{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1452 - 2025/1029<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1452 <br>KARAR NO\t: 2025/1029<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/449 E.- 2023/528 K. <br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İTİRAZIN İPTALİ<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: DAVACI VEKİLİ <br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 23/05/2025<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 23/05/2025<br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:  <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket görevlileri tarafından yapılan kontrollerde davalının kaçak elektrik tüketiminde bulunduğunun tespit edildiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2019/12870 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız itirazın iptali ile takibin devamını ve davacı lehine alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>MAHKEME KARARI:  Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 19. İcra Dairesinin 2019/12870 E. sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptaline takibin 17.618,58 TL asıl alacak, 2.246,37 TL gecikme zammı , 404,35 TL KDV olmak üzere toplam 20.269,29 TL üzerinden devamına,  fazlaya ilişkin talebin reddine,  alacağın likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, belgelere ve fotoğrafa rağmen bilirkişilerce halen 14/06/2019 tarih ve CE000029926 seri no.lu kaçak elektrik tespit tutanak öncesinde sayacın mühürlenmediği bu sebeple de kaçak kullanım olmayacağını belirtttiklerini, tespit tutanağının yönetmeliğe aykırı olarak tutulduğu şeklindeki değerlendirmelerini kabul etmediklerini, sayacın mühürlendiği ve 14/06/2019 tarihli incelemelerde mührün kırılmış olduğu ve tüketim yapıldığı görüldüğünden 14/06/2019 tarihli tutanağın yönetmelik hükümlerine uygun olarak tutulduğunu ve davalının kaçak elektrik tüketimi yaptığı hususları tutanaklar ile sabit olduğunu, dosyanın kaçak elektrik tüketimi alanında uzman başkaca elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek yönetmeliğe uygun olarak tüm kalemlerin yeniden hesaplanarak denetime elverişli rapor alınmasını ve  davanın  tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE : Dava, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Uyuşmazlık, eldeki davada davalı tarafından kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı ve eğer kullanılmış ise bedeline ilişkindir.<br>HMK'nın 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.<br>HMK’nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.<br>Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.<br>Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.<br>Yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 29/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; \"Davacı tarafından icra takibindeki KDV dahil asıl alacağın gecikme faizine tekrar KDV eklenmiş olup, Mahkemeniz tarafından 3065 sayılı KDV Kanununun madde 1 hükmüne göre, gecikme zammının KDV’ye tabi işlemler arasında olduğuna ve gecikme faizine KDV eklenmesi gerektiğine karar verildiği takdirde davacı alacağı; Fon ve Paylar Dahil Asıl Alacak = 17.618,58 TL Gecikme Zammı= 2.246,37 TL  Gecikme Zammı KDV'si = 2.246,37 x 0,18= 404,35 TL  TOPLAM = 17.618,58+2.246,37+404,35 = 20.269,29 TL \" olacağı belirtilmiştir.<br>Bilirkişi heyet raporunun; hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olmadığı anlaşılmıştır.<br>Hal böyle olunca mahkemece; öncelikle 14/06/2019 tarihli kaçak elektrik tutanağının dosya arasına alınmasının ardından konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden açık, anlaşılır ve kanun yolu denetimine elverişli, taraf itirazlarını da karşılayacak şekilde dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak yeni bir rapor alınarak yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir  karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. <br>Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1- Ankara  6. Asliye  Ticaret Mahkemesinin, 17/07/2023 tarih, 2022/449 E.,- 2023/528 K. sayılı KALDIRILMASINA,\t\t<br>\t2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t<br>\t3-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya  iadesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,      <br>\t5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br>\t\t<br><br>Başkan- <br> e-imzalıdır<br><br>Üye- <br>e-imzalıdır <br><br>Üye- <br>e-imzalıdır <br><br>Katip- <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4989bd5bcb077598","SID":"0ec7d760231a04b8"}}