{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/733 - 2025/1007<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/733 <br>KARAR NO\t: 2025/1007<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                           K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2019/616 E.  -  2023/25 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan İstirdat<br>\t<br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/01/2023 tarih ve 2019/616 Esas - 2023/25 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ... tarafından 2015/136467 ihale kayıt numarası ile düzenlenen ihaleyi müvekkili firmanın yüklenici olarak aldığını, ihale kararı kesinleştikten sonra 16/11/2015 tarihinde 40.675,00-TL ihale karar pulu ve 67.768,00-TL damga vergisi toplamı 108.403,00-TL'nin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, dava konusu edilen damga vergisi ve karar pulunun davalı tarafından müvekkilinden tahsil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin mükellef olduğu damga vergisini müvekkilinden tahsil ederek, kendi adına vermiş olduğu beyanname ile ödediğini, müvekkilinden tahsil edilen damga vergisi ve karar pulu bedellerinin davalının ödemekle yükümlü olduğu ve sözleşme ile aksinin kararlaştırılamadığını, Vergi Usul Kanunun 8. maddesi uyarınca, taraflar arasında yapılan sözleşme ile verginin mükellefinin ve sorumlusunun değiştirilmesine olanak olmadığından davalı ...'nin kanun hükümlerine aykırı olarak müvekkilinden almış olduğu para ile dava konusu vergi borcunu ödemesi sebebiyle müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, ihaleyi yapan ...'nin resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlardan olmadığını, bu nedenle sözleşmeden doğan damga vergisinin mükellefi olduğunu, müvekkilinden damga vergisi ve karar pulu talep edilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, dava konusu damga vergisi ve karar pulu ödemesinin müvekkiline iadesine karar verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br><br>Davalı vekili, davaya bakmakta görevli mahkemenin vergi mahkemesi olduğunu, davacının dava konusu ettiği alacağın vergi kaynaklı olduğunu, bu nedente davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusu vergi kesintilerinin müvekkili şirket uhdesinde olmadığını vergi dairesine ödendiğini, bu sebeple davanın vergi dairesine açılması gerektiğini, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği, Kanuna ekli (1) sayılı tablonun 1/A-I fıkrası gereğince damga vergisine tâbi tutulduğunu, söz konusu damga vergisinin tahakkukunda öncelikle sözleşmede damga vergisi ve karar pulunun tarafların hangisi tarafından ödeneceğine dair bir hükmün olup olmadığı hususu gözetildiğini, damga vergisi yükümlüsünün firma olması ve damga vergisi ile karar pulunun sözleşme aşamasında tahsil edilmiş olması sonrasında sözleşmedeki hükümler doğrultusunda asgari ücret artış fiyat farkından dolayı tahakkuk edecek ödemelerin sözleşme tutarını geçmediği durumlarda herhangi bir damga vergisi ve karar pulu kesintisinin yapılmamasının dikkate alındığını, yapılan ödemelerin sözleşme tutarını geçmesi ve Damga Vergisi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin 2 nci fikrasındaki hususları içermesi göz önünde bulundurulduğunda sözleşme tutarını geçen her bir tutarın damga vergisine tabi tutulduğunu, davalının aynı konu ilişkin olarak damga vergisi uygulamalarında yaşanan tereddüttün giderilmesi noktasına ilişkin olarak başka bir dosyada Gelir İdaresi Başkanlığı özelge talebinde bulunduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından söz konusu taleplerine 14.08.2018 tarihinde 334227 sayı ile cevap verildiğini, cevaben: \"... 6102 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan ve kuruluş amacı doğrultusunda faaliyet gösterdiği alanda kamu gücü ve ayrıcalıklarına sahip olduğu anlaşılan dolayısıyla kamu tüzel kişiliğini haiz bulunan şirketiniz tarafından alınan ilgili kararlarının 488 sayılı Kanun'a ekli (1) sayılı tablonun II/2 maddesi gereğince damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.” dendiğini belirterek davanın öncelikle görev yönünden usulden reddine, dosyanın yetkili mahkemelerine gönderilmesine, usule ilişkin itirazların yerinde görülmemesi halinde davanın husumet yönünden reddine, bu mümkün olmadığı takdirde haksız ve yasal dayanaksız olan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının yetki ve görev  itirazının sözleşme ve tarafların tüzel kişilikleri dikkate alınarak reddine karar verildiği; dava konusu dört adet hizmet alım sözleşmesinin incelenmesinde münhasıran sözleşmeden doğacak damga vergisi ve karar harcının hangi tarafça ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmadığı, bu halde yasal olarak doğrudan vergi mükellefi olan tarafın bu vergilerden sorumlu olacağını, davacı tarafından (dört adet) sözleşme kapsamında 488 sayılı Kanun'un 1. sayılı tablosunda belirlenen nispetler üzerinden hesaplanan tutarın (II/2) 40.465,00-TL karar harcı ve (I/A-1) 67.768,00-TL damga vergisi toplamı 108.403,00-TL olduğunu, dosyaya sunulan ve münhasıran dava dışı bir başka hizmet alım sözleşmesi için verilen Gelirler İdaresi Başkanlığı özelgesi ile tablonun II/2 sırasında yer alan karar harcı yönünden ... AŞ'nin kamu gücüne ve ayrıcalıklarını haiz kurum olarak kabul edildiği görülmekle birlikte Kanunlar, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameler ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında davalı ... A.Ş.'nin hizmet alım sözleşmeleri nedeni ile vergi muafiyeti ve/veya istisnaya tabi olmadığı, yapılan inceleme  sözleşmesel sorumluluklarla sınırlı olduğundan taraflar arasında imzalanan sözleşmede münhasıran sözleşmeden doğacak damga vergisi ve karar harcının hangi tarafça ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmadığı, ancak kanun hükümlerine göre sözleşmeyi imzalayan tarafların doğrudan mükellef oldukları kabul edildiğinde, yasal olarak doğrudan vergi mükellefi olan tarafların bu vergilerden eşit oranda sorumlu olacağı yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunulduğu, bilirkişi raporundan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 54.201,50-TL’nin 16/11/2015  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca taraflar arasında yapılan sözleşme ile verginin mükellefi ve sorumlusunun değiştirilemeyeceği, davalının kanun hükümlerine aykırı olarak davacıdan almış olduğu para ile dava konusu para ile vergi borcunu ödemesi nedeniyle müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2018/64 E.-2018/164 K. sayılı kararı uyarınca dava konusu vergi ve harçtan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, görev itirazlarının değerlendirilmediğini, resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının damga vergisine tabi olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı cevabi yazısına göre müvekkilinin kamu tüzel kişiliğini haiz olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHer ne kadar davalı vekilince, eldeki davanın vergi mahkemesinde görülmesi gerektiği ve görev itirazlarının değerlendirilmediği ileri sürülmüş ise de, davalı vekilinin görev itirazının, taraflar arasındaki sözleşme ve tarafların tüzel kişilikleri dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince 13.03.20020 tarihli celsede reddedildiği; taraflar arasındaki uyuşmazlığın idari davaya konu olabilecek bir vergi işleminden kaynaklanmadığı, davalının, dava konusu damga vergisi ve karar harcını, aralarındaki özel hukuk ilişkisine dayanarak, davacı şirketten tahsil ederek kendi adına vermiş olduğu beyanname ile ödediği, tarafların sıfatı ve arasındaki sözleşme ilişkisine göre somut uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin bu itirazı yerinde görülmemiş, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.  <br>\tDavalı tarafından düzenlenen 2015/136467 sayılı ihale sonucunda davacının % 51 hissedar ve pilot ortak olduğu adi ortak şirketler ile davalı arasında, 18.11.2015 tarihinde dört bölgeye ilişkin hizmet alım sözleşmesi imzalanmıştır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1 maddesi ve bu Kanun'a ekli (1) sayılı tabloya göre, taraflar arasındaki sözleşme damga vergisine tabi olup, aynı Kanun'nun 3/2. maddesi uyarınca resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, ancak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 11.04.2018 tarih ve 2018/64 -164 E.-K. sayılı kararında belirtildiği üzere, davalının resmi daire niteliğine sahip olmadığı, bu durumda  her iki tarafın da damga vergisinden sorumlu olduğu açıktır. <br>\tBununla birlikte, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1. maddesi uyarınca taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin sigorta, vergi, resim, harç v.b. diğer giderlerin tamamı sözleşme bedeline dahildir. Bu gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilecektir. Yine Sözleşmenin 6.1.6. maddesi uyarınca, ihale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri, noter masrafları gibi sözleşme giderlerinin sözleşme bedeline dahil olduğu düzenlenmiştir. Sözleşme bedeli ise, 5.1. madde uyarınca, davalı tarafından hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için davacı yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatının çarpımı suretiyle bulunmuştur. İlk derece mahkemesince, münhasıran sözleşmeden doğacak damga vergisi ve karar harcının hangi tarafça ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmadığı, tarafların bu vergilerden eşit oranda sorumluluklarının bulunduğu yönündeki bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle sonuca ulaşılmış ise de, bahse konu damga vergisi ve karar pulu bedelinin sözleşme bedeline dahil olması ve sözleşme bedelinin de davacı yüklenici tarafından teklif edilen birim üzerinden hesaplanması karşısında; taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. Damga Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca davalının bu vergiden sorumlu olması ise somut uyuşmazlık bakımından varılan sonucu etkilemeyecektir.  <br>\tBu itibarla, taraflar arasında sözleşme hükümleri uyarınca ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/01/2023 gün ve 2019/616 Esas - 2023/25 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın REDDİNE,<br> 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40-TL’nin düşümü ile kalan 571,00-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t7-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),\t<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t10-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 948,20-TL harçtan mahsubu ile bakiye 332,80-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, <br>\t11-Davalı tarafından istinaf başvurusunda  yatırılan 3.702,50-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,\t\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 09/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/06/2025\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>               Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b203114078bb15da","SID":"d5240ed6799a633d"}}