{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/517 Esas<br>KARAR NO: 2025/765<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2024<br>NUMARASI: 2023/590 Esas, 2024/704 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali)<br>DAVA TARİHİ: 18/09/2023<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'ta bulunan hesabından 1.181.200-TL'nin ... isimli dolandırıcının davalı bankada buluna hesabına  transfer edildiğini, hesaba bloke uygulandığını, söz konusu paranın bloke edilmesine rağmen aylardır davacıya iade edilmediğini, paranın  iade edilmemesi üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı sayılı ile  dosyasında takip başlatıldığını, davalının itirazın üzerine takibin durduğunu belirterek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı İcra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacının uğradığı maddi zarar yönünden şimdilik 1.000-TL 'nin ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, müvekkili bankanın davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını,  davacının tüm taleplerini hesap bankası olan ... ve dava dışı hesap sahibi ...'a yöneltmesi gerektiğini, savcılık tarafından gönderilen 23/08/2023 tarihli müzekkerenin talimat niteliği taşımadığını  bu nedenle savcılık tarafından, icra dosyasından gelen bloke yazısının dikkate alınmadığını savunarak,  davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddini,  %20’den az olmamak kaydı ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin 12/11/2024 tarihli celsede,  dava açıldıktan sonra bloke konulan paranın davalı tarafından müvekkiline ödendiğini beyan ettiğini, HMK 331 uyarınca, dava açılırken haklılık durumuna göre vekalet ücreti verileceği, dava açılırken de davacının haklı olduğu Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının davalı bankaya hitaben yazdığı 23/08/2023 tarihli yazı ile hesaptaki paranın bloke talebi olmadığından iadesindeki mahsur olmadığının bildirildiği, davacının Bakırköy ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı 08/06/2023 tarihli ihtarnamesi ile hesaptaki paranın iadesini talep ettiği, davalı bankanın ihtarnameye herhangi bir cevap vermediği,  davacı tarafından icra vasıtasıyla hesaba konulan haczin hesaptaki paranın yine davacıya iadesinin engel teşkil edecek şekilde yorumlanamayacağı gerekçesiyle, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince, takip konusu asıl alacak ödendiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, buna karşın inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının ve  icra takip dosyasında  feri alacaklar yönünden takibin devamına karar verilmemiş olmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını da tekrar ederek, dava dışı hesap sahibinin müvekkil banka nezdindeki hesabına, davacının bizzat alacaklı olduğu icra dosyasından gelen haciz ihbarnamesi gereğince haciz uygulandığını, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığının, alınan bilirkişi raporu ile de sabit olmasına karşın aleyhe yorumlanarak bu doğrultuda davanın reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurularak müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gibi çelişki içerdiğini, müvekkili bankaya husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını,  savcılık tarafından gönderilen 23.08.2023 tarihli müzekkerenin, talimat niteliği taşımadığını, müşterinin yazılı talimatı mevcut olmadıkça tasarrufunda bulunan paranın bilgisi dışında üçüncü kişiler hesabına aktarılmasının hukuken mümkün olmadığını, dava tarihindeki haklılık durumuna göre müvekkil banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın icra takibine başvurmakta kötü niyetli olduğunun kabulü ile aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI:  İlk derece mahkemesince 12/11/2024 tarihli ek karar ile; HMK.nın 344. maddesi gereğince kanun yoluna başvuru için gerekli harcın ikmali hususunda  gönderilen muhtıranın davacı ... vekili Av... 'ya 23/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğe rağmen verilen sürede harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle, HMK.nun 344. maddesi gereğince davacı ... vekili Av....'nın 31/12/2024  havale tarihli istinaf  dilekçesinin reddine karar verilmiştir.<br>EK KARARA KARŞI İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından  tarafından 06/01/2025 tarihli muhtıra ile 1.683,10-TL.başvuru harcı ve 615,40-TL karar harcın yatırılmasının istendiğini, 3 gün sonra  ekte sunulan 09.01.2025 tarihli makbuz ile harçların tamamı yatırıldığını ileri sürerek, ek kararın kaldırılarak istinaf başvurusunun incelenmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince 07/02/2025 tarihli ek karar ile; verilen sürede  harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle, HMK.nun 344. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf  dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından istinaf harcının yatırılması için gönderilen muhtıranın 06/01/2025 tarihinde düzenlendiği, davacı vekili tarafından muhtıranın tebliğinden önce 09/01/2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcını yatırdığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ek karara karşı istinaf talebinin kabulü ile, ilk  derece mahkemesinin 12/11/2024 tarihli ek kararı kaldırılarak, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince davalı bankada bloke konulan icra takibine konu paranın yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,  Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının davalı bankaya hitaben yazdığı 23/08/2023 tarihli yazı ile hesaptaki paranın bloke talebi olmadığından iadesindeki mahsur olmadığının bildirildiği, davacı tarafından icra vasıtasıyla hesaba konulan haczin hesaptaki paranın yine davacıya iadesinin engel teşkil edecek şekilde yorumlanamayacağından, davacının dava açmaktan başka çaresi olmadığı, bu nedenle davacının dava açmasında haklı olduğu gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Yargılama sırasında yapılan ödeme ile, icra takibine konu asıl alacak yönünden dava konusuz kalmış olmakla birlikte,  takibin fer'ileri ile davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı ve davacının paranın iade edilmemesi nedeniyle uğradığı zarara ilişkin talep ettiği tazminat yönünden yargılamanın konusuz kalması söz konusu olmayıp, kabule göre bu hususlara ilişkin ilk derece mahkemesince kararın gerekçesinde herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiştir.  Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazının usule ilişkin nedenlerle kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı ile davalı banka arasında doğrudan bankacılık ilişkisi yoktur. Davacının ...'taki hesabındaki para, 31/03/2023 tarihinde banka dolandırıcılığı yoluyla, davalı bankada hesabı bulunan dava dışı ... isimli kişinin hesabına aktarılmış, bu hesaba davacı tarafından  13/04/2023 tarihinde İİK'nın 89.maddesi uyarınca haciz uygulanmıştır. Davacının hesabından davalı bankadaki 3.kişinin hesabına giden paranın davalı banka tarafından davacıya iadesi için, hesap sahibi 3.kişinin talebi veya bu hususta yargı kararı  bulunması gerekmektedir. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalı bankaya hitaben yazılan 23/08/2023 tarihli yazı ile hesaptaki paranın  iadesindeki mahsur olmadığının bildirilmiştir. Ancak davalı bankanın üzerinde İİK'nın 89.maddesi uyarınca haciz işlemi uygulanan bulunan kendi müşterisi hesabındaki parayı, haciz alacaklısı sırf  davacı olduğu için, haciz kaldırılmadan doğrudan  davacıya iade etmesi mümkün olmayıp, söz konusu para ancak haciz konulan icra dosyasına gönderebilir. Nitekim,  hesap üzerindeki söz konusu davacı haczi 29/09/2023 tarihinde yine davacı tarafından  kaldırıldıktan sonra, bloke edilen para 01/10/2023 tarihinde davacıya iade edilmiştir. Dolayısıyla icra takip tarihi olan 07/09/2023 tarihi itibariyle davacının, bloke edilen hesap üzerine kendi koyduğu haczi kaldırmaması nedeniyle, söz konusu parayı talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin,  davacı tarafından icra vasıtasıyla hesaba konulan haczin, hesaptaki paranın yine davacıya iadesinin engel teşkil edecek şekilde yorumlanamayacağı şeklindeki gerekçesinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Davacının bizzat kendi koydurduğu haciz nedeniyle paranın iadesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu da bu doğrultudadır. Bu nedenlerle davacının itirazın iptali talebi yerinde olmadığı gibi, dava açmakta da haklı değildir. Davacı hesabından gönderilen paranın iadesine, bizzat davalı tarafından uygulanan haciz işleminin engel teşkil etmesi nedeniyle, davacının takibin fer'ileri  yönünden ve icra inkar tazminatı yönünden itirazın iptali talebi yerinde olmadığı gibi, takibe konu asıl alacağın konusuz kalması nedeniyle davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. .Bu nedenlerle davalı vekilinin kötü niyet tazminatı dışındaki istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile takibe konu asıl alacak yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, takibin fer'ileri yönünden itirazın iptali talebi ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine;  davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet  tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde, itirazın iptali talebinin yanında  davacının uğradığı maddi zarar yönünden şimdilik 1.000-TL 'nin ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu olumsuz karar verilmemiş, ancak davacı vekilinin bu hususta istinafı bulunmadığından, davalı lehine kazanılmış hak nedeniyle bu hususta karar verilmemiştir. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takibine konu asıl alacak yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, takibin fer'ileri yönünden itirazın iptali talebinin ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine; davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötü niyet  tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. Konusuz kalan kısım yönünden davalı haklı görüldüğünden, dava değerinin tamamı üzerinden davalı lehine yargılama  giderlerine hükmedilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince   İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2024 gün ve 2023/590 Esas, 2024/704 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu asıl alacak yönünden, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına; takibin fer'ileri yönünden itirazın iptali talebinin reddine, 4-Davacının icra inkar  tazminatı talebinin reddine, 5-Davalının kötü niyet  tazminatı talebinin reddine, 6-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 14.283,03 TL harçtan mahsubu ile artan 13.667,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 177.508,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan  alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, b)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 525,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.208,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 150,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.319,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d7621c2c8929005","SID":"a5f205825ff82783"}}