 26.11.2019'da açıldığı dikkate alındığında dosya kapsamı, delil tespit dosyası, bilirkişi raporları, ihlal süresi, ağırlığına göre hükmolunan maddi tazminatın yüksek olduğu kanaatine varılmakla maddi tazminata ilişkin davalı yanın istinaf isteminin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerektiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun düştüğü dikkate alındığında manevi tazminata yönelik istinaf isteminin reddinin gerektiği, davacı vekili vekalet ücretinin fazla hesaplandığını ileri sürmüş ise de; davacının hükümsüzlük istemi ile maddi manevi tazminat istemi kısmen reddedilmiş olmakla reddedilen 3 ayrı talep hakkında ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi ve davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüyle davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın sadece tescilli olduğu 25. sınıfta yer alan \"koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler\" emtialarında ve 35. sınıfta yer alan \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri : ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, sair emtia yönünden talebin reddine, davalının davacı adına tescilli \"...\" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün men'ine, ref'ine ve kaldırılmasına, toplam 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine\" karar  verilmiştir. Dairemiz kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY BOZMA KARARI: Yargıtay 11.HD'nin 20/11/2024 tarih ve 2023/6910 Esas - 2024/8071 Karar sayılı ilamıyla; \"...Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm; davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Dava, markanın hükümsüzlüğü ile birlikte marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüyle davalı markasının kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının davacının \"integral\" esas unsurlu markasından doğan haklarına tecavüzünün men'ine, ref'ine ve kaldırılmasına, toplam 50.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince yukarıda yazılı şekilde taraf markaları arasında ortalama tüketiciler nezdinde karıştırmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, sair emtialar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine, davalının davacının \"...\" esas unsurlu markasından doğan haklarına tecavüzünün men'ine, ref'ine ve kaldırılmasına, toplam 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş  karar verilmiştir.Hâl böyle olmakla birlikte, davacı taraf hükümsüzlük istemine yönelik olarak 1997 yılından bu yana \"...\" markasının  hak sahibi olduğunu ve taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmişse de, davalı adına tescilli dava konusu marka \"... + Şekil\" ibareli olup, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde aralarında görsel, işitsel ve kavramsal olarak hitap ettikleri ortalama tüketiciler nezdinde bırakacakları genel izlenime göre 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunduğundan bahsedilemez.Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince taraf markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı gözetilerek hükümsüzlük istemi yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir...\" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar vermiştir. Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan  davacı vekili Dairemizin kararında direnilmesini, davalı vekili Yargıtay bozma ilamına uyulmasını  talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Taraf vekillerinin hükümsüzlük davasıyla ilgili istinaf talepleri yönünden yapılan  incelemede; tüm dosya kapsamına göre, davacının \"...\" markasının 25. sınıfta tescilli olduğu, davalının sonraki tarihli \"...\" markasının ise 25 ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, davacı tarafça davalının markasının müvekkilinin markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilmişse de,  davalı adına tescilli dava konusu marka \"... + Şekil\" ibareli olup, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde aralarında görsel, işitsel ve kavramsal olarak hitap ettikleri ortalama tüketiciler nezdinde bırakacakları genel izlenime göre 6769 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığı, bu nedenle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesi gerekirken davalının markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin hükümsüzlük davasına ilişkin istinaf talebinin kabulüne, davacı vekilinin ise istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili taraf vekillerinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacının markasının 25. sınıfta tescilli olduğu alt sınıflar ile bu sınıfların 35.sınıfta yer alan  \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması hizmetleri\" yönünden markaların tescil sınıflarının aynı ve bağlantılı olduğu, her iki tarafın markasını giysi emtiasında kullandıkları, markalar arasında bir harf farklılığı olduğu, davalının kullanımlarında \"...\" ibaresini düz yazı olarak kullandığı, davalının marka kullanımı ile davacının markaları arasında ortalama tüketici nezdinde benzerlik olduğu anlaşılmakla, mahkemece markaya tecavüzün tespitine karar verilmesi yerinde olup, davalının bu yöndeki istinafının reddinin gerektiği, ilk derece Mahkemesince maddi tazminat 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50. maddesi gereğince belirlenmiş ise de; delil tespitinin 09/01/2019'da yapıldığı, davanın ise 26/11/2019'da açıldığı dikkate alındığında, dosya kapsamı, delil tespit dosyası, bilirkişi raporları, ihlal süresi, ağırlığına göre hükmolunan maddi tazminatın yüksek olduğu kanaatine varılmakla maddi tazminata ilişkin davalı yanın istinaf isteminin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerektiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun düştüğü dikkate alındığında manevi tazminata yönelik istinaf isteminin reddinin gerektiği, davacı vekili vekalet ücretinin fazla hesaplandığını ileri sürmüş ise de; davacının hükümsüzlük istemi ile maddi manevi tazminat istemi kısmen reddedilmiş olmakla reddedilen 3 ayrı talep hakkında ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi ve davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüyle; ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının açmış olduğu hükümsüzlük davasının reddine, davalının davacı adına tescilli \"...\" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün men'ine, ref'ine ve kaldırılmasına, toplam 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, -Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih, 2019/388 E - 2021/184 K sayılı kararının HMK'nın 353-1-b/2,3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,Davacının açmış olduğu hükümsüzlük davasının reddine, Davalının davacı adına tescilli \"...\" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün men'ine, ref'ine ve kaldırılmasına, Toplam 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,3-İlk derece mahkemesi yargılaması yönünden; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 3.415,50 TL ilam harcından, 1.030,00 TL ıslah harcı ve 44,40 TL peşin harcın toplamı olan 1.074,40 TL harcın  mahsubu ile, 2.341,10 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen hükümsüzlük davası yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,g-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru, 44,40 TL peşin harç ve 1.030,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.118,00 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,h-Davacı tarafından yapılan 202,00 TL tebligat-tezkere ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.202,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre  1.936,65 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediğinden alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 75,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 540,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Davalı vekilinin istinaf istemi kabul olunmakla, istinaf peşin harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, c-Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 40,00 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayıda dikkate alındığında 16.000,00 TL vekalet ücretinin kendisini vekille temsil eden davalı yararına, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, duruşmalı  yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin yüzlerine karşı , iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 28/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ab9e14bb24ca04d","SID":"1e0930445bc2adf5"}}