{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     <br><br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t\t\t\t\t\t\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t\t\t\t ...<br>KATİP\t\t: ...  \t\t\t\t\t\t\t\t...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t <br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: <br>DAVACI\t: <br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 13/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/06/2024 <br>\t<br>Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; 15.04.2021 tarihinde .....Şahinkaya okulu yanı, ....parkı yanı park alanında ... plakalı aracı park halindeyken, ... idaresindeki ... adına kayıtlı  .... plakalı araç ile drift yaparak vurduğunu, aracındaki hasarı tespit ettirmek için .... BMW servisine götürdüğünü, yetkili servis tarafından 19/04/2021 tarihli tespitlerinde 50.986,16TL+KDV yedek parça ve ilaveten 14.218,00TL+KDV işçilik bedeli çıkarıldığını, servis tarafından çıkarılan hasar bedellerinin ödenmesini için davalılar ile iletişime geçerek bedelin ödenmesini istediğini ancak davalılar ödeme yapmayacaklarını söylediklerini, servis tarafından düzenlenen hasar tespitleri için ek 500,00TL ödeme yaptığını, aracının hasarlı bir şekilde kullanılamaz halde olduğunu, aracının ikinci elde satılırken ağır hasarlı gözükeceğini bu nedenle değer kaybına uğradığını, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, 65.704,16TL hasar bedeli ile bilirkişilerce belirlenecek değer kaybının, hasar ve mahrumiyet bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 43.000,00-TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacı aracında meydana gelen araç hasar tazminatı için 21.127,64-TL hesaplama yapılmış ve bu kapsamda gerekli ödeme yapılmış/onarım gerçekleşmiş olduğunu, 5684 sayılı kanun 22/17. maddesi gereğince delil niteliğinde olan eksper raporu kapsamında ödemelerini gerçekleştiren sigorta şirketi tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar.... vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın kusura yönelik iddiasını kabul etmediklerini,  müvekkili davalı idaresindeki aracı karşı yönden gelen  başka bir araç sıkıştırmış ve kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, mahkemece kusur incelemesi yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle davacı tarafın talep etmiş olduğu zarar  miktarının fahiş olduğunu, davacının başkaca bir inceleme ve tespit yapılmaksızın ilgili servisten orjinal parçalar üzerinden hasar tazmini ve işçilik alacağı talebinde bulunmasını kabul etmediklerini, davacıya ait araçtaki  hasar ve işçilik giderlerinin usul ve yasaya uygun olarak mahkeme denetiminde  yapılacak tespit inceleme sonucu belirlenmesi gerektiğini,  kaza nedeniyle davacıya ödenmiş bulunan tazminata ilişkin ödemelerin de tazminat hesaplamalarından düşülmesi gerektiğini, sigorta limitlerini aşan kısmı için .... Sigorta A.Ş. tarafından genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, davanın  .... Sigorta A.Ş ne ihbar edilmesini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>Mahkemece, Davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne, buna göre 102.920,78 TL hasar bedeli ve 37.050,00 TL değer kaybı bedeli toplamı olan 139.970,78 TL maddi tazminatın davalı ... ve dahili davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 15/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,davalı .... yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 07/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte (davalı ...‘nin maddi tazminattan sorumluluğunun poliçedeki miktar ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne, buna göre 4.500,00 TL aracın kullanılamamasından kaynaklı maddi tazminatın davalı ... ve dahili davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 15/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve dahili davalı ...’tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; davanın kabul edildiğini, mahkeme hükmünün 7. Maddesinde davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönüyle kaldırılmasını, davalı lehine verilen vekalet ücretinin kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>Davalı ... ve Handem vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; alınan bilirkişi raporunda davalı ...'e % 100 kusur atfedildiğini, sokakta park halinde bulunan araçların bilirkişi ve mahkemece hesaba katılmadan değerlendirme yapıldığını, kazanın akşam, iftar saatine yakın ve okul çıkışı olması nedeniyle oldukça kalabalık ve telaşlı bir zamanda ve yerde gerçekleştiğinin hesaba katılmadığını, kusur değerlendirmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, yapılan değer kaybı hesabının da hatalı olduğunu, mahkemece gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile;  hükme esas alınan bilirkişi raporunun tamamen hatalı olduğunu, raporda kaza tarihindeki parça fiyatları değil rapor tarihindeki parça fiyatlarının esas alındığını, onarımı uygun olan parçaların değişim yazılarak fahiş bir tazminat belirlendiğini, dosyaya ibraz edilen raporda tespit edilen hasar ve değer kaybı meblağının hesaplamasına dair araştırmanın nereden yapıldığına dair hiçbir dayanak gösterilmediğini ve tamemen öznel nitelikte bir tazminat değerlendirmesi yapıldığını, vekalet ücreti, harç, giderler belirlenirken davalı şirketin limitinin  gösterilmeyip, tamamından sorumlu tutulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda bulunan ifadelerin açıklık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine yöneliktir.<br>Davacının maddi tazminat talebi; hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli kalemlerinden oluşmaktadır.  <br>Davacı adına kayıtlı .... plakalı araç ile davalı ... sevk ve idaresinde olan, davalı ... (yargılama aşamasında vefat etmiştir) adına kayıtlı ve davalı ... AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ... plakalı aracın karıştığı 15/04/2021 tarihli trafik kazasında davacı adına kayıtlı aracın hasar gördüğü uyuşmazlık konusu değildir. <br>Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.  <br>Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). <br>Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17 HD 2016/2072 E- 2018/11712 K sayılı ilam).<br>Somut olayda, 21/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda ve 03/05/2022 tarihli ek raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Enes'in Tam kusurlu olarak belirlendiği, araçta oluşan hasarın onarımının işçilik ve yedek parça olmak üzere toplam 102.920,78-TL olarak, aracın tamirinin 15 gün olarak ve bu süre zarfında mahrumiyet bedelinin 4.500,00 TL olarak belirlendiği, hasarlı parçların kazayla uyumlu olduğu, ancak kaza tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerekirken, rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur. <br> 21/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda ve 03/05/2022 tarihli ek raporunda, davacı adına kayıtlı araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybının yöntemince belirlenmediği, ancak davacının bu hususta istinaf yoluna başvurmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun değer kaybına yönelik bölümü davalılar lehine olmakla yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. <br>Dava dilekçesinde hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, mahkemece araç mahrumiyet bedelinin yalnızca davalı ... ve davalı ...'den tahsiline karar verildiği, başka bir ifadeyle araç mahrumiyet bedeli talebi hakkında davalı ... AŞ yönünden davanın reddi cihetine gidildiği, bu durumda kendini vekille temsil ettiren davalı ... AŞ lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik yoktur. <br>2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir.<br>2918 Sayılı KTK 91 maddesi gereği aynı yasanın 85/1 maddesi kapsamındaki  sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirilmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya  yaralanmasına  veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur.<br>ZMMS sözleşmesi ile motorlu araç işletenin üçüncü kişilere verdiği zararlar nedeniyle onlara karşı olan hukuki ve mali sorumluluğu güvence altına alınmaktadır.  Bu  tür sigortada kazaya neden olan araç  işleteninin hukuki sorumluluğu güvence altına alınmış olduğundan sigortacının zarar giderim yükümlülüğünün de bu ilke çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, sigorta şirketleri sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde zarar miktarından sorumludur (Yargıtay 17 HD 2016/5784 E-2019/4279 K sayılı ilam).<br>Somut olayda, davalı ... AŞ'nın ....plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu, kaza tarihi itibarıyla poliçe limitinin araç başı maddi hasar 41.000,00 TL olduğu, rizikonun gerçekleşmesi halinde bu rizikodan zarar gören üçüncü kişilerin gördükleri gerçek zararların sigorta limiti dahilinde karşılanacağı, bununla birlikte sigorta şirketinin poliçe limiti üzerinde kalan miktarın ferilerinden yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlardan da sorumluluğu bulunmadığı, mahkemece davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu miktarın ve aynı şekilde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden teminat limiti ile sorumlu olduğu miktarın hükümde tam olarak belirtilmesi gerekirken HMK 297 maddesine aykırı olacak ve infazda tereddüt yaratacak ve şekilde miktar belirtmeden sorumluluğuna hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. <br>HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuraların sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekilinin istinaf talepleri yönünden ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf talepleri yönünden hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalılar Ak Sigorta A. Ş. vekili ile davalı ... ve diğerleri vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Bursa ....Ticaret Mahkemesi 12/12/2022 tarih, .... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,   <br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,9.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70-TL'nin  davacıdan  alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı ... A. Ş. vekili ile davalı ... ve diğerleri vekilinin  istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa....Mahkemesi'nin 12/12/2022 tarih, ... sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,<br>5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>6-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>7-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf gider avansının kendisi üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 13/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye-...<br><br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63462eff80780cf6","SID":"b1321e87461be791"}}