{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1624 Esas<br>KARAR NO: 2025/770<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/05/2023<br>NUMARASI: 2020/171 Esas, 2023/106 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2000'li yılların başından itibaren mangal kömürü ve piknik ürünleri paketlemeleri alanında faaliyet gösterdiğini, ... ürünleri haklı bir marka değerine ulaştığını, davalının adına tescil ettirdiği \"...\" markalarını yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, müvekkilinin \"...\" ibaresi ile marka başvurusu yaptığında davalının tescil başvurusuna itirazda bulunarak kötü niyetli davranmakta olduğunu ileri sürerek, davalıya ait  davalının ... numaralı ... ibareli markanın 11.ve 20.sınıftaki mal ve hizmetler yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline ile sicilden terkinine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... isminin yıllardır müvekkillerine ait olduğunu, yıllardır onlar tarafından kullanıldığını, markalarının ... Numaralı başvurusu ile tanınmış marka siciline tescil edilmiş olduğunu,  ... ismi ve logosu davalı şirkete ait olduğunu. Davacı tarafın iddia ettiği ve davalının kullanmadığını belirttiği bazı sınıflardaki isim ve logolar davalıca kullanılmakta olduğunu davacı tarafça belirtilen ve davalı tarafından kullanılmayan herhangi bir terkine maruz kalacak ürün markanın bulunmadığını, makta markanın tanınmışlığının müvekkili tarafından sağlanarak  tanınmış marka siciline tescil ettirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu ... numaralı ... ibareli markanın 11.ve 20.sınıftaki kullanıma ilişkin tespit yapılamadığı, her ne kadar davalı tarafından davalıya ait ... markasının tanınmış marka olduğu yönünde savunmada bulunulmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin sürekli kararlarında da belirtildiği üzere, tanınmış markaların da kullanılma zorunluluğu olduğu,  ... ibareli markanın davaya konu 11.sınıf bakımından markanın tescilli hali ile olduğu gibi kullanılmadığı hususunun bilirkişi raporları ile de tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı adına tescilli ... numaralı ...  ibareli markanın 11.ve 20.sınıftaki emtialar bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu ile mahkeme kararının çelişkili olduğunu,  bilirkişi raporunda müvekkilinin ... görselini haiz markasının faturalarda bu şekli ile bulunmadığı yönündeki açıklamanın hukuki nitelendirme olduğunu, mahkeme hakiminin takdir yetkisinde olan husuta  bilirkişinin hakim yerine geçerek dava konusu marka ile ticari defter ve kayıtlarda yer alan kullanımların yorumlanmasının yapıldığını, ilk derece mahkemesinin tefrik kararının yerinde olmadığını, davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığını, davacının ticari faaliyetlerine konu ürünler ile müvekkilin dava konusu markasının tescilli olduğu emtiaların birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne  karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davanın daha iyi yürütülmesi için HMK'nın 167/1.maddesi uyarınca verilen tefrik kararının usul ve yasaya uygun olduğu, SMK'nın 9/1. maddesi tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünün düzenlendiği,  yasada tanınmış markalar yönünden ayrı bir düzenlemeye yer verilmediği, davacı ve davalı şirketin ticaret unvanlarının başındaki \"...\" ibaresinin ortak olduğu,  davacının SMK nın 26/2 madde kapsamında davayı açabilecek ilgili kişiler kapsamına girdiği, bilirkişi incelemesi sonucu davalı adına tescilli  ...  numaralı ... ibareli markanın 11.ve 20.sınıftaki mal ve hizmetler yönünden kullanılmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86606988233938bc","SID":"e5c0bc426217c7a1"}}