{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br><br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                     (H Ü K M Ü     K A L D I R A R A K     <br>\t\t                             Y E N İ D E N     H Ü K Ü M     K U R U L M A S I)<br>ESAS NO\t: 2023/614 <br>KARAR NO\t: 2025/458<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...                      ... <br>ÜYE \t: ...                    ...<br>KATİP \t: ...                                   ...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 16/12/2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2021/59E., 2022/979K.<br><br><br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili,  müvekkili kooperatifin kooperatife özgülenen 206 konutu tahsis ettiği ortaklara ferdileşme işlemlerini de yaparak tapularını verdiğini, davalının kooperatife 09.12.2004 tarihinde üye olduğunu, üyeliği dolayısıyla C Blok 8. kat 32 nolu bağımsız bölümdeki taşınmazı edindiğini, davalının 09.07.2015 tarihinde kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, müvekkili kooperatifin 16.04.2019 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı aldığını ancak tasfiyeye ilişkin kararın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/237 E. sayılı davası ile iptal edildiğini, istifa eden üyenin kooperatiften edinmiş olduğu hakkı, yani konutunu kooperatife iade etmekle yükümlü olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu doğrultuda olduğunu ileri sürerek, davalı adına kayıtlı  C Blok 8. kat 32 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili kooperatif adına tesciline, bu mümkün değilse daire bedelinin belirlenebilir hale gelmesinden sonra taleplerini artırmak üzere, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL daire bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br><br>\tDavalı vekili,  müvekkilinin dava konusu taşınmazı doğrudan tapu yolu ile almadığnı, uzun yıllar önce davacının bilgisi dahilinde sattığını, malik olmadıklarından husumet itirazında bulunduklarını, davacı tarafça taşınmazın değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması gerektiğini, müvekkilinin istifasının ardından ana sözleşmenin 20. maddesindeki \"Kooperatiften ilişkisi kesilen ortağın sorumluluğu, ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl devam eder.\" hükmü gereğince, iki yıllık sorumluluk bedelini de ödediğini ve kendisine hiç bir borcu bulunmadığına dair yazı verildiğini, her ortağın kooperatiften çıkma hakkı bulunduğunu, müvekkilinin istifasından sonra alınan kararlardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, Kooperatifler Kanununun 17. maddesinde \"Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir.\" dendiğini, müvekkilinin istifa tarihinden itibaren üç yıllık zaman aşımı süresinin de dolduğunu, emsal davalarda red kararı verildiğini savunarak, davanın husumet, yetki, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"... davalının davacı kooperatife üye olduğu, kesin maliyet bedeli belirlenen konutun üyelik, aidat, şerefiye bedeli, kooperatif genel giderlerinin kooperatife ödendiği, dava konusu bağımsız bölümün davacıya devredildiği, davacının 09.07.2015 tarihinde kooperatiften istifa ettiği, iki yıllık sorumluluk bedelinin ödendiğine dair belgelerin dosyaya sunulduğu, davalının peşin ödemeli üye olduğu, genel giderlere ilişkin aidat talep edilebileceği, bunun dışında aidat talep edilemeyeceği, davacının bu yönden de borcunun bulunmadığı anlaşılmakla, davalının peşin ödemeli üye olması, aidattan sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:  istifa ederek ortaklıktan çıkan üyenin istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için üyenin çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm haklarını kooperatife iade etmesi gerektiğini, davada aidat alacağı talepleri olmadığını ancak İlk derece Mahkemesince davalının peşin ödemeli üye olması ve aidattan sorumlu olmaması nedeniyle  hiç bir araştırma  yapılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, ayrıca davalının peşin ödemeli üye olmadığını, Mahkemece bu konuda da inceleme yapılmadan davalının soyut beyanına itibar edilerek davalının peşin ödemeli ortak olduğuna kanaat getirildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, üye peşin ödemeli ortak olsa dahi bu hususun iş bu dava konusuyla ilgisi bulunmadığını belirterek, İlk derece Mahkemesi kararı bozularak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>\tDava, kooperatif ortaklığından istifa edilmesi nedeniyle ortak adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescili istemine ilişkindir.<br>\tI-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve İlk derece Mahkemesi kararının sonucu itibariyle doğru olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t\t<br>\tII-\t1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken TTK'nın 450. maddesi, \"(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır.\" hükmünü içermektedir. <br>Dosya ve UYAP kayıtları kapsamından; davacı kooperatifin 14.04.2019 tarihli genel kurulunun 7/a maddesinde kooperatifin tasfiyesine karar verildiği, bazı kooperatif ortaklarınca Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine anılan genel kurulun iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 09.10.2020 tarih ve 2019/237 E., 2020/504 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, tasfiyeye ilişkin gündemin 7/a maddesindeki kararın nitelikli çoğunlukla alınmadığı gerekçesiyle baştan itibaren geçersiz olduğunun tespitine karar verildiği, taraf vekillerince hükmün istinafı üzerine Dairemizin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064  E., 2021/438 K. sayılı kararıyla, HMK'nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği,  karara karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih ve 2021/3431 E., 2021/869 K. sayılı kararıyla Dairemiz kararının onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemizin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064 E., 2021/438 K. sayılı kararı davalı kooperatif vekiline 10.04.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, kooperatif vekilince temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin kooperatifin tasfiyesine ilişkin 7/a maddesindeki kararın baştan itibaren geçersiz olduğuna ilişkin kararı, temyiz süresinin dolmasıyla davalı kooperatif yönünden 26.04.2021 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Davacı kooperatif, tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının baştan itibaren geçersizliğinin tespitine ilişkin Mahkeme kararının yargılama aşamasında kesinleşmiş olması nedeniyle artık tasfiye halinde olmadığından, çıkan veya çıkarılan ortağın kooperatif ortaklığı  nedeniyle edindiği hakların kooperatife iadesinin gerektiği ilkesi uyarınca, davalı aleyhine açacağı bir dava ile davalıya ortaklığına bağlı olarak tahsis edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, taşınmazın tapu kaydının devredilmiş olması halinde rayiç bedelini talep edebilecektir. KK.m.81/2. fıkrasında “taşınmazın geri istenememesi” için iki şartın bir arada bulunması gerekir. Bu şartlardan birincisi kooperatifin amacına ulaşması, diğeri tasfiyeye girmesidir. Davacı kooperatif açısından iki şart da gerçekleşmediğinden KK. m. 81/2. fıkrasının somut olayda uygulanması da mümkün değildir.<br>Dosya kapsamında, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri tespit edilmemiş olduğundan Dairemizce bu hususta inceleme yapılması için bilirkişi raporu alınmış, daire değeri 377.960,00 TL olarak belirlenmiştir.<br>Bu durumda İlk derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz davalı adına kayıtlı olmadığından tazminat istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,  yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.<br>Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü yönünde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\tI-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer hususlara ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, <br>\tII-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tAnkara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2021/59E., 2022/979K. sayılı dava dosyasında verdiği 16/12/2022 tarihli HÜKMÜNÜN KALDIRILMASINA, YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA.<br>\tBuna göre:<br>\t\"1-Davanın KABULÜNE, 377.960,00TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine<br>   2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 25.818,45 TL. karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78 TL.'nin mahsubu ile 25.647,67‬ TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, 60.473,60 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br> 4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>  5-Davacı tarafından yapılan 238,58 TL. ilk masraf, 492,00 TL. istinaf yoluna başvurma harcı,19.845,00 TL bilirkişi ve posta gideri olmak üzere toplam  20.575,58‬ TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br> 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içinden alınarak yatırana iadesine,\"<br>\tII-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine.<br>\tIII-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 32.000,00 TL istinaf duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tIV-MK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına. <br>\t13/05/2025 tarihinde duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  13/05/2025<br><br>        \tBaşkan ...                    Üye ...                Üye ...                Katip ...<br>     e-imza\t\t\t                     e-imza\t\t\t                 e-imza\t\t\t\t \t             e-imza<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e34a04d02b6409de","SID":"ef642c1d24667bef"}}