{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/668 <br>KARAR NO: 2025/679<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/11/2024<br>NUMARASI: 2024/2205 Esas -  2024/2224 Karar (Değişik İş)<br>DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlu arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, kredi kapsamında borçlu tarafından taksitin zamanında ödenmediğini, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kredi borcunun zamanında ödenmemesi halinde, başkaca bir ihtara gerek kalmadan hesabın kat edilmesi ile alacağın muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede muacceliyet şartının bulunmaması sebebiyle başkaca ihtara gerek kalmadan hesap kat edilerek borcun muaccel hale geldiğini, borçlu hakkında İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; Mahkememizin yetkisiz olduğunu, müvekkillerinin yerleşim yeri adresi itibariyle yetkili mahkemelerin Ordu/Fatsa mahkemeleri olduğunu,yetkili icra müdürlüklerinin ise Fatsa icra müdürlüklerinin olduğunu, müvekkili alacaklı bankadan herhangi bir kredi kullanılmadığını, müvekkili ile alacaklı banka arasında sadece pos cihazı kullanımının mevcut olduğunu, müvekkili bankaya post cihazından kaynaklı bir borcunun bulunmadığını, verilen ihtiyati haciz kararının haksız ve usulsüz olduğunu, hacizlere ilişkin kıymet taktirinin yapılmasını ve taşkın ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararının iptaline ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır. Somut olayda, itiraz eden tarafından borca itiraz ile ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiş olup, itiraza konu hususların İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı,  taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 21. Maddesinde yer alan yetki şartına göre banka merkezinin seçimlik olarak kullanıldığı anlaşılmakla yetki itirazın reddine, itiraz eden vekilinin borca yönelik itirazlarının yargılamayı gerektirdiği ve dosyanın mahiyeti gereği de esas yönünden yargılama yapmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;  yetki  itirazımız dikkate alınmadığını, genel yetki kuralları gereğince ihtiyati haciz başvurularında yetkili mahkeme aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, müvekkilinin ikametgahının Ordu ili Fatsa İlçesi olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Fatsa mahkemeleri olduğunu,  ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, teminatın eksik yatırıldığını ve ihtiyati hacizlerin taşkın olarak konulduğunu, ihtiyati haciz kararının müvekkilinin gıyabında verildiğini, ihtiyati haciz talep eden tarafından hiçbir sebebe dayanılmadığını, mahkemede haksız iddialarla hiçbir sebebe dayanmadan haciz kararı verildiğini, banka ihtarının  İİK'nın 68 vd. maddeleri niteliğindeki bir belge olmadığını, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2017/682 E., 2018/5 K., sayılı kararında, bankanın pos cihazı kullanıcısı iş yerine ileriye dönük haciz isteyemeyeceğine karar verildiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesinin şartı olan İİK'nun 258/1. Maddesi uyarınca yaklaşık ispat kanaati oluşturacak belgeler sunulmadan verilen ihtiyati haciz kararının ve itirazlarına verilen reddi kararının yerinde olmadığını, Yargıtay yerleşik içtihadının da bu doğrultuda olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince kanuna aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, bu mümkün değilse yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, İİK 257. maddesine göre ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı  borçlu  tarafından, mahkemenin yetkisiz olduğu, muaccel alacağın bulunmadığı, itiraz edenin kredi kullanmadığı, sadece bankanın post cihazını kullandığı, teminatın eksik olduğu, mal kaçırma ihtimali bulunmadığı  gerekçeleri ile itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 20/01/2025 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş karara karşı  borçlu vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemenin ihtiyati haciz kararı verme hususunda  yetkili olup olmadığı,  ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı ve ihtiyati haciz kararının teminatın yeterli olup olmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda: İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle \"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.\" şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. İhtiyati haciz isteyeninin alacağı  para alacağı olmakla 6098 sayılı TBK'nın 89/1.  Maddesi gereği ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, 6100 sayılı HMK 10. Maddesi gereği sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri mahkemesi de yetkili olduğu ve   taraflar arasındaki sözleşmenin 21. Maddesindeki yetki şartı gereği de İstanbul  mahkemeleri yetkili bulunmakla  istinaf eden borçlunun  bu yöne ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK'nın 259. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede ilama dayalı alacak hakkında ihtiyati haciz kararı için teminat aranmayacağı, alacağın  ilam niteliğindeki belgeye müstenit olması halinde ihtiyati haciz kararı için teminatın alınıp alınmayacağının hakimin takdirinde, sair belgelere dayalı alacak hakkında  ihtiyati haciz kararı için ise teminat alınmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte teminat İİK'nın 265/1.maddesi gereği aleyhine dinlenilmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu yönünden itiraz sebebidir. Teminatın türüne ilişkin İİK da özel bir düzenleme bulunmadığından bu konuda uygulanacak olan geçici hukuki  korumaya ilişkin genel  düzenleme   İİK 259. maddesi uyarınca ihtiyatı  haciz kararında tayin edilecek teminat türü  HMK 87 maddesine göre hakim tarafından serbestçe tayin edilecektir.Somut uyuşmazlıkta mahkemece ihtiyati haciz kararında takdir edilen teminat tutarı  makul ve yeterli olup  itiraz eden borçlu vekilinin bu yönlere ilişen istinaf istemi yerinde değildir. İhtiyati hacze itiraz eden tarafından muaccel bir alacağın bulunmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı ileri sürülmüş ise de taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler ve  ihtarnameler, tebliğ şerhleri  ile ihtiyati haciz isteyenin muaccel bir alacağının bulunduğu  dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat ve dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından itiraz eden borçlu vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f  maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a231d7884c57cea","SID":"74be56bc02017fc2"}}