{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1194 <br>KARAR NO: 2025/2335<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/12/2023<br>NUMARASI: 2022/648 Esas - 2023/750 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ..., müvekkili şirketin eski ortağı, ... tarafından tanzim edilen 11.01.2014 düzenleme ve 30.11.2014 ödeme günlü 300.000 TL meblağlı senet sebebi ile İstanbul 3.ATM'nin 2016/1816 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı aldığını, İstanbul 18.ATM'nin 2016/1220 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davacı açıldığını ve şirketin davalıya borcu olmadığı tespit edildiği ve dosyanın kesinleştiğini, müvekkilinin toplam 3 dosya için 475.512,00 TL teminat yatırdığını ve 18/11/2021 tarihinde ancak geri alabildiğini, müvekkilinin bu ödemeleri döviz bozdurarak yaptığını 2016 Aralık ayında dolar kuru, 3.522 TL iken 18/11/2021 tarihinde dolar kurunun 12.900-TL olduğunu, müvekkilin yaklaşık 5 sene boyunca bu parayı alıp satamadığından yaklaşık 100.000-USD zarara uğradığını, maddi zararının işletilmemesi ile sınırlı olmadığını, zira döviz bürolarında güven ilişkisinin önemli olduğunu, büroya hacze gelinmesi müşterilerinin güveninin sarsılmasına yol açtığını ve müşteri kayıbı yaşandığını belirterek davanın kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu şimdilik 30.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; \"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Haczin haksız olduğu ve müvekkilin bu haksız haciz sebebiyle zarar gördüğünün dosya kapsamından sabit olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız haciz sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamından davalının bonoya dayalı ihtiyati haciz talep ettiği, İcra takibine konu edilen bono incelendiğinde 11/01/2014 tanzim tarihli olup ödeyecek kısmında ... ve ... Tic AŞ nin yer aldığı lehtarın ... olduğu ödeme tarihinin 30/11/2014 olup, bedelinin 300.000 TL olduğu ve senet metninde bedelin nakden alındığına dair kayıt olduğu, Açılan menfi tespit davası sonunda  İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarih,  2016/1220 E.  -  2018/1068 K sayılı kararı ile \"Davacının davasının kabulü ile; davacı şirketin İstanbul ...İcra Müdürlüğüne ait ... Esas  sayılı dosyadan dolayı takibe konulan 11/01/2014 keşide tarihli 30/11/2014 vade tarihli 300.000 TL lik  bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine,\" karar verildiği ve kararın istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği görülmüştür. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 818 sayılı BK’nın 49. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 58.maddesi) koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d) (Emsal Yargıtay 4. HD nin 24.10.2018 gün ve 2016/9599 E - 2018/6494 K. Sayılı ilamı).Davacı haksız hacizden dolayı uğradığı maddi zararı dava konusu ettiğine ve ihtiyati haczin haksız olduğu sabit olduğuna göre yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereğince davalı kusuru olmasa dahi davacının haksız hacizden kaynaklanan maddi zararından sorumludur. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli  olup  zararın  kanıtlanması  davacı  tarafa hükmedilecek  tazminatın  miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Somut olayda davacının gerçek zararı  ihtiyati haciz sebebiyle istifade edemediği nakdin faizi ve yatırdığı teminat mektubunun davacıya maliyet tutarından ibarettir. Mahkemece bu hususta konusunda uzman bilirkişiden gerçek zarar hesabı yönünden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/648 Esas 2023/750 Karar sayılı, 26/12/2023 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8eea308900ab8190","SID":"3e43d70a26312f77"}}