{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/818 <br>KARAR NO\t: 2025/1124<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                          ...<br>ÜYE\t\t: ... ...<br>ÜYE\t\t: ...  \t    ...<br>KATİP\t\t: ...  \t    ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/318 E.  -  2020/40 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka, YİDK Kararının İptali ve Hükümsüzlük<br><br>\tDairemizce  verilen 24/11/2023 tarih ve 2021/1512 Esas 2023/1515 sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2024 tarih ve 2024/1103 Esas 2024/9478 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,davalının 2017/74946 numaralı \"...\" başvurusuna müvekkilinin “...” ibareli seri markalarını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, itirazın TÜRKPATENT tarafından kabul edilerek davalının başvurusunun tamamen reddedildiğini, bunun üzerine davalının bu defa önceki başvurusundaki “...” ibaresini çıkartarak davaya konu \"...+şekil\" ibareli başvuruyu yaptığını, dava konusu bu başvuruya da müvekkilinin “...” ibareli seri markalarını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, bu defa itirazlarının reddedildiğini, müvekkilinin 1983 yılında sınai haklar alanında hizmet vermek amacıyla kurulduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin redde mesnet gösterilen “...” ibareli markaları ile aynılık/benzerlik gösterdiğini, tüketici nezdinde markaların karıştırılması, ilişkilendirilmesi ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “...” markası ve ticaret unvanıyla tanınmış olduğunu, davalı başvuru sahibinin de marka vekili olduğu ve müvekkili ile aynı alanda iştigal ettiğinden müvekkilinden haberdar olmamasının imkânsız olduğunu, davalının müvekkilinin tanınırlığından faydalanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 29.06.2018 tarih ve 2018-M-5243 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile 2017-74946 numaralı markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... davaya cevap vermemiştir.<br>\t\t\t\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"şekil+...\" ibareli başvuru markasıyla davacının \"...\" ibareli tescilli markaları (2014/73252, 2004/12324, 2005/03300)  arasında sesçil ve görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu markalarda ... ibaresinin asli unsur olarak ön plana çıkartıldığı, dava konusu hizmetler  açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas-benzerlik koşullarının oluştuğu, davacı tarafın diğer iddialarının ise sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 29.06.2018 tarih ve 2018-M-5243 sayılı YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu 2017/74946 sayılı “...+ŞEKİL+RENK” ibareli markanın kelime, şekil ve renk unsurlarından oluşan özgün bir kombinasyona sahip olduğunu, markanın, farklı tonlarda mor zemin üzerine oluşturulduğunu, davacı markalarında bu ya da benzeri şekil ve renk unsurlarının yer almadığını, markadaki kullanımı ve konumlandırılışı göz önüne alındığında, genel görünümü doğrudan doğruya değiştiren bu şekil ve renk unsurlarının incelemede göz ardı edilmesinin mümkün olmadığını ve markaya ayırt edicilik kattığını, öte yandan davalı markasında kullanılan ibarelerle, davacı markasında kullanılan ibarelerin de benzer olmadıklarını, zira davalı markasının “... ... ofisi” ibaresinden oluştuğunu, “...” ibaresiyle başlayan markada yer alan “...” ve “ofis” ibarelerinin tasviri anlamlarının, günlük dilde ve ticaret alanında yaygın kullanımı olan ibareler oldukları göz önüne alındığında, kelime olarak ayırt ediciliklerinin görece doğuştan düşük olduğunu, “... ... ofisi” ibaresini bir bütün olarak gören ortalama tüketici kitlesinin bunun davacı markalarıyla karıştırmalarının mümkün olmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, başvuru konusu markanın, davacı markalarından ayırt edici derecede farklılaştığını, davalı markası ile davacı markaları arasında, ilgili tüketicilerin ilişki kurmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin  24/11/2023 tarih ve 2021/1512 Esas 2023/1515 Karar Karar sayılı kararıyla,  dava konusu başvurunun esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile davacının \"...\" asıl unsurlu markaları arasında,  ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf markalarında ortak olarak bulunan \"...\" ibaresinin, işaretlerin bütünü itibariyle bıraktığı izlenim farklı bulunduğundan, iltibasa sebebiyet vermeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, YİDK iptali davasının reddine, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar  verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 26/12/2024 TARİH VE 2024/1103 ESAS 2024/9478  KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davacı vekilince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, \"Somut olayda daha önce davalının \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek için başvuruda bulunmuş, davacının \"...\" ibareli seri markalarına dayalı olarak yapmış olduğu itiraz üzerine davalı ... tescili için yaptığı başvurudan sonuç alamadığından bu kez davalının yine davacının markalarının ayırt edici unsuru olan \"...\" ibaresini daire şeklindeki kurt figürünün içerisine yerleştirmek suretiyle marka tescil başvurusunda bulunmuş, davacının itirazına rağmen sonuç olarak bu işaret marka olarak tescil edilmiştir. Ancak yukarıda belirtildiği üzere hem davacının hem de davalının markasındaki ayırt edici unsur \"...\" ibaresidir. Davalı markasında şekil unsuruna yer verilmişse de aynı olmamakla birlikte davacının markalarında da şekil unsuruna yer verilmiştir. Bu nedenle taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında genel izlenim bakımından ilgili tüketici kesimi nezdinde karıştırılmaya sebep olacak derecede benzer olduğunun kabulü gerekir. Diğer taraftan davalı, daha önce karşısına çıkan tescil engelini aşmak için davacının markaları ile seri marka oluşturacak şekilde dava konusu işaretin marka olarak tescili için başvuruda bulunmuştur. Bu hususun 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde nispi ret nedeni olarak belirtilen kötüniyetli başvuru olarak değerlendirilmesi gerekir. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.\" gerekçesiyle Dairemiz kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin   26/12/2024 tarih ve 2024/1103 Esas, 2024/9478  Karar sayılı bozma ilamına ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>\tDosya kapsamında bulunan deliller ile uyulan bozma ilamına göre, davalının dava konusu başvurudan önce \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek için başvuruda bulunduğu, davacının \"...\" ibareli seri markalarına dayalı itirazı üzerine davalının marka başvurusundan sonuç alamadığı, bu kez yine davacının markalarının ayırt edici unsuru olan \"...\" ibaresini daire şeklindeki kurt figürünün içerisine yerleştirmek suretiyle marka tescil başvurusunda bulunduğu, ancak hem davacının hem de davalının markasındaki ayırt edici unsurun \"...\" ibaresi olduğu, davalı ... davacının markalarında şekil unsuruna da yer verildiği, bu nedenle taraf markalarının bütün olarak karşılaştırıldığında genel izlenim bakımından ilgili tüketici kesimi nezdinde karıştırılmaya sebep olacak derecede benzer olduğu, diğer taraftan davalının, daha önce karşısına çıkan tescil engelini aşmak için davacının markaları ile seri marka oluşturacak şekilde dava konusu işaretin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğu, bu hususun 6769 sayılı Kanun'un 6. maddesinde nispi ret nedeni olarak belirtilen kötüniyetli başvuru olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, YİDK iptaline yönelik davanın kabulüne, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına  ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davanın KABULÜNE,<br>\t2-...nun 2018-M-5243 sayılı YİDK kararının iptaline,<br>\t3-Dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 198,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 606,50-TL tebligat ve posta gideri, 1.330,20-TL temyiz yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 3.935,20-TL'ye 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 4.007,00-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>8-Davalı ... tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>  \t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>10-Harçlar Kanunu uyarınca davalı ... Kurumundan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>11-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafın yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 28/05/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/05/2025<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"652aed802e44f88c","SID":"4d5805e833360181"}}