{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/997 - 2025/1133<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/997 <br>KARAR NO\t: 2025/1133<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/373 E.  -  2022/308 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2022 Tarih ve 2021/373 Esas - 2022/308 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davacının  1996 yılından itibaren “...” markasını tescil ettirerek küçük ev aletleri pazarında faaliyet gösterdiğini, “...” markasıyla, yiyecek hazırlama, pişirme ve kızartma, içecek hazırlama, temizlik, kişisel bakım, ütü, bebek ürünleri ve aksesuvarları olmak üzere 8 ürün kategorisinde, 250 çeşit ürün ile pazarda yer aldığını, davalı şahsın 22.12.2019 tarihli ve 2019/130540 sayı ile 25.sınıfa giren emtialarda tescil ettirmek istediği “...” markasının tesciline SMK m. 6/1, 6/5 ve 6/9 hükümlerine dayalı olarak davacının yapmış olduğu itirazın, diğer davalı ... tarafından m. 6/1 hükmü nedeniyle kısmen kabul edildiğini ve davalı şahsın marka başvurusundan 25.sınıfa giren bir takım emtiaların çıkartıldığını, müvekkilinin “...” ibareli markasının “tanınmış marka” olarak tescilli bulunduğunu, tarafların markalarını benzer bulan ...’in davalı şahsın marka başvurusunu kısmen değil, tamamen reddetmesinin gerektiğini, zira davacının tanınmış markasının koruma kapsamının daha geniş olduğunu, ayrıca davacının tescilli markalarının, davaya konu markanın reddedilmediği 25. sınıf kapsamındaki diğer emtiaların satışı hizmetlerini de kapsadığını, davalı şahsın marka başvurusunda yer alan alan adının ve “...” ibarelerinin ilgili sektörlerde herkes tarafından kullanılan genel/jenerik/tanımlayıcı ibareler olduğunu, dava konusu edilen markanın tescili halinde müvekkilinin markalarından haksız bir yarar sağlayacağını, davacıya ait markaların ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ve markalarının itibarının zarar göreceğini, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, ... YİDK’nın 25.10.2021 tarihli ve 2021-M-8631 sayılı kararının iptaline ve 2019/130540 sayılı markanın tescili halinde hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, zira davalının markasının genel kompozisyonun markaların görünümlerini farklı kılmaya yettiğini,\"...\" ibaresinin davacı tarafından yaratılmış/fantezi bir ibare olmadığını ve özellikle de uyuşmazlık konusu emtialar açısından markasal hüviyetinin düşük olduğunu, markalar benzemediğinden davacının tanınmışlık iddialarının somut olaya bir etkisinin bulunmadığını, SMK m. 6/5 hükmünde düzenlenmiş olan koşulların gerçekleştiğinin ve dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı şahıs tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşılaştırılan işaretlerin/markaların  görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamında kalmış olan emtiaların hiçbiri açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmediği, bu meyanda davacının 35. sınıf altında 25. sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri için tescilli olan markalarını bu hizmetlerde fiilen kullandığını ispat edemediği, dava konusu edilen hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bunları satın alırken düşük olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının kapsamında kalan emtialar açısından tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olmayacağı, davacının kötüniyet iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında kavramsal, görsel, işitsel yönlerden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeniyle başvurunun tescil edilemeyeceğini, aksi halde müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, itibarının zarar göreceğini, sulanmasına neden olacağını, karşılaştırılan markalar arasındaki işaret ve emtia benzerliği ile müvekkilinin markalarının tanınmışlığı birlikte değerlendirildiğinde başvurunun kötüniyetle yapıldığının kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden; davalı gerçek kişinin 22.12.2019 tarihinde  2019/130540 sayılı \"... ... www...com ...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 25. sınıf malların yer aldığı, davacının \"...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet gerekçesiyle itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacının 2006 61936 ve 2007 22644 sayılı markaları açısından itirazın kısmen kabulü ile “Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler” mallarının başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, davacının bu karara yaptığı itirazın ise YİDK'in 25/10/2021 tarih, 2021-M-8631 sayılı kararıyla reddedildiği, kararın 28/10/2021 tarihinde davacıya  tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 27/12/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tSomut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.<br>\tDava konusu başvuru \"... ... www...com ...\" ibaresinden, davacının itiraza mesnet markaları \"...\" asli unsurundan oluşmaktadır. İçerdiği sair kelime ve şekil unsurlarının ayırt ediciliğinin bulunmaması/ başvuruya ayırt edicilik katmaması nedeniyle dava konusu başvurunun asli unsurunu da \"...\" ibaresi oluşturmaktadır. Bu itibarla, taraf markaları arasında asli unsurlarının ortaklığı nedeniyle 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, en azından ortalama tüketiciler tarafından markaların ilişkilendirileceği ya da dava konusu başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanacağı kanaatine varılmıştır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.<br>\tMarkaların kapsamlarının karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru kapsamında 25. sınıftaki \"Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, <br>fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” malları yer almaktadır. Davacının itirazına mesnet markalarının (örn. 2011 107956<br>, 2011 107970<br>, 2012 81389,2013 03361 sayılılar) kapsamlarında ise 25. sınıf mallar yer almamakla beraber, bu malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri mevcuttur. Bir mal ile o malın satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri, benzer ve ilintili olduğundan, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir.\t<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Davacı tarafça hem davalı Kurum nezdinde ileri sürdüğü itirazında hem de dava dilekçesinde tanınmışlık vakıasına da dayanılmış olup, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da, davacının \"...\" ibareli markasının, küçük ev aletleri sektörüne dahil mallar bakımından  tanınmış markalardan olduğu belirtilmiş ise de, 25.sınıf emtialara ilişkin başvurunun tescili halinde davalının, davacı markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği, davacı markasının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği kanaatine varılamadığından somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmiş, dava konusu başvurunun SMK'nın 6/9.maddesi anlamında kötüniyetle yapıldığı da ispat olunamamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu başvuru ile davacının \"...\" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 25. sınıf emtia bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle YİDK iptali istemi yönünden davanın kabulüne, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 06/10/2022 gün ve 2021/373 Esas - 2022/308 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 25/10/2021 tarih ve 2021-M-8631 sayılı YİDK kararının İPTALİNE, <br>\t3- Dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.600,00-TL bilirkişi ücreti, 243,50-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 168,00-TL tebligat ve posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.503,50-TL yargılama giderine, 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.622,10-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,\t<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"225f41c1569e1bdf","SID":"84ebd5edda8ebd0d"}}