{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/841 <br>KARAR NO\t: 2025/1065<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t:  05/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/... Esas (ARA KARAR)<br>DAVACI \t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br>DAVALI \t\t: ... -...<br>VEKİLLERİ\t\t: Av. ... - ...<br>\t\t  Av. ...<br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 29/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/05/2025  <br> <br><br> Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2025 tarih, 2025/... Esas (ARA KARAR) sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                            :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirketin 19 Mart 2019 tarihli 9790 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, şirket kuruluşunda ...'ın müdür olarak tayin edildiğini, şirketin sermayesinin 40000 paya ayrıldığı ve kurucu ortaklar arasında dağıtıldığını, şirket ortaklarından ...'ın 3000.000,00 sermaye karşılığı 12000 adet payını davacı ...'e devrettiği, müvekkilinin ortak olduğu davalı firmanın aynı vakitte ortağı olan ...'ın şahsi mülkü üzerine kiralama yapılarak Gümrüklü A tipi genel antrepoyu kurdukları, burada müvekkilinin ortağı olduğu davalı firma tarafından bugünkü değeri 350.000.000,00 TL olan bir yatırım yapıldığı, şirketçe müvekkilinin payına düşen kar paylarının eksik ödendiğini, çoğu zaman müvekkiline ödenen kar payının kimi asgari ücretle çalışanlardan bile düşük olduğunu, müvekkilinin kesinlikle şirket muhasebe işlemlerinden haberinin olmadığını, kendisine bilgi verilmediğini, bilanço ve kar paylarına ilişkin gerekli inceleme ve bilgi sağlama yükümlülüğünün şirketçe/müdürce sağlanamadığını, yazılı nedenlerle davacı ...'ün ...ndeki ortaklığından bilirkişilerce tespit edilecek olan payın gerçek değeri üzerinden çıkma talebinin kabulüne, davacıya sermaye payının gerçek değerinin davalıdan alınarak müvekkili davacıya dava tarihi itibari ile en yüksek ticari faizi ile verilmesine, bu süreç tamamlanana kadar şirkete kayyum heyeti atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                                     :<br> Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2025 tarih, 2025/... Esas (ARA KARAR) sayılı kararında,; somut olayda  davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi şirket yöneticilerinin yönetim görevine devam etmesi durumunun şirkete ve ortaklarına zarar vereceğine dair HMK'nın 389. maddesi anlamında yaklaşık ispatın gerçekleşmemesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle,  temsil yetkisinin kaldırılması talebiyle temsil yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı, mevcut delil durumu dikkate alındığında haklı nedenlerin varlığına ilişkin delil bulunmadığı, davacının varsa 6102 sayılı TTK'nın 438. vd. maddelerinde belirtilen yasal koşullara uyarak özel denetçi atanması talep edebileceği, sonuç olarak HMK'nun 389. maddesi anlamında, davalı şirkete kayyım atanmasını gerektirir bir durumun varlığı, HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilemediği ve yargılamayı gerektirdiği  gerekçesi ile davacı vekilinin kayyım tayin edilmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine  karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                            :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde mahkemeye payların usulsüz dağıtıldığına, yapılan işlere dair  fatura kesilmediğine, genel kurul toplantılarından müvekkilin haberdar edilmediğine, vergi sorumluluklarının yerine getirilmediğine, gerçeğe aykırı gelir beyanında bulunulduğuna dair gerekli açıklamalar yapılmış olup, davanın niteliği vergi hususunda da gerekli tedbirlerin alınmasını gerekli kılmakta olduğunu, yine dava dilekçesinde dava için önemli hususlarda belgelerin ilgili yerlerden istenmesi talep edilmiş ise de işbu hususta ilgili yerlere müzekkere yazılmadığını, tensip zaptının bu konuda yetersiz olduğunu, müvekkiline ödenen kar paylarına ilişkin hesap dökümlerinin dosyaya konulduğunu, müvekkilinin yaklaşık kıymeti 100.000.000,00.TL olan firma hissesinde ayda sadece 17.000.TL kar payı aldığını, son 3 ayda hiç ödeme almadığını, şirketin tesiste kurulu olan GES elektrik sisteminden ayda 200.000.TL satış yaptığını, Şirket çalışanlarının müvekkilinden fazla para aldığının ortaya çıktığını, hem her şirketin hem ortağın hemde kanunun menfaati dikkate alınarak tedbiren şirkete kayyum tayini gerektiğini, açıklanan nedenlerle; Hukuk Muhakemesi Kanunun 389. M. ihtiyati tedbir hükümleri gereği şirket malvarlığını yönetmek için kayyum atanmasına dair talebinin reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          \t\t :<br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2025 tarih, 2025/... Esas (ARA KARAR) sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                                         :<br>Dava  hukuki niteliği itibarıyla  şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin  olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise,  ilk derece mahkemesince verilen 05/02/2025 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>Davacı tarafından, şirkete tedbiren kayyum atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiği, ilk derece mahkemesince tedbir taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Ara karara karşı  davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Geçici hukuki koruma türlerinin başında gelen İhtiyati Tedbir 6100 sayılı HMK’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.<br><br>Somut olayda, davacı tarafından ortağı olduğu davalı tarafından  payına düşen kar paylarının eksik ödendiğini,  şirket muhasebe işlemlerinden haberinin olmadığı, kendisine bilgi verilmediği,  kendisinden habersiz yönetim kurulunda kararlar alındığı,  ileri sürülerek davalı şirkete kayyum atanması  konusunda ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de;  ticari şirketlerde asıl olanın mevcut idareciler tarafından idare edilmek olduğu,   davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, şirketin yetkili organlarının tedbiren yetkilerinin sınırlandırılmasını gerektirecek yaklaşık ispat düzeyinde delil ibraz edilmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından,  davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>                      Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin  kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur. <br><br>   <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                               :<br>1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br>2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL  maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından yeniden HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA<br>3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin İlk derece Mahkemesince YAPILMASINA,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/05/2025 tarihinde karar verildi.<br><br>\t<br>\t<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Katip<br>... ¸e-imzalıdır\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00de46f17fa08d76","SID":"5842ea1559ceda8f"}}