{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/501 - 2025/1090<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/501 <br>KARAR NO\t: 2025/1090<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 10/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/... Esas ve 2024/... Karar<br>DAVACILAR\t\t: 1-...-TCKN:...<br>\t\t  2-...-TCKN:...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA\t\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 30/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/05/2025<br>    <br><br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2024 tarih, 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin babası ... ile annesi ...'nun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeni ile ... mah. ... ada ... parsel ... no'lu bağımsız bölümde bulunan dairelerinde ikamet etmekteyken yıkılan ...nda göçük altında kalarak vefat ettiklerini, müvekkillerinin anne ve babalarının tek mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin babası ile davalı arasında 12.09.2022 tarihinde 365 gün süre ile ... poliçe numara poliçe numarası ile ''modüler konut paket sigorta poliçesi'' imzalandığını, müteveffanın sigorta primini imza tarihinde peşin olarak ödediğini, sigortanın poliçesinde \"deprem ve yanardağ püskürmesi\" rizikolarını teminat altına aldığını, poliçenin azami tazminat tutarının  bina için 700.000,00.TL  eşya için, 75.000,00.TL ve nakit para ve kıymetli evrak için 3.750,00.TL olarak belirlendiğini, müvekkili ...'un sigorta şirketinin tek mirasçıya ödeme yapmayı şart koşmasına binaen yine sigorta şirketinin talebi üzerine 27.02.2023 tarihinde sigorta şirketine dilekçe yazarak sigorta tazminatının kendi miras payına isabet eden kısmının müvekkili ... hesabına gönderilmesi için muvafakatname verdiğini, ancak  sigorta şirketinden 7 ay boyunca herhangi bir ödeme alamadıklarını, 14.09.2023 tarihinde müvekkili ...'nun ... hesabına 377.303,39. TL 18.08.2023 tarihinde ise müvekkili ...'a ait ... hesabına 377.303,39.TL yatırıldığını, sigorta şirketi tarafından riziko tarihi olan 06.02.2023 tarihinden  7 aydan fazla zaman geçtikten sonra, birer ay ara ile parça parça iki mirasçı müvekkile toplamda 754.606,78.TL ödeme yapılmasının müvekkillerini ciddi zarara uğrattığını, dava değeri arttırılmak suretiyle şimdilik 100,00. TL munzam zarar bedelinin 06.02.2023 riziko tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekilinin görevsiz mahkemede vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın daini mürtehin kaydı nedeniyle dava ehliyetinin olmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, poliçe tanzim edilirken sigortalı konut üzerinde rehin kaydı bulunduğunu, davanın müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğu olmaması nedeniyle reddine,  dava konusu munzam zarar talebinden müvekkil sigorta şirketinin özel ve genel şartlar gereği poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2024 tarih, 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı kararında, TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacıların durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiğini, burada kanıtlanacak olguların ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacıların kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğunu, ancak dosya kapsamında davacılar tarafından munzam zarar talebi doğrultusunda somut zararına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesi ile  davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır..<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                  :<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; deprem rizikosunun gerçekleşip sigorta ettirilen binanın yıkılması/yok olması akabinde müvekkillerinin konut sigortası ile teminat altına alınan tazminatını sigorta şirketinden tahsil etmek amacıyla gerekli başvuruların gerçekleştirdiğini, müvekkillerinden ..., sigorta şirketinin tek mirasçıya ödeme yapmayı şart koşmasına binaen yine sigorta şirketinin talebi üzerine 27.02.2023 tarihinde sigorta şirketine dilekçe yazarak sigorta tazminatının kendi miras payına isabet eden kısmının  müvekkili  ... hesabına gönderilmesi için muvafakatname verdiğini, ancak aradan aylar geçmesine rağmen sigorta şirketinden 7 ay boyunca herhangi bir ödeme alamadığını, nihayetinde 14.09.2023 tarihinde müvekkil ...'nun ... Hesabına 377.303,39.TL, 18.08.2023 tarihinde ise müvekkil ...'a ait ... hesabına 377.303,39.TL yatırıldığını, dekontların dosyada mevcut olduğunu, ancak müvekkillerinin sigorta şirketine başvurularını tam ve eksiksiz olarak yapmalarına ve müvekkil ...'ın mıuvaffakatnamesine rağmen sigorta şirketi tarafından riziko tarihi olan 06.02.2023 tarihinden  7 aydan fazla zaman geçtikten sonra, birer ay ara ile parça parça iki mirasçı müvekkile toplamda 754.606,78.TL ödeme yapılması müvekkillerinin ülkenin enflasyonist durumu da göz önüne alındığında, müvekkillerinin ciddi zarara uğrattığını, deprem felaketinde evlerini ve ailelerini bir anda kaybeden müvekkillerinin sigorta tazminatlarının bu denli geç ödenmesi ve sigorta şirketi tarafından sürecin sürekli olarak sürümcemede bırakılması  yaralarına derman olmak yerine adeta müvekkillerine bir darbe daha vurduğunu, keza, müvekkillerinin kendi evlerinin de hasar görmüş ve aylarca barınma problemi yaşamış olduklarını, müvekkilinin ciddi gelir kaybına uğradığını, bu hususlar gözönüne alındığında yapılan ödeme deprem tarihine kıyasla riziko miktarı ve teminat bedelinin gayet altında kaldığını, bu durum müvekkillerinin mülkiyet hakkına halel getirmekte olduğu gibi davalı şirket ile müvekkilleri arasındaki menfaat dengesine zarar verdiğini, davalı tarafından geç ödeme sebebiyle müvekkillerine herhangi bir faiz de ödenmediğini, açıklan nedenlerle; sigorta şirketinin tazminat ödemesini geç yapmasından dolayı müvekkillerinin munzam zararı doğduğunu, geç ödemeden doğan munzam zararın riziko tarihi (06.02.2023) ile ödenme tarihi arasında enflasyon artış oranı, bu oranı eşya konut fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve devlet tahvillerine verilen faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlarına ilişkin değişiklik vs. gibi parametreler göz önüne alınarak bilirkişi marifetince hesaplanılarak çıkacak orandaki munzam zararın tespit edilerek müvekkillere ödenmesi gerekmekte iken usul, yasa ve içtihatlara aykırı  olarak huzurdaki davanın reddedilmesinin hatalı  olduğunu, Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E. Ve 2024/... K. Sayılı kararının İstinaf incelemesi yapılarak, Hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse; ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını ve mahkemece re’sen yapılacak istinaf incelemesi neticesinde başvurular doğrultusunda davanın kabulüne, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.                   <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2024 tarih, 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla, Tazminat talebine  ilişkindir.<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacıların anne ve babasının 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeni ile göçük altında kalarak vefat ettiğini, davalı tarafından 12.09.2022 tarihinde modüler konut paket sigorta poliçesi düzenlendiği, sigorta şirketi tarafından yedi ay boyunca herhangi bir ödeme yapılmadığı, yedi aydan fazla zaman geçtikten sonra ödeme yapılması nedeniyle zarar oluştuğu ileri sürülerek munzam zararının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>  28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında öncelikle görev açısından inceleme yapılmıştır. 6502 sayılı Kanunun 2. maddesi her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaların bu kanun kapsamında olduğu belirlendikten sonra, 3. maddesi ile buna yönelik tanımlar yapılmış olup, 3. maddenin I bendinde açıkça tüketici işlemi tanımlanmış olup, buna göre \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi\" tüketici işlemi olarak tanımladığı anlaşılmaktadır. <br>6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflarından birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. <br>Somut olayda, davanın dayanağının davalı tarafından düzenlenen Modüler Konut Paket Sigorta Poliçesi 'nin oluşturduğu, davacıların  gerçek kişi olduğu  yukarıda belirtilen yasa maddeleri kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği bu sebeple mahkemece Tüketici Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın görev konusunda karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br> HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, esası incelenmeksizin Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2024 tarih, 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-HMK'nin 353/a-3 maddesi gereğince davaya bakmaya Tüketici Mahkemelerinin görevli olmasına ve mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış olması nedeni ile HMK'nin 114/c ve 115. maddelerine göre görev konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan  615,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacılara İADESİNE,<br>4-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>5-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>6-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-6100 sayılı HMK'nin  359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>  Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a/3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 30/05/2025  tarihinde karar verildi.<br>\t<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3bf6584185bccd6d","SID":"f058231e40674855"}}