{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/319 <br>KARAR NO\t\t: 2025/674<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2024/219 D.İş<br>TARİHİ\t\t: 21/01/2025 (Ek Karar)<br>TALEP\t\t: İHTİYATİ HACİZ<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2025<br><br>Aleyhine ihtiyati haciz verilen muteriz vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Borçluların keşide ederek müvekkiline verdiği 22/10/2020 düzenleme 30/12/2021 ödeme tarihli 471.680,00-TL bedelli senedin onca görüşmelere rağmen ödenmediğini, karşılığı da olmadığını, borçlu  hakkında takibe başlayacaklarından ve icra takibinden haberdar olunduğu takdirde mallarını kaçırmalarından endişe ettiklerinden buna engel olmak için mahkemeden, menkul ve gayrimenkul mallarıyla  şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini,  duruşma ve tebligat yapılmaksızın, alacaklarına ve işlemiş faizine yeter miktarda; borçlunun menkul , gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine (Uygun görülecek teminat mukabilinde) ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini , mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz  dilekçesinde özetle; \t6100 Sayılı HMK'nun  6. maddesinde; \" Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.\" 17. Maddesinde de; \" Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" denildiğini, somut olayda ihtiyati haciz kararına konu edilen bonoda Karşıyaka Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin ibare bulunmakta ve bu ibare yetki sözleşmesi niteliğinde ise de; müvekkili bononun düzenlendiği tarihte tacir değil gerçek kişi olduğunu, ticaret odasında kaydı bulunmadığını,  İnşaat Mühendisi olarak serbest meslek icra ekmekte ve devraldığı balık malzemeleri işyerinde Esnaf Odası'na kayıtlı esnaf olarak faaliyette bulunduğunu,  ihtiyati haciz isteyen bono lehdarı ...'da  tacir olmadığını, yetki sözleşmesinin geçerli olduğundan söz edilebilmesi için kanunun 17. maddesinde açıklandığı gibi  tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları zorunlu olduğunu, taraflardan birinin dahi gerçek kişi olması halinde yetki sözleşmesinin  geçersiz olacağını, alacak sözleşmeden değil bonodan kaynaklandığından somut olayda TTK 19. maddesinin 2 numaralı bendinin uygulanması da mümkün bulunmadığını, hal böyle olunca yetkili mahkemenin genel kurala göre belirlenmesi ve davanın davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkilinin yerleşim yeri Dikili olduğunu, bu nedenle  ihtiyati haciz kararının müvekkilinin yerleşim yeri olan  Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinden veya bağlı olduğu İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinden istenilmesi gerektiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinde: \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" denildiğini, buna göre ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı, dilekçesi ekinde borç ilişkisini ve alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmeye elverişli delillerini de mahkemeye sunmalı ve yukarıda sayılan ihtiyati haciz şartlarının varlığını ortaya koyması gerektiğini, müvekkilinin Dikili'de serbest çalışan saygın bir inşaat mühendisi olduğunu, aynı zamanda devraldığı balık malzemeleri işyerinde esnaf olarak faaliyette bulunmakta ve bankalarla kredili işlemler yaptığını,   ihtiyati haciz talebinde bulunan ve  bonoda  lehdar görünen ...'un ise devralınan bu işyerininde daha önce çalışan ve işyeri sahibinin gizli ortağı olduğunu, ...'un  birçok kişiyi dolandırarak borç takan, borçlarını ödememek için de işyerlerini devrederek Kıbrıs'a kaçan ve oraya yerleşen biri olarak tanındığını,  müvekkili ile ... arasında borç doğuran herhangi bir işlem ve sözleşme ilişkisi mevcut olmadığını,  müvekkilinin adı geçenden herhangi bir şekilde borç almadığını,  kendisine bono da vermediğini sahtecilikle hazırlanmış bonoya dayanarak haciz tehdidi ile müvekkilinden haksız kazanç sağladığını,  verilen ihtiyati haciz kararı Karşıyaka 3. İcra Dairesi'nin 2024/7013 esas sayılı dosyasında takibe konulmuş  anında müvekkilinin banka hesapları bloke edildiğini, araç ve taşınmazları üzerine ihtiyati haciz şerhi işlenerek müvekkili kredi kullanamaz ve  iş yapamaz hale getirildiğini,  senet altındaki imzaların müvekkilinin imzasına benzemekte ise de müvekkili tarafından atılmamış olup müvekkiline ait  olmadığını, verilen ihtiyati haciz kararı incelendiğinde, karar başlığında kanunun açık hükmüne rağmer başvuruda bulunan ...'un adresi yazılmadığı gibi, az yukarıda (B) bendinde belirttikleri senetteki açık tahrifatlara hiç değinilmeden ve bunlara neden itibar edilmediği açıklanmadan karar gerekçesi olarak sadece \" Tetkik edilen dilekçe ve aşağıda vasıfları yazılı belgenin münderacatından talep uygun görüldüğünden..\" denilerek ihtiyati haciz kararı verildiğini,  bu ibarenin Anayasa'nın 141 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine öngörülen gerekçe sayılamayacağını,  a bu hususlar dahi kararın kaldırılmasını istemeyi haklı kılan bir neden olduğunu,  haksız ve hukuka aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ...\"Talep İİK'nun 265.madde hükmüne göre açılmış ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.<br>\tAnılan madde hükmüne göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Tabiatıyla ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığı ya da yokluğu da itiraz konusu olabilir. Mahkeme gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya red eder.<br>\t İtirazın 7 günlük süre içerisinde ileri sürüldüğü tespit edilmiştir.<br>\tİİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50/1. maddesinde ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmakla birlikte ayrıca akdin yapıldığı yer icra dairesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. İhtiyati haciz kararı için yetkili mahkeme kural olarak HMK 5-19 maddelerine göre belirlenir. Buna göre bonoya dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 Sayılı TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak düzenlenme yeri kabul edilir) (HMK. 10. md.), HMK 17 maddesi gereğince tacir veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilirler. Ayrıca İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca bononun düzenlendiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir. (Yargıtay 12. H.D'nin 2017/4352 E, 2018/5512 K)<br>\tİhtiyati hacze konu senet incelendiğinde keşidecisinin ... olduğu bono üzerinde ödeme yerinin bulunmadığı, ihtilaf halinde Karşıyaka Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmektedir. Bu doğrultuda mahkememizin ihtiyati haciz kararı için inceleme yetkisi sınırlı ve kanunda sayılan hallere ilişkin olduğundan, HMK 17 maddesi gereğince tarafların belirlediği yetki kuralına uymak gerekmektedir. Söz konusu bonoda Karşıyaka Mahkemeleri tacir olan taraf iradeleri ile belirlenmiş olduğundan mahkememizin yetkili olduğu kabul edilerek, yetki yönünden yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksun bulunarak ihtiyati hacze itiraz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>İtiraz edenin  borca ilişkin itiraz kapsamındaki, müvekkilinin tacir olmadığı,  talep konusu senedin sahte imza ile imzalandığına dair iddialarının ise; yargılamayı gerektirmesi ve kanunda sayılan ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında olmamasına,  ihtiyati haciz talep eden hamilin talep konusu alacağını yaklaşık ispat seviyesinde ispatlamış olmasına, mahkememizce tesis edilen 13/12/2024  tarihli 2024/219 D.iş sayılı ihtiyati haciz kararının usule ve kanuna uygun olmasına göre, muterizin ihtiyati hacze vaki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklindeki gerekçe ile; \"İhtiyati hacze itirazın REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>İhtiyati hacze itiraz eden  vekili istinaf dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesinde, ihtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, 50. maddesinde de; para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesin de takibe yetkili olduğunun açıklandığını,  bu maddelerdeki atıflar nedeniyle ihtiyati haciz taleplerinde yetkili mahkeme genel hükümlere ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5. maddesi ve devamı hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, 6100 Sayılı HMK'nun  6. maddesinde; \" Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.\" 17. Maddesinde de; \" Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" denildiğini, somut olayda ihtiyati haciz kararına konu edilen bonoda Karşıyaka Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin ibare bulunmakta ve bu ibare yetki sözleşmesi niteliğinde ise de; müvekkilinin bononun düzenlendiği tarihte tacir değil gerçek kişi olduğunu, İnşaat Mühendisi olarak serbest meslek icra ekmekte ve devraldığı balık malzemeleri işyerinde Esnaf Odası'na kayıtlı esnaf olarak faaliyette bulunduğunu, ihtiyati haciz isteyen bono lehdarı ...'da  tacir olmadığını, yetki sözleşmesinin geçerli olduğundan söz edilebilmesi için kanunun 17. maddesinde açıklandığı gibi tarafların her ikisinin de tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları zorunlu olduğunu, taraflardan birinin dahi gerçek kişi olması halinde yetki sözleşmesinin  geçersiz olacağını, alacağın sözleşmeden değil bonodan kaynaklandığını,  bonoda senedin keşide yeri olarak \"İzmir\" yazılı olduğunu, bu nedenle somut olayda TTK 19. maddesinin 2 numaralı bendinin uygulanması da mümkün bulunmadığı gibi, bono düzenlenmesi ile  sözleşme ilişkisinin var olduğu kabul edilse dahi bu senede dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin talepte İİK. 158 maddesine göre  \"İZMİR\" mahkemeleri yetkili olacağını, Karşıyaka Mahkemesinin böyle bir karar vermede yetkisi bulunmadığını, hal böyle olunca yetkili mahkemenin genel kurala göre belirlenmesi ve ihtiyati haczin bonoda borçlu görünen müvekkilin yerleşim yeri mahkemelerinden istenilmesinin gerektiğini,   müvekkilinin yerleşim yerinin Dikili olduğunu,  bu nedenle  ihtiyati haciz kararının müvekkilinin yerleşim yeri olan  Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinden veya bağlı olduğu İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinden istenilmesi gerektiğini,  yetki sözleşmesi geçersiz olduğundan ve taraflat arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin  ihtiyati haciz vermede yetkisiz olduğunu,  yetkiye ilişkin taleplerinin  soyut gerekçelerle reddine karar verilmesinin usül ve yasaya aykırı olduğunu,  ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının, dilekçesi ekinde borç ilişkisini ve alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmeye elverişli delillerini mahkemeye sunmalı ve yukarıda sayılan ihtiyati haciz şartlarının varlığını ortaya koymasının gerektiğini, müvekkili ile ... arasında borç doğuran herhangi bir işlem ve sözleşme ilişkisi mevcut olmadığını, müvekkilinin karşı taraftan  herhangi bir şekilde borç almadığını, kendisine bono da vermediğini, senedin tümüyle sahte olarak düzenlenmiş olabileceği gibi, müvekkili tarafından mal aldığı toptancılara verdiği küçük meblağlı bononun bir şekilde ele geçirilerek tahrif edilmek suretiyle büyük miktarlı bonoya çevrilmesi suretiyle de yapılmış olabileceğini,  İhtiyati hacze konu bono   incelendiğinde miktarın rakam ile yazılı olduğu bölümündeki \" 1 \" rakamının  buraya sonradan eklenerek rakamda tahrifat yapıldığı,  yine miktarın yazı ile yazıldığı bölümünde de bu rakamı doğrulayacak  \" bin \" ibaresinin yazılı olmadığı gibi bu bölümün sonunda da tahrifat ve eklemeler yapıldığı, bu işlemlerin onaylanmadığını, tahrifli olduğu açıkça belli olan böyle bir senedin\" borç ilişkisini ve alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmeye elverişli delil\" olarak kabul edilmesi ve böyle bir senede dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle de itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekirken esasa yönelik itirazlarının reddedilmesinin de usül ve yasaya aykırı olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/219 D.İş, Karar: 2024 / 221 D.İş sayılı kararının kaldırılmasına, itirazın kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle ihtiyati haciz  talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine \"ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair\" verilen kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br> İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan talep dilekçesi  kapsamında  13/12/2024 tarihli karar ile ilgili kararın içeriğinde belirtildiği şekilde teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır.<br> İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına karşı muteriz vekilince sunulan dilekçe ile  mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilmiştir.  Mahkemece  ihtiyati haciz kararına itiraz murafaalı olarak incelenmek suretiyle  itirazın  21/01/2025 tarihli karar ile reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İş bu karar muteriz borçlu vekilince istinaf edilmiştir.<br>2004 Sayılı İİK.'nın 257. maddesinin ilk fıkrasında; \"rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi ile muaccel, başka deyişle; vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haczin koşulları sayılmaktadır.<br>İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “… alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur...” düzenlemesi ile alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir (HMK. 200. md.). Kuşkusuz, yargılama sonunda; alacağın varlık ve miktarı kesin deliller ile ortaya konulacaktır. Ancak, yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici hukuki koruma olarak para alacağının güvence altına alınması amacıyla para alacaklarında İİK.'nun 257. vd. maddelerindeki koşulların bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin kabulü gerekir.<br> İİK'nın 265/1 maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.<br>2004 Sayılı İİK’nun 50. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 6. maddesi, \"Genel yetkili mahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir\" hükmünü içermektedir.<br>İİK'nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK'nun 447/2. maddesi atfıyla aynı Kanun'un yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.<br>Kambiyo senedi niteliğindeki bonoya dayalı borçlar aranacak borçlar niteliğinde olup, bonoda belirtilen borçluların yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki mahkemeden, bonoda öngörülen yetkili mahkemeden, bonoda gösterilen ödeme yerindeki mahkemeden, bonoda ödeme yeri gösterilmemişse, bononun düzenlendiği yerdeki mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunulabilir. Buna göre, bonoya dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 sayılı TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir) (HMK. 10. md.) ve ayrıca İİK'nun 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17.maddesinde ise; \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.<br>Söz konusu hüküm ile yetki sözleşmesi yapılmasında, tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olması aranmıştır. Diğer bir anlatımla, maddedeki tacirden anlaşılması gereken, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Ticari işten kaynaklanan sözleşme olsa dahi bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak yapılan yetki sözleşmesinin bir tarafının tacir olmayan gerçek kişi olması mümkün değildir.<br>İhtiyati hacze konu bononun incelenmesinden, keşideci ... tarafından ... lehine düzenlenmiş 22/10/2020 düzenleme, 30/12/2021 vade tarihli, 471.680,00 TL'lik senet olduğu,  senet metninin incelenmesinden \"...ihtilaf halinde Karşıyaka Mahkemelerinin selahiyetini şimdiden kabul ederim...\" ibaresinin bulunduğu görülmüştür.<br>  İhtiyati haciz istemine konu bonoda  keşideci durumunda bulunan borçlu ... ile lehtar konumunda bulunan alacaklı ...'un tacir olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı gibi,  taraflarca da bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir.  6100 Sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca sadece tacirler ve kamu tüzel kişileri tarafından yetki sözleşmesi yapılabilir. Bu nedenle ihtiyati haciz istemine konu bonodaki \"Karşıyaka Mahkemelerinin yetkili olduğuna\" dair yetki sözleşmesinin  HMK'nın 17.maddesi gereğince geçerli  bir yetki sözleşmesi olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda HMK'nın 17. maddesi hükmü gözetildiğinde ihtiyati haczin dayanağı bonoda yer alan yetkiye ilişkin  düzenleme itiraz eden borçlu ...'i  bağlamayacaktır. Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar, aranacak alacak niteliğinde olup bu türden alacaklar yönünden akdin ifa yeri ve borçlunun ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir. İhtiyati haciz istemine konu bono incelendiğinde keşide yeri İzmir, düzenleme yeri ve keşideci borçlunun yerleşim yeri ise Dikili/İzmir 'dir. Bu durumda bono metnindeki yetki itirazı geçersiz olduğu sonucuna varıldığından Karşıyaka mahkemeleri isteme konu ihtiyati haciz istemini incelemeye yetkili değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince  muteriz borçlu ...'in ihtiyati hacze itirazının yetki yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenle;<br>A-1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz eden  muteriz  vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE, <br>2-İhtiyati hacze itiraz eden  muteriz  vekilinin yatırmış olduğu 615,40 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,  <br>3-İhtiyati hacze itiraz eden muteriz  vekilinin yatırdığı 1.683,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene verilmesine, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarihli, 2024/219 D.İş sayılı ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE  GEÇMEK ÜZERE;<br>1-İhtiyati hacze itiraz eden muteriz vekilinin ihtiyati hacze itirazının yetki yönünden KABULÜNE,  Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/219 D.İş - 2024/2021 Karar ve 13/12/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA, ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,<br>2-İhtiyati hacze itiraz eden muteriz borçlu kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak ihtiyati hacze itiraz eden muteriz vekiline verilmesine, <br>3-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,<br>4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5ca3e03c7e3c80a","SID":"edd1de0e0f25a219"}}