{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1014 <br>KARAR NO\t: 2025/1134<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/756 E.  -  2022/167 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Ticaret Unvanının Terkini, Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/03/2022 Tarih ve 2021/756 Esas - 2022/167 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı   tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkillerinin 1967 yılından beri \"...\" ibaresi ile faaliyet gösterdiklerini ve tüm faaliyetlerini “...” markası ile gerçekleştirdiklerini, “...” ibaresinin davacı Vakıf adına 2014/54765 sayıyla tescilli olduğunu, davalı şirketin de \"...\" ibaresini ticaret unvanında, tüm araç ve gereçlerinde, tanıtıcı tabelalarında ve reklamlarında kullandığını,  davalı işletmenin www...com.tr uzantılı internet sitesinde \"... Kalıp\" işletmesinin ... tarafından kurulduğunun anlaşıldığını, davalı firmanın haksız şekilde müvekkillerinin  ticaret ünvanını kullandığını, müvekkilleri vakıf ve kooperatifin gerçek hak sahibi olduğunu, davalı işletmenin ticaret unvanında esas unsur olarak ... ibaresini kullanmasının müvekkilleri ile davalı işletme arasında ekonomik - idari bağ olduğu izlenimini yaratarak iltibasa yol açacağını, davalının bu kullanımının açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı şirketin müvekkillerinin çabası ile oluşturulan \"...\" ibaresinin avantajlarından faydalanmaya çalıştığını ileri sürerek, TTK'nın 52. maddesi doğrultusunda davalının ticaret unvanındaki \"...\" ibaresinin kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, bu unvanı taşıyan ticari emtia, web sayfası kullanımı, internet alan adı tescili ve unvanı taşıyan belgelerin imhası ve kullanımının durdurulmasını, davalı işletme tarafından müvekkillerinin ilk tescil eden sıfatıyla kullanmakta olduğu ticaret unvanına ayniyet derecesinde benzer ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullanımının TTK'nın 54,55/1-a-4-5 maddeleri gereğince haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, müvekkilinin 31/08/2006 tarihli tescil ve ilan ile ticari faaliyetine başlayarak torna, kalıp ve freze alanında devam ettiğini, bunun yanı sıra  www...com.tr. uzantılı alan adını 2011 yılından beridir kullandığını, davacıların müvekkilinin faaliyet alanıyla aynı veya benzer nitelikte faaliyet göstermediklerini, yine davacıların vakıf senedinde davalı müvekkilin faaliyet konusu ile aynı veya benzer nitelikte herhangi bir faaliyetin açıklanmadığını, bu nedenle \"...\" ibaresinin kullanılmasının herhangi bir ticari veya idari karışıklık oluşturmadığını, davacıların www...com.tr alan adını satın almak istemeleri durumunda sözleşme görüşmelerinin yapılabileceğini, davacı tarafın haksız rekabet ve men'ine yönelik taleplerinin TTK'nın 60.maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek üzere YHGK içtihatlarında da belirtildiği gibi sessiz kalma yoluyla hak kaybının, önceki hak sahibinin hakka konu ticari ad ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve ihlallere sessiz kalarak ticari ad ve işareti koruma hakkını yitirmesi anlamına geldiğini, bu hak kaybı ilkesinin temelinin TMK'nın 2. Maddesi hükmüne dayandığını, müvekkilinin söz konusu ticaret unvanını 16-17 yıldır kullandığını, hiçbir şekilde itiraza uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  davacı Kooperatif'in 1967 yılında, davacı Vakıf'ın ise 1993 yılında kurulduğu, Vakfın küçük ve orta ölçekli işletmelerin kuruluşunu ve geliştirilmesini desteklediği, davacıların farklı konularda  çalışmalar yürütmek amacıyla içinde \"...\" ibaresi geçen çeşitli tüzel kişilikler oluşturdukları, \"...\" ibaresi  yönünden gerçek hak sahibi haline geldikleri, davacıların tescil tarihleri itibariyle işletme adı yönünden davalıya göre önceliğinin olduğu, davalının ise Ankara 3.Noterliğinin 14.02.2006 tarih ve 05791 yevmiye nolu noterlik onayı ve Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 31.08.2006 tarihinde ... (13162115482)-(... KALIP TORNA FREZE SANAYİ VE TİCARET) unvanı ile kurulup sicile tescil edildiği, davacıların unvanında yer alan \"...\" ibaresinin, davalı adında da aynen kullanıldığı, bu suretle \"...\" ibaresinin çekirdek unsur olarak kullanılmasının iltibasa neden olduğu gibi  TTK'nın 52. maddesi uyarınca, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, bunun tespitini yasaklanmasını ve değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebileceği, somut olayda da TTK'nın 52. maddesi koşullarının oluştuğu, davacıların unvanlarında yer alan \"...\" ibaresinin korunmasının gerektiği, bu haliyle davacı tarafın iddialarını ispatladığı  (Ankara 20 H.D.'nin 08/09/2021 tarih ve 2021/1046-1047 E/K sayılı emsal  kararı) gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının eyleminin davacı taraf adına tescilli ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesine, TTK'nın 52. maddesi gereğince davalının ticaret unvanında bulunan ''...'' ibaresinin silinmesine, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu unvanı taşıyan ticari emtia, web sayfası kullanımı, internet alan adı tescili ve unvanı taşıyan belgelerin imhası ve kullanımının durdurulmasına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkilinin Yenimahalle 3.Noterliği'nin 14/02/2006 tarih, 05791 yevmiye sayılı onayı ve Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 31/08/2006 tarihli tescili ile ticaret hayatına başladığını ve 05/09/2006 tarih, 6635 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayımlandığını, yine www...com.tr uzantılı alan adını 2011 tarihinde aldığını, davacının dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mahkemece bu yöndeki savunmalarının değerlendirilmediğini, \"...\" ibaresinin bir mahalleye adını verdiğini, aynı zamanda sanayi bölgesinin adı olduğunu, yaygın kullanıldığını, davacılarla faaliyet konularının da farklı bulunduğunu, haksız rekabet oluşturan faaliyetlerinin söz konusu olmadığını, davacıların sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradıklarını, bu aşamada dava konusu taleplerin öne sürülmesinin TMK'nın 2.maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, ticaret unvanının davalı tarafından ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanıldığının ve haksız rekabetin tespiti ve men'i ile ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece davacıların \"...\" ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>6102 sayılı TTK.'nın 18/1 hükmüne göre her tacir bir ticaret unvanı seçmek ve kullanmak zorundadır. TTK.'nın 39/2. bendinde de unvanın işletmenin girişinde gösterilmesi zorunlu kılınmıştır. <br>TTK'nın 52.maddesine göre, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir.<br>Somut olayda, \"...\" ibaresi üzerinde davacı tarafın hak sahipliğinin davalıdan önceye dayandığı ve bu nedenle TTK'nın 52. maddesi kapsamında unvan terkini koşullarının oluştuğu, ne var ki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.06.2012 tarih, 2010/8788 Esas, 2012/10516 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, hukuka aykırı davranışın önlenmesine veya hukuka aykırı duruma son verilmesine ilişkin talebin kullanılmasını çok geciktiren kimsenin MK'nun 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlüğe aykırı davranıp davranmadığının değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, zira, haklı başka bir gerekçe olmadığı sürece, uzun süre tecavüze sessiz kalarak üçüncü kişiler nezdinde güven yaratan kişilere dava açma hakkının tanınmamasının gerektiği, somut olayda da, davalı Şirket'in ticaret unvanının 31/08/2006 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, 05/09/2006 tarih, 6635 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayımlandığı, davacıların ilk kez bu tarihten yaklaşık on beş yıl sonra Ankara 63. Noterliği'nin 8 Ekim 2021 tarih, 32952 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bu kullanıma karşı çıktıkları, ticaret unvanının tescil ve ilan edilmekle tüm Türkiye çapında koruma sağladığı, bu durumda davacıların davalının kullanımlarından haberdar olmalarına rağmen tescil tarihinden dava tarihine kadar beş yıldan uzun bir süre (15 yıl) karşı çıkmamaları nedeniyle sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradıklarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2022 tarih, 2020/6753 Esas, 2022/689 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.<br>\tHMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 gün ve 2021/756 Esas - 2022/167 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10‬-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t6-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 91,00-TL posta masrafı ve  492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 583,00-TL  yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\t<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),\t<br>\t8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t9-Davalı şahıs tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86827594ba047ebe","SID":"9971ce6722a25eee"}}