{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1619 Esas<br>KARAR NO: 2025/758<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/07/2023<br>NUMARASI: 2020/423 Esas, 2023/165 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eğitim-öğretim ve yayım alanında faaliyet gösterdiğini, “...” markası ile ... esas unsurlu tescilli ve tanınmış birçok markanın sahibi olduğunu, “...” ibaresini içeren birçok alan adının ve web sitesinin sahibi olduğunu, davalı adına kayıtlı ve davalı tarafından oluşturulan “...com” isimli web sitesi ile müvekkili ile aynı alanda faaliyet göstermeye başladığını, davalı şirketin kurucusu yapılan ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun davacı adına yapılan itiraz üzerine reddedildiğini, davalı şirketin bu başvurudan sonra kurulduğunu ve şirket unvanı içerisinde yer alan “...” ibaresinin davacının markaları ile iltibas yarattığını, davalı şirket her ne kadar “....com” adlı web sitesinin ana sayfasında “...” ibaresini çıkarmış ise de fiili olarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin devam ettiğini, davalı şirketin sicilde kayıtlı faaliyetleri ile davacının faaliyetlerinin aynı veya benzer olduğunu, davalının ve kurucusunun kötü niyetli olduğunu belirterek, davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, “....com” isimli internet sitesine ve mobil aplikasyonuna erişimin engellenmesine, davalının söz konusu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının “...” ibaresini kullanımının men'ine, karar kesinleştiğinde ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.<br>CEVAP: Davalı vekili beyan dilekçesinde; “...” ibaresinin “...” kelimesi ile şirket kurucusu ...'un ad ve soyadının ilk harflerinin birleştirilmesinden oluştuğunu, “...” adı altında eğitim-öğretim ve yayıncılık hizmeti verilmediğini, sadece ... analizleri yapıldığını, “...” adının “...” ibaresi ile karışması nedeniyle “...com” adı yerine başka bir isim kullanmaya başladıklarını, dönüşüm sürecinin halen devam ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın özellikle 16, 35 ve 41. Sınıflarda ve birçok sınıfta tescilli sahibi olduğu, ... ibaresinin ilk tescil edildiği yılın 2018 yılı olup o tarihten başlamak üzere ... esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğu ve özellikle eğitim öğretim faaliyetleri bakımından o tarihten itibaren kullanıldığı davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin davacının ... ibareleri ile benzerliği yönünden yapılan incelemede, gerek bilirkişi raporunu gerekse mahkememizce oluşan kanaate göre ortak ibare olan ... ibaresinin markaların esaslı unsuru olması sebebiyle birebir aynı olduğu davalı tarafından ... ibaresine ... eki eklenmiş ise de bunun markayı farklılaştırmaya yetmediği bu yönüyle davalının kullanmış olduğu ... ibaresinin davacı ... markalarına benzer olduğunun tespit edildiği, yine bilirkişi raporuna göre ... ibaresinin eğitim öğretim faaliyetlerinde zayıf marka olduğu düşünülür ise de davacının ... markası ile uzun yıllardır 16 ve 41. Sınıflarda yoğun ve etkin şekilde faaliyette bulunması ile markayı ayırt edici hale getirdiği bu sebeple davamız açısından zayıf marka olarak değerlendirilemeyeceği davalının ... ibaresini kullandığı sınıflar bakımından yapılan değerlendirmede ise davalının web sitesi üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde online ... sistemi, kişiye özel soru bankası, ... okuma sistemi, eğitim destek sistemi gibi esasen eğitim öğretim faaliyetleri içerisinde yer alan hizmet ve faaliyette bulunduğu bu yönüyle de ticari faaliyet alanları bakımından davacının markalarının tescilli olduğu 16 ve 41. Sınıflar kapsamında olduğu ayrıca yine davacının ticari faaliyet alanı ile de neredeyse aynı alanda faaliyette bulunduğu bu durumun ortalama tüketici nezdinde her iki markanın aynı kaynaktan çıkmış algısı oluşturup karışıklığa sebebiyet verebileceği, davalının ... ibaresini kullanımının davacının ... esas unsurlu marka ve ticari unvanından faydalanmaya yönelik haksız bir eylem olduğu kanaatine ulaşıldığı bu sebeple SMK' nun 29 ve TTK' nun 55/1-a4) maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğu sonucuna ulaşıldığından; Davanın KABULÜ ile davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin davacının ... markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalı tarafından ... ibaresini  içeren markasal kullanımların her türlü ortamda ve internet ortamında kullanımının yasaklanmasına, davalıya ait https://...com/ isimli internet sitesine ve sinavza aplikasyonuna erişimin engellenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine, Hükmün günlük gazetelerden birinde masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleştiğinde ilanına,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde; Bilirkişi heyetince de kabul edildiği üzere ... ibaresi zayıf bir ibare olduğunu, ancak davacının eğitim öğretim hizmetleri yönünden kullanımları ile bu alanlar açısından ayırt edicilik kazandığını, \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" yönünden ayırt edicilik kazanmış olmasının aynı ibarenin yine zayıf ibare kabul edileceği diğer sektörler yönünden de ayırt edicilik kazandığı anlamına gelmeyeceğini, \"eğitim ve öğretim\" sektörü dışında kalan alanlarda \"...\" ibaresinin zayıf marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, TPMK kayıtlarına bakıldığında da eğitim öğretim ve bu hizmet grubu ile ilintili kabul edilen emtialar dışında kalan alanlarda markanın davacının itirazlarına rağmen tescil edildiğini, eğitimci ve bilişimci bilirkişinin dosyaya her hangi bir katkı sağlamadığını ve müvekkilinin internet sitesinde yer alan kullanımlarının hangi sınıf emtia kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmadığını,  teknik olan bu konuda ayrıca bir rapor almadan karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığını, müvekkilinin eğitim öğretim hizmeti vermediğini, ... optik okuma ve okunan sınavlarda öğrencinin yaptığı yanlışların bilgisayar ortamında tespiti ile hangi konuda daha fazla yanılış yapıyor ise bunu analiz etmeyi sağlayan bir program satmakta olduğunu, müvekkilinin sadece okul, dershane gibi kurumlara hizmet vermekte olduğunu, müvekkilin faaliyet alanlarında eğitim öğretim hizmetlerinin yer almadığını, mahkemenin unvan terkini talebini kabul gerekçesi ayrıca ve açık bir şekilde yazılmadığı için unvan terkinini markaya dayalı olarak mı yoksa davacının unvana dayalı olarak mı kabul ettiği anlaşılamadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ek raporda itirazların değerlendirilmediğini, hizmet gruplarında ortak bir unsur var ise bu takdirde unvan terkini talebi kabul edilebileceğini, ancak ortak bir faaliyet alanları yok ise SMK' da markaya dayalı olarak unvanın da terkin edilebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, unvan terkinine karar verilmesinin yerinde olmadığını,  ... ibaresi ile ... ibarelerinin benzerliğinin karşılaştırılması ve özel bir tüketici kitlesine hitap eden bilgisayar programları ve yazılım hizmetleri emtiaları yönünden bu iki işaretin karışıp karışmayacağının değerlendirilmesi gerekirken hatalı inceleme yapıldığını, bilirkişi raporlarında, markaların hitap ettiği kesimin uzman kişiler olup olmadığını irdelemediğini, müvekkilinin bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, davacının ise ortalama tüketiciye hitap ettiğini, tüm markaları yönünden 6769 sayılı SMK' nın 25/7 ve 29/2 bentleri kapsamında 19. Madde hükmüne göre kullanım ispatına ilişkin defi hakkı kullanıldığını, delil sunulmadığını, raporda da değerlendirilmediğini, yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacının ...  NUMARALI \"... DERSHANESİ\", ... numaralı \"...\" markalarının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescilli olduğu, davacının 9. 16 ve 41 ve 42.sınıflarda  tescilli ... esas unsurlu pek çok markasının mevcut olduğu, davalı yan kullanmama definin incelenmediğini ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporunda markanın yoğun olarak kullanıldığına yer verildiği, keza davacının dava  tarihinden önceki 5 yıl içinde tescil edilmiş olan ... esas unsurlu markalarının da olduğu, ... ibaresi eğitim hizmetlerinde zayıf ibare ise de, davacının yoğun ve etkin kullanım ile markayı ayırt edici hale getirdiği, davalının www...com alan adlı sitedeki \"online ... sistemi, kişiye özel soru bankası, ... okuma sistemi, eğitim destek sistemi\" gibi markasal kullanımların davacının markasının tescil sınıflarında olduğu, tüketici nezdinde karışıklığa neden olacağının açık olduğu, davacının ticaret unvanının davalının ticaret unvanından önceki tarihli olup her iki şirketin unvanının çekirdek unsurunun ... ibaresi olduğu, faaliyet alanlarının benzer olduğu dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerekmiştir.<br>Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 78,50TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8398fbebad583061","SID":"2bd72b74f1ceee90"}}