{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1182 - 2025/1404<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1182 <br>KARAR NO\t: 2025/1404<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE                                           : ...<br>ÜYE                                           : ...<br>KATİP                                        : ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/09/2022<br>NUMARASI\t: 2020/94 Esas, 2022/648 Karar<br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR \t: 1- ... <br>\t2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>İHBAR OLUNAN\t: ...<br>DAVA\t:Emtia Poliçesine Dayalı Ödenen Tazminatın Rücuu için Yapılan İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 11/06/2025<br><br> Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2022 tarih ve 2020/94 Esas, 2022/648 Karar<br> sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalı olan ...'nin ... Projesi kapsamında ... şantiyesine 50 tonluk iş makinası/vinci nakletmek üzere ...'nden taşıma hizmeti satın aldığını, ...'nin ise araçları ...'nden kiraladığını, 26/07/2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkuna yüklenen vinç/iş makinasının ...'ya sevk edilmek üzere yola çıktığını, aracın ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken kavşakta devrildiğini, hasara konu emteanın ... plaka nolu, 50 ton kaldırma kapasite ağırlığı olan 2003 imal tarihli kullanılmış vinç olduğunu, 2003 yılı satın alma fatura bedelinin 220.000,00 USD olduğunu, vinçte büyük hasar meydana geldiğini, hasara konu vincin sınırlı sayıda imal edildiğini, piyasada yaygın olmadığından yedek parçalarının ancak üretici firmadan sipariş verilmek sureti ile temin edildiğini, davacı şirketin sigortalısına 22/01/2019 tarihinde 342.350,00 TL ödeme yaptığını, çekici ve yarı römorkun sürücüsünün kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere şerit değiştirme kuralını ihlal ettiğini, ... firması arasında yapılan süresi yazmayan taşıt kiralama sözleşmesi ve davacı şirketin sigortalısı ... ile ... arasında imzalanmış olan Ekipman Kiralama Sözleşmesinin mevcut olduğunu, kira sözleşmesinin j bendine göre tedarikçi (...) tarafından istihdam edilen herhangi bir ekipmanın/personelin uğrayacağı kaza, yaralama, meslek hastalığı.....bunların sonunda ortaya çıkacak zarar ziyandan veya bunlarla ilgili olarak kanun ve mevzuat gereği ödenmesi gereken tazminat ve yapılacak masraflardan münhasıran tedarikçinin (...) sorumlu olduğunu, hasarda sorumluluğun davalılara ait olduğunu, ödenen tazminatın davalıların sorumlu olmasından dolayı tahsili gerektiğinden Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8202 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe karşı borca ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, 09/08/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ve 26/09/2019 tarihinde yapılan son oturum ile tarafların anlaşamadığını, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 tazminata, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:  Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hasar tarihinden itibaren zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davalılardan ... şirketi adına kayıtlı aracın 01/08/2017 tarihli taşıt kira sözleşmesi ile ... şirketine kiraya verildiğini, ... şirketinin de kiraladığı aracı ... şirketine ekipman kiralama sözleşmesi ile kiraya verdiğini, ... ile ... arasında herhangi bir ticari, hukuki ilişki ve sözleşme bulunmadığını, ... açısından husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı şirket ile davacının sigortalısı ... A.Ş arasında kiralama ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında kesinlikle nakliye anlaşması olmadığını, icra takibi başlatılmadan önce davacının davalı şirkete 04/04/2019 tarihli ihtarname ile sigortalısına nakliyat emtia poliçesine dayalı ödemiş olduğu 342.350,00 TL tazminat bedelinin halef olarak tarafına ödenmesini talep ettiğini, davalı şirket tarafından 15/04/2019 tarihinde verilen cevap ile davalı şirketin kesinlikle nakliyeci-taşımacı olmadığının, ... A.Ş ve halefi olarak davacıya karşı hiçbir borçlarının, sorumluluklarının ve yükümlülüklerinin bulunmadığının belirtildiğini, ... ile davalı şirket arasında imzalanan ekipman kiralama sözleşmesinin 2 numaralı maddesi ile \"iş bu sözleşme tarafların taahhütlerini ve ... ili ... ve ... ilçelerinde bulunan ... istasyonları şantiyelerinde (bundan böyle \"saha\") kullanılmak üzere kiralanacak iş makinaları (bundan böyle \"ekipman\") ve bunlara ait donanımların kiralama şartlarını kapsar\" şeklinde açıklandığını, ... ve ... arasında nakliye anlaşması olmamasına rağmen davacının sigortalısı ... AŞ'nin davalı şirketin bilgisi ve onayı dışında şantiye sahasında kullanmak üzere kiralamış olduğu davaya konu dorse ve vinci yükleyerek yol izin belgesi dahi almadan karayoluna çıkardığını, kaza tarihinden bir gün sonra ... tarafından müracaat edilerek 28/07/2018 taşıma başlangıç tarihli kendi adlarına özel yük taşıma yol izin belgesi alındığını, davalı şirketten şantiyede kullanılmak üzere kiralanan araçların şantiye dışında sözleşmeye aykırı şekilde nakliye işinde kullanılmasını ... şirketinin kendisinin yaptığını, poliçe teminatı dışındaki hallerin mevcudiyetine rağmen davacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığından rücu şartlarının oluşmadığını, dava konusu hasar ve tazminatın ... firmasının davalı şirketin bilgisi ve onayı dışında kendisine ait vincin nakliyesini yapmasına dayalı kiralama sözleşmesine aykırı hareketi ve kendi yükleme kusuruna dayandığını, yokluklarında düzenlenen maddi hasarlı trafik kaza tutanağını, 27/12/2018 tarihli ... raporunu, hasar miktarı konusundaki bedeli ve hesaplamaları kesinlikle kabul etmediklerini, ekspertiz raporunda rücu durumu kısmında taşıma sözleşmesini istinaden nakliyeci olarak davalı şirkete rücu imkanı olduğunun ifade edildiğini, ancak ... ile davalı şirket arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi ve ilişkisi bulunmadığını, araç üzerindeki vincin devrilme sebebinin ... firmasının arızalı olan vinci araca ters yüklemiş olmasından kaynaklı olduğunu, çalışmayan vincin hasarının hangi kısmının kazada hangi kısmının kazadan önce meydana geldiğinin dahi belirsiz olduğunu, kazanın şerit değiştirme ihlali sonucunda oluşmadığını, yolun düz olduğunu, kavşakta bir devrilme söz konusu olmadığını, kazanın hatalı bağlama neticesinde meydana geldiğini, takip tarihinden önce temerrüt şartlarının oluşmadığını, muaccel ve kesin bir alacak söz konusu olmadan faiz işletildiğini, kesin ve likit bir alacak söz konusu olmadığını, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın pasif husumetten reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.   <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin, yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hasar gören emteanın kira sözleşmesine konu araç ile taşındığının sabit olduğunu, her iki şirketinde birbiri ile bağlantılı şirketler olduğu düşünüldüğünde müvekkili şirkete sigortalı emtiayı taşıyan aracın işleteninin davalılar olduğunun açık olduğunu, hasar gören emtianın davalılar arasında imzalanmış kira sözleşmesine konu araç ile taşındığının sabit olduğunu, davalılar arasında imzalanan 02.01.2018 tarihli sözleşmede de taşıt sahibinin bu sözleşmeyi feshederek kayıtlı olduğu taşımacının taşıt belgesinde sildirmedikçe başka bir taşımacı ile sözleşme imzalayamayacağının belirtildiğini, buna göre bilirkişi raporunda davalıların taşıyıcı olmadığına ilişkin tespitinin doğru olmadığını, Ulaştırma Bakanlığı'na yazı yazılarak olay tarihini kapsayacak şekilde araçların kayıtlı olduğu taşıt belgelerinin ve yetki belgelerinin istenmesini ve bu şekilde yapılan taşımada kimin taşımacı olduğunun kolaylıkla tespit edilebileceği yönündeki taleplerinin değerlendirilmediğini, araçların kayıtlı olduğu taşıt belgelerinin ve yetki belgelerinin Özel Yük Taşıma İzin Belgesi'ne ilişkin tüm kayıtların Ulaştırma Bakanlığı'ndan celp edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yönündeki taleplerinin değerlendirilmeyerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi sebebi ile her iki davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davanın tazminat davası olması sebebi ile davalı ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, emtia taşıma sigortası kapsamında ödenen sigortanın rücusuna yöneliktir. <br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Esasa yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>Davacı vekili, ... nolu nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalı olan ...’nin ... projesi kapsamında ... Şantiyesine 50 tonluk vinç makinasını nakletmek üzere ...'nden taşıma hizmeti aldığını, ...'nin ise ... Şirketinden araçları kiraladığını, 26/07/2018 tarihinde ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkuna yüklenen vinç makinasının ...’ya sevk edilmek üzere yola çıktığını, ... istikametinde seyir halinde iken kavşakta aracın devrildiğini, bu hasar neticesinde sigortalılarına 22/01/2019 tarihinde 342,350,00 TL ödeme yaptıklarını, meydana gelen olayda  hasarın oluşumunda davalı şirketlerin sorumlu olduğunu bu nedenle alacağın rücuen tahsilini talep ettiklerini belirtmiştir. <br>Davalılardan ... Şirketi adına kayıtlı aracı 01/08/2017 tarihli taşıt kira sözleşmesi ile ... kiraya vermiş olup, ... kiraladığı aracı ... Şirketine Ekipman Kiralama Sözleşmesi ile kiraya verdiği, ... ile davacının halefi olduğu ... arasında herhangi bir ticari, hukuki ilişkinin, sözleşmenin mevcut bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... husumet yöneltilemeyeceği, bu nedenle yerel mahkemece ... açısından davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş olması yerinde görülmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.  <br>Davalı şirket ile ... ve  ... arasında imzalanmış olan 01/04/2018 tarihli ... nolu ekipman kiralama sözleşmesi ve Zeyilname no:1 uyarınca davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseyi ... ve ...’ye ait şantiyelerde iş makinesi olarak kullanılmak üzere kiralanarak teslim edildiği, bahse konu aracın ... Şirketince şehiriçi, şehirlerarası veya uluslararası taşıma yapmak üzere değil ...’e ait şantiyelerde iş makinesi olarak kullanılmak üzere kiraladığı ve davalı şirketten teslim aldığı, davalı şirket ile ... arasında kiralama ilişkisi mevcut olduğu görülmektedir. <br>... ile davalı ... arasında imzalanan Ekipman Kiralama Sözleşmesinin 2 numaralı maddesi incelendiğinde “İş bu sözleşme tarafların taahhütlerini ve ... ili ... ve ... ilçelerinde bulunan ... istasyonları şantiyelerinde (bundan böyle “saha”) kullanılmak üzere kiralanacak iş makinaları (bundan böyle “ekipman”) ve bunlara ait donanımların kiralama şartlarını kapsar.”  şeklinde açıklanmıştır. Ancak buna rağmen davacının sigortalısı ... A.Ş, davalı şirketin bilgisi ve onayı dışında kiralamış olduğu ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseye kendilerine ait ....’i yükleyerek nakliye etmek istediği ve bunun için yol izin belgesi dahi almadığı, 26/07/2018 tarihinde araca vinci ters-yanlış yüklemeleri neticesi aracın devrilmesi sonucunda kazanın meydana geldiği, olaydan bir gün sonra taşımayı yapan ... A.Ş. olarak kendi adlarına yol izin belgesi aldıkları, kiralamış oldukları araç ile şantiye dışında sözleşmeye aykırı şekilde nakliye işini kendilerinin yaptığı anlaşılmıştır. <br>... dava konusu vincin diğer şantiyelerine taşınması için davalı şirketten taşıma hizmeti vermesini talep etmiş olsaydı taraflar arasında bu konuda ayrıca bir nakliye anlaşması yapılması, taşınacak yüke ait bilgi ve belgelerin müvekkil şirkete iletilmesi, davalı şirketin yükün araca uygunluğu konusunda onay vermesi, yük yola çıkmadan önce müvekkil şirketçe mali kontroller açısından taşımaya ait sevk irsaliyesi düzenlenmesi,  Karayolları Taşıma Mevzuatı gereği taşıma öncesi davalı şirketçe özel yük taşıma izin belgesi (yol izin belgesi) alması, taşıma yapacak araç için eskort aracı tahsisi gibi bir kısım işlemlerin yapılması ayrıca taşıma işi için gidilecek mesafe göre navlun ücreti belirlenmesi ve navlun faturası kesilmesi, taşınacak malın nakliyeci olarak davalı şirketçe sigortalanması gerekeceği, dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere ... ile Okura Şirketleri arasında yukarıda açıklandığı şekilde nakliye anlaşması yapılmadığı ve davalı şirketçe bir bedel karşılığı taşıma hizmeti verilmediği anlaşılmaktadır. <br>Davalı şirket ile ... A.Ş. arasında bir taşıma sözleşmesinin mevcut olmadığı, davalı şirketin nakliyeci sıfatının bulunmadığı, yol izin belgesinde taşımayı yapanın davacının sigortalısı  ... firması olduğu, yol izin belgesinin Yerel Mahkeme dosyasında bulunduğu, ayrıca yolda kazaya karışan araca eskortluk eden eskort aracın da ...’e ait olduğu, ...'nin davalı şirketin şantiyede kullanmak üzere kendisine kiraladığı araç ile kendisinin nakliye işini gerçekleştirdiği, bu durum davalı şirketin nakliyeci sıfatı ve sorumluluğu olmadığını göstermektedir. Bu nedenle davalı ... ile davacının sigortalısı ... A.Ş. arasında kiralama ilişkisi mevcut olduğu, nakliye anlaşması olmadığından, davalı şirketlerce taşıma hizmeti verilmediğinden davalı şirketlerin ... A.Ş.'ye ve halefi olarak davacıya karşı hiçbir borcu, sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmadığı, aracın şantiye dışına çıkarılarak nakliye yapılmak istenmesi halinde sorumluluk ve mal sigortasının ...’e ait olacağı ortadadır. ... ile davacının sigortalısı ... arasında ise herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı, ... ile ... arasındaki sözleşmede ise dava dışı ... firmasının taraf olmadığı, bu nedenle ... şirketinin davalı sıfatının bulunmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmakla davacı vekilinin esasa yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Vekalet ücretine yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>AAÜT'nin \"Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret\" başlıklı 13. Maddesine göre; \"– (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.<br>(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.<br>(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.<br>(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.\" <br>Buna göre, davalılar için ret sebebi farklı olmakla ve davanın tazminat davası olması sebebi ile davalı ... lehine ayrı ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür. <br> HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olması yerinde ise de davalı lehine maktu vekalet gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br>a- 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca  düzelterek yeniden karar verilmek üzere Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2022 tarih ve 2020/94 Esas, 2022/648 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 6. BENDİNİN KALDIRILMASINA,<br>b- Hüküm fıkrasının 6. Bendinin,<br>\"6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 13/4.maddesi gereğince hesaplanan  9.200,00 TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'ye verilmesine, \" olarak düzeltilmesine,<br>c-İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>3-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>4-Davacı tarafından yapılan 206,00 TL istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.11/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br> Başkan                   Üye                             Üye                                 Katip  <br>¸e-imzalıdır        ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                      ¸e-imzalıdır<br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"edec1f30410a5cfa","SID":"346dd07164f8ac73"}}