{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/17 <br>KARAR NO: 2025/995<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/10/2024<br>NUMARASI: 2023/360 2024/789<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki  alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 91.449,99 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, alacağın konkordato nedeniyle ödenmediğini alacağın tahsili istemiyle İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takipte borcun 141.329,16 TL'ye ulaştığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/199 Esas sayılı dosyası ile görülen konkordato davasında alacağın 49.879,27 TL'sinin çekişmeli hale geldiğini,  bu tutarın ödeme planına alınması gerektiğini, davalı şirketin korkordato projesinin mahkemece onaylandığını, İİK'nın 308/b maddesi gereğince alacakları itiraza uğramış alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açmakta muhtariyetlerine kararı verildiğini, davalının itirazı üzerine alacağın çekişmeli hale geldiğini ileri sürerek, itiraz uğrayan 49.879,27 TL alacağının tespiti ve bunun da kabul edilen alacağa ek olarak davalının konkordato nisabına dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın İİK'nın 308/B maddesi uyarınca açılan çekişmeli alacak davası olması nedeniyle konkordato tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde açılabildiğini,  Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/199 Esas sayılı konkordato dosyasının 23.11.2022 tarihinde karara çıktığını, tasdik kararının 28.11.2022 tarihinde ilan edildiğini, davanın ise 11.01.2023 tarihinde yasal süre geçtikten sonra açıldığını, davacının arabuluculuğa başvurmasına rağmen arabuluculukta geçen süreninhak düşürücü süreyi durdurmadığını, davanın arabulucuğa tabi olmadığına ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/4402 Esas, 2022/1359 Karar sayılı ilamının bulunduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dava bir alacak ya da tazminat davası olmayıp İİK'nın 308/b-1.maddesi uyarınca açılan çekişmeli alacağın tespiti ve konkordato projesine dahil edilmesi istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafoından, yapılan takipte dosya kapak hesabına göre takip masrafları ve vekalet ücretinin projeye dahil edilmemiş olması sebebiyle 19/08/2022 tarihli dosya kapak hesabına göre;  tüm takip masrafları ile 141.329,16 TL olarak hesaplanan alacaktan projeye dahil edilen takiple talep edilen toplam alacak miktarı olan 91.449,99'nin düşümü sonrasında bakiye kalan takip masrafları ve icra vekalet ücreti toplamı olan 49.879,27 TL alacağının tespiti neticesinde, kabul edilen alacağa ek olarak davalının konkordato nisabına dahil edilmesi ve davalının konkordatosunun tasdikine karar verildiğinden konkordato tasdik koşullarına göre davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu dava ile çekişmeli alacağın konkordato projesi kapsamına dahil olup olmayacağı hususu belirlenecektir. Davanın kabul edilmesi belirli bir para alacağının tahsilini değil sadece konkordato projesine dahil edilmesi sonucunu doğuracaktır. Nitekim dava bir aylık hak düşürücü süreye tabi tutulmuş olup, bu haliyle davanın alacaklı ile borçlu arasında geçen gerçek anlamda bir eda davası olmadığından, dava sonunda verilen hükmün yalnız konkordato talep eden borçlunun konkordato projesine katılıp katılmayacağı veya ne miktarda katılacağını belirlemeye yönelik olacağından davanın bu niteliğine göre alacak davasından farklı olarak maktu harç ile açılmıştır. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/199 Esas sayılı dosyasında  konkordato kararının tasdik tarihinin  23/11/2022 tarihi olduğu, tasdik kararında İİK 308. madde uyarınca çekişmeli alacaklıların 1 aylık süre içerisinde dava açmaları gerektiğinin de belirtildiği;  tasdik kararının ilan tarihinin ise 25.11.2022 olduğu, bu davanın  ise, 11.01.2023 tarihinde açılmış olduğu;  308/b. maddesi; 'Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilir' düzenlemesinde belirtilen hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle davanın  özel dava şartı yokluğu...\" gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, Bakırköy 2. ATM'nin 2022/199 Esas sayılı dosyasında konkordatonun 23.11.2022 tarihinde tasdik edildiği, İİK'nın 308. maddesi uyarınca çekişmeli alacaklıların bir aylık süre içerisinde dava açmaları gerektiği, tasdik kararının 25.11.2022 tarihinde ilan edildiği, davanın ise 11.01.2023 tarihinde açıldığı ve bu nedenle hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, oysa mahkemece zorunlu arabuluculuk süresinin dikkate alınmaksızın karar verildiğini, anılan hükme göre alacakları itiraza uğrayan alacaklıların, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceklerini, konkordatonun mahkemece  23.11.2022 tarihinde tasdik edildiğini, Basın İlan Kurumu’nun yazısına göre tasdik kararının 28.11.2022 tarihinde ilan edildiğini, İİK'nın 308/b maddesine istinaden açılan davaların, ticari nitelikli olmaları nedeniyle zorunlu arabuluculuğa tabi olduklarını, çekişmeli hale gelen alacak için 28.11.2022 tarihinden 18 gün sonra,  16.12.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve arabuluculuk sürecinin 03.01.2023 tarihinde tamamlandığını,  6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 16/2. Maddesi uyarınca arabuluculuk sürecinde zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, bu nedenle 16.12.2022 tarihi ile son tutanak tarihi olan 03.01.2023 tarihi arasında hak düşürücü sürenin işlemediğini, son tutanağının imzalandığı 03.01.2023 tarihinden 8 gün sonra, 11.01.2023 tarihinde yani 18+8=26. günde davanın açıldığını, müvekkilinin alacağının da sabit olduğunu Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, konkordato davasında davalı tarafından itiraz edilen ve çekişmeli hâle dönüşen miktarın konkordato nisabına dahil edilmesi ve konkordatonun devamı süresince tasdik koşullarına göre tahsili istemli alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle usuldan reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında davalı borçlu şirket hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/199 Esas sayılı dosyasında konkordato yargılamasının gerçekleştirildiği, davacı alacaklı tarafından konkordato komiserliğine 141.329,16 TL genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını bildirdiği, alacağın bir kısmının kabul edilerek alacak kaydı tutanağının düzenlendiği, bakiye 49.879,27 TL kısmının ise kabul edilmediği, mahkemenin 2022/199 Esas sayılı dosyasında 23.11.2022 tarihli kararı ile borçlu şirket yönünden konkordato talebinin kabulü ile projenin tasdikine karar verildiği, tasdik kararının 23.11.2020 tarihli Türkiye Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davacı tarafça İİK 308/b maddesi gereğince iş bu davanın açılmış olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine dair verilen kararın hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. İİK'nın 308/b maddesinin üst başlığı \"Çekişmeli alacaklar hakkında dava\"dır. Maddede, alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilecekleri, tasdik kararı veren mahkemenin konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebileceği, süresi içinde dava açmamış olan alacaklıların bu paydan ödeme yapılmasının talep edemeyecekleri bu durumda yatırılan payın borçluya iade edileceği düzenlenmiştir. Eldeki uyuşmazlık, İİK'nın 308/b. maddesinde düzenlenen ve anılan maddede “alacakları itiraza uğramış”kavramı ile ifade edilen konkordato talep eden borçlunun alacağa itiraz etmesi sonucu “çekişmeli alacak” haline gelen alacaklarla ilgili alacaklının yasada belirtildiği üzere tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde açması gereken alacak davasının, bu süre geçtikten sonra açılması hâlinde nasıl bir işlem yapılması gerektiğine ilişkindir. İİK 308/b maddesi; \"Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar  borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler, bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.\"hükmünü haizdir. Konkordatonun tasdikinin ilanından başlayarak bir ay içinde çekişmeli alacaklar hakkında alacağın esasına ilişkin dava açmayanlar maddi hukuk yönünden alacak hakkını kaybetmezler. Bu kategoriye giren alacaklılar konkordatoya hiç kayıt yaptırmamış  süjelerin  hukuki statüsüne tabi olurlar ve dava açtıklarında  kendilerine bir nevi ihtiyati tedbir olarak ve teminat olarak bir pay ayrılıp bankada bloke edilmez. Mahkemece bu davanın sonucunda verilecek davanın kabulüne  dair ilamın  tasdik edilen konkordato  ödeme projesi dâhilinde infazı zorunludur  (Av.Sümer Altay, Av. Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 4. Baskı,  İstanbul 2018, syf 268 ). Konkordatonun tasdikine karar veren veren mahkeme, çekişmeli alacaklar olarak kabul edilen alacaklıların haklı olup olmadığına karar veremez. Mahkeme, konkordato sürecinde yalnızca çekişmeli alacakların konkordatoya dahil olup olmayacakları, olacaklarsa hangi oranda konkordatoya dahil olacaklarına karar vereceği, konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim İİK'nın 302/6. maddesinde, çekişmeli alacaklar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Konkordatoya tabi olmak isteyen alacaklının  çekişmeli alacağı hakkında  konkordatoyu inceleyecek olan mahkemenin vereceği karar sadece konkordato nisabına dahil olmak bakımından sonuç  doğuracaktır. Mahkemece alacağın varlığını ve miktarını yaklaşık ispat derecesi ile tespit ederek, esasa etkisi olmayan bir kararla tesis edecektir (Prof. Dr. Selçuk Öztek - Yeni Konkordato Hukuku Ankara 2018 sahife 408,409). Bu durumda, konkordato adi nitelikteki bütün alacakları kapsamına alacağından, konkordatoya kayıt yaptırılmaması alacağın ortadan kalkmasını gerektirmez. Ne var ki konkordatoya kayıt yaptırmayan ya da süresinden sonra kayıt yaptıran alacaklı bu alacak borçlu tarafından kabul edilmediği takdirde, genel hükümlere göre alacağını mahkeme ilamı  ile belirlemek zorundadır. Konkordatoya süresinde kayıt yaptırmamanın müeyyidesi konkordato nisap ve oylamasına dahil olmamak  ve verilecek teminattan yararlanamamaktır. Bir aylık  süre  içinde dava açılmamasının müeyyidesi de aynıdır. Davacı tarafından borçlunun itirazına uğrayan çekişmeli alacak niteliğindeki davanın bir aylık süre içinde açılmamış olması halinde alacaklının hakkı sükut etmediğinden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine sebeb olmayacaktır. Başka bir ifadeyle davanın İİK'nın 308/b maddesi uyarınca bir aylık süre içinde açılmamış olması, genel hükümlere göre açılan bu davanın görülmesine engel teşkil etmediğinden, mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle  davanın hak düşürücü süreye dair özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve  yasaya   aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.  <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 03.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25d8b33dd57ce66e","SID":"383c9cffe26a068f"}}