{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1030 - 2025/1185<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1030 <br>KARAR NO\t: 2025/1185<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/361 E.  -  2023/41 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2023 Tarih ve 2022/361 Esas - 2023/41 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibaresinin 9, 35 ve 36 sınıf mal ve hizmetler yönünden yaptığı başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b ve c maddeleri uyarınca reddediliğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvurunun bir bütün halinde slogan niteliğinde olup tescili istenen mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı da bulunmadığını, dava konusu ibarenin müvekkiline ait internet sitesinde \"...\" aldı uygulamanın tanıtımında kullandığını, anılan ibarenin müvekkil ile özdeşletiğini ileri sürerek,  2022-M-9328 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, \"...\" ibarelerinin turuncu renkle, \"...\" ibaresinin mor renkle yazıldığı, \"...\" kelimesinin altında mor-turkuaz-turuncu-sarı-mor-turkuaz şeklinde yatay düzlemde çizilmiş şerit figürü bulunduğu, markanın genel görünümünde \"...\" ibaresinin bir bütün olarak ön plana çıktığı, \"...\" ibaresinin iki ayrı cümlenin birleştirilmesi ile oluşturulmuş slogan niteliğini haiz olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığı, \"...\" ibaresinin tüketiciye tavsiye veren cümle niteliğinde olup, \"...\" tavsiyesinin ilgili tüketici kesimince yerine getirilmesi halinde \"... ...\" şeklinde sonuç cümlesi ile ilgili tüketici kesiminin tavsiyenin yerine getirilmesinden kaynaklı olarak fayda sağlayacağının ifade edildiği, dolayısıyla \"...\" ibaresi, davaya konu mal ve hizmetleri de içine alacak şekilde, bu mal veya hizmetlerden faydalanmak isteyen ilgili tüketici kesiminin, satın alma aşamasında gerçekleştireceği ödeme sürecini tanımlayan, bu ödeme süreci ile ilgili belli bir metod öneren, bu metoda uyulması halinde ise ilgili tüketici kesiminin fayda sağlayacağı fikrini hemen ve ilk bakışta, herhangi bir ayrıca zihni çabaya gereksinim duymaksızın ilgili tüketici kesimine veren, yaratıcı olmayan, şaşkınlık vermeyen, beklenmedik nitelikte olmayan, kendisini oluşturan sözcüklerle oynama içermeyen klasik bir slogan niteliğinde olduğu, bu şekilde dizayn edilmiş bir sloganın dava konusu mal ve hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliğinin bulunmayan, bu mal ya da hizmetlerin satın alınmasına yönelik ödeme sürecine ilişkin açıklamada bulunan tanımlayıcı bir ibare olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava  konusu başvurunun bir bütün olarak slogan niteliğinde \"...\" ibarelerinden oluştuğunu, tescili istenen mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı da bulunmadığını, dava konusu ibarenin müvekkiline ait internet sitesinde \"...\" aldı uygulamanın  tanıtımında kullandığını, anılan ibarenin müvekkili ile özdeşletiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuruda öne çıkan asli unsurun \"...\" ibaresi olduğu, anılan ibarenin uyuşmazlık konusu mal veya hizmetlerden faydalanmak isteyen ilgili tüketici kesiminin, satın alma aşamasında gerçekleştireceği ödeme sürecini tanımlayan, bu ödeme süreci ile ilgili belli bir metod öneren, bu metoda uyulması halinde ise ilgili tüketici kesiminin fayda sağlayacağı fikrini hemen ve ilk bakışta, herhangi bir ayrıca zihni çabaya gereksinim duymaksızın ilgili tüketici kesimine veren basit slogan niteliğinde bulunduğu, buna göre dava konusu başvurunun tescili istenen mal ve hizmetler bakımından SMK'nın 5/1-b anlamında  ayırt ediciliği bulunmadığı gibi ayrıca SMK'nın 5/1-c anlamında tanımlayıcı da olduğu, diğer taraftan davacının Markalar Dairesi kararına itirazında ileri sürmediği kullanım sonucu ayırt edicilik iddiasının dava konusu başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2025    <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"025364e2082862ff","SID":"da4f3775cc138990"}}