{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1620 Esas<br>KARAR NO: 2025/744<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/05/2023<br>NUMARASI: 2022/46 Esas, 2023/113 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının  dünyaca tanınmış ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... no.lu , ... no.lu , ... no.lu , ve ... no.lu markalarının maliki olduğunu, davalı yanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan ... no.lu markasının davacının tescilli markaları ile iltibas yarattığı, söz konusu markanın 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1, 6/3, 6/4, 6/5 ,6/6 ve 6/9  maddeleri kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı yanın markalarında taç giymiş iki kuyruklu denizkızı figürünün yer aldığını, davalı markasında işaret olarak bukalemun görselinin yer aldığını, büyük ve kalın harflerle “...” ve “...” ibaresinin yer aldığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir..<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"... dava davalı adına tescilli ... numaralı markanın benzerlik tanınmışlık ve kötüniyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacının .. esas unsurlu birçok markanın tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı ... + logo ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, mahkememizce dosya kapsamı yönünden aldırılan bilirkişi raporunda markaların benzerliği yönünden yapılan değerlendirmede markaların benzer olduğu, aynı sektörde kullanıldığı sonuç olarak hükümsüzlüğü oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde taraf markaları karşılaştırıldığında her ne kadar yazı olarak benzemese de davaya konu markanın bir daire içerisine küçük bir dair çizilmek ve büyük alanın yeşil renk küçük daire içerisinin ise siyah renk ile oluşturulduğu, davacı markaları da incelendiğinde yuvarlak içerisine yeşil renk kullanıldığı ayrıca davacının ... numaralı markası incelendiğinde yine yine büyük bir daire içerisine küçük bir daire büyük dairenin içerisine yeşil renkle boyalı halde ... yazıldığı, küçük dairenin de yine siyah renkte ve üzerinde bir ... nin markası olan kadın resminin yer aldığı bu hali ile markalar bir bütün haliyle incelendiğinde; ortalama tüketici nezdinde şekil ve renk unsurlarının aynı olması sebebiyle karışıklığa sebebiyet verebileceği, davacı markasının özellikle starbuks ibaresi yönünden tanınmış ve ayırt edici marka olduğu, davalının davacı ile aynı sektörde yani yiyecek içecek sektöründe ve özellikle kahve emtiyasında faaliyette bulunduğu gözönüne alındığında davacı markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davalının davacı markasına benzer şekilde logo, renk ve yazı karakteri kullanımının davacının markalarının tanınmış ve ayırt edici olduğu gözetildiğinde tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği mahkememizce oluşan kanaate göre davalının marka tescilinin davacının markasının ayırt edici gücünden faydalanmaya yönelik haksız ve kötüniyetli bir tescil olduğu kanaatine ulaşıldığından neticeten SMK nun 6/1 , 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğüne; Davanın KABULÜ ile; -Davalı adına tescilli ... numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, \" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Gerekçeli kararda \"davalının davacı ile aynı sektörde yani yiyecek içecek sektöründe ve özellikle kahve emtiyasında faaliyette bulunduğu\" denilmek suretiyle tamamen gerçek dışı bir hususa dayanıldığını, Müvekkili şirketin kahve imalat/satış gibi hiçbir şekilde kahve piyasasında faaliyet göstermediği gibi, davacının da böyle bir iddiası olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilin şekerleme alanında faaliyet gösterdiği açıkça yer aldığını, Cevap dilekçesinin 6. Sayfada örnekleri verildiği üzere, dünyada birçok marka iki daire içiçe çizilmek suretiyle oluşturulduğunu, Salt bu nedenle markaların karıştırılması sözkonusu olamayacağını, Her iki marka da daire içinde yeşil renk kullanılması da karıştırılmaya sebebiyet vermek olarak değerlendirilemeyeceğini, Gerekçeli kararda davacı markasında kadın resminin varlığı açıkça yazılmış iken, müvekkilin markasında bukalemun resmi bulunduğuna yer verilmediğini, karıştırılma ihtimali değerlendirilirken esas bu nokta üzerinde durulması gerekirken, logolarda farklı resimlerin yer aldığı dikkate alınmadığını, ortalama tüketici nezdinde karışıklık olmayacağını, davacının markasının ayırt edici gücünden faydalanmaya yönelik haksız ve kötüniyetli bir tescil olduğu yönündeki gerekçeyi kabul etmediklerini, davacının karıştırılma ihtimali iddiasında bulunduğu logosunu kullanmayı 11 yıl önce tüm dünyada bıraktığını, farklı bir logo kullanmakta olduğunu, dava tarihi itibarıyla 11 yıl önce terkedilmiş, unutulmuş bir logonun gücünden faydalanmak iddiası isabetli bir tespit olmadığını,Birleşik Devletler Temyiz Mahkemesi 2. Dairesinin görülen davada, her ikisi de kahve sektöründe yani birebir aynı sektörde faaliyet gösteren ... ile ... ibarelerinin “önemli derecede benzer” olmadığına ve tüketicilerin aklında bir karışıklığa yol açmadığına karar verildiğini, bu delil karar yerinde tartışılıp değerlendirilmediğini, delillere neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece alınan yeterli ve hükme elverişli nitelikteki bilirkişi heyeti raporunda  davacının markalarının tanınmış marka olduğu ve tescil tarihleri itibarı ile davacının markalarda öncelik hakkına haiz olduğu, markalar bütünsel olarak karşılaştırıldığında her ne kadar ortasındaki figürler farklı olsa da markaların figüratif özellikleri incelendiğinde markaların benzer olduğu ve ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olacağının yerinde olarak tespit edildiği, davalı istinafında davalının markayı 11 yıldır kullanmadığını, kullanılan logonun değiştiğini ileri sürmüş ise de, davacının delil olarak dayandığı ve benzer olduğu kabul edilen ... numaralı \"..  ŞEKİL\" markasının 29 ve 30.sınıfları kapsar şekilde  09.11.2018'de tescil edildiği, dava tarihi dikkate alındığında bu yöndeki istinaf isteminin esasa etkili olmayacağı, mahkemenin davacının tanınmış markasına benzer şekil unsuru ve renkler içeren markanın tescilinde kötüniyet olduğunun kabul edilmesinin de yerinde olduğu, kötüniyetli tescil halinde kullanmama definin de ileri sürülemeyeceği dikkate alındığında neticeten ilk derece mahkemesince hükümsüzlük kararı verilmesinde usul  ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 177TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72d04c1fc60270e9","SID":"7e6748cf502d63fb"}}