{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/973 - 2025/1182<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/973 <br>KARAR NO\t: 2025/1182<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/429 E.  -  2023/113 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2023 tarih ve 2022/429 Esas - 2023/113 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalının  2021/182029 sayılı ve “...” ibareli markasının SMK'nın 5/1-a-b-c-d maddeleri uyarınca marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olduğunu, ayrıca dava konusu markanın tescilinin kötü niyetli bulunduğunu, davalı ve dava dışı eşinin 1 yılı aşkın süredir ticari hayatın olağan akışına aykırı sayıda , mevcut şirketlerin logo ve unvanları ile aynı ya da ayırt edilemeyecek benzerlikte şekil ve markaların tescili talebiyle başvurular yaptığını, davalı ve eşinin Karadağ’da ikamet ettiğini, davalının markalarla faaliyet göstermek amacında olmadığını, kötü niyetli tescil ile menfaat sağlamaya çalıştıklarını ileri sürerek, 2021/182029 sayılı ve  “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili markasının s bir sözcük ve şekilden oluşan bir bütün olduğunu, müvekkili markasının bütün olarak değerlendirildiğinde logonun kelimeye göre çok daha büyük ve “...” ibaresinin üst tarafına konularak ön plana çıkartıldığını, müvekkili markasının esas unsurunun logo olduğunu, markanın ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, müvekkilinin elektronik ticaret alanında faaliyet yürüttüğünü ve bu logo ile birlikte markayı uzun süreden beri kullanarak ayırt edicilik sağladığını, müvekkilinin özgün bir marka kombinasyonu oluşturduğunu ve tescil ettirdiğini,  kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markanın  asli unsurunun markada yer alan \"...\" ibaresine göre ön planda olan şekil unsuru olduğunu, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmasa da markanın asli unsurunu oluşturan şekil unsurunun dava konusu markanın kapsamında yer alan  09, 35, 36 ve 42. Sınıf mal ve hizmetler bakımından, SMK'nın 5/1-a-b-c-d maddeleri uyarınca tescili engeli bulunmadığı, dava konusu marka ile koruma altına alınanın markada yer alan şekil unsuru olduğu, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı  vekili, mahkemece kötü niyet iddiaları yönünden hiç bir araştırma ve inceleme yapılmadığını,  dosyaya sundukları bilgi ve belgelere göre davalı ve eşinin birçoğu tanınmış olan marka ve logoları barındıran 502'yi aşkın maka başvurusu yaptıklarını, davalının ve eşinin hiç faaliyet göstermedikleri ve kullanmadıkları marka tescillerinin marka fırsatçılığı amacıyla kötü niyetli yapıldığını tartışmasız olduğunu, dava konusu markanın tescil edilme amacının \"...\" markasının kullanımının engellenmesine yönelik olduğu, davalının gönderdiği ihtarlardan bu hususun açıkça anlaşıldığı, dava konusu markanın asli unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu,  bu ibarenin ise marka olarak tescil edilmeyeceğinin bilirkişi raporunda açıklandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markada yer alan \"...\" ibaresinin tek başına marka olarak tescili mümkün değilse de, dava konusu markanın sadece bu ibareden oluşmadığı, dava konusu markanın  asli unsurunun \"...\" ibaresine göre çok daha ön planda olan ve \"e\" ile \"t\" harflerinin birleştirilmesinden oluşan özgün nitelikteki şekil unsurundan oluştuğu, bahsi geçen şekil unsurunun dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olduğu, tanımlayıcı bulunmadığı ve ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olmadığı, dava konusu markanın koruma kapsamının markada asli unsur olarak yer alan şekil unsuru  ile sınırlı olduğu, buna göre dava konusu markanın bir bütün olarak SMK'nın 5/1-a-b-c ve d bentleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2025   <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc035cc06ca4b451","SID":"4ac894fac2eef5de"}}