{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/959 - 2025/1064<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/959 <br>KARAR NO\t: 2025/1064<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/549 E.  -  2023/100 K.<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/02/2023 tarih ve 2021/549 E. - 2023/100 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Asıl davada davacı vekili,  müvekkilinin, ... Belediye Başkanlığı'na gönderilmek üzere 22 adet koliyi 04.12.2020 tarihinde ... Kargo'ya teslim ettiğini,  05.12.2020 tarihinde ... ...'ye ulaşan kolilerin 10.12.2020 tarihine kadar alıcıya teslim edilemediğini, bu tarihte gerçekleşen teslimde kolilerin parçalanmış, ıslanmış vaziyette olduğunu ve malların çuvalla teslimatının sağlandığını, ... Belediye Başkanlığı Muayene Kabul Komisyonu'nun 10.12.2020 tarihli tutanağı ile koliler ve içindeki ürünlerin hasarlı ve kabul edilemez durumda olduğunun belirlendiğini, bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin 10.12.2020 tarihinde ...'ye başvurduğunu, davalının, 22.12.2020 tarihinde e-posta aracılığıyla müvekkilinin başvurusuna verdiği yanıtta, ... ... Müdürlüğünü su bastığını, bu sebeple zararın meydana geldiğini beyan ettiğini, ancak zararın giderilmediğini, 29.12.2020 tarihli başvuruyla müvekkilinin zararlarının tazmininin yeniden talep edildiğini ancak  herhangi bir gelişme kaydedilemediğini, müvekkilinin, ... Belediyesi'nin ürünleri kabul etmemesi sebebiyle 38.822,00- TL maddi zarara uğradığını, bunun yanında müvekkili şirket yetkililerinin  bu durum sebebiyle Ankara-... arası seyahat etmek zorunda kalarak 765,13-TL zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 39.587,13- TL maddi ve 10.000,00- TL manevi tazminatın zarar tarihi olan 10.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asıl davada davalı  vekili, taraflar arasında  kargo taşıma sözleşmesinin bulunduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2015/14275 E., 2016/27 K. sayılı ilamı nedeniyle tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca 04.12.2020 tarihinde Ankara Kargo İşleme Merkezi Müdürlüğü tarafından kabul edilen Muğla varışlı 22 adet kargonun aynı gün Afyonkarahisar PİDM adına düzenlenen 987 nolu ptb’ye kayden sevk edildiğini, kargolar hakkında herhangi bir gerçekleme alınmadığını (gönderim aşamasında olumsuz bir durumla karşılaşılmadığını), herhangi bir itirazı olmadan gönderiyi imza karşılığı teslim alan ... Belediye Başkanlığı çalışanlarının sorumluluğundan dava dilekçesinde bahsedilmediğini, hasar ile ilgili müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Birleşen davada davacı vekili, davalı tarafa 10.12.2020 tarihli gönderiye ilişkin verilen hizmet bedeli karşılığı olan 1.194,24 TL’nin ödenmemesi üzerine Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9975 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borçlu aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen davada davalı vekili, taşımaya konu emtia zayi olduğundan, taşıma bedeli ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait 22  koli eşyanın teslim edilmek üzere ... ... ...'ye 05/12/2020 tarihinde geldiği, dağıtıma 2 gün içinde çıkmayan ve teslimi yapılmayan eşyanın  07/12/2020 tarihinde ... ... Müdürlüğünü su basması neticesinde ıslandığı ve hasar aldığı, ... Belediye Başkanlığı'nın 14/12/2020 tarihli yazı ve muayene kabul komisyonunun 10/12/2020 tarihli tutanağı ile ürünlerin bozuk, deforme olmuş ve nemli ambalajlarda teslim edildiği gerekçe gösterilerek, eşyanın alıcısı tarafından teslim alınmadığı, bu durumda, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde meydana gelen zararlardan taşıyıcı sorumlu bulunduğundan, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu, her ne kadar davalı tarafça, kolilerin yetersiz ambalajlandığı ve alıcı tarafından hasarsız teslim alındığı ileri sürülmüş ise de, ... Belediye Başkanlığı'nın yazısı ve ekindeki muayene kabul komisyonu tutanağı ve taraflar arasındaki yazışmalardan hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklanmadığı, eşyanın bulunduğu ... ... Müdürlüğünü su basması neticesinde hasar  aldığı, ispat yükü üzerinde bulunan davacı yanca, davalının kasten veya pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verdiğinin ispat edilemediği, sırf, eşyaların hasara uğraması ya da kolilerinin ıslanmasının da, davalının sınırlı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, tazminat hesabının TTK'nın 882. maddesi uyarınca yapılmasının gerektiği, eşyanın teslim tarihi 4.12.2020'de Özel Çekme Hakkı'nın Türk Lirası değerinin 11.2030 TL, eşyanın ağırlığı, gönderi takip bilgi ekranı çıktısında belirtildiği üzere 415,25 kg olduğundan,  davalının sorumluluğunun 8.33*415,25*11.2030 =38.751,54 TL  ile sınırlı bulunduğu, asıl dosyada, davacı tarafın 765.13 TL'lik zararına sebep olan seyahatin ne amaçla yapıldığı belirlenemediğinden ve dava konusu olayla aralarında illiyet bağı kurulamadığından, davacının 765.13 TL'nin tazmini isteminin yerinde görülmediği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, asıl dava dosyası yönünden birleşen dosyanın davacısı ... A.Ş.'nin  oluşan hasardan sorumlu olduğu, bu durumda taşıma ücretini talep edemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar verildiği, takibin kötüniyetli olarak başlatıldığı ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, asıl davada davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 38.751,54 TL'nin 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat isteminin reddine, birleşen davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, zararın davalının kusuruyla ve gönderi alıcıya ulaştırılmadan önce meydana geldiğinin davalı Şirket çalışanının 22/12/2020 tarihli e-posta cevabıyla sabit olduğundan, müvekkilinin uğradığı zararların tazmininin zorunlu olduğunu, alıcı ... Belediye Başkanlığı'nın ürünleri kabul etmemesi nedeniyle 38822,00 TL zarara uğradıklarını, müvekkili Şirket yetkililerinin bu olay nedeniyle Ankara-... arası seyahat etmek durumunda kaldığını, bu nedenle 765,13 TL zararlarının oluştuğunu, zararın davalının ihmali ile meydana geldiğinden sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağını, müvekkilinin dava konusu olay nedeniyle süresinde ve gereği gibi yaptığı işin kabulünü sağlayamadığını ve itibar kaybına uğradığını, manevi tazminat şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı-birleşen dosyada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğundan davanın tüketici mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, herhangi bir itirazı olmadan gönderiyi teslim alan ... Belediye Başkanlığı çalışanlarının sorumluluğunun tartışılmadığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, hasara uğradığı iddia olunan kolilerin davacı tarafından yetersiz ambalajlanması, alıcı tarafından da itirazsız teslim alınması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme gereği sorumluluğun davacıya ait olduğunu, birleşen dava yönünden verilen karar kesin olmakla birlikte birleştirme kararı asıl kararla birlikte istinafa konu edileceğinden usul ve yasaya aykırı birleştirme kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:1-Asıl dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, birleşen dava, taşıma bedelinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taşıma sözleşmesinin 6102 sayılı TTK'da düzenlendiği ve tarafların tüketici sıfatını haiz olmadığı, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin işbu davada görevli bulunduğu, TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, somut olayda da, davacı tarafça, taşınmak üzere davalıya teslim edilen emtianın, davalı tarafından alıcısına ıslanmış, kullanılmaz halde ve geç teslim edildiği,  davalı çalışanı tarafından davacıya gönderilen e-mail içeriğine göre davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, taşıyıcının ambalaja ilişkin bir çekincesinin bulunmadığı, zararın gerçekleşmesinoe kusurlu bulunan davalı taşıyıcının sorumluluğunun, TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı olduğu, TTK'nın 886. maddesi kapsamında davalının kasten veya pervasızca davrandığının da ispat edilemediği gözetilerek, tazminat hesabının anılan Kanun'un 882. maddesi uyarınca yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, diğer yandan, manevi zararın mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu manevi acı ve ıstırabı ifade ettiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişinin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebileceği, ancak her sözleşmeye aykırılığın manevi tazminatı gerektirmeyeceği, davacı tarafça dava konusu olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğinin ispat edilemediği, bu yönden mahkemece davacının manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>2- Davalı/birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya ve bu davada verilen birleştirme kararına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, somut uyuşmazlıkta birleşen davada davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, 1194,24 TL fatura alacağı ve 122,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1317,00 TL alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istenmiş, mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı birleşen davada davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>HMK.'nın 341/4. maddesi uyarınca, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü, ilk derece mahkemesinin 24/06/2022 dava tarihi itibariyle 8.000,00-TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. <br>Yargıtay 6. H.D.'nin 06.04.2022 tarih ve 2021/2268 E.- 2022/1937 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.<br>Somut uyuşmazlıkta da yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, mahkemece davacının talebinin kabul edilmeyen bölümü, diğer bir deyişle davacı aleyhine hükmedilen meblağ   dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL.'nin altında kaldığından, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1- Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava yönünden davacı    ... Taşımacılık A.Ş vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 352. maddesi uyarınca başkaca bir inceleme yapılmadan USULDEN REDDİNE,<br>\t3-Asıl davada davacı ... Mat. Yay. San. ve Tic. Ltd. Şti'den  Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından,  istinaf başvurusunda yatırılan 188,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 427,40-TL'nin asıl davada davacı ... Mat. Yay. San. ve Tic. Ltd. Şti'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t4-Asıl davada davalı ... Taşımacılık A.Ş'den Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.647,12-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, anılan tarafça  istinaf başvurusunda yatırılan 661,78-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.985,34-TL'nin davalı ... Taşımacılık A.Ş'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t5-Birleşen dava yönünden ... Taşımacılık A.Ş tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde anılan tarafa iadesine,<br>\t6-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8cd985c9b2fb7e8","SID":"f204e17651f96a85"}}