{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/316 <br>KARAR NO\t\t: 2025/612<br>KARAR TARİHİ\t: 19/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/12/2024 <br>NUMARASI\t\t: 2024/1006 Esas <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/03/2025<br><br>\t      Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 'in  Manisa'ya bir çok alanda hizmeti olduğunu, Manisa'da ... Yurtlarınıda yaptığını, Covit-19 ve organ yetmezliği  nedeniyle 9 Aralık 2020 tarihinde hayatını kaybettiğini, mirasçıları olarak; ... , ... , ... ve  ... kaldığını, ...'in tek ortağı olduğu şirketlerin... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ayrıca ... ...ı gerçek kişi tacir kaydı da bulunduğunu, ... ve tek  ortağı olduğu bahse konu şirketlerin, Afyonkarahisar ili Merkez ilçesinde, Manisa İli Yunusemre ve Şahzadeler ilçesinde yaklaşık olarak 200 ün üzerinde taşınmazı bulunduğunu, taşınmazların büyük bir bölümünün öğrenci yurtları olarak hizmet verdiğini, ...'in Manisa da en fazla  vergi ödeyenler listesinde ilk yüz mükellef içerisinde yer aldığını, ... Bankası, ...bank, ... Bankası ve ... Bankası  başta olmak üzere Manisa da şubesi olan tüm bankalarda, hem muris hem de tek ortağı olduğu bahse konu şirketler adına banka hesapları bulunduğunu, Manisa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/17 Tereke sayılı dosyası ile ... terekesinin tespiti davası açıldığını ve davanın derdest olduğunu, Manisa 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/09/2023 tarih ve  2023/3 Tereke sayılı kararı ile müvekkili ...'in 09/12/2020 tarihinde vefat eden ... terekesine tereke temsilcisi olarak atandığını, terekeye 06/09/2023 tarihinde mevcut tereke temsilcisinin atanmasından sonra 25/07/2024 tarihinde,  davalı tarafından , İzmir 4.İcra Dairesinin 2024/6835  Esas sayılı dosyası ile 117.000,00 EUR asıl alacak üzerinden ,  117.000,00 EUR  Bedelli,  27/07/2020 Tanzim Tarihli, 28/12/2021 Vade Tarihli senet ile ilgili olarak  ... mirasçıları aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip tarihinde davaya konu icra dosyasının Harca Esas Değerinin 4.446.447,87-TL olarak belirtildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili ...'in, ... Terekesine , 06/09/2023 tarihinde tereke memuru olarak atandığını, davaya konu icra takibinin ise  davalı tarafından  25/07/2024 tarihinde ve terekeye temsilci atandığını bilmesine rağmen, terekeye karşı  değil  ...'in mirasçılarına karşı başlatıldığını, davalı tarafın, ... Terekesine icra takibini yöneltmesi gerekirken, kötüniyetli olarak mirasçılara takip başlattığını, davaya konu senedin vefat eden  ... tarafından düzenlenmediğinden imzaya itiraz ettiklerini, ... 2020 yılının Mayıs ayında kalp krizi geçirdiğini, Manisa 8 Eylül Hastanesinde yatarak uzun süre toplu organ yetmezliği ve kalp krizi sebebiyle tedavi gördüğünü,  birkaç aydır hastanelerde olan ve sağlığı yerinde olmayan,  ayırt etme gücünü etkileyici ilaçlar kullanarak öğlene kadar hasta yatağında uyuyan murisin, bilinçli ve iradi olarak hasta yatağında davaya konu A4 kağıdı üzerine böylesine bir senet düzenleyerek imzalamasının mümkün olmadığını, bir an için bahse konu A4 kağıdı üzerindeki imzanın merhum ...'e ait olduğunun tespit edilmesi durumunda da bedensel ve düşünsel yetileri bakımından tıbbi müdahale altında olan ...'in iradesinin sakatlanarak aldatma yolu ile gerçeğe aykırı, sahte senet tanzim edilme olasılığının  yüksek olduğunu, davaya konu icra dosyasının dayanağı olan senedin düzenlenme tarihinin 27/07/2020 olduğunu, bu tarihlerde müteveffa ...'in sürekli hastanelerde olup sağlığının yerinde olmadığını, bir kaç ay sonra 09/12/2020 tarihinde vefat ettiğini, ...'in, hasta yatağında bir A4 kağıdı üzerine senedin tanzim tarihi olan 27/07/2020 tarihi itibariyle 117.000 Euro gibi yüksek meblağlı bir senet düzenleyerek imzalamasının mümkün olmadığını, ya imzası taklit edilerek bu senedin hazırlandığını ya da bir kısım mirasçıların ve tanıkların belirttiği şekilde murisin hasta yatağında yatarken şirket işlerinin devamı için A4 kağıdına açığa attırılan imzaların  sonradan senet haline getirildiğini, davaya konu senette nakden kaydı bulunduğunu, murisin bu tarihte böyle bir nakde ihtiyacı olmadığı gibi, takip alacaklısı ve iş bu davanın davalısı olan ...'nin  böyle bir nakit verme gücü bir yana herhangi bir küçük meblağı nakit verme güç ve potansiyeli dahi olmadığını, ayrıca davalının, davaya konu senedin borçlanma iradesi ile kendisine teslim edildiğini ispatlaması gerektiğini, adına kayıtlı 200 e yakın taşınmazı, malvarlığı Milyar Türk Lirası olan murisin nakit olarak, 117.000-Euro  borç alması, herhangi bir şekilde böylesi yüksek bir ekonomik ödeme gücüne sahip olmayan davalının üstelik bunu davalının  banka veya finans kurumu  üzerinden değil de nakit olarak vermesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davaya konu senedin davalı tarafından 3 yıl sonra   takibe konu edildiğini, A4 kağıdının sonradan ve murisin iradesi dışında hileli biçimde senet metni haline dönüştürüldüğü yönündeki bir kısım mirasçıların beyan ve iddialarını doğrular mahiyetteki diğer bir hususun da murisin ölümümden sonra benzer biçimde A4 kağıdı üzerinde senet haline getirilmiş ya da yine murisin alacağını borçludan tahsil etmiş gibi gösterilen A4 kağıtlar ortaya çıktığını, işbu davaya konu senet metnine dönüştürülmüş A4 kağıdı benzeri bir evrağın ... tarafından icra takibine konulduğunu, bu konuda da menfi tespit davası açılacağını, yine aynı şekilde A4 bir kağıt üzerinde müteveffa murisin borçlusu ...'den alacağını aldığını gösterecek şekilde tanzim edilmiş bir evrakla, itfa iddiası ile icra dosyasına sunulmayan, muris öldükten 4 yıl sonra ortaya çıkan ve menfi tespit davası öncesi arabuluculuk başvurusunda kullanıldığını, bu konuda ilginç bir noktanın da mirasçılardan ... tarafından borcun kendisi ve çocuğu hissesi bakımından feragat edilmesi olduğunu, ... vefatı öncesinde   ... ...ı ünvanı ile Gerçek Kişi tacir olarak faaliyette bulunduğunu, senet metni üzerinde Bedeli nakden ahzolunmuştur ifadesi bulunduğunu, muris ...'in tacir olduğundan böyle bir giriş çıkışın ticari defterlerinde kaydı olması gerektiğini, bu nedenlerle davaya konu  İzmir 4.İcra Dairesinin 2024/6835 Esas sayılı dosyasının dava sonuçlanıncaya kadar  tedbiren teminatsız olarak  durdurulmasına, bu talebi uygun görülmezse 2004 Sayılı İİK 'nun 72/3.maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu davanın müteveffa  ... mirasçıları olan ..., ...,  ..., ...'e ihbar edilmesine, davanın kabulü ile  İzmir 4.İcra Dairesinin 2024/6835 Esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen, 27/07/2020 Tanzim Tarihli, 28/12/2021 Vade Tarihli , 117.000,00-Euro Bedelli  senet sebebi ile Muris ...in (Terekesi'nin) borçlu olmadığının tespit edilmesine, davalının İİK 72 Madde gereği takibe konu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı  tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.         <br>MAHKEMECE: \"...Mahkememizin 25/11/2024 tarihli ön tensip tutanağı ile davacı vekiline 1.516,20 TL eksik harcı depo etmek1 haftalık kesin süre verilmesine. eksik harç depo edildikten sonra tensip tutanağı düzenlenmesine ve davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine karar verilmiş olup, davacı tarafça eksik harcın depo edildiği belirlenmiştir.<br>Dava dilekçesi ekinde sunulan  Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1151 Esas 2020/1105 Karar sayılı dosyasının davacı ... tarafından miras bırakan ...'e ait mirasçılık belgesi verilmesi talepli açıldığı, mirasçılarının ..., ..., ..., ... olduğu;<br> Manisa 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/3 Tereke 2023/24 Karar sayılı dosyasında davacının ..., davalıların ..., ..., ... olduğu, Mahkemece 06/09/2023 tarihli karar ile  muris ...'in Terekesine terekesinin paylaşılmasına kadar ...'in Temsilci olarak atanmasına karar verildiği; Mahkemece verilen 06/08/2024 tarihli Ek Karar ile Mirasçı ... ve diğer mirasçıların beyanlarında belirtilen icra takip ve dava dosyaları ile alakalı olarak tereke temsilcisine tereke ve şirketler aleyhine açılan dosya ve takiplere dahil olması ve bu hususları mirasçılara ihbar etmesi hususunda yetki verilmesine karar verildiği belirlenmiştir.<br>İzmir 4.İcra Dairesinin 2024/6835 Esas sayılı dosyasının Uyap evraklarının incelenmesinde icra takibinin ... tarafından ..., ..., ..., ... aleyhine 117.000 Euro asıl alacak, 7.609,00 Euro işlemiş faiz toplamı 124.609 Euro üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yol ile 25/07/2024 tarihinde  başlatıldığı, takip dayanağı senette lehdarın ..., borçlunun ... olduğu belirlenmiştir.<br>HMK 389.maddesi \" Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \" hükümlerini içermektedir. <br>İİK'nun 72/3.maddesi \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.\" <br>Dosyanın incelenmesinde davanın İİK'nun 72.maddesi kapsamında icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olduğu,  davaya konu  senet nedeniyle  davacı tarafın davalı tarafa borçlu olup olmadığının yapılacak yargılama sonucu belirleneceği, İİK'nun 72/3.maddesi gereği  icra takibinden sonra  açılan menfi tespit davasında  ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi bakımından ihtiyati  tedbir kararı verilebileceğinden davacı tarafın  ihtiyati  tedbir talebinin HMK'nun 389 ve İİK'nun 72/3.maddesi gereğince kısmen kabulüne,  icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.  '' gerekçesi ile; <br>KARAR  ; Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2024/6835 Esas sayılı dosyasında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde İİK'nun 72/3.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE,<br>2-Davacı tarafın takibin  durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,  <br>3-Dava konusu İzmir4. İcra Müdürlüğünün 2024/6835 Esas sayılı dosyasındaki takip çıkış miktarı 124.609 Euro(4.535.231,78) TL üzerinden takdiren %20 oranında 907.046,35 TL teminat alınmasına, belirlenen teminatın nakit yada  kesin ve süresiz banka teminat  mektubu şeklinde ibrazı  halinde karardan bir suretin  ilgili icra müdürlüğüne yazı ile  gönderilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili 11/12/2024 ve 24/12/2024 havale tarihli istinaf dilekçelerinde özetle;  İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1006 Esas sayılı dosyası ile açmış oldukları menfi tespit davasında,  İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2024/6835 Esas sayılı dosyasında takibin tedbiren durdurulmasına yönelik taleplerinin, dava dilekçelerinde belirtilen olgular göz önüne alınmadan reddedildiğini, ilk derece mahkemesi kararının kanuni dayanağının olması ile birlikte, dosya içeriğindeki karinelerle örtüşmediğini, ayrıca yerel mahkemenin ara kararında istinaf mercii ve istinaf süresinin de belirtilmediğini,  yerel mahkemece verilen red kararına ilişkin hiçbir gerekçenin bulunmadığını, sahte senet iddialarının sadece İİK 72. madde kapsamında değerlendirilerek davaya konu takibin durdurulması istemli ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, sahte senet iddiaları ile ilgili olarak HMK 208-209 maddeleri kapsamında bir değerlendirme yapılmadığını, menfi tespit davasında amacın, bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespiti olduğunu, ayrıca, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinde geçici hukuki himayenin bir türü olan ihtiyati tedbirlere ilişkin düzenlemenin genel nitelikte olduğunu, 2004 sayılı İİK m. 72 hükmünde menfî tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş olmasının, bu davada, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini, geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden birinin, ispat ölçüsü olduğunu, Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliğini gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispatın değil, tam ispatın aranacağını, çünkü hakimin, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemeyeceğini, dava konusu senet dışında, aynı şekilde düzenlenmiş birden fazla senet veya borçtan kurtarma yazısı bulunduğu iddialarının mevcut olduğunu, senet haline getirilmiş a4 kağıtlarının, aynı merkezden kaynaklanmış olabileceği şüphesinin, sahtecilik iddiasını daha da güçlendirdiğini, bu durumun, tek bir olayla sınırlı olmayıp, sistematik bir sahtecilik eylemi olabileceği şüphesini uyandırdığını, benzer nitelikteki belgelerin varlığının, dava konusu senedin sahte olabileceği ihtimalini güçlendirdiğini ve mahkemenin bu durumu detaylı bir şekilde incelemesi gerektiğini, bu şüphenin, aynı zamanda müteveffanın iradesinin sakatlandığı ve terekenin kasıtlı olarak zarar gördüğü ihtimalini kuvvetlendirdiğini belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  menfi tespit, talep; icra takibinin tedbiren durdurulması  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.<br>    İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br>    İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir..'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  davacı İİK' nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra menfi tespit davası açmış olmakla, açık kanun hükmü gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemeyecek olmasına göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1006 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen 05/12/2024 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  \t<br>5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 19.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe032e6ad6b4be5a","SID":"c6156c702fbf9b5c"}}