{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1262 <br>KARAR NO: 2025/921<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2022<br>NUMARASI: 2018/93 Esas 2022/160 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin 12/09/2014 tarihli fatura ile 318.600-TL bedelle davalı şirkete tekne sattığını ancak bedelini alamadığını,Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine faturaya dayalı başlattıkları  icra takibine davalının itiraz ettiğini ,takibin durduğunu, davalının faturaya itirazı olmadığını, ödeme  belgesi ibraz etmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından davacıdan tekne satın alınmadığını, davacı tarafın ana sözleşmesine göre davalının tekne alıp satma işi yapmasının söz konusu olmadığını, ayrıca alacak likit olmayıp icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı tarafça tekne satış ilişkisi  kabul edilmemekle birlikte, 16.04.2019 tarihli dilekçede, taraflar arasında düzenlenen 11/11/2014 tarihli satış protokolünde satış bedelinin 170.500-TL'sinin davacı tarafça tahsil edildiği, kalanın teknenin satışından sonra ödeneceğinin taraflarca kabul edildiğinin ileri sürüldüğü, davacı tarafça inkar edilen  protokol altındaki imzanın yaptırılan imza incelemesi ile davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunun tesbit edildiği,protokolde teknenin davalıya 12.09.2014 tarihli fatura ile 270.000-TL+KDV (48.600-TL) bedel ile satıldığı,170.500-TL'sinin davalıdan tahsil edildiği, kalan 99.500-TL ve KDV bedeli olan 48.600-TL'sinin davalının tekneyi satışından sonra tahsil edileceğinin kabul edildiği, buna göre tekne satış bedelinin 170.500-TL'sinin davacı tarafından davalıdan tahsil edildiği, dolayısıyla davacının kalan alacağı 148.100-TL olup, bu bedelin muaccel hale gelmesinin ise teknenin davalı tarafından satılması şartına bağlandığı, yapılan keşif ve ticari defter incelemesi sonrası düzenlenen 04/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile davalı vekili tarafından keşif heyetine inceletilen teknenin dava konusu tekne olmadığı, davalının ticari defter kayıtlarına göre teknenin 08/10/2015 tarihli fatura ile dava dışı ... firmasına satıldığının tespit edildiği,alıcının 2 yıl sonra satış faturasının bir kısmı için iade faturası düzenlemesinin protokoldeki satış koşulunun gerçekleşmesine engel teşkil etmediği, protokolde bakiye bedel için muacceliyet koşulunun takip tarihinden önce gerçekleştiği,davacının tekne satışından kalan 148.100-TL alacağı davalıdan talep etmekte haklı olduğu, kabul edilen alacak belirli ve likit olduğu,tahsil ettiği 170.500-TL bedel yönünden takip başlatmakla kötüniyetli sayıldığı gerekçesiyle,davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 148.100-TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, fazla istemin reddine, %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, %20 oranda hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; davalının cevap dilekçesini ıslah etmeden cevabını değiştirerek verdiği ikinci cevap dilekçesinde,protokol sunarak borcun bir kısmının ödendiğini ileri sürdüğünü ve cevap dilekçesinde talep etmediği kötü niyet tazminatı talep ettiğini, mahkemece, taraflarınca kabul edilmeyen protokol esas alınarak alacaktan mahsup yapılarak ödendiği ileri sürülen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,ödeme yapılmadığı gibi davalının ödeme belgesi ibraz etmediğini, dava dilekçesinde alacağa avans faizi işletilmesini taleplerine rağmen, mahkemece yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davanın reddedilen kısmı bakımından karşı taraf lehine müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla vekalet ücreti verilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.    <br>GEREKÇE: Dava, tekne satımı nedeniyle düzenlenen  fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.  Davacı tarafça düzenlenen tekne satımı nedeniyle düzenlenen 318.000-TLbedelli faturaya dayalı olarak davalı aleyhine ilamsız takibe itiraz üzerine açılan itirazı davasında davalı tarafça cevap dilekçesinden sonra ibraz edilen protokol gereğince alacağın 170.500-TL'sinin davalı tarafça davacıya ödendiği, davacının 148.100-TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, bu miktar  alacağa itirazın iptaline ve kabul edilen alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine , ayrıca reddedilen kısım bakımından davacının takipte kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan bir protokolden bahsedilmemiş ve delil olarak da protokole dayanılmamış olup, dilekçeler aşamasından yaklaşık bir yıl sonra sunulan 26.09.2018 tarihli dilekçe ile protokol gereği borcun kısmen ödendiği ileri sürülerek, taraflarca akdedilen 11.11.2014 tarihli protokol ibraz edilmiştir.Protokolde, açıkça tekne satış bedelinin 170.500-TL'sinin davacı tarafça davalıdan tahsil edildiği, kalan 99.500-TL+48.600-TL KDV'nin davalı tarafça teknenin satışından sonra tahsil edileceği kabul edilmiştir. Protokolde davacı şirkete atfen atılan imza davacı tarafça inkar edilmişse de, mahkemece yaptırılan imza incelemeleri sonucunda grafolog bilirkişi ile ATK tarafından düzenlenen raporlarda imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu belirlenmiştir. Alacağın tamamen veya kısmen ortadan kalkması sonucunu doğuran, borcu sona erdiren bir belgenin yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün olup, sonradan sunulan bu nitelikteki belgenin iddia veya savunmanın genişletilmesi yasağına tabi tutulamaz.Mahkemece takip ve dava konusu alacaktan,protokolde ödendiği kabul edilen kısmın mahsubu ile kalan alacağa hükmedilmesi yerinde olup aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı da talep edilmemiş olup, yine dilekçeler aşamasından yaklaşık bir yıl sonra sunulan 26.09.2018 tarihli dilekçe ile kötü niyet tazminatı talep edilmiştir. İİK'nın 67. maddesine göre, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, yazılı yargılama usulüne tabi davada cevap veya cevaba cevap dilekçesiyle talepte bulunulması gerekir.Davalı vekilinin dilekçe teatileri aşamasından sonra kötü niyet tazminatı talebinde bulunması savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup, davacı tarafın da açık muvafakati bulunmamaktadır. Bu nedenle protokol gereği alacağın bir kısmını tahsil eden davacının, tahsil ettiği alacağı da takip konusu yapması nedeniyle reddedilen kısım bakımından takipte kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir ise de, süresinde talep edilmeyen kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davacı tarafından icra takibinde davacı tarafça takip talebinde faiz türü belirtilmemiş, dava dilekçesinde ise alacağa avans faizi işletilmesi talep edilmiştir. İşbu dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Takip talebinde de faiz türü belirtilmediğinden, mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmedilmesi yerindedir. İcra takibinde talep olunan alacak ;maddi tazminata ilişkin olmadığından AAÜT'nin 13/3. maddesinin uygulanmaması gerekir.Reddedilen kısım bakımından davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti miktarı bakımından tarifeye aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek \"davanın kısmen kabulüne, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 Tarih 2018/93 Esas 2022/160 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 148.100-TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine,  İtirazın iptaline karar verilen alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan 29.620-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;\"Alınması gereken 10.116,71-TL karar harcından, davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılan 3.847,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.268,81 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacı tarafça ödenen 3.879,30 -TL peşin harçların davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 329,63 TL posta gideri, 4.000-TL bilirkişi ücreti, 700-TL keşif masrafı olmak üzere toplam 5.029,63-TL yargı giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 2.321,20-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 18.019,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı lehine takdir olunan 20.147,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\"  Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,  Davacı tarafından yapılan 131,40-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.04/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12e29ea773810135","SID":"867c429f384258ff"}}