{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br>KARAR TARİHİ\t:  <br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...   [ <br>DAVALI\t: ... (...)<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...   <br>DAVA\t\t: Ortaklıktan Çıkarma<br>KARAR TARİHİ\t: 29/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01/07/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, müvekkili şirketin 2008 yılından bu yana özel eğitim merkezi işlettiğini, davalının 03/12/2018 tarihinden itibaren söz konusu özel eğitim kurumunda öğretmen olarak çalıştığını, 17/01/2020 tarihinde de... tarafından  davalıya %12,5 değerinde hisse satılarak müvekkili şirkete ortak olduğunu, davalının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalının  davacı şirket bünyesindeki çalışan öğretmenlere ve çalışanlara iş yerini kötülediğini, davacı şirketin ticari itibarını zedelediğini, 1 yardımcı personel olmak üzere 4 kişinin işi bırakmalarına sebep olduğunu, okuldaki öğrencilerin velilerine de  şirket ile ilgili öğretmenlerin işten ayrıldığını söylediği ve bu nedenle 20-25 kadar öğrencinin kayıtlarını sildirerek aynı alanda eğitim veren başka bir merkeze kayıt yaptırdıklarını, davalının  kötü niyetli olarak müvekkili şirketin yöneticileri hakkında sorumluluk davası açtığını, bu durumun şirkete zarar verdiğini, davalının davranışlarının şirket faaliyetlerine sekte vurduğunu, şirket çalışanlarının ve öğrencilerinin azalmasına neden olduğunu, şirketin ticari itibarını zedelediğini, şirket yönetiminin sağlıklı çalışmasını engellediğini ve ayrıca ortakların karşılıklı güvenini ortadan kalktığını beyanla davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, dava dışı ....... ve oğlu .....'nün davacı şirkette hakim ortak pozisyonunda olduklarını, aynı zamanda şirket müdürü olarak görev yaptıklarını, dava dışı hakim ortaklar baba-oğulun müdür olmalarının verdiği yetkiyi kötüye kullandıklarını, davacı şirketin kar etmesine rağmen işbu karın ortaklara dağıtılmadığını, şirket ana sözleşmesine aykırı olarak hakim ortakların şahsi harcamaları için kullanıldığını, davalıya ve diğer ortaklara kar payı verilmediğini, giderleri usule aykırı olarak düzenlediklerini ve mal kaçırdıklarını, davacı şirket müdürlerinin şirket gelirlerini belirtmediklerini, müdürlerin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası açıldığını, işbu davanın .....Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası olup halen derdest olduğunu beyanla müvekkilinin şirketten çıkartılmasının haklı bir sebebi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.        <br>   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, davanın, haklı sebeplerle ortağın, limited şirket ortaklığından çıkarılması talebine ilişkin olduğu, davacı şirketin karar defterine göre 03/02/2022 tarih ve 2022/01 karar nolu  kararda 28/02/2022 tarihi saat 15:00'de 2022 yılı olağanüstü genel kurul toplantısının gerçekleştirilmesine ve toplantıda şirket ortaklarından ...'ın şirketin ticari itibar ve çıkarlarını zedeleyen davranışları nedeniyle TTK 640/3 kapsamında ortaklıktan çıkarılmasının görüşülmesine karar verildiği, 2022/02 karar nolu 28/02/2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında şirket ortaklarından davalının TTK 640/3 kapsamında ortaklıktan çıkarılması için genel kurul kararı alınmasının kararlaştırıldığı, toplantı tutanağına göre davalının ortaklıktan çıkarılma kararının şirket ortağı ...  tarafından onaylandığı, şirket ortağı .......'nun vefat etmesi nedeniyle payların geçtiği mirasçıları ....... .......adına toplantıya katılan vekilleri Av. ....'ın  karara katılmadığı,  Av...'ın diğer vekili olduğu davalı ... adına da söz alarak müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasını gerektirecek bir durumun olmadığını, karara katılmadığını bildirdiği, 09/07/2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi uyarınca davacı şirketin ortaklık yapısına göre şirket ortağı ...'nün 1700 adet paya karşılık gelen 1.700,00 TL, ...'nün 15300 adet paya karşılık gelen 15.300,00 TL, ......'nun 17000 adet paya karşılık gelen 17.000,00 TL, ....'nün 114750 adet paya  karşılık gelen 114.750,00 TL, davalı ...'ın ise 21250 adet paya karşılık gelen 21.250,00 TL ortaklık payının bulunduğu, 30/09/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket ortaklarından ....'nun vefat ettiği, vefat eden ortağın esas sermaye payının yasal mirasçılara geçmesinin onaylanmadığı, vefat eden ....'na ait esas sermaye payının şirketin hakim ortağı ...... tarafından gerçek değeri üzerinden devralınmasının yasal mirasçılara teklif edildiği, yasal mirasçılarca gerçek değer üzerinden anlaşma sağlanamadığı, bu nedenle ...na ait esas  sermaye payının gerçek değerinin tespit edilmesi için mahkeme yoluna başvurulacağının kararlaştırıldığı, ......Asliye Ticaret Mahkemesinin .......... Esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu yapıldığı ve davanın derdest olduğu, 28/10/2022 tarihli 1 nolu celsede davacı tarafa genel kurul karar nisabının kanunda belirtilen şartlara uygun olmadığı, nisaba uygun genel kurula ilişkin eksikliği tamamlamak üzere bir sonraki celseye kadar kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksikliğin  tamamlanmaması halinde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde uygun nisaba göre yeni genel kurul kararı alınmadığı, haklı sebeple ortağı, ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir karar alınması dava şartı olup davacı tarafça bu yönde alınan genel kurul kararı dosya kapsamına sunulmuş ise de, kararın incelenmesinde genel kurula vefat eden Hasan Maraşlıoğlu mirasçıları vekilinin, davalı vekilinin ve diğer ortakların katıldığı, çıkarma kararının şirket ortakları ... ...'nün  olumlu oyu ile alındığı, TTK’nın 621. maddesi uyarınca şirket ortağının şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusundaki genel kurul kararlarının temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği öngörülmüş olup, davacı şirketin ortaklık yapısına göre şirketin 5 ortaktan ve bu ortakların toplam payının 170.000 paydan oluştuğu, TTK’nın 621. maddesi uyarınca şirket ortağının şirketten çıkarılması için bu durumda kararın en az  4 şirket ortağının oyu ve 170.000 toplam sermaye payının salt çoğunluğu olan en az 85001 payın temsili ile verilebileceği, şirket ortağı ......'nun vefatı ile birlikte TTK 596 gereğince sermaye payının yasal mirasçılara geçmesinin şirket tarafından onaylanmadığı ve sermaye payının gerçek değerinin tespiti amacıyla dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, davanın açılması ile birlikte müteveffa ......'nun esas sermaye payının şirket tüzel kişiliğine geçerek donduğu, .......'nun sermaye payına ilişkin olarak mirasçılarının, diğer ortakların veya şirket tüzel kişiliğinin oy kullanamayacağı, olumlu oy kullananların sermaye payı toplamının 131.750 pay olmakla TTK 621. maddesindeki esas sermayeye ilişkin şartın sağlandığı ancak maddede esas sermaye payının salt çoğunluğu ile birlikte temsil edilen oyların en az üçte ikisinin arandığı, olumlu oy kullananların 3 ortak olduğu, en az 4 ortak tarafından olumlu oy kullanılması gerektiği, bu durumda TTK 621. maddesinde aranan karar nisabının sağlanamadığı bu nedenle kararın yok hükmünde olduğu, verilen kesin süre içerisinde karar nisabına uygun genel kurul kararının alınmadığı görülmekle, işbu davada dava şartı olan  nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı gözetilerek, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, mahkemece kanun düzenlenmesinde belirtilen karar nisap çoğunluk şartının, yanlış değerlendirildiğini, TTK 621/1'de bentler halinde ayrı ayrı belirtilen kararların alınabilmesi için temsil edilen oyların en az üçte ikisinin karar yeter sayısı ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasının ise toplantı yeter sayısı olarak öngörüldüğünü, temsil edilen oy kavramı ve 2/3'lük yetersayıdan kastın payın temsili olduğunu, pay sahibinin temsili olmadığını, müvekkil şirketin TTSG Kayıtlarına göre hisse ve pay oranlarının ... %1, ... %9, ...%10, ... %67,5 ve ... %12,5 şeklinde  olduğunu, bu pay sahipleri ve oranları çerçevesinde söz konusu kanun maddesinde düzenlenen genel kurul kararının toplantı yeter sayısı olan oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun ve  karar yeter sayısı olarak belirtilen temsil edilen oyların 2/3 çoğunluğu da .... %67,5 , ... %9, ... %1'nün olumlu oyları ile  fazlasıyla sağlandığını, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise ...'nun payının yasal mirasçılarına geçmesi onaylanmamış ve kabul edilmemiş olduğundan ....'nun mirasçılarının şirkete ortaklık bağı bulunmadığından oy nisabında değerlendirmeye alınmaması gerektiği, mahkemece de yapılan tespitte müteveffa ...'nun esas sermaye payının şirket tüzel kişiliğine geçerek donduğu, ...'nun sermaye payına ilişkin olarak mirasçılarının, diğer ortakların veya şirket tüzel kişiliğinin oy kullanamayacağı kabul edildiği ve  kanun hükmünde de açıkça temsil edilen oyların esas alınması gerektiği belirtildiği halde mahkemece müteveffanın payının da hesaplanarak aleyhe hüküm kurulması hukuka aykırılık teşkil ettiğini  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, davalı ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkartılması talebine ilişkindir. <br>Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince süresi içerisinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Uyuşmazlık, limited şirketlerde haklı sebeplerle çıkarma davası açılması için şirket genel kurulundan alınacak kararda sağlanması gereken ağırlaştırılmış nisabın somut olayda sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir. <br> 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesi; \"(1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.<br>(2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.<br>(3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.\" hükmü haiz olup birinci ve ikinci fıkraları ortağın şirket sözleşmesine dayalı olarak çıkarılmasına ilişkin iken üçüncü fıkra ise ortağın mahkeme kararıyla çıkarılmasına ilişkindir. Her iki durumda da ortak, kendi iradesi dışında ortaklıktan çıkarılır. <br>Ortağın haklı sebeplere dayalı olarak çıkarılması için açılacak dava öncesinde şirket tarafından öncelikle şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması gerekmekte olup bu husus 6102 sayılı Kanun'un 621/1-h maddesinde emredici şekilde düzenlenmiştir. Bu nitelikteki bir karar kanun koyucu tarafından önemli kararlar arasında sayılmış olup kararın alınabilmesi için Kanun'un 621 inci maddesinde ağırlaştırılmış nisaplar öngörülmüştür.<br>Buna göre haklı sebeplerle çıkarma davası açılması için şirket genel kurulunda geçerli bir karar alınabilmesi, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasına bağlıdır. 6102 sayılı Kanun'un 620 nci maddesinde olağan genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı düzenlenmiş iken 621 inci maddesinde ise önemli kararların ise temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınacağı düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 621 inci maddesinde önemli kararların alınması sırasında \"temsil edilen\" ibaresi kullanılmış olup 620 nci maddeden farklı olarak \"toplantıda temsil edilen\" ibaresi bilinçli olarak kullanılmamıştır.<br> Bu yeter sayı koşulu sağlanmayan genel kurul kararları yok hükmünde olup böyle bir karara dayalı olarak açılan çıkarma davasının da dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilir. Zira bu vasıftaki şirket genel kurul kararı, 6100 sayılı Kanun'un 114/2 nci maddesi anlamında çıkarma davası için aranan özel dava şartı niteliğindedir. Bu sebeple mahkemece yargılanmanın her aşamasında resen gözetilecek hususlardan biridir.<br>Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirketin  hisse ve pay oranlarının...'nün 1.700 adet paya (%1), ......15.300 adet paya (%9), ........'nun 17.000 adet paya (%10), .....'nün 114.750 adet paya (%67,5) ve ...'ın 21.250 adet paya (%12,5) sahip olduğu,......'nun vefat ettiği ve 13/09/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar uyarınca.......'na ait payın yasal mirasçılara geçmesinin onaylanmadığı, sermaye payının gerçek değerinin tespiti amacıyla dava açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. <br>Esas sermaye payı devredilebilir bir malvarlığı değeridir. TTK'nın 595/2.maddesi uyarınca, limited şirketlerde sözleşmede aksi öngörülmemiş ise esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçer. Yani pay devri işleminin şirkete karşı geçerli olabilmesi için kural olarak genel kurul tarafından onaylanması gerekir.<br>Ancak sermaye payının herhangi bir iradi işleme gerek olmaksızın yasa gereği geçişi de söz konusu olup miras yoluyla intikal bu hallerdendir. TTK 596/1 maddesinde \"Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.\" şeklinde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme uyarınca bu geçiş hallerinde payın intikali için genel kurulun onayı aranmaz. <br>Limited şirketlerde sermaye payının yasal yolla geçişi veya cebri icra yoluyla satışı halinde kanun, şirkete yabancı ortakların girmesini engellemek amacıyla bazı imkanlar tanımıştır. TTK 596/2. fıkrasına göre şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi gerekmektedir. Değer konusunda tarafların anlaşamadığı durumda, taraflardan her biri şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurarak gerçek değerin belirlenmesini talep etme hakkına sahiptir.<br>Somut olayda da davacı şirket tarafından ...'na ait payın yasal mirasçılara geçmesinin onaylanmadığı, sermaye payının değeri konusunda tarafların anlaşamadıkları ve gerçek değerinin tespiti amacıyla dava açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Buna göre, şirket payın iktisabının öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde payın geçtiği kişiyi onaylamayı reddederek gerçek değeri üzerinden devralmayı önermesi ile yasadan kaynaklanan bir alım hakkını kullanması söz konusudur. Ancak, şirketin yasadan kaynaklanan hakkını kullanması üzerine payı yasal yolla geçtiği kişiden,  şirkete, ortağa veya gösterdiği üçüncü kişiye geçtiğin kabulü için pay bedelinin ödenmesi gerekmektedir. <br>Şirketin  ret hakkını kullanması halinde payların değeri konusunda tarafların anlaşarak ya da anlaşma sağlanamadığı takdirde mahkemece gerçek değerin belirlenerek söz konusu pay bedelinin ödendiği tarihe kadar payların oy hakkı yönünden askıda kaldığının kabulü gerekmektedir. <br>Buna göre, davacı şirketin 5 ortaktan ve bu ortakların toplam payının 170.000 paydan oluştuğu, TTK'nın 621. maddesi uyarınca haklı sebeplerle çıkarma davası açılması konusunda şirket genel kurulunda geçerli bir karar alınabilmesi için kararın en az  4 şirket ortağının oyu ve en az  85001 payın temsili ile alınabileceği,  davacı şirketin 03/02/2022 tarih ve 2022/01 karar nolu kararında  ise  3 ortağın olumlu oy kullandığı, bu durumda TTK 621. maddesinde aranan karar nisabının sağlanamadığı, bu nedenle ibraz edilen genel kurul kararın yok hükmünde olduğu, verilen kesin süre içerisinde karar nisabına uygun genel kurul kararının dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,<br>3-)\tİstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere,  OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 01/07/2024<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0060b6681bf382bc","SID":"3c0e5aa654cf273f"}}