{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2145 <br>KARAR NO: 2025/829<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi <br>TARİHİ: 14.09.2021<br>NUMARASI: 2019/269 Esas - 2021/658 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Saklama sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketini depolama, ardiye ve tamirat alanlarında hizmet veren bir şirket olduğunu, ... Mah. ... Sokak Tomruk Deposu No:.. Gebze/Kocaeli adresinde davalıya depoculuk ve ardiye hizmeti verdiğini, Davalıya bu hizmetlere ilişkin olarak 01.11.2018 tarihli ... sıra no.lu 30.834,74 TL tutarlı ve 01.11.2018 tarihli ... sıra no.lu 6.549,00 TL tutarlı faturaların düzenlendiğini, İlgili faturaların davalıya 05.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini. Davalı tarafından 8 günlük süre içerisinde hiçbir itirazda bulunulmadığını, Fatura alacağının kesinleştiğini ve 37.437,79 TL iki adet fatura tutarının vadesinde ödenmediğini, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini beyan ederek, davanın kabulüne, davalının itirazlarının iptaline, takibinin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazlara esas alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama giderleri, masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerine  bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  davalı şirketin alanında öncü armatör firma olduğunu, Gemileri vasıtasıyla konteyner taşımacılığı/ticareti yapan davalının, zaman zaman işbu konteynerler için davacının deposunu kullandığını, İşbu kullanım için davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek ödemelerini zamanında ve eksiksiz olarak davacıya ifa ettiğini, Davacı ile davalı arasında herhangi bir SÖZLEŞME mevcut olmadığını. Fakat buna rağmen davacının, aradaki işleyişe uygun olmayan ardiye ve depolama bedelleri üzerinden fatura keserek davalıdan fahiş miktarlar talep ettiğini, Detayları yazılı olarak sözleşmeye bağlanmayan kalemler için fatura kesilmesi hukuka aykırı olduğunu, Davaya konu faturalar akabinde davalının konteynerlerini dahi iade etmekten kaçınıldığını, İşbu durum üzerine gönderilen ihtar akabinde ise haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlatıldığını, Davalının icra takibe konu faturalar için gerçek bedel olan  5.899,63 TL ödeme yaparak dosya borcunu kapattığını ve kalan bedeller için iade faturası kestiğini, Davacının iddiasının aksine faturaların tebliğ tarihinin ispat edilmediğini, Dayanak faturaların e-fatura niteliğine haiz olmadığını, İşbu sebeple; 8 günlük itiraz süresinin geçtiğinden bahsedilemeyeceğini beyan ederek; fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak, haksız ve dayanaksız davanın reddine, davacının davaya konu başlatmış olduğu icra takibinin iptali ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile Avukatlık ücretinin de davacı üzerine bırakılmasını savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayandıklarından; tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup taraf defterleri mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının takibe konu  01.01.2011 tarih ... seri no.lu 6.549 TL bedelli, 01.01.2018 tarih ... seri no.lu 30.834,75 TL bedelli faturalar, davalı tarafça 01.11.2018 tarihinde yevmiye defterine kaydedildikten sonra 05.12.2018 tarihinde ... seri no.lu 6.549,00 TL bedelli ve 05.12.2018 tarihinde ... seri no.lu 24.935,12 TL bedelli iade faturaları düzenlediği,  davalının 2 adet 31.484,12 TL bedelli iade faturaların davacının yevmiye defterinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Bu haliyle davalının takibe konu faturaları en geç 05.12.2018 tarihinde yevmiye defterine işlediği tarih itibari ile tebellüğ ettiği ve 8 günlük süre geçtikten sonra iade faturası düzenlediği yani süresinde itiraz etmediği anlaşılmıştır. Bu haliyle fatura içeriğini kabul ettiği karine olarak kabul edilmiş, fatura içeriğinin gerçeği yansıtmadığını ispat yükü davalıya geçmiş ise de faturaya konu hizmeti almadığını ispata yarar delil sunulmadığından fatura konusu hizmeti aldığı sonucuna varılmıştır.  Taraflar tacir olmalarına rağmen takip talebinde yasal faiz talep edildiğinden alacağa yasal faiz işletilmiş olup , takip öncesi davalının temerrüte düşürüldüğüne dair kayıt olmadığından taklip  öncesi   faiz alacağı istenemeyeceği...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların kısmen  iptaline, takibin 37.383,74   TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, alacak likit ve  itiraz haksız olduğundan alacağın %20 'si oranındaki 7.476,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, armatör firma olduğunu, gemi ile konteyner taşımacılığı yaptığını, zaman zaman işbu konteynerler için davacının deposunu kullandığını, ticari defterlerden de görüleceği üzere depo kullanımı için müvekkilinin, üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek ödemelerini zamanında ve eksiksiz olarak davacıya yaptığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekilinin, aldığı gerçek ve birim  hizmet üzerinden davacı faturalarını ifa ettiğini, davacının ise davaya konu ve aradaki işleyişe uygun olmayan ardiye ve depolama bedelleri üzerinden fatura keserek müvekkilinden fahiş miktarlar talep ettiğini, müvekkilinin almadığı ve sözleşmeye bağlanmayan sözde hizmetler için fatura kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Dava dosyasına ibraz edilen ihtarlardan da görüleceği üzere; davacının haksız ve mesnetsiz olarak müvekkilinin konteynerlerini zilyedinde tuttuğunu ve ancak ihtar akabinde hukuken haksız olduğunu idrak ederek işbu konteynerleri teslim ettiğini, müvekkilinin icra takibe konu faturalar için gerçek bedel olan  5.899,63 TL ödeme yaparak dosya borcunu kapattığını ve ödeme gününde  kalan bedeller için iade faturası kestiğini, İlk derece mahkemesi kararının çelişkili olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.05.2005  2004/7832 E. 2005/4738 K. Sayılı kararını eklediklerini, bu karar içeriğine göre, yazılı bir sözleşme bulunmadan, faturaların içeriğinin davacı tarafından keyfiyetle kaleme alınmasının, faturaların geçerli ve de itiraza tabii olduğu anlamına gelemeyeceğini, Mahkemece, bilirkişi raporundaki varsayımlara dayanılarak hüküm kurulduğunu, raporda faturaların tebliğ edildiği varsayımına dayanarak tespitlerde bulunulduğunu, müvekkili  aleyhine başlatılan icra takibine konu faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini, her ne kadar davacının, faturaların kargo vasıtası ile gönderildiğinden bahsetmiş olsa da; tebliğe ilişkin  herhangi bir delil mevcut olmadığını, kargo yolu ile gönderildiği iddia edilen faturaların müvekkili tarafından teslim alındığı ve imzalandığı hali de dosyada bulunmadığını, zira, gönderildiği iddia olunan kargo zarfı içerisinden hangi evrak ve/veya evrakların çıktığı ise meçhul olduğunu, iş bu sebeplerle; faturaların tebliğ edildiği varsayımı üzerinden hazırlanan raporu ve rapor doğrultusunda verilen kararı kabul etmek mümkün olmadığını,  Delillerimizden de görüleceği üzere; müvekkilinin konteynerlerinin davacı tarafından zorla depoda tutulması akabinde taraflarınca 05.12.2018 de ihtar gönderildiğini  ve 14.12.2018'de gerçek borç ifa edildiğini, öte yandan, ihtar tarihi ile aynı gün iade faturalar kesilmiş ve ilgili faturalara  itiraz edildiğini, Yargıtay kararları ışığında icra dosyasına yapılan borca ve faize itiraz neticesinde faturalara konu hizmetlerin aldığına dair ispat  yükümlüsünün davacı olduğunu, mahkemenin sadece defterler üzerinden hazırlanmış olan teknik bilirkişi raporu üzerinden karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,  dosyanın lojistik konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesi taleplerinin karşılanması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, depo ve ardiye (saklama) sözleşmesine ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe  yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı, davalı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı davalıya depo ve ardiye hizmeti verildiğini, bu hizmet nedeniyle  takibe konu 01.11.2018 tarihli ... sıra no.lu 30.834,74 TL tutarlı ve 01.11.2018 tarihli ... sıra no.lu 6.549,00 TL tutarlı faturaların ödenmediğini ileri sürmüş,  davalı ise taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, faturalara ilişkin  hizmet almadığını, faturaların fahiş bedel ile düzenlendiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince taraf delilleri toplanmış ve  yargılama aşamasında  taraf ticari defter ve kayıtlarında inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi rapor içeriğinden taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe konu faturaların  davalı tarafça kendi ticari defterlerine  01.11.2018 tarihinde kayıtlandığı, davalı tarafından daha  sonra 05.12.2018 tarihinde ... seri no.lu 6.549,00 TL bedelli ve 05.12.2018 tarihinde ... seri no.lu 24.935,12 TL bedelli iade faturaları düzenlediği,  davalının düzenlediği bu faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı analaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında, davacının takip ve davaya konu faturalarının davalı yanca kendi defterlerine kayıt edildiği gibi, davalı yanca Ba  bildiriminin  de bulunulduğu  dikkate alındığında, davacının fatura konusu hizmeti verdiğinin karine olarak kanıtlandığı soncuna varılmıştır. Bundan sonra her ne kadar davalı yanca iade faturaları düzenlenmiş ise de iade faturalarının dayanağının davalı yanca kanıtlanması gerekir. Buna göre ilk derece mahkemesince davacı yanca  fatura konusu hizmetin verildiğinin kanıtlandığı sonucu ile kurulan hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davalı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Takip ve dava konusu faturaların davalı yanca kendi ticari defterlerine kayıtlandığı anlaşılmakla, davalı yanın takip konusu  faturaların kendilerine  tebliğ edilmediği, edildiğinin davacı yanca kanıtlanması gerektiği yönündeki istinaf nedeni de yerinde değildir.  Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.917,00 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"275ea6dccbc6ba3b","SID":"dbfb6ecd7e1e2631"}}