{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/498 <br>KARAR NO: 2025/553<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/02/2025<br>NUMARASI: 2022/501  Esas  2025/102 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 14/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin ...(...) ... Finans ve İhale Biriminden aldığı ...(...) ihalesi sonucunda, ... ile 30/03/2012 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, söz konusu sözleşme kapsamında ...'nun müvekkili şirketten temin edeceği tüm ürün ve hizmetlerin, Genelkurmay Başkanlığı Strateji Daire Başkanlığı için ... tarafından tedarik edildiğini, ...'nun ihale makamı ve 30/03/2012 tarihli sözleşmeyi yöneten makam, Genelkurmay Strateji Daire Başkanlığı'nın ise yararlanıcı kurum olduğunu, müvekkilinin bu sözleşme ile kuruma karşı taşıdığı sorumluluk ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi için davalı şirketle 20/09/2012 tarihli alt yüklenici sözleşmesini akdederek işi davalıya verdiğini, davalının müvekkili şirketin kuruma karşı olan sorumluluk ve yükümlülüklerini  süresi içerisinde yerine getirmeyi  taahhüt ettiği halde, 20/09/2012 tarihli sözleşmenin 11. maddesi ve sözleşme eki proje yönetim planında belirtilen 10/11/2012 tarihinde taahhüt ettiği ürün ve/veya hizmetleri temin ve teslim etmediğini, davalıya 01/02/2013 tarihine kadar ek süre verildiğini ancak davalının 01/02/2013 tarihinde dahi ürün ve/veya hizmetleri temin ve teslim etmediğini, işi ancak 06/03/2013 tarihinde teslim ettiğini ve bu suretle de temerrüde düştüğünü, davalının ürün ve/veya hizmetleri sözleşme ve ilaveten verilen süre içerisinde de teslim etmemesi nedeniyle dava dışı ... tarafından 42.475 EURO'su işin teslimindeki gecikme, 23.875 EURO'su ise, işin intranet ve internet hizmeti süresinin 24 aydan 22 aya inmesi nedeniyle olmak üzere toplamda; 66.850 EURO'yu müvekkili şirketin hak edişinden kestiğini ve kurum nezdindeki müvekkili şirket alacaklarından bu bedelin tahsil edildiğini, davalının işi süresinde yapmış olsa idi müvekkilinin hakedişini tam olarak alacak olduğunu, müvekkili davalıya kurumun hak edişlerinden kestiği 66.850 EURO bedelin ödenmesi için 30/10/2013 ve 12/12/2013 tarihlerinde iki ayrı ihtarname göndermişse de netice alamadığını, davalının söz konusu bedelleri ödemediğini beyanla 66.850 EURO bedelin tümerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarınının EURO ile açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesi ile;  Müvekkili ... San. Ve Tic. A.Ş arasında 20/09/2012 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin, davacı ile dava dışı  ... ile akdedilen sözleşmenin ifasına yönelik bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin ifası sürecinde gecikmeler yaşandığını, bu gecikmelerin neticesinde davacı ile ... arasındaki sözleşme uyarınca davacının hak edişlerinden kesintiye gidildiğinin beyan edilmekte olduğunu, davacı tarafın kendi alacaklı olan ...'ya başvurmadan müvekkili şirketten zararlarını rücuan talep etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin akdedilen sözleşmedeki hizmeti sağlayabilmesi için öncelikle dava dışı ...dan teknik hizmet satın alması gerektiğini, bunun akabinde sözleşmenin ifasına başlayabileceğini, bundan sonra ise davacının kendisine yüklenen edimleri ifa ederek projeyi ...'ya teslim edeceğini, müvekkilinin sözleşmenin ifasından sonra gecikmeksizin ... nezdinde gerekli başvuruları yaptığını, projenin 06/03/2013 tarihinde tamamlanması ile davacıya teslim edildiğini, davacının müvekkiline işin teslimi hususunda ek süre verildiğine dair iddialarının gerçek olmadığını, işin davacı tarafından durdurulması ile yeniden çalışmaların başlayacağı tarihin 01/02/2013 olarak belirlendiğini, davacının sözleşmenin ifası için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle yaşanan gecikmeler olduğunu ve bunlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin de bu şekilde yorumlanamayacağını, davacının zarar iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkiline bir sorumluluk yüklenecek ise bunun kendi kusuru oranında olması gerektiğini, davacının müvekkili tarafından yapılan ifayı ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini beyanla davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Mahkemece, \"...Davacı ile dava dışı ... arasında akdedilen sözleşme ile 31/03/2013 tarihinde teslim edilecek projenin ifası için iş bu davanın tarafları arasında 20/09/2012 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile davalının, davacının, dava dışı şirkete karşı üstlendiği internet ve intranet hizmetlerinin temin edilmesi işini alt yüklenici olarak üstlendiği, sözleşmenin 11. maddesinde işin teslim tarihinin 10/11/2012 olarak belirlendiği, sözleşmenin 16.2. maddesinde ise davalının işi teslimde gecikmesi ve bu gecikmenin projenin kabulünü etkilemesi, projenin tamamının gecikmesine yol açması ve davacının gecikme cezası ödemesine neden olması halinde davalının, davacının uğradığı tüm gecikme cezası ve doğrudan tüm zararlarını ayrıca ödeyeceğinin kabul edildiği, davalının işi 06/03/2013 tarihinde teslim ettiği ve dava dışı ... tarafından davacıya işin tesliminin gecikmesi nedeniyle 68.650 Euro ceza kesildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafın, davacının işi durdurduğunu ve işin 01/02/2013 tarihinde yeniden başladığını, davacının kendi üzerinde olan yükümlülükleri yerine getirmemesinden kaynaklanan gecikme ve bu nedenle düzenlenen ceza bedelinden sorumlu olmayacağını iddia ettiği, taraflar arasında geçen e-mail yazışmalarını bu iddiasının delili olarak gösterdiği, incelenen e-mail yazışmalarında, davacının işi durdurduğuna dair bir beyan olmadığı, yazışmalara göre işin teslim tarihinin 01/02/2013 olarak uzatıldığı, davalının ise işi bu süreden de sonra 06/03/2013 tarihinde teslim ettiği, davacının da ...'ya teslimi 06/06/2013 tarihinde yaptığı ve bu nedenle ... tarafından sözleşme bedeli üzerinden maktu %15 oranında tazminat ile 2 ay performans kesintisi nedeniyle toplam 66.850 Euro kesinti yaptığı, davalının sözleşmenin mezkur maddesi uyarınca davacının uğradığı tüm zararlardan sorumlu olduğu\" gerekçesiyle davanın kabulü ile 66,850 Euro'nun 18/01/2014 tarihinden itibaren Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.Verilen karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 22/06/2022 tarih 2020/816 E. 2022/792 K. Sayılı ilamı ; \"Davalı vekili cevap ve istinaf dilekçesinde, davacı tarafça işin durdurulduğunu ve 01/02/2013 tarihinde yeniden başlatıldığını, davacının kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden gecikmenin meydana geldiğini iddia etmiş ise de dosyaya sunulan e-mail yazışmalarından davacının işi durdurduğuna dair bir beyanı olmadığı, hizmetin yetiştirilememesi nedeniyle davalıya 01/02/2013 tarihine kadar ek süre verildiği, davalıdan kaynaklı gecikmeden dolayı davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı görülmüştür. Davalı cevap ve istinaf dilekçesinde sözleşme konusu hizmetin ifa edilebilmesi için dava dışı ...'dan teknik hizmet satın alınması gerektiğini, ... şirketinin proje uyarınca ... ve ... bölgelerine fiber optik kablolarının tesis edilebilmesi sürecinde bu bölgelerin askeri bölgeler olması nedeniyle gerekli izinlerin alınması gerektiğini, bu izinlerin alınmasında gecikme yaşandığını, davacının ise çalışma yapılacak askeri bölge için sözleşme tarafı olan askeri kurum ile görüşmeler yaparak izinler alması ve ...'a dolayısıyla müvekkil şirkete ortam sağlaması gerektiğinden dolayı davacının kusurlu olduğunu iddia etmiştir. Ancak davalı, işin kendisi tarafından yürütülmesine engel olan bir hususu iş sahibi davalıya zamanında bildirdiğine dair bir belge yada kanıt sunamamıştır. Kara Kuvvetleri Komutanlığına yazılan müzekkere cevabında, Lot2 Ağ Hizmet Sözleşmesi için gerekli izin ve başvuruların kim tarafından, hangi tarihte gerçekleştirildiği ve izinlerin hangi tarihlerde verildiği, hangi tarihlerde çalışma yapıldığı konularında herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı bildirilmiştir. Görüldüğü üzere gerekli izinlerin alınmadığından dolayı gecikmenin yaşandığı iddiası davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, bu husus kabul edilse bile davacıya bu konuda bildirim yapıldığı da ispatlanamadığından davacıya atfedilecek bir kusur bulunmamaktadır. Davacı, davalıdan kaynaklı gecikme nedeniyle asıl işveren tarafından uygulanan gecikme cezasını, davalı ile yapılan  sözleşmenin 16.2. maddesi uyarınca davalıya rücu  imkanı bulunmaktadır. Bunun için kesinleşmiş mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak ... tarafından yapılan kesintinin sözleşmeye uygun olup olmadığı belirlenmesi gerekmektedir. ... tarafından davacının hak ediş bedelinden,  sözleşme bedeli (286.500 Euro) üzerinden maktu %15 oranında 42.975,00 Euro artı 2 ay performans kesintisi (24 aydan 22 aya inmesi nedeniyle) 23.875,00 Euro olmak üzere toplam 66.850,00 Euro kesinti yapıldığı görülmüş ise de dosyaya ibraz edilen 30/03/2012 tarihli ihale sözleşmesinde, geç teslimattan dolayı sözleşme bedeli üzerinden %15 oranında kesinti yapılacağına dair cezai şart hükmüne rastlanılmamıştır. Varsa sözleşmenin eki niteliğindeki teknik ve idari şartnameler getirtilerek sözleşme bedeli üzerinden %15 oranındaki kesintinin ve  2 aylık performans kesintisinin neye istinaden yapıldığı, 2 aylık performans gecikme cezasının nasıl hesaplandığı belirlenerek, ... tarafından yapılan kesintinin sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacıdan talep edip edemeyeceği tespit edildikten davalıya rücu edebileceği göz ardı edilerek eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.Öte yandan, davalı tarafça  her ne kadar geç teslimat yapılmış ise de asıl işveren ... ile yapılan sözleşmede  kararlaştırılan teslim süresi olan 31/03/2013 tarihinden önce 06/03/2013 tarihinde işin tamamlanıp davacıya teslim edildiği tarafların kabulündedir. O halde, davalı şirket tarafından işin teslimi sonrası, davacının,  asıl işveren ...'ya işi teslim etmesi için kalan sürenin makul ve yeterli bir süre olup olmadığı, işin davacıya tesliminden sonra davacıdan yada varsa başka alt yüklenicilerden kaynaklı herhangi bir eksiklik ve kusurdan kaynaklı bir gecikme yaşanıp yaşanmadığı konusunda bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor sonucunda davalının müterafik kusuru yada varsa  dava dışı üçüncü şahısların kusurları bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.\" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, \"...Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere davacı tarafça davalı yana rücu edilebilmesi için dava dışı ... tarafından yapılan kesintinin  sözleşme hükümlerine  uygun  bir kesinti olması gereklidir. Davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde dosyada daha öncede mevcut sözleşme dışında kesintiye dayanak her hangi bir bilgi, belge, şartname ve ekleri dosyaya sunulmamıştır. Dosya kapsamı itibariyle de geç teslimattan dolayı dava dışı ...'nun sözleşme bedeli üzerinden %15 oranında kesinti yapılacağına dair cezai şart hükmüne rastlanılmamıştır. Yine dava dışı ... tarafından 2 aylık performans kesintisinin hangi aylara ve hangi işlere ilişkin yapıldığı yönünde de davacı tarafça dosyaya bilgi ve belge sunulmamıştır. Dolayısıyla dava dışı ... tarafından  yapılan kesintinin sözleşmeye uygun olarak yapıldığı ve   davacıdan talep edilebileceği hususu ispatlanamamış olması nedeniyle davalı yana rücu koşullarının oluşmadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davalının yüklendiği işin sözleşmedeki teslim tarihi olan 10.11.2012 olmasına rağmen söz konusu işi 06.3.2013 tarihinde gecikmeli olarak teslim edilebildiği, gecikmenin kimden kaynaklandığı konusunda taraflara arasında itilaf olmakla birlikte, tüm dosya kapsamında ve teknik ve mali değerlendirmeler neticesinde gecikmenin davacıdan kaynaklanmadığı, davalı/yüklenicinin gecikme karşısında herhangi bir bildirimde bulunmadığı tespitinin yapıldığı, TBK. md. 472/3 hükmü gereğince işin zamanında meydana getirilinesini tehlikeye düşürecek bir durumun ortaya çıkması halinde durumu iş sahibine/davacıya bildirme yükümlülüğünün bulunduğu, aksi durumda bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağı, işbu somut olayda davalının yüklendiği işin gecikmesine rağmen davacı/işverene gerekli bildirimde bulunduğuna dair bir bulguya teknik incelemede saptanamadığı, davalının yüklenici sıfatı ile, taraflar arasında akdedilen alt yüklenici sözleşmesinin 16.2 ve 12.1 maddeleri gereğince dava konusu uyuşmazlığın esasını oluşturan işin gecikmesinin davacıdan kaynaklandığına dair bir delile rastlanmadığı, zamanında gerekli bildirimde bulunmayan ve taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalının meydana gelen zarardan temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte sorumlu olduğu hususları tespit edilmesine rağmen mahkemece dava dışı ... tarafından  yapılan kesintinin sözleşmeye uygun olarak yapıldığı ve   davacıdan talep edilebileceği hususu ispatlanamamış olması nedeniyle davalı yana rücu koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, asıl işverenin cezayı nasıl kestiği, neye göre kestiği, hatta haklı haksız mı kestiği konusu, bu davanın konusu olmadığını, aksi durumda müvekkil şirketin yaptığı alt yüklenici sözleşmesinin bir önemi kalmayacağını, bu nedenle taraflar arasındaki ihtilafın taraflar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşme hükümlerine göre giderilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sözleşmenin geç ifa edildiği iddiası ile uğranılan zararın rücuen tazmini talebine ilişkindir. Dosya kapsamına göre; davacı şirket ile ... (İhale Biriminin İstihdam ve Bütçe Esasları Hakkında Kanun ile Merkezi Finans ve İhale Birimi Personel Yönetmeliği'ne tabi olarak faaliyette bulunan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Birliği (AB) Komisyonu arasında imzalanan mutabakat zaptı ile kurulmuş, işlevsel özerkliğe haiz, özel statülü bir kuruluş) arasında yararlanıcı kurum Genel Kurmay Başkanlığı olacak şekilde K.K.K EDOK. K.lığına internet ve intranet alt yapılarının kurulması konusunda 30/03/2012 tarihli sözleşme imzalandığı, işbu sözleşme ile 31/03/2013 tarihinde teslim edilecek projenin ifası için  tarafları arasında 20/09/2012 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin imzalandığı, davalı alt yüklenicinin, geç ifası nedeniyle işin tesliminden kaynaklı gecikmeden kaynaklı ... tarafından, davacının hak ediş bedelinden, sözleşme bedeli (286.500 Euro) üzerinden maktu %15 oranında 42.975,00 Euro artı 2 ay performans kesintisi (24 aydan 22 aya inmesi nedeniyle) 23.875,00 Euro olmak üzere toplam 66.850,00 Euro kesinti yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesinde işin teslim tarihinin 10/11/2012 olarak belirlendiği, sözleşmenin 16.2. maddesinde ise davalının işi teslimde gecikmesi ve bu gecikmenin projenin kabulünü etkilemesi, projenin tamamının gecikmesine yol açması ve davacının gecikme cezası ödemesine neden olması halinde davalının, davacının uğradığı tüm gecikme cezası ve doğrudan tüm zararlarını ayrıca ödeyeceği karalaştırılmış olup davacı ile .... arasındaki işin teslim süresi 31/03/2013 olduğu, davalı alt yüklenici tarafından işin 06/03/2013 tarihinde teslim edildiği, davacı tarafça da 06/06/2013 tarihinde asıl işveren ...'ya teslim edildiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.Dairemizin önceki kaldırma kararında ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere işin geç teslim edilmesinde davacıya atfedilecek bir kusur bulunmamaktadır. Davacı, davalıdan kaynaklı gecikme nedeniyle asıl işveren tarafından varsa sözleşme kapsamında uygulanan gecikme cezasını, davalı ile yapılan  sözleşmenin 16.2. maddesi uyarınca davalıya rücu  imkanı bulunmaktadır. Bunun için kesinleşmiş mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak ... tarafından yapılan 2 aylık performans kesintisi cezası da dahil  tüm kesintilerin sözleşmeye uygun olup olmadığı belirlenmesi gerekmektedir.  ... tarafından  davacının hak ediş bedelinden,  sözleşme bedeli (286.500 Euro) üzerinden maktu %15 oranında 42.975,00 Euro artı 2 ay performans kesintisi (24 aydan 22 aya inmesi nedeniyle) 23.875,00 Euro olmak üzere toplam 66.850,00 Euro kesinti yapıldığı görülmüş ise de dosyaya ibraz edilen 30/03/2012 tarihli ihale sözleşmesinde, geç teslimattan dolayı sözleşme bedeli üzerinden %15 oranında kesinti yapılacağına dair cezai şart hükmüne rastlanılmadığı gibi  2 aylık performans kesintisinin neye istinaden yapıldığı, 2 aylık performans gecikme cezasının nasıl hesaplandığı tespit edilemediğinden dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekiline sözleşmenin eki niteliğindeki teknik ve idari şartnameleri sunmak üzere verilmiş olup, davacı vekili bu hususta sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile huzurdaki davada tek incelenmesi gereken husususun davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki sözleşmeler olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise  müvekkil şirketin arşiv biriminde çıkan sorun nedeniyle dokümanlar tahrif olduğundan ...'nun bildirilen yazılı adresine müzekkere yazılarak sözleşmeye ilişkin tüm ek belgelerin istenmesini, ayrıca yine doğrudan kuruma yazı yazılarak müvekkil şirkete kesilen cezanın hesaplamasının nasıl yapıldığının yine doğrudan kuruma sorulmasını talep etmiştir.Mahkemece, davacı vekilinin 05/12/2022 tarihli dilekçesi doğrultusunda ... (Hazine ve Maliye Bakanlığı) ile Genelkurmay Strateji Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılmış olup Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından söz konusu sözleşme ve ekleri yazı ekinde yer alan CD içerisinde dosyaya sunulduktan sonra dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda özetle;  \"Davalının yüklendiği işin sözleşmedeki teslim tarihi olan 10.11.2012 olmasına rağmen söz konusu işi 6.3.2013 tarihinde gecikmeli olarak teslim edilebildiği, Gecikmenin kimden kaynaklandığı konusunda taraflar arasında itilaf olmakla birlikte, tüm dosya kapsamında, teknik ve mali değerlendirmeler neticesinde gecikmenin davacıdan kaynaklanmadığı, Davalı/Yüklenicinin gecikme karşısında herhangi bir bildirimde bulunmadığı tespitinin yapıldığı, BK. Md. 472/3 hükmü gereğince İşin zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek bir durumun ortaya çıkması halinde durumu iş sahibine/davacıya bildirme yükümlülüğünün bulunduğu, aksi durumda bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağı, İşbu somut olayda davalının yüklendiği İşin gecikmesine rağmen davacı/işverene gerekli bildirimde bulunduğuna dair bir bulguya teknik incelemede saptanamadığı, Davalının yüklenici sıfatı ile, taraflar arasında akdedilen alt yüklenici sözleşmesinin 16.2 ve 12.1 maddeleri gereğince dava konusu uyuşmazlığın esasını oluşturan işin gecikmesinin davacıdan kaynaklandığına dair bir delile rastlanmadığı, Zamanında gerekli bildirimde bulunmayan ve taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalının meydana gelen zarardan temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte sorumlu olduğunun söylenebileceği, ve/fakat davacı ve dava dışı ... arasında akdedilen sözleşmeye göre ve dosyaya sunulan belgelerden; ...nun yapmış olduğu %15 lik kesinti ile 2 aylık performans kesintilerinin dayanağı sayılabilecek açık bir hüküm bulunmadığı ve bu yönüyle Takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu...\" rapor edilmiştir.  Bu itibarla dava dışı işveren ... tarafından yapılan kesintilerin sözleşmeye uygun olarak yapıldığı ispata elverişli yasal delillerle ispatlanamadığından, dolayısıyla rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç olarak dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da  tespit edilememiş olmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL istinaf harcının mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa9cbfc4c18c7594","SID":"a4a918ee8ca699b3"}}