{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/586 <br>KARAR NO: 2025/924<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/03/2024<br>NUMARASI: 2023/694 Esas 2024/211 Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru ... Kalsın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, ... San.ve Tic. A.Ş.'nin ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı iken 09/10/2014 tarihinde resen tasfiyesine karar verildiğini ve 16/10/2014 tarihli TSG'de tasfiyesinin sona erdiğini ve ilan edildiğini, ... Kargo Gümrük Müdürlüğünün 18/09/2023 tarihli ... sayılı yazısı ile şirket adına tanzimli 13/03/2007 tarihli ... sayılı Dahilde İşleme İzin Belgesinin bölge müdürlüklerinin Dış Ticaret İşlemleri Şube Müdürlüğünün 08/02/2021 tarihli ... sayılı yazıları ile müeyyideli olarak kapatıldığının bildirilmesi üzerine müdürlüklerince 26/02/2021 tarihli ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini, ek tahakkuk ve ceza kararının şirket başkanı ... a  tebliğ edildiğini, 22/04/2022 tarihinde itiraz edilmesi üzerine Bölge Müdürlüklerince itirazın reddedildiğini, bahse konu kararların iptaline yönelik açılan davada davacının dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle İstanbul 4.Vergi Mahkemesinin 16/08/2022 tarih ve 2022/1858 esas 2022/2077 karar sayılı kararı ile asıl borçlu şirketten tahsil imkanı kalınmadığı ispat edilmeden kanuni temsilci için takibe geçilemeyeceğinden davanın reddine karar verildiğini, bu nedenlerle sözü edilen kamu alacağının tebliğ ve tahsilatına ilişkin işlemlerin tamamlanabilmesini teminen şirket hakkında tüzel kişiliğinin ihyası ile yeniden tesciline, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, şirketin 6102 Sayılı TTK geçici 7.maddesi ile 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı RGde yayımlanarak yürürlüğe giren münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 5.maddesi kapsamında aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09/10/2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, 6102 Sayılı TTKnin geçici 7.maddesi uyarınca resen terkin kapsamına alınan şirketlerin bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren 2 ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı veya davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı vermesi gerektiğini, ancak yapılan ihtara rağmen şirketin bahse geçen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ticaret sicil müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, davalı davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, resen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi davacı tarafça işlemin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini beyan etmiştir. Davalı ... vekili; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını, davalının dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığını, davalının şirketin yönetim kuruluna seçildiğini ancak hiçbir zaman şirketi yönetmesine müsaade edilmediğini, ayrıca İstanbul 11.ATM'nin 2011/457 esas sayılı (eski esas 2007/698) genel kurul kararının iptali istemli dosyada 29/12/2009 tarihli celsede  29/12/2009-22/06/2017 tarihleri arasında şirketi yönetmesinin mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı ile engellendiğini, kaldı ki bu süreçte mahkeme tarafından genel kurul kararının icrası geri bırakıldığına göre ya önceki yönetim kurulu üyelerinin yetkili kabul edileceğini ya da mahkeme tarafından şirketin idaresi için kayyım atanması vb.çözüm üretileceğini, iki ihtimalde de davalıyı ilgilendiren bir husus bulunmadığını, dolayısı ile davanın davalı aleyhine değil o dönemde kanuni temsilci olan ..., ... ve ... Kalsın aleyhine açılması gerektiğini, davalının yönetim kuruluna seçildiği genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasına kadarki dönemde de eski yönetim kurulu üyeleri ve şirketin çalışanları tarafından davalının şirketi yönetmesinin engellendiğini, bu iddiaların İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü Vergi Denetmenleri Büro Başkanlığınca yapılan denetimde hazırlanan 04/11/2019 tarihli iki ayrı raporda da ispatlandığını, hatta davacı tarafından şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davalı aleyhine kesilen ceza kararları ile vergi tahakkuklarının iptaline yönelik açılan İstanbul 4.Vergi Mahkemesinin 2022/1858 esas, 2022/2077 karar sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde de davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ve zamanaşımına uğraması nedeniyle usulden reddine, davalı taraf ve dava ehliyetine sahip olmadığından dava şartının yokluğu pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, davalı ...'ın şirketin son ortak ve yetkililerinden olduğu, tasfiye öncesi bir kısım adli ve idari davalarda şirket işleri sebebiyle taraf olduğu görüldüğünden, bu kimsenin tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerektiği, şirket olağan tasfiye usulü ile değil, TTKnın geçici 7. madde gereği resen terkin edildiğinden, davalıların her ikisi de kanuni hasım kabul edildiği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...  sicil numarası ile kayıtlı ... Anonim Şirketi'nin, davacı Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü ... Kargo Gümrük Müdürlüğünün alacaklarının tahsili için yapılacak takipler ve açılacak davalar ve tahsilat işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, anılan amaca matuf işlemlerle sınırlı olmak üzere davalı ...'ın ek tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı tasfiye memuru vekili; müvekkil ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin kanuni temsilcisi olduğu iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; şayet öyle olmuş olsaydı dahi bu davanın şahsına yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmadığının kabulü gerektiğini, kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları  doğrultusunda davanın müvekkil yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK.'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır.TTK'nın geçici 7. madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan  şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD'nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir. \"Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ,... terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır.\" denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür. Elde ki davada da terkinden evvel ki şirket yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verildiği, sicil dosyasının incelenmesinde bulunan gerekçeli kararlardan ortakların kim olduğu konusunda ihtilaflar yaşandığı, davalı ...'ın 11.7.2007 tarihli genel kurulda Divan Başkanı ve yönetim kurulu üyesi seçildiği; tasfiye memurluğu yapabilecek uygun aday olduğu; her ne kadar  TTK'nın geçici 7 madde uyarınca  yapılan terkinlerde şirket ortağına veya yetkilisine husumet düşmeyeceği kabul edilmekte idi ise de; tasfiye memuru adayı olarak da ilgili sıfatını haiz olduğu davada taraf gösterilmesi gerekmediğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece davalı olarak gösterilen şirket yetkilisi davalı tasfiye memurunun şirket ile ilgili olmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmiştir.\t<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tasfiye memuru ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6aa6d287a0652a01","SID":"6bba592b09c69afd"}}