{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/466 <br>KARAR NO: 2025/783<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2024<br>NUMARASI: 2022/264 Esas -  2024/558 Karar<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2025<br>Dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ... Hizmetleri A.Ş., e-ticaret odaklı bir lojistik firması olup genel olarak kurumsal müşteri talimatları doğrultusunda son kullanıcılara gönderilecek ürünlerin paketlenmesi, depodan çıkış işlemlerinin yapılması ve son kullanıcıya ulaştırılması hizmetleri sunmakta olduğunu, 11.09.2021 günü saat 04:11de Müvekkil Şirket1 e ait bilişim sistemine siber saldırıda bulunulduğu tespit edilmiş ve konuya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına derhal suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, suç duyurusunun akabinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16.03.2022 tarihinde daimî arama kararı verildiğini, 23.03.2022 tarihinde ise Müvekkil Şirket tarafından, şirket defterlerinin dijital ortamda saklanabilmesi adına hizmet aldığı yazılım ve özel entegratörlük firması olan ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İnternet sitesinde yer alan \"e-logo Özel entegratörlük Portalından şirket defterlerinin saklanmak üzere Gelir İdaresi Başkanlığı ile paylaşılması için gerekli işlemler yapılmaya çalışılırken, portal ekranında geriye dönük eksik /hatalı dönem defterlerinin olduğuna dair bir uyarı yazısı belirmiş olduğunu, bu durum üzerine Müvekkil Şirket tarafından eksik/hatalı defterlerle ilgili gerekli araştırma yapılmış ve yukarıda bahsi geçen siber saldırı sonucu şirket bilgisayarlarına üst üste birkaç defa format atılması sonucunda her ne kadar Müvekkil Şirket tarafından 2021 yılına ait şirket defter beratları süresi içerisinde e-defter sistemine klasörler halinde yüklenmiş olsa da 2021 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait şirket yevmiye ve kebir defterlerinin yer aldığı klasörlerin içindeki defterlerin format işlemleri esnasında zayi olmuş olduğu tespit edildiğini, akabinde ivedilikle Gelir İdaresi Başkanlığı ile de iletişime geçilmiş olup Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından, sistem üzerinde 2021 yılı Haziran ve temmuz aylarına ait şirket yevmiye ve kebir defterlerinin yer aldığı klasörlerin içindeki defterlerin eksik/hatalı göründüğünü, klasörlerin taraflarınca silinmesi ve yeniden oluşturulabilmesi için işbu defterlere ilişkin zayi belgesinin taraflarına iletilmesi gerektiği bilgisi aktarılmış olduğunu beyanla Müvekkil Şirket'in bilişim sistemine gerçekleştirilen siber saldırı sonucunda zayi olan 2021 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait şirket yevmiye ve kebir defterlerine ilişkin zayi <br>belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Davacı tarafın şifrelemeden sonra incelemeye sunulamayacak şekilde bilgisayarı formatladığı, geri getirme imkanını ortadan kaldırdığı, basiretli tacir gibi davranmadığı kanaati ile davanın reddine..\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; alınan ek rapor neticesinde de görüldüğü üzere dava konusu belgelerin zayi olduğu ve zayi belgesi verilmesi gerektiği sübuta ermişse de mahkemenin haksız şekilde davanın reddine karar verdiğini, müvekkili Şirket'in bilişim sistemine gerçekleştirilen bir siber saldırı sonucunda davaya konu belgelerin zayi olup zayi ilgili sürecin müvekkili şirket tarafından eksiksiz ve süresinde yürütüldüğünü, müvekkili şirketin belgelerin zayi olduğunu delillerle ispatlamış olup işbu zayi olan belgelere ilişkin zayi belgesi verilmesi gerektiğini, Bilirkişi'ler tarafından raporun bir kısmında \"Teknik incelemeler sonucunda 08.03.2022 tarihinde gönderilen Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda dosyaları şifreleyen zararlı yazılımın dosyaların uzantılarını değiştirerek açılmasının mümkün olamayacak şekilde şifrelediği, etki eden zararlı yazılım“... ailesinden gelen, ... isimli zararlı yazılımın ..., ..., ..., ..., gibi dosyaları önce şifreleyip sonra kullanılmaz hale getirdiği tespit edilmiştir.\" denilerek belgelerin siber saldırı sebebiyle zayi olduğunun belirtildiğini, ancak ne var ki sonrasında bu teknik tespitlerle çelişilerek davanın reddine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar vermiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir.Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren afet halleri   sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi  hallerden birinin olayda mevcut olması  ve  defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde de aynı düzenleme geçerlidir.Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 4.4.1.e) maddesine göre e-defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının, gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde e-defter saklama hizmeti yönünden teknik yeterliliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta izin alan özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde ya da Başkanlığın bilgi işlem sistemlerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi zorunludur. Tebliğin 7.1. Maddesine göre ise, e-defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen “mücbir sebep” halleri nedeniyle e-defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13. Maddesinde, sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması mücbir sebepler olarak kabul edilmiştir. Ancak Vergi Usul Kanunundaki bu düzenleme vergisel yükümlülüklerle ilgili olup, TTK'nın 82/7. maddesinde ticari defterlerin sahibinin elinden rızası dışında çıkmış olması hali, zayi belgesi verilmesini gerektiren bir olay olarak sayılmamış olduğu gibi tadadi olarak sayılan bu sebeplerle de benzerlik göstermediğinden sırf ticari defterlerin sahibinin elinden rızası dışında çıkmış olmasının ticari defterlerin TTK'nın 87/2 maddesinin aradığı şartlarda zayi olduğunun kabulü mümkün değildir. Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 7.1 maddesinde sadece Vergi Usul Kanununda belirtilen “mücbir sebep” ve ikincil örneklerin temin edilememesi halinin aranmış olması TTK'nın 82/7. Maddesindeki hususların aranmayacağı anlamına gelmez. Zira Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 7.1 maddesindeki düzenleme TTK'nın 82/7. Maddesindeki düzenlemenin kapsamını değiştirecek nitelikte değildir. Dolayısıyla tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğradığı iddiasına dayalı zayi belgesi verilmesi isteminde TTK'nın 82/7. koşullar aranmalıdır.Bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilen elektronik defter ve beratların silinmesi, zarar görmesi, virüs bulaşması, siber saldırı v.b. nedenlerle ulaşılamaz hale gelmelerini önlemek için mükelleflerin, e-defter ve beratlarının muhafaza ve ibrazı konusunda ve ayrıca kullandıkları bilgi işlem sisteminin sağlıklı biçimde çalışabilmesi ile ilgili yeterli teknik ve güvenlik önlemlerini almaları, bu kapsamda bilgi işlem sistemlerinde yaşanabilecek sorunlar nedeniyle elektronik defter ve beratlarını farklı ortamlarda yedeklemeleri basiretli bir iş adamından beklenen bir davranış olup Elektronik Defter Genel Tebliği'ne de uygundur.Davacı şirketin merkezinde bulunan bilgisayarda meydana gelen siber saldırı ve  zararlı yazılım  nedeniyle bu bilgisayarda kayıtlı olduğu iddia edilen ticari defterlerin zayi olduğu ileri sürülmüş ise de, Elektronik Defter Genel Tebliği uyarınca ikincil örneklerin tutulduğu ve bunlara da ulaşılamadığının ispatlanamadığı gibi ticari defterlerin bilirkişi incelemesine konu bilgisayar harddiskinde saklandığı da ispatlanamamıştır. Bu durum karşısında, kanunda tahdidi olarak sayılmamakla birlikte isteme konu ticari defterlerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sonucu yada bunlara benzer bir sebepten dolayı basiretli bir iş adamının göstereceği tüm dikkat ve özenin gösterilmesi halinde dahi önlenemeyen bir sebepten ötürü zıyaa uğradığının ispatlanamadığı nazara alındığında Mahkemece zayi belgesi verilmesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç  maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi.10/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"008e5e487d004b6e","SID":"4ada53ded5b84a0e"}}