{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/576 <br>KARAR NO: 2025/859<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/02/2025 (Ara Karar) <br>NUMARASI: 2022/975 Esas <br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN <br>TALEP: İhtiyati Tedbir <br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA VE TALEP:  İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirketin %75'ine tekabül eden 3.000 adet hissesini Kadıköy .... Noterliği'nde 09/08/2022 tarihinde akdedilen hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ortak ...'den devraldığını, alım öncesinde müvekkilinin adına kayıtlı Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mah. ... ada ... parseldeki taşınmaz hissesini şirkete devrettiğini, buradaki amacın ...'ın bu taşınmazdan hisse almak istemesine ilişkin olduğunu, yani taşınmazın şirkete devri ile şirket hisselerinin bir kısmının müvekkiline devredildiğini; fakat dava tarihi olan 02/12/2022 tarihine kadar hisse devrinin ticaret sicilinde tescil edilmediğini; ayrıca devreden ...'ın müvekkiline karşı 12/08/2022 tarihinde İstanbul Anadolu 10. ATM'nin 2022/585 Esas sayılı dosyasında söz konusu hisse satış sözleşmesinin iptali istemli dava açtığını; satıştan önce şirket hisselerinin tamamının ...'a ait olduğunu yani şirketin tek ortaklı olduğunu, kötüniyetle bu güne kadar tescili yapmayan şirket yetkilisinin bundan sonra şirkete zarar verebileceği dikkate alınarak mal kaçırmanın önlenmesi amacıyla söz konusu taşınmaz üzerine ve rutin işlemler hariç şirketi borçlandırmaması için yetkililerinin kısıtlanması hususunda tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin noterdeki sözleşme ile devraldığı davalı şirketin 3.000 adet hissesinin müvekkili adına ticaret siciline tesciline; şirkete devrettiği taşınmaz üzerine ve şirket ortak ile müdürünün şirketi borçlandırmaması için yetkilerinin kısıtlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili 19/02/2025 havale tarihli dilekçesiyle, dava dilekçesindeki aynı hususları tekrar ederek ve davalı şirketin yetkilisinin müvekkiline açtığı  İstanbul Anadolu 10. ATM'nin 2022/975 esas, 2024/683 karar sayılı ve 31/10/2024 tarihli ilamıyla hisse devir sözleşmesi iptali davasının reddedildiğini ileri sürerek, belirtilen taşınmazın üzerine tedbir konularak satışının önlenmesine, şirket ortağı ve müdürünün şirketi borçlandırmaması için yetkililerinin tedbiren kısıtlanmasına ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>ARA KARAR: Mahkemece 20/02/2025 tarihli ara kararla, davacı vekilinin tedbir talebinin 09/12/2022 tarihli ara kararı uyarınca reddine karar verildiği, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin gerekçelerin aynen devam ettiği; o tarihten bu yana dosya durumunda değişiklik bulunmadığı ve yine 09/12/2022 tarihli karardaki gerekçelerle talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının hatalı olduğunu,  eldeki davada bekletici mesele yapılmış olan dava dışı hissesinin devreden ortak ...'in müvekkiline karşı açtığı İstanbul Anadolu 10. ATM'nin 2022/975 esas, 2024/683 karar sayılı ve 31/10/2024 tarihli ilamıyla hisse devir sözleşmesi iptali davasının reddedildiğini, bunun da ihtiyati tedbir talepleri kapsamında haklılıklarını yaklaşık olarak ispat ettiğini belirterek,ara kararın kaldırılmasına, taşınmazın üzerine tedbir konularak satışının önlenmesine, şirket ortağı ve müdürünün şirketi borçlandırmaması için yetkililerinin tedbiren kısıtlanmasına ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Uyuşmazlık, davacının davalı şirketin tek ortağı olan ...'den noterdeki hisse devir sözleşmeyle aldığı bir kısım hisselerin ticaret siciline tescil edilmemesi nedeniyle tescili ve şirket adına olan taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması, şirket yetkilisinin yetkilerinin kısıtlanarak, şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki 02/03/2022 tarihli ilana göre, davaya konu dava dışı ...  San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin önceki unvanının \"... Otelcilik Gıda İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.\" olduğu, söz konusu unvan değişikliğinin şirketin 22/02/2022 tarihli kararıyla alındığı görülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin tek ortağı ve yetkilisi dava dışı ...'dir. Şirketin tüm payları 4.000 adettir. Davacı ile dava dışı ...'in vekili ... arasında Kadıköy 30. Noterliği'nde 09/08/2022 tarihinde akdedilmiş sözleşmeye göre davacının dava dışı şirketin tek ortağı olan ...'den 75.000-TL bedel karşılığında davalı şirketin 3.000 adet hissesini devraldığını, devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin yazılı olduğu görülmüştür. Eldeki davada davacı, sadece bir kısım hisselerini satın aldığı şirketi davalı olarak göstermiş; ancak sözleşmeyle bir kısım şirket hisselerini satın aldığı ...'e husumet yöneltmemiştir. Taraf teşkilindeki bu eksiklik giderilebilir bulunmaktadır. Davacının üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği Muğla Bodrum Göl Mah. 161 ada 7 parseldeki incir ve zeytinlik niteliğindeki taşınmazın 1/5 hissesinin davalı şirket ... Turizm ... Ltd. Şti. (kayıt tarihi itibariyle, tapuda davalı şirketin 01/03/2022 tarihinden önceki unvanı olan ... Ltd. Şti. yazılıdır) adına 14/07/2021 tarihli satış işlemine istinaden kayıt edildiği, geri kalan hisselerinin dava dışı altı kişiye ait bulunduğu tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 10. ATM'deki dosyada getirtilmiş söz konusu işleme ilişkin resmi senede göre, satıcı-davacı ... ile alıcı  ... Ltd. Şti.'nin (temsilcisi ...) 3.025.000-TL bedelle satıcının 1/5 hissesini satın aldığı ve bedelin nakten alındığının yazılı olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili, incelemeye konu başvurusunda üç adet hususta ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Bunların birincisi taşınmaz üzerine tedbir konularak satışının önlenmesine, ikincisi şirket ortağı ve müdürünün şirketi borçlandırmaması için yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasına ve üçüncüsü ise şirkete kayyum atanmasına karar verilmesidir Taşınmaz üzerine tedbir konularak satışının önlenmesine ilişkin birinci talep açısından; HMK'nın \"ihtiyati tedbirin şartları\" başlıklı 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Şirketin taşınmazı eldeki davanın konusu olmadığı için tapu kaydı üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydı üzerine bu hususta ihtiyari tedbir konulması talebi yerinde bulunmamıştır. Fakat davacının ikinci tedbir talebi olan davalı şirketin tek ortağı ve müdürü olan ...'in yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasına ilişkin talep açısından söz konusu taşınmaz açısından işlem yapabilmesi hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. İhtiyati tedbirler geçicidirler, esasın varlığına karine oluşturmazlar. Bu nedenle mevcut durumda bir değişiklik olduğu takdirde hâkim edindiği kanaate göre kararını değiştirebilir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hâkim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispat yeterli olacağı HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre hisse devri yapan tek ortağın aynı zamanda şirket yetkilisi olması, hisse devrinden evvel taşınmazın devrinin davacı tarafından şirkete yapıldığı gözönüne alındığında davacı tarafından devir edilen şirket taşınmazının  muhafazası için gerekli önlemlerin alınması gerekir. Davalı şirket adına kayıtlı taşınmazın  üçüncü kişilere devir, temlik, ayni ve şahsi hak ile takyit edilmesinin önlenmesi için davalı şirket yetkilisinin yetkisinin kısıtlanması hususunda takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi davacının haklarının korunması bakımından yeterli sayılmış, şirkete kayyım atamasına gerek görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmek gerekirken tedbir talebinin tümüyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın kaldırılarak yeniden ara karar verilerek davalı şirket yetkilisinin bu aşamada şirkete ait taşınmazın üçüncü şahıslara devir ve temlik edilmesi, taşınmaz üzerine ayni ve şahsi hak tesisi hususunda yönetim ve temsil yetkisinin kısıtlanmasına, üçüncü şahısların haklarının korunması için kararın sicilde tescil ve ilanına  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/975 esas sayılı 20/02/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne; davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. (tapu kaydında malik ismi şirketin önceki unvanı olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. şeklinde yazmaktadır) adına kayıtlı Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazdaki ... hissenin davalı şirket yetkilisi tarafından 3. kişilere devir, temlik, ayni ve şahsi hak ile takyit edilmemek  ile SINIRLI OLMAK ÜZERE davalı şirket  temsilcisinin  yönetim ve temsil yetkisinin kısıtlanması için  HMK nın 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, davacı vekilinin diğer ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, Takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekiline bildirilmesine,\" İhtiyati tedbir kararının  tebliği ve uygulanması talep edildiğinde infazı işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0dbb2e1147049c44","SID":"d1f7c24ee30e53d2"}}