{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>\tT.C.<br>                     BURSA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t:  <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t <br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t <br>DAVACILAR\t:  <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 04/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/06/2024<br><br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; .. Caddesi üzerinde 16.09.2020 tarihinde müvekkillerinin 7 yaşındaki tek çocukları .. ın otobüsten indikten sonra karşıya geçeceği sırada hızlı bir şekilde gelen ... plakalı aracın altında kalarak vefat ettiğini, .... plakalı aracın ZMM sigortacısı ...Sigorta A.Ş. (Poliçe: 236445425), araç sahibi ve işleteni Gürsu Belediyesi, araç sürücüsü ise... olduğunu, aracın sürücüsü...'ın yolda ilerlerken gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, hız kurallarına riayet etmediğini, bu hususun kaza tutanağı, kamera kayıtları, tanık beyanları ve diğer delillerde sabit olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde alışveriş merkezleri ve otobüs durakları bulunduğu için sürücünün bu faktörlerini göz önünde bulundurarak muteyakkız hareket etmesi gerekirken, bunlara dikkat etmediğini ve elim kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kazada sürücünün %100 kusurlu olduğunun açık olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ...soruşturma dosyasında 17/09/2020 tarihli düzenlenen bilirkişi raporunda, sürücünün hızı ile araç durma mesafesine ilişkin yapılan hatalı tespit dışında iddialarını doğrular ifadelere yer verilmiş olduğunu, ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında görülmüş ve yargılama neticesinde davalı sürücüye.. hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları ve her türlü dava açma hakları saklı kalmak ve sonradan arttırılmak kaydıyla... Yıldırım için 5.000 TL... Yıldırım 5.000 TL olmak üzere  şimdilik toplam 10.000 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin teminat limitiyle sorumlu olması kaydıyla) kaza tarihi olan 16.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans faizi)  faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları ve her türlü dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla.... Yıldırım için 100.000 TL, Birgül Yıldırım 150.000 TL olmak üzere toplam 250.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans faizi) faiziyle birlikte araç sahibi ve işleteni olan Gürsu Belediyesi ile sürücü ...dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kusur yönünde yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmamakta olduğunu, fren mesafesi konusunda yaptıkları iddiaların bilimsel olmadığını, davacı müvekkilinin kullandığı vasıtanın kaza yerinden 18 metre sonra durduğunu bu suretle süratinin hızlı olduğunu iddia ettiğini ancak kaza mahalinde ve yol da bir fren izi bulunmadığını, müvekkilinin kazanın oluşumuna göre kaza mahalinden hemen ileride kendi durmuş olduğunu, bu durma olayında fren yapıp vasıtanın kayarak ileride durması söz konusu olmadığını, fren mesafesi ile vasıtanın hızının tespiti kazaya karışan vasıtanın kaza mahalinde kaza ile birlikte fren yapması ve vasıtanın bu frenleme ile belirli bir mesafe de durması sonucu yapılan bir hesaplama olduğunu, iş bu davada müvekkilinin kaza mahalinden ileride tek bir fren ile rahatça ve bir kere de durmuş olduğunu, bu suretle yol da herhangi bir fren izi olmadığını, bu durum ise müvekkilinin süratli olmadığını, aksine gayet yavaş bir şekilde seyrettiğini göstermekte olduğunu, Bursa 16.Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ise bu durumun açıkça tespit edilmiş olduğunu, tazminat taleplerinin aşırı fahiş ve yasaya uygun olmadığını, talep edilen maddi tazminat, destekden yoksun kalma tazminatı şeklinde olduğunu, müteveffanın yaşının küçük olması, reşit oluncaya kadar anne ve babasının küçüğün bakımını karşılaması gerekmesi, reşit olduktan sonra kız çocuğu olarak kısa sürede evlenmesi ile anne ve babasına karşı bir desteği olmayacağının aşikar olduğunu, bu nedenle, maddi tazminatın reddi gerekmekte olduğunu, manevi tazminat talebinin aşırı fahiş olduğunu, tüp bebek yapma girişimleri de manevi tazminata konu olamayacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kabulünün mümkün olmadığını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkili kurumun kusurunun bulunmamakta olduğunu, araç sürücüsüne görevleri ile ilgili gerekli eğitimleri vermiş ve hizmetin verilmesi esnasında çıkabilecek tüm olumsuzluklara karşı nasıl mücadele edecekleri de bu eğitimlerle birlikte öğretilmiş olduğunu, dava konusu trafik kazasında müvekkili kuruma bir kusur izafe edilmesi hukuken mümkün olmadığını, Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada, araç sürücüsünün hızı ve araç durma mesafesi tespit edilerek araç sürücüsünün kusur durumu ortaya konulmuş ve davacının ileri sürdüğü şekilde bir kusurun söz konusu olmadığı açıkça anlaşıldığını, kazanın meydana geldiği .... Caddesi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğunu, kazanın meydana gelişinde yol yönünden bir kusur olup olmadığı hususunun da incelenmesi gerekmekte olduğunu, otobüslerin durmuş oldukları yerde de durak bulunmadığını, bu sebeple otobüslerin ne gerekçe ile orada durdukları hususunun ilgili makamlardan sorulması gerekmekte olduğunu ve kazanın oluşumunda BURULAŞ'a da bu konuda kusur izafe edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, bu sebeple, kazanın meydana gelmesine yol açan halin  değerlendirilebilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur tespitine ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu poliçede ölüm / sürekli sakatlık teminat limiti kişi başı 410.000,00-TL olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkemece; kusur raporları arasındaki çelişkileri gideren raporun hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, müteveffa çocuk ......'ın 16.09.2020 tarihli trafik kazasında %100 kusurlu olduğu hususu göz önünde bulundurularak davacıların maddi-manevi tazminat talebinde bulunamayacakları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde,; yapılan ceza yargılaması sonunda sürücünün kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ceza mahkemesince kabul edilen maddi vakıaları bağlayıcı olduğunu, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusuru bulunduğunu, aracın hızının yüksek olması nedeniyle zamanında fren tedbirine başvuramadığını, hükme esas alınan raporda davalının kaza anında hızının hız sınırının üzerine kabul edilmesine rağmen kazada kusuru bulunmadığının kabul edilmesinin çelişki içerdiğini, kaza tespit tutanağı ile hem yargılama sırasında alınan tekli bilirkişi raporu hem de ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda davalıya kusur izafe edilmesine rağmen  davalının kusuru bulunmadığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle  manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunup bulunmadığı  hususudur.<br>Davacılar vekili, kazanın oluşumunda davalının kusuru bulunduğunu, bu hususun  ceza mahkemesince kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiğini ve hükme esas alınan raporda yapılan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Olaydan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağında müteveffanın taşıt yolundan geçiş kurallarına aykırı hareket ettiğinden, davalı araç sürücüsünün ise aracın hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığından dolayı kusurlu olduklarının tespit edildiği görülmüştür. <br>....Asliye Ceza Mahkemesi ...K sayılı dosyasında, davalı Aşır Akalın hakkında  5237 sayılı TCK 85/1 ve 62 maddesi gereğince ceza tayin edilip, 5271 sayılı CMK 231 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan trafik bilirkişi raporunda müteveffanın taşıt yollarından geçiş kurallarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda asli kusurlu, davalının ise  aracın hızını ayarlamamak ve trafikte seyir halinde iken göstermesi gereken dikkat ve özen kurallarına aykırı hareket etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>6098 sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz.5271 sayılı CMK 231/5 maddesi uyarınca  hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş mahkumiyet niteliğinde olmadığından ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ve verilen karar bağlayıcı olmadığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>İlk derece Mahkemesinin yargılaması sırasında trafik bilirkişisinden alınan raporda kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan rapor ile aynı şekilde değerlendirme yapıldığı ve kazanın oluşumunda müteveffanın % 75 oranında, davalının ise % 25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Alınan rapora taraflarca itiraz edilmesi üzerine bu kez ATK dan rapor alınmıştır. ATK dan alınan raporda kazanın oluşumunda tüm kusurun müteveffaya ait olduğu ve davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığının tespit edildiği görülmekle trafik bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ve kaza tespit tutanağı ile ATK tarafından tanzim edilen raporda kusur oranları yönünden çelişki olduğu tespit edilmekle Karayolları Fen Heyeti’nden üçlü bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği ve alınan raporda ATK raporu ile aynı şekilde değerlendirme yapılarak kazanın oluşumunda davalının kusuru bulunmadığı, tüm kusurun müteveffaya ait olduğunun tesqit edildiği görülmüştür. Karayolları Fen Heyeti’nden üçlü bilirkişiden alınan rapor ile kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmiş olması ve alınan rapor ile tarafların kazadaki kusur durumlarının değerlendirilmiş olması ile alınan raporun kazanın oluşumun şekline uygun olması nedeniyle raporun hükme esas alınarak davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığının kabulü karşısında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir <br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.    <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Bursa .... Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2023 tarih ve .... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,   <br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,7.-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Karar tebliğ işlemlerinin dairemizce yapılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,     <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 04/06/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Katip<br>...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2301aecbc772010","SID":"00fc2a3bcc5c8817"}}