{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1383 <br>KARAR NO: 2025/1523<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 25/03/2025<br>NUMARASI: 2025/298 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli  dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin  yetkili satıcılık, yetkili servis, 2.nci el araç alım-satım, yedek parça satışı gerçekleştiren ve “araç kiralama işi” ile iştigal eden ve “...” adıyla bilinen, Türkiye’nin 9 farklı noktasında ... markaların (..., ..., ..., ..., ..., ...) yetkili temsilcisi olan kurumsal bir firma olduğunu,  (www...com)  müvekkil şirketin vermekte olduğu yetkili servis hizmetleri kapsamında davalı ... Anonim Şirketinin  (“Borçlu” veya “davalı” olarak anılacaktır.)müvekkilinden  birçok kez onarım hizmeti aldığı, taraflar arasında bir cari ilişki kurulduğunu, davalının son zamanlarda fatura bedellerini ödememesi ve cari hesap borcunun git gide artması üzerine davacı şirketin  davalı ile iletişime geçerek ödemelerin yapılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin ödemelerin yapılması yönündeki taleplerini davalıya gerek yazılı gerek ise sözlü olarak defalarca iletmişse de davalı farazi vaatlerde bulunarak ödemeleri geçiştirdiğini,  herhangi bir ödeme yapmadığını ve bu süreçte cari hesap borcu 1.187.391,17 TL’ye ulaştığını, davalının ödeme yapmayacağının anlaşılması üzerine tarafımızca 16/01/2025 tarihinde Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ödemenin yapılması gerektiği, aksi taktirde yasal süreçlerin işletileceği davalı’ya ihtar edildiğini, ihtarnameyi tebliğ alan davalının herhangi bir ödeme yapmamış, ihtarnameye cevap vermediğini,  uyuşmazlığa konu borcun likit alacak niteliğinde olduğunu ve davalı’ya gönderilerek kesinleşen faturalardan oluştuğunu,  davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü gözetildiğinde davaya ve takibe konu alacağın içeriği hakkında bilgi sahibi olduğu ve borca itiraz etmekteki niyetinin ödemelerini geciktirmekten ibaret olduğunu, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, davalının kendisine iletilen ödeme taleplerine “ekonomik yapılanma halinde olduğu” için ödeme yapamadığını bildirdiği de gözetildiğinde davaya konu alacağın risk altında olduğunu bu nedenlerle müvekkilinin yargılama sonunda alacağına kavuşabilmesi için ihtiyati haciz tedbirinin uygulanmasını, dava dilekçesi ekinde sunulan deliller ile alacağın varlığının yakinen ispatlandığı da gözetildiğinde, davalı’nın malvarlığının 1.400.000 TL’lik kısmının ihtiyaten haczedilmesini, davalının borca itirazının iptali ile takibe kaldığı yerden devam olunmasına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının malvarlığının 1.400.000,00 TL’lik kısmının ihtiyaten haczine, mahkeme aksi kanaatte ise davalının malvarlığının 1.400.000,00 TL’lik kısmının teminat mukabilinde ihtiyaten haczine   karar verilmesini   talep etmiştir. Mahkeme, dilekçe ekinde cari hesap ekstresi, faturalar ve ihtarname sunulduğu,  muaccel bir para alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği,yaklaşık ispat koşulunu sağlamaya yeterli kanaate ulaşılamadığı gerekçesi ile; \"1-İhtiyati haciz istemin, İİK 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz koşulları oluşmadığından REDDİNE, 2-Kararın bir örneğinin istemde bulunan  tarafa tebliğine\" dair  dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafı kabil olarak 25/03/2025 tarihinde karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek sunduğu ve açıkladığı emsal Yargıtay kararı kapsamında yaklaşık ispata yönelik delillerin,cari hesap ekstresi ve faturaların sunulduğunu,yaklaşık ispatın gerçekleştiğini,ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, itirazın iptali davasında cari hesap ve fatura alacağına dayalı  ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İİK.nun 257. maddesinde düzenlenen \"İhtiyati haciz şartları\" düzenlenmiştir. Bu hükme göre, müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez. İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şarttır. Bu haller İİK 257/2 maddesinde sayılmış olup, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır  yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebilir.  İİK 258. maddesine göre, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek delil göstermeye mecburdur. Alacağın varlığını muayyen bir ihtimal dahilinde gösteren vakıaların ispat edilmesi yeterlidir. Yargıtay 23.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2016/5783 E. 2016/4664 K.sayılı kararında \"Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nun 257 vd. maddeleri gereğince para borcu alacaklısı rehinle temin edilmemiş bir alacağı için borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacaklarını haczettirilebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmemekte olup, mahkemenin alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterlidir (İİK'nun 258/1- gerçeğe benzerlik karinesi). Somut olayda, talep eden alacağının dayanağı olarak tek taraflı olarak düzenlediği faturayı göstermiştir. Bu durumda, mahkemeye alacağın varlığına kanaat getirilecek yeterli delil sunulmadığından, ihtiyati haciz kararının koşulları mevcut değildir. Mahkemece, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir\" denilmiştir. Dava alacak talebine  ilişkin itirazın iptaline ilişkin  olup, ihtiyati hacze konu alacak fatura alacağına dayanmaktadır. Davada dava konusu alacağın  tek taraflı düzenlenen cari hesap ve  fatura alacağına dayalı olması sebebiyle bu aşamada, alacağın varlığına delil olacak başka bir delil sunulmadığı gibi yaklaşık ispat koşulunun varlığına da kanaat oluşturacak bir durumun bu  bulunmadığı anlaşıldığından, davada  İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6dc4d8a4196a15a8","SID":"f31c3f60242806b2"}}