{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t:  <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t:<br>KARAR TARİHİ\t<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: <br>DAVACILAR\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 04/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/06/2024<br><br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde;... tarihinde sürücü ...sevk ve idaresinde bulunan ...... plakalı araç ile Ankara yolu üzerinde Otosansit istikametinden Gürsu istikametine doğru seyir ederken sürücünün kusuru sonucu aracın bariyerlere çarptığını, meydana gelen kaza neticesinde araç sürücüsü olan :.. ile araçta yolcu olarak bulunan...'in yaşamını yitirdiğini, ...plakalı aracın kaza tarihinde Zorunlu Trafik Sigortasının olmadığını, garanti hesabına yaptıkları yazılı başvuru sonucunda taraflarına ödeme yapılmadığını, kazada kusurun tamamen sürücüde olduğunu, müvekkillerin oğlu ... askerden izinli geldiği sırada kaza olduğunu, .....'in su ve doğalgaz tesisatçısı olarak çalıştığını ve aylık 3.000 TL net geliri olduğunu, müvekkillerin oğulları ....Özdemir'in ölümü sonucu, yaşam boyu oğullarının kendilerine sağlayacağı desteği kaybettiklerini, kazanın oluşmasında ... Özdemir'in hiç kusurunun olmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı  kalmak kaydıyla; davacı anne...  için 30.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ilc birlikte davafılardan tahsiline karar verilmesini, davacı baba .... için 30.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini, davacı  anne ... için 100.000,00 TL ve baba ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ilc birlikte sadece davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacılar vekili 08/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı anne için maddi tazminat talebini 76.547,88.-TL ye, davacı baba için maddi tazminat talebini 85.010,64.-TL ye yükseltmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 08.06.2016 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde .. r'in vefat etttiğini, meydana gelen kaza sonrasında vefat eden ....’in mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminat istemiyle müvekkil kurum olan Güvence Hesabına başvuruda bulunduklarını, başvuru neticesinde kurum uzmanlarınca tazminat hesaplanması yapıldığını, bunun sonucunda baba ........ için 45.235-TL, anne ... Özdemir için 50.418 TL ve sürücü ...’ın alkollü araç kullandığı ve bu alkollü sürücü tarafından idare edilen araca binilmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi(%20) yapılması sonucunda toplamında 76.522-TL ibraname mukabilinde ödeme yapılacağı kurum tarafından bildirildiğini ancak davacılar tarafından kabul edilmediğini, bu poliçelerden dolayı sorumluluun, davacının kusuru oranında olmak üzere, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 310.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibarı ile 01/06/2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için açılmış olan davalarda karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası yeni genel şartlarının uygulanması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu beyanla  müvekkili şirket aleyhine açılmış davanın tümden reddini talep etmiştir. <br>Davalı Kerim Türkoğlu cevap dilekçesinde; öncelikle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında bulunduklarını, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bahsi geçen araç müvekkilden habersiz olarak alınmış ve sürücünün kusuru nedeniyle kaza yaptığını, Karayolları Trafik Kanunu madde 107 gereği işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamayacağını, müvekkil inşaat işi ile uğraşmakta olup, kullanmakta olduğu araçlar iş gereği şantiyede bırakılmadığını, müvekkil her ne kadar gerekli önlemleri alıp, arabanın anahtarını saklamışsa da müteveffa Hüseyin tarafından anahtar çalınmak suretiyle araba kaçırıldığını, bu konuda gerekirse tanık ifadelerine başvurulmasını talep  ettiklerini, aracın çalınmasında müvekkile atfı kabil hiçbir kusur bulunmadığını, yine muris 'ın aracın bu şekilde çalındığını bilerek söz konusu araca bindiğini, tanık anlatımları vearaçtan sağ çıkan kişilerin dinlenilmesiyle de bu durumun ortaya çıkacağını, bu nedenle söz konusu zarar genel hükümler gereği kazaya sebebiyet veren sürücüden talep edilmesi gerektiğini beyanla  haksız davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece; davacı...’in maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, buna göre 61.238,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı .... yönünden kaza tarihi olan 08/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Güvence Hesabı yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 21/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’e verilmesine, davacı ... Özdemir’in maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, buna göre 68.008,51 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Kerim Türkoğlu yönünden kaza tarihi olan 08/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 21/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..’e verilmesine, davacı ....in manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, buna göre 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...’ndan alınarak davacı ...Özdemir’e verilmesine ve davacı.... Özdemir’in manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, buna göre 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan alınarak davacı .... Özdemir’e verilmesi ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın vefat etmeden aldığı aylık gelirinin 3.000,00  TL olmasına rağmen gelirin düşük hesaplandığını, müvekkilleri lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını beyanla  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkili kuruma yazılı başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve müvekkili yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi kabul edilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılması isteminde bulunduğu görülmüştür.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.  <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; hatır taşıması, murisin geliri, maddi tazminat hesaplama yöntemi ve takdir edilen manevi tazminatın az olup olmadığı ile ... yönünden faiz başlangıç  tarihine ilişkindir. <br>Davalı .. vekili, davacıların müvekkili kuruma davadan evvel KTK 97 maddesi uyarınca  yazılı müracaatta bulunmadıklarından davanın dava şartı yokluğunda reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla istinaf isteminden bulunmuş ise de; mahkeme tarafından verilen süreye istinaden davacılar vekili tarafından ibraz edilen belge kapsamında davacılar vekilinin 06/12/2017 tarihinde davalı Güvence Hesabına yazılı müracaatta bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.   <br>Destekten yoksun kalma tazminatında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Müteveffanın vefat tarihi  itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, zarar görenin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer gelirin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Ancak mahkeme destekten yoksun kalma davalarında zararı resen belirlemek durumundadır. Bu nedenle mahkeme, müteveffanın asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiği  iddia edilmiş ise  SGK'dan vefat ettiği tarihteki vefat edenin ücret ve tüm gelirlerini gösterir ücretlerini getirtmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın, örneğin duvar ustası, sıvacı gibi belirli bir meslek icra eden kişilerden ise ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır. (Y. 17 HD. 23/10/2019 tarih ve  2017/3052 - 2019/9891 sayılı ilamı)<br>Somut olayda davacılar vekili dava dilekçesinde müteveffanın kaza tarihinde askerden izinli olarak  geldiğini, askerden evvel su ve doğalgaz tesisatçısı olarak çalıştığını ve aylık gelirinin 3.000,00 TL olduğunu iddia etmiştir. Mahkeme tarafından SGK ya yazılan müzekkereye verilen cevapta müteveffanın iş yeri ve çalışma  kayıtlarının gönderildiği  ve  müteveffanın askere gitmeden evvel en son Ekim 2015 de Armada Konutplanlama Isıtma Soğutma Sistemleri Doğalgaz Mühendislik... İsimli iş yerinde çalıştığı ve aylık kazancının bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda müteveffanın aylık kazancı SGK dan gelen yazı cevabında kazadan önceki en son iş yerindeki kazancının asgari ücrete oranı dikkate alınarak gelirin asgari ücretin 1,01296 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacılar tarafından müteveffanın resmi kayıtlarda görünen ücretten fazla olmak üzere gelir elde ettiğine dair somut bir delil ibraz edilmediği gibi, bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ve ek raporların hepsine süresinde itiraz etmelerine rağmen müteveffanın gelirinin SGK dan gelen kayıtlara göre hesaplanması hususunda herhangi bir itiraz ileri sürmedikleri anlaşılmakla müteveffanın aylık gelirinin resmi kayıtta belirtilen kazancı olarak kabul edilerek hesaplama yapılmasında aykırı bir yön bulunmadığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.   <br>Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı  KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat  hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu,  Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın,  tazminatın,  aktüerya bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle  hesaplanması gerekecektir.   (Yargıtay 17 HD, 2019/3292 E.,2021/1848 K. sayılı ilam).<br>Somut olayda davanın açıldığı tarihte Genel Şartlara ilişkin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı bulunmamakta ise de yargılamanın devamı sırasında iptal kararının verildiği bu yönüyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest dosyalar bakımından uygulanması gerekmekte olup teknik faiz genel şartlarla getirildiğinden Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca  tazminat hesabında teknik faizin uygulanması mümkün olmadığından davalı Güvence Hesabı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>  Mahkeme tarafından hükme esas alının en son ek raporun PMF 1931 tablosuna göre ve prograsif rant yönetimine göre yapıldığı anlaşılmakla Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve Yargıtay uygulamaları doğrultusunda TRH 2010 tablosuna göre ve prograsif rant yönetimine göre hesaplama yapılması gerekmekte olup TRH 2010 yaşam tablosu PMF yaşam  tablosuna göre daha uzun bir yaşam süresi öngördüğünden hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılması davacının lehine ve Yargıtay uygulamasına uygun ise de,  davacı vekilinin  22/01/2021 tarihli  dilekçesinde açıkça hesaplamanın daha az bakiye ömür içeren PMF yaşam tablosuna göre yapılmasını talep etmesi karşısında taleple bağlılık ilkesi ve davalı sigorta şirketinin kazanılmış hakkı dikkate alındığında tazminat hesabının  PMF yaşam tablosu ve prograsif yönteme göre belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.  <br>Davalı Güvence Hesabı vekili tazminattan müterafik kusuru indirimi yapılması gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmış ve mahkeme tarafından müterafik kusur indirimi ile hesaplanan tazminat miktarına hükmedilmiş olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>Davacılar vekili tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmaması gerektiğini, davalı Güvence Hesabı vekili ise hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda  % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlendiği, belirlenen miktar üzerinden davacılar tarafından ıslah ile dava değerinin arttırıldığı ve  mahkeme tarafından tazminattan % 20 oranından hatır taşıması indirimi yapıldığı anlaşılmaktadır. <br>2918 Sayılı KTK 87/1 maddesi; \"Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir\" şeklinde düzenlenmiştir. Aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Hatır taşıması; bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Başka bir ifadeyle hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK 51 maddesi (818 sayılı BK 43 maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiştir. <br>Somut olayda, davacıların murisinin dava dışı...l'ın kullandığı davalı.... adına kayıtlı zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan ... plakalı araçta yolcu olarak seyahat ederken kazanın meydana geldiği, sürücü ile murisin arkadaş oldukları ve asker uğurlaması için giderken kazanın meydana geldiği anlaşılmakla müteveffa yönünden hatır taşıması koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmekte ise de, hatır taşımasından yalnızca bunu ileri sürenin yararlanabileceği, davalı Güvence Hesabı vekilinin cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasında bulunmadığı, diğer davalı ...'nun ikinci cevap dilekçesi hatır taşıması savunmasında bulunduğu dikkate alındığında hükmedilecek tazminattan, sadece süresinde ileri sürülen hatır taşıması savunması dolayısıyla davalı ... lehine % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken süresinde hatır taşıması savunmasında  bulunmayan Güvence Hesabı hakkında hükmedilen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması doğru olmadığından  davacılar vekilinin davalı Güvence Hesabı yönünden hatır taşıması hususundaki istinaf isteminin kabulü ile davalı Güvence Hesabı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.  (Yargıtay 17 HD 2017/3270 E-2018/4697 K sayılı ilam, Yargıtay 17 HD 2013/7135 E-2014/6481 K sayılı ilam, Yargıtay 17 HD  2016/10102 E- 2019/4225 K sayılı ilam). <br>2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda davacıların davalı Güvence Hesabına dava tarihinden 06/12/2017 tarihinde müracaat ettiğine ilişkin bir belgenin davalıya 08/12/2017 tarihinde  tebliğ edildiği anlaşılmakla tebliğ tarihinden 8 iş günü sonrasının davalı Güvence Hesabı yönünden faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı Güvence Hesabı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.<br>TBK 56/2 maddesinde'' ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin ve ya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir'' hükmü mevcuttur.<br>Dava konusu olayda davacıların murisinin gerçekleşen kazada ölüme nedeniyle kusuru bulunan davalı işletenden  manevi tazminat talep etme hakları bulunduğu açıktır. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.<br> Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.<br>Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.<br>Somut uyuşmazlıkta, kazanın oluşum şekli, müteveffanın müterafik kusuru, hatır taşıması, paranın alım gücü, tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacılar lehine ayrı ayrı  30.000,00 er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken daha az manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. <br>Davacılar vekili mahkeme tarafından hükmedilen ve kabul edilen tazminat miktarına göre müvekkilleri tarafından yargılama sırasında yapılan yargılama giderlerinden müvekkilleri lehine olmak üzere davalılardan tahsiline karar verilecek olan miktarın az hesaplandığını beyanla istinaf isteminde bulunmuş olup mahkeme tarafından davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinden  haklılık oranına göre davalılardan tahsiline karar verilen miktarın davacılar lehine az hükmedildiği anlaşılmakla davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. <br>HMK 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1.fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ....vekilinin Bursa....Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2021 tarih ve ....sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun  HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince  ESASTAN REDDİNE,    <br>a) Davalı Güvence Hesabı tarafından yatırılan 2.719,54.-TL nisbi istinaf  karar harcının alınması gerekli 8.828,84.-TL'den mahsubu ile bakiye 6.109,30.-TL'nin davalı ...ı'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>b) Davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>2-Davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ........Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2021 tarih ve ......... sayılı kararının HMK  353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>Davacının davasının kısmen kabulüne ile, <br>a)Davacı...’in maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, buna göre 76.547,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının 61.238,30 TL sinin her iki davalıdan müteselsilen, bakiye 15.309,58 TL sinin sadece davalı Güvence Hesabından alınarak davacı ....'e verilmesi ile hükmedilen tazminata davalı ... yönünden kaza tarihi olan 08/10/2016 tarihinden ,davalı Güvence Hesabı yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 21/12/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine , <br>b)Davacı ...’in maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, buna göre 85.010,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının 68.008,51 TL sinin her iki davalıdan müteselsilen, bakiye 17.002,13 TL sinin davalı Güvence Hesabından alınarak davacı ...r'e verilmesi ile hükmedilen tazminata davalı ...önünden kaza tarihi olan 08/10/2016 tarihinden ,davalı Güvence Hesabı yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 21/12/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine , <br>c)Davacı ....’in manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, buna göre 30.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kerim Türkoğlu’ndan alınarak davacı ...ir’e verilmesine, <br>d)Davacı ...’in manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, buna göre 30.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....’ndan alınarak davacı...e verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,<br>e)Alınması gerekli 15.134,66.-TL harçtan peşin alınan 888,03.-TL ve 346,90 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 13.896,73.-TL nispi karar ve ilam harcından maddi tazminat yönünden alınması gerekli 10.133,37 TL nin 8.105,09 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bakiye 2.028,28 TL sinin sadece davalı Güvence Hesabından tahsili ile hazineye irad kaydına, manevi tazminat yönünden alınması gerekli 3.763,36 TL sinin sadece davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat olarak kaydına, <br>f)Davacılar tarafından yatırılan 888,03.-TL peşin harç, 346,90.-TL ıslah harcı ve 35,90.-TL başvurma harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, <br>g)Davacı tarafından sarf edilen 43,00.-TL posta masrafı, 417,5.-TL tebligat gideri ve 750,00.-TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.210,5.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 741,78 TL nin maddi tazminat yönünden 540,89 TL sinden 432,71 TL sinin her iki davalıdan, bakiye 108,18 TL sinin sadece davalı Güvence Hesabından , manevi tazminat yönünden 200,89 TL sinin sadece davalı ...'ndan alınarak davacılar verilmesine, .bakiye miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>ğ)Davacılar vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat yönünden  AAÜT'ye göre belirlenen 25.849,36.-TL vekalet ücretinin 20.679,48 TL sinin her iki davalıdan  müşterek ve müteselsilen, bakiye 5.169,88 Tl sinin sadece davalı Güvence Hesabı'ndan  alınarak davacılara verilmesine, <br>h)Davalı ... tarafından yapılan 15,00.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4,24.-TL sinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, <br>ı)Davacılar vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden  AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...’ndan alınarak davacılara verilmesine, <br>i)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine,<br>j)Davalılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davalılara iadesine, <br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine,<br>4-İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, davacı yönünden 6100 sayılı  HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere  04/06/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Katip<br>...<br> <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7f102dd547a83b2","SID":"cc76009d08d5dc5c"}}