{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/621 Esas<br>KARAR NO: 2025/880 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/208 Esas- 2025/98 Karar<br>TARİH: 23/01/2025<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Sektörde güvenilirliği ile bilinen müvekkil şirket ... Dış Tic. Ltd. Şti. uluslararası taşımacılık hizmeti vermekte olduğunu, taraflar arasında  ticari iş ilişkisi kurulmuş olup, davalı, fatura borçlarının bir kısmını ödemediğini,  müvekkil, davalının talebi üzerine taşınması gereken malların taşıma işini eksiksiz şekilde gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki birden fazla taşıma sözleşmesine ilişkin birden fazla fatura tanzim edildiğini, davalı bu borçların bir kısmını ödediğini, 50.000 USD'lik bakiye kısmı ödeyeceği zaman ekonomik sıkıntıda olduğunu ileri sürerek defalarca süre istediğini verilen sürelerde de borcunu ödemeyince mecburen icra takibi başlatıldığını, borçların doğumunun üzerinden iki yıldan uzun zaman geçtiğini, davalı halen herhangi bir ödeme yapmadığını, Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı hukuka ve hakkaniyete aykırı itirazının iptaline, takibin 53.675,27 USD (1.682.311,78 TL) üzerinden faiz ve ferileriyle birlikte devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle, alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, aksi halde mahkemenin belirleyeceği makul bir teminat karşılığında kabulüne, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket ile ... A.Ş. arasında 29.12.2021 tarihli 22240 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yapıldığını, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafın ... A.Ş. ile aralarındaki anlaşma gereği 29.12.2021 tarihli 22240 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... Finansal Kiralama A.Ş.'nin müvekkile teslimini üstlendiği kiralanan malların taşınmasını üstlendiğini, ancak 29.12.2021 tarihli 22240 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında sözleşme konusu kiralanan mallar müvekkile teslim edilmediğini, bu sebeple müvekkil şirketin ... A.Ş. aleyhine İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/539 E. sayılı dosyası ile açmış olduğu davada taşınan malların müvekkil şirkete teslim edilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshini talep ettiğini, müvekkil şirket 29.12.2021 tarihli 22240 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi konusu malların, davacı şirket ile ... A.Ş. arasındaki ilişki kapsamında kendisine teslim edileceğini düşünerek teslimi üstlenen davacı şirkete kısmi ödemede bulunduğunu, davacı tarafın kestiği faturalara \"... A.Ş.\" adına şerh düşmesi de bu ilişkiyi doğruladığını, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında bir sözleşme bulunmaması ve dolayısıyla müvekkil şirket için kesilen faturaların davacı taraf ile ... A.Ş. arasındaki ilişkiden kaynaklanıyor olması, ... A.Ş. ile davacı arasında yapılan anlaşma kapsamında ... A.Ş.'nin 29.12.2021 tarihli 22240 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamındaki taşıma ve teslim borcunu davacı tarafın üstlenmesi, 29.12.2021 tarihli 22240 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında teslimi üstlenilen malların müvekkile teslim edilmemesi nedeniyle müvekkil şirket ile ... A.Ş. arasında İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/539 E. Sayılı dosyası ile sözleşmenin feshine ilişkin davanın derdest olması, davacı tarafın dava konusu taleplerini ancak ... A.Ş.'ye karşı ileri sürebilecek olması sebepleri karşısında müvekkil şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/01/2025 tarih ve 2024/208 Esas- 2025/98 Karar sayılı kararında; \"Dava; Navlun alacağından kaynaklı  İtirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.Uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki  deniz yoluyla sözleşmesi ilişkisi kapsamında davacının davalıdan navlun  faturalarından kaynaklı kur farkı sebebiyle  takip tarihinde takip miktarı kadar alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, hususunda toplanıldığı anlaşılmıştır. Davacı navlun alacağından kaynaklı kur faturası sebebiyle iş bu davayı açmış olmakla konuyu düzenleyen  TTK’nın 5. (2).maddesinde ise;\" bir yerde ticaret işlerine bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek  Kurulu tarafından, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya bir kaçı münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.\" denilmiştir. HSK tarafından İstanbul İli mülki hudutlarında görevli olmak üzere İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi deniz ticareti davalarına bakmakla görevlendirilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli ihtisas mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Dava niteliği itibariyle ve tespit edilen uyuşmazlık kapsamında değerlendirildiğinde, dava konusu TTK’nın “Deniz Ticareti” başlıklı beşinci kitabı kapsamında yer aldığından, davaya bakma görevi, 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi uyarınca ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile İstanbul ili mülki hudutları içerisinde Deniz İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olmakla; mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, kararın kesinlemesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın TTK 5. kitapta düzenlemesini bulan Deniz Ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahekemesi'ne (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile, ''1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden  REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli  mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi)'ne gönderilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tacir taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu;Davalı şirket ile yapılan anlaşma uyarınca, müvekkilinin taşıma hizmetini yerine getirerek sözleşmeden kaynaklı borcunu ifa ettiğini, müvekkilinin, müşterisi olan davalının talebi doğrultusunda taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, davalı şirketin, taşıma işiyle uğraşan müvekkil şirket ile sadece malların taşınması hususunda anlaştığını ve müvekkilinin, üzerine düşen sözleşme yükümlülüğünü yerine getirerek istenilen malları taşıdığını, artık bu safhadan sonra, müvekkilin taraf olmadığı bir uyuşmazlığın müvekkile karşı iş bu davada savunma aracı olarak ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın haklılığının dosyaya sunulan deliller ile sübut bulmuş durumda olduğunu, Dava konusu taşıma hizmetinin hava yoluyla gerçekleştirildiğini;Gerekçeli kararda Deniz Ticaretine bakmakla görevli olmasından bahisle dosyanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) gönderilmesine karar verilmiş ise de, dava konusu navlun ücretinin deniz taşımacılığından kaynaklanmadığını, müvekkilin, müşterisi olan davalının talebi doğrultusunda taşıma işlemlerinin hava yoluyla gerçekleştirildiğini, bu sebeple görevsizlik kararının kaldırılması gerektiğini, Müvekkilinin zaten haksız itiraz nedeniyle alacağına kavuşamadığını, bir de dava tarihinden bir yıl sonra verilen hatalı görevsizlik kararı nedeniyle mağdur olduğunu, bu nedenle istinaf incelemesinin bir an evvel tamamlanmasını talep ettiklerini, ön inceleme duruşmasında ticari defter ve kayıtların incelenmesine karar verilmiş olup, yerinde inceleme talepli dilekçelerini sunarak gerekli avans ödemelerini yapmalarına rağmen, 6 aydan uzun sürede bilirkişi raporunun gelmiş olup, bilirkişi tarafından defter belge incelemesi dahi yapılmadığını beyanla, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.01.2025 tarih 2024/208 E. 2025/98 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini; davalı tarafın, taraflar arasında ticari ilişki olmadığı yönündeki mesnetsiz beyanlarına itibar edilmemesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin; \"Davacı navlun alacağından kaynaklı kur faturası sebebiyle iş bu davayı açmış olmakla konuyu düzenleyen  TTK’nın 5. (2).maddesinde ise;\" bir yerde ticaret işlerine bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek  Kurulu tarafından, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya bir kaçı münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.\" denilmiştir. HSK tarafından İstanbul İli mülki hudutlarında görevli olmak üzere İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi deniz ticareti davalarına bakmakla görevlendirilmiştir.\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verdiğini, Oysa ki davanın, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında herhangi bir taşıma sözleşmesinin bulunmaması, gerçekte davacı tarafın, taşınan malları ithal eden ... A.Ş.'nin bu malları müvekkile teslim borcunu, ... A.Ş. İle aralarında yapılan anlaşma kapsamında üstlenmiş olması gerçeği karşısında, davacı taraf ancak ... A.Ş.'ye karşı hak ve alacaklarını ileri sürebileceği gerçeği karşısında taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığından davanın \"sözleşmesel geçerlilik\" yönünden incelenip reddedilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin yerinde olmadığını, Zira \"Faturanın hüküm doğurabilmesi için, taraflar arasında önceden yapılmış ve geçerli bir sözleşme ilişkisine dayanması şarttır (TTK. m. 21/no.1). Fatura, sözleşmenin kuruluş safhasıyla ilgili olmadığına ve TTK. M. 21/no.2 hükmündeki karine faturanın içeriğine dair olup, sözleşmenin kuruluşuyla ilgili bulunmadığına göre, faturaya itiraz edilmemesi de sözleşme ilişkisinin varlığını göstermez. Eğer faturayı alıp da süresi içinde itiraz etmeyen taraf, sözleşme ilişkisini inkar ederse, o zaman, TTK. m. 21/no.2’deki karinenin uygulanabilmesi için, aralarında, faturanın dayandığı geçerli bir sözleşme ilişkinin bulunduğunu ispat yükü; faturayı düzenleyip gönderen (satıcı, işi yapan veya diğer bir menfaati sağlayan) tarafın üzerindedir (TMK. m. 6; HMK. m. 190/no.1). Faturaya konu alacağın dayandığı bu sözleşme, HMK. m. 200 (HUMK. m. 287) uyarınca senetle/kesin delille ispatlanmak durumundadır.\" (Yargıtay HGK., T. 27.2.2008, E. 2008/3-175, K. 2008/202) (Yargıtay 19. HD., T. 1.2.1994, E. 1994/249, K. 1994/712) (Yargıtay 11. HD., T. 02.10.1990, E. 5629, K. 6059) (Yargıtay 11.HD., T. 28.03.1990, E. 4189, K. 4283)\" Tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesinin 2024/208 E. 2025/98 K. sayılı kararının istinafen incelenerek kaldırılması gerektiğini beyanla, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/208 E. 2025/98 K. Sayılı kararının istinafen incelenerek kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedildiği ve davacı tarafından ifa edildiği iddia edilen uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklı cari hesap ve fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflar arasındaki taşıma sözleşmenin konusunun deniz yoluyla taşıma sözleşmesi olması sebebiyle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi)'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, dava dilekçesinde davalının talebi üzerine taşınması gereken malların taşınması işinin davacı tarafından eksiksiz yerine getirildiğini, ancak davalının fatura borçlarının bir kısmını ödemediğini iddia etmiş, ancak taşımanın hangi yolla (hava, kara veya deniz yoluyla) yapıldığını açıklamamıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan faturalarda ise, mal hizmet açıklaması olarak navlun ücreti, kur farkıfaturası, iç nakliye hizmet bedeli yazdığı görülmüş, taşıma hizmetinin verildiğine ilişkin evraklar dosya kapsamında görülememiştir. Davalı vekili tarafından davacı ile aralarında taşıma sözleşmesi akdedilmediği iddia edilmiş ve davacı iddiaları inkar edilmiş olup, yine taşıma sözleşmesinin türü açıklanmamıştır. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesi ekinde sunduğu ve davalı tarafla yaptığı iddia edilen whatsapp yazışmalarında hava limanı bedelini ve iç nakliye hizmet bedelini ilettiği görülmüş ve istinaf dilekçesinde taraflar arasındaki taşımanın davalının isteği üzerine hava yolu ile yapıldığını iddia etmiştir. Dava konusu taşıma evrakları dosyada bulunmadığından taşımanın hangi yolla yapıldığı net bir şekilde anlaşılamadığı gibi Mahkemece taşımanın deniz yolu ile yapıldığı sonucuna ne şekilde varıldığı gerekçeli kararda açıklanmamış ve deliller ile ilişkilendirilmemiş olup, karar Dairemizce de denetlenememiştir. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; dava konusu taşımaya ilişkin belgelerin dosyaya sunulması ve taşımanın hangi şekilde yapıldığı hususunda beyanda bulunmaları için taraflara süre verilmesi ve aynı zamanda ilgili gümrük müdürlüğünden celbi ile taşımanın hangi yol ile yapıldığının net bir şekilde ortaya konulduktan sonra görevli olup olmadığı  hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre işlem yapılmasıdır. Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenler ile tarafların istinaf başvurusunun  kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a4-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,  davalının istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar  verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2025 tarih ve 2024/208 Esas- 2025/98 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/05/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fffa8b5bde75081","SID":"aa5b6f1dc21631a3"}}