{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/580 <br>KARAR NO: 2025/786<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/01/2025<br>NUMARASI: 2024/516 Esas -  2025/20 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkili kurum tarafından sigortalı ...'in tutulduğu meslek hastalığı nedeniyle ortaya çıkan kurum zararının tazmini amacıyla meslek hastalığının oluşumundan sorumlu iş verenler aleyhine ... Ticaret Ltd Şti'yi hasım göstererek İstanbul 20 İş Mahkemesi nezdinde 2021/73 Esas Sayılı dosya ile tazminat davası açtıklarını ancak ... Ticaret Ltd Şti adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiklerini,  davaya konu ihyasını istedikleri ... Ticaret Ltd Şti adlı şirketin  merkez adresinin İSTANBUL olduğunu ve şirketin ticaret sicilinden 31/07/2013 tarihinde resen silindiğini, İstanbul 20 İş Mahkemesinin 2021/73 esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve kusur durumuna göre müvekkili kurum alacağının tahsilinin temini için şirketin ihyasını mahkeme ara kararı ile talep ettiklerini belirterek  ...nün  sicilinde kayıtlı ... Ticaret Ltd Şti unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle,  müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi”  kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasına gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını,  re’sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, iddia ve talebin, İstanbul 20 İş Mahkemesinin 2021/73 esas sayılı dosyasının sonuçlandırılmasına, taraf teşkilinin sağlanmasına dayandığını, İşbu nedenle, müvekkili Müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını belirterek  davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde dava konusu şirketin, anılan mahkeme dosyası kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...İhyası istenen şirketin 31/07/2013 tarihinde resen terkinine karar verilmiş olup dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01/03/2017 tarih 2017/11-3184 Esas 2021/1107 karar no'lu ilamda da belirtildiği üzere, davaya ek tasfiye hükümlerine göre devam edileceğinden şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği kanaatine varılarak, davacının davasının kabulü ile; İstanbul 20 İş Mahkemesi 2021/73  esas  sayılı dosyasında  taraf teşkilinin sağlanması, davanın yürütülmesi, verilecek kararın kesinleştirme işlemleri ve verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Ticaret Ltd Şti'nin ihyasına, Tasfiye memuru olarak ...'ın  atanmasına aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İhyası istenen şirketin resen terkin işlemi 31/07/2013 tarihinde yapılmış olup davacı tarafından İstanbul 20 İş Mahkemesindeki 2021/73 esas sayılı dosya 2021 yılında açılmıştır. Resen terkin işleminden çok sonra söz konusu davanın açılması nedeniyle dahili davalı ... aleyhine vekalet ücreti, yargılama gideri ve harç ile ilgili hüküm kurulmamış ve davanın kabulüne,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği halde davacı  Kurum Iehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmolunmamasının haksız ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davacı Kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş karara karşı davacı vekili yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf  yasa yoluna başvurmuştur.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince  sermayelerini  öngörülen  tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7 nci gereğince terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir.Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine  hasren ihya  edilen   münfesih konumda olan şirketin  ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca  tasfiye memuru atanması gerekmektedir.TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup  somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi   bulunmayan  haller TTK'nın geçici 7 maddesinde  öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin  22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde \"silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde\" ibaresi  iptal edilmiştir. 23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi  ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine  eklenen \"....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz\" düzenlemesi ve şirketin  terkinin den sonra açılan derdest davadaki işlemlere hasren ek tasfiye amacıyla ihya talebinde  bulunmasına göre davalı  aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemelidir. Somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından davalı   şirketin 31/07/2013 tarihinde  TTK geçici 7. Madde kapsamında sicil kaydı  resen terkin edilmiştir.Sicilden terkin edilen şirket hakkında İstanbul 20.İş   Mahkemesinin 2021/73  Esas sayılı derdest dosyasında davacı kurum  tarafından  ihyası istenen şirkete karşı açılan  rücu davasında  davalının temsili işlemleri için  eldeki  davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacının devam eden dava dosyasının kesinleştirmesi ve takip eden  icra takibi nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı  ve   hukuki yararı bulunduğu gibi belirtilen yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu  davalı tarafça ispat edilememiş olup,buna göre  usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Buna göre  mahkemece davanın  kabulüne ve  şirketin ticaret  sicil kaydının  ihyasına karar verilmesinde ve davalı sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinde  bir isabetsizlik bulunmamaktadır.(Yargıtay 11. H.D'nin  17/03/2025 tarih ve E: 2025/1242 -K: 2025/1860) Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda  davacı vekilinin  yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı  Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d5a40717b682a5c","SID":"11867b3f6cdf1b35"}}