{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/2235 <br>KARAR NO: 2025/547<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/01/2021<br>NUMARASI: 2017/254 Esas, 2021/57 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali<br>Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/6 esas sayılı dosyası<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine itirazın iptali, birleşen dava ise aynı eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair  verilen karara karşı asıl dosya davacısı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan borç nedeni ile davalıya  Karşıyaka ... Noterliğinin 27.10.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı temerrüt ihtarnamesi gönderdiklerini, ihtarnamenin davalıya 31.10.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamede belirtilen 3 günlük süre içerisinde ödeme yapılmadığından, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... icra müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının haksız ve köyü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davacı  tarafından tanzim edilen ve davalıya ulaştırılarak itirazsız kesinleşen 29.02.2016 tarihli 175.000,04-TL ile 05.04.2016 tarihli 175.000,04-TL bedelli fatura ile toplamda 350.000,08-TL cari hesap borcuna istinaden; davalının toplamda 319.500,00-TL ödeme yaptığını, ancak bakiyesi  30.500,08-TL nin ödenmediğini, ihtarname giderinin de, icra takibinde talep edilen ve davacının ödeyeceği borçlardan birisi olduğunu, ihtarname keşide edilerek, davalı temerrüde düşürüldüğünden takip talebinde ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren ihtarnamede belirtilen 3 günlük sürenin dolduğu 04.11.2016 tarihinde takip tarihine kadar geçen süre için işlemiş faiz talep edilmesinin de haklı olduğunu belirterek;  itirazın iptali ile davalı yanın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığını,  davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzeıe bugüne kadar yapılmış olan işler karşılığında davalı şirketin davacı şirkete 319.500,00 TL ödeme yaptığını, henüz eksik kalan işlerin tamamlanmaması sebebiyle de 30.500,08 TL'nın ödemesinin yapılmadığını, işin tamamlanmadığını gösteren fotoğrafları dilekçeleri ekinde dosyaya sunduklarını, davacının işlerini tamamlamadan kalan bakiyeyi talep etmesinin iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, davalı yanın  ödemeyi iş tamamlandıktan sonra yapacağını, ayrıca tarafların yakın zamanda görüşerek; işler tamamlandıktan sonra bedelin ödeneceği hususunda anlaştıklarını belirterek; davanın reddine % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı iş sahibi vekili; taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi ile davalı şirketin davacı şirkete  işyerinin kompozit dış cephe kaplamaları , panjur ve doğrama işlerinin 350.000.08 TL bedelle yapımını üstlendiğini, davalı şirkete bu işlere karşılık 319.500.00 TL ödeme yapıldığını yapılan işlerdeki hatalı imalatların tamamlanması halinde kalan 30.500.08 TL nin ödeneceğinin davalıya bildirildiğini, davalının ödenmeyen bedel nedeni ile aleyhlerine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz ettiklerini, bu konuda açılan itirazın iptali davasının istanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret mahkemesinin 2017/254 Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, Çeşme Sulh Hukuk mahkemesinin 2017/43 D.iş sayılı dosyası ile yaptırdıkları tespitte; yapılan işlerdeki ayıpların giderilmesi için 90.850.00 TL ye ihtiyaç bulunduğunun tespit edildiğini, davalıya gönderilen ihtara rağmen bu bedelin ödenmediğini, bu sebeple eksik ve ayıplı işler bedeli olarak şimdilik 30.000 TL nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 18.11.2017 talihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,  879.85 TL yargılama gideri ve 440.00 TL tespit dosyası vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 26/01/2021 tarihli  karar ile;TBK 473/1-3.bendine göre; eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde; iş sahibinin, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkına sahip olduğunu, iş sahibinin eserdeki ayıplar nedeniyle ayıp oranında bedelden indirim talep etme hakkı bulunduğunu, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; yapılan işteki ayıpların giderilmesi için 117.000.00 TL'ye ihtiyaç bulunduğunun belirlendiğinden asıl davada davacı yüklenicinin iş bedelinden kalan 30.500.08 TL tutarındaki alacağı talep edemeyeceği, asıl dava davacısının iş bedelinden kalan alacağı 30.500.08 TL'nin işteki eksik ve ayıplı işler bedeli 117.000,00 TL'den düşülmesinden sonra  iş sahibinin  86.499,92 TL yi asıl dava davacısı, birleşen dosya davalısından talep edebileceği, gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 86.499,92 TL'nin 30.000,00 TL'sinin 19/11/2017 tarihinden itibaren 56.499,92 TL'sinin ise 28/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. Asıl dosya davacısı, birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesi ile; taraflar arasında akdedilmiş bir eser sözleşmesi bulunmadığını, alacağın ticari ilişkiden kanaklandığını, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, davalı tarafın 02.08.2017 tarihli dilekçesi ile Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi’nden eksik işler iddiasıyla tespit isteminde bulunduğunu, Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespite ve 09.10.2017 tarihli bilirkişi raporuna işin yapılarak teslim edilmesinin üzerinden yaklaşık 1,5 yıl sonra yapılan ayıp iddiasının süresinde olmadığından kabul etmediklerini  ve bilirkişinin tespitlerine itirazlarının  bildirildiğini, karşı tarafın ayıp iddiasıyla açtığı alacak davasında cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile işin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak yapılıp bitirilerek teslim edildiği, faturaların kesinleşmesinden yaklaşık 1,5 yıl sonra  ileri sürülen ayıp ihbarının süresinde olmadığını, bahsi geçen kompozitlerin dava dışı ...’den temin edilmiş olması sebebiyle oluştuğu iddia edilen renk bozulmalarında davacının kusurunun olmadığını açıkladıklarını,  Mahkemenin 10.07.2018 tarihli 4 numaralı celsesinde  davalı yanın iddialarının, iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğu beyan edilmesine rağmen Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce keşif yapılması ve bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar oluşturduğunu, işin bitirilip tamamlanmasından yaklaşık 2,5 yıl sonra yapılacak tespitlerin; aradan geçen süre içinde meydana gelebilecek bozulmalar nedeniyle gerçek durumu yansıtmayacağı için hükme esas alınmayacağını, kompozitlerlerin, davalı tarafın talebi ve isteği doğrultusunda ve istenildiği şekilde yapıldığını,  yapılandan farklı şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir anlaşma olmadığını, raporda panjurlarla ilgili “düğmelerinin ters bağlantılı yapılmış olduğu” ifade edildiğini, ancak panjur düğmelerinin bağlantısının davacı tarafından yapılmadığını, panjur düğmelerinin takılmasının elektrik bağlantısı ile alakalı olduğundan davalı tarafından başka bir kişiye(elektrikçiye) yaptırıldığını, bu durumdan  kendilerinin sorumlu olmadığını, bilirkişi raporunda kompozit kaplama renklerindeki değişikliklere ilişkin olarak yapılan tespitlerin de hatalı olduğunu, raporda sadece kompozit kaplamalarda renk solması olduğu bilgisine ve bu tespite ilişkin 2 ve 3 numaralı resimlere yer verildiğini ancak  bu renk solmalarının 16 tane dubleks dairenin  hangilerinde olduğunun açıklanmadığını, 4 numaralı resme göre renk solması olmayan kısımlarda olduğunu ve renk solmasının nedeninin açıklanmadığını, kompozit kaplamada kullanılan malzemenin davacının kendi imalatı olmayıp ...’den satın alındığını,  Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/43 D.iş dosyasında davalının aynı taşınmazlara ilişkin tespit istemiyle alınan raporda maliyet hesabında 16 dubleks meskenin tüm cephelerine dair ayrıntılı hesap yapılarak toplam alanın 376 m2 olarak tespit edilmesine rağmen yeni raporda böyle bir hesaplama yapılmadan 400 m2 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Panjur düğmelerinin yaptırılması işi için adet fiyatı olarak 150,00 TL yazılmasına karşın hesaplamanın 200,00 TL üzerinden yapıldığını, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz, eksiklikler ve fahiş hatalarla dolu olmasına rağmen ek rapor alınması talebinin reddedildiğini, davacıya ait ticari defterler incelenerek ödenmeyen 30.500,08 TL alacak olduğu yönünde rapor düzenlendiğini,  Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesine, davalının eksik işler olduğu savunması kapsamında inceleme yapılması yönünde talimat yazılmışsa da bilirkişilerin, davalı vekilinin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak öne sürdüğü ayıp iddiaları doğrultusunda eksik iş ve ayıplı iş ayrımı yapmaksızın hatalı ve eksik incelemeler ve varsayımsal hesaplamalarla  ayıpların giderilmesi için 117.000,00 TL gerektiğini belirttiklerini, davalı yanın defterlerinin incelenmesi sonucunda alınan 12.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan keşif neticesinde alınan eksik ve hatalı hesaplamalar ve tespitlere yer verilerek bu doğrultuda;  davannın karşı yandan alacağı olan 30.500,08 TL’yi talep edemeyeceği ve karşı yanın davacıdan ayıplı iş bedeli olarak hesaplanan 117.000,00 TL’den ödenmeyen iş bedeli 30.500,08 TL’nin düşülmesiyle kalan 86.499,92 TL’yi talep edebileceği yönünde hatalı bir kanaat bildirildiğini,  her iki raporda da eksik işten bahsedilmediğini, bu nedenle işin eksiksiz olarak teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek;  yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır. Asıl dosya davacısı, birleşen dosya davalısı yüklenici, asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı iş sahibidir. Taraflar arasında  eser sözleşmesi ilişkisi  bulunmaktadır. Asıl davada davacı yüklenici vekili; taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan borç nedeni ile  davacı tarafından tanzim edilen ve davalıya ulaştırılarak; itirazsız kesinleşen 29.02.2016 tarihli 175.000,04-TL ile 05.04.2016 tarihli 175.000,04-TL bedelli fatura ile toplamda 350.000,08-TL cari hesap borcuna istinaden; davalının toplamda 319.500,00-TL ödeme yaptığını, ancak bakiyesi  30.500,08-TL nin ödenmediğini, davalı yana ihtarname gönderdiklerini, ihtarname giderinin de, icra takibinde talep edilen ve davacının ödeyeceği borçlardan birisi olduğunu belirterek;  itirazın iptalini talep ve dava etmiş, davalı iş sahibi ise cevap dilekçesi ile taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığını,   bugüne kadar yapılmış olan işler karşılığında davalı şirketin davacı şirkete 319.500,00 TL ödeme yaptığını, henüz eksik kalan işlerin tamamlanmaması sebebiyle de 30.500,08 TL'nın ödemesinin yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiş,  birleşen davada ise davalı iş sahibi vekili; taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi ile davalı şirketin davacı şirkete ait işyerinin kompozit dış cephe kaplamaları , panjur ve doğrama işlerinin 350.000.08 TL bedelle yapımını üstlendiğini, davalı şirkete bu işlere karşılık 319.500.00 TL ödeme yapıldığını, yapılan işlerdeki hatalı imalatların tamamlanması halinde kalan 30.500.08 TL nin ödeneceğinin davalıya bildirildiğini, Çeşme Sulh Hukuk mahkemesinin 2017/43 D.iş sayılı dosyası ile yaptırdıkları tespitte; yapılan işlerdeki ayıpların giderilmesi için 90.850.00 TL ye ihtiyaç bulunduğunun tespit edildiğini, davalıya gönderilen ihtara rağmen bu bedelin ödenmediğini, bu sebeple eksik ve ayıplı işler bedeli olarak şimdilik 30.000 TL nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 18.11.2017 talihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,  879.85 TL yargılama gideri ve 440.00 TL tespit dosyası vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile  yapılan işteki ayıpların giderilmesi için 117.000.00 TL'ye ihtiyaç bulunduğunun belirlendiğinden asıl davada davacı yüklenicinin iş bedelinden kalan 30.500.08 TL tutarındaki alacağı talep edemeyeceği, asıl dava davacısının iş bedelinden kalan alacağı 30.500.08 TL'nin işteki eksik ve ayıplı işler bedeli 117.000,00 TL'den düşülmesinden sonra  iş sahibinin  86.499,92 TL yi asıl dava davacısı, birleşen dosya davalısından talep edebileceği, gerekçesi ile; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 86.499,92 TL'nin 30.000,00 TL'sinin 19/11/2017 tarihinden itibaren 56.499,92 TL'sinin ise 28/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. İş sahibi bu külfetleri yerine getirmezse ayıp dolayısıyla kendisine tanınan haklardan yararlanamayacaktır. Somut olayda; asıl dosya  davacısı yüklenicinin; davalı iş sahibinin yaptığı villaların  dış cephe kaplaması, alüminyum doğrama ve panjur işlerini üstlendiği, sözleşme tarihi tam olarak saptanamasa da davacının davalıya gönderdiği ihtarname tarihlerinden sözleşmenin ekim 2016 tarihinden önce yapıldığı ve yapılan işin mahiyeti nazara alındığından işin 2-3 ay zarfında tamamlanabilecek işler olduğu, birleşen dosya davacısı iş sahibinin , birleşen dava tarihi olan 24.11.2017 tarihinden önce asıl dava davacısı yükleniciye herhangi ayıp ihbarı veya bildiriminde bulunmadığı, birleşen dosya davacısı iş sahibinin asıl dava açıldıktan sonra Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinden aldığı ve iş bu mahkemeden alınan bilirkişi raporları ile  2 parça olması gereken kompozitlerin tek parça olduğu ve renklerde solma olduğu,  panjurların elektrik işlerinin ters bağlantı yapıldığının tespit edildiği, raporlarda tespit edilen bu ayıpların gizli ayıp olmadığı, yapılan işte eksik iş bulunmadığı anlaşıldığından, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan iş sahibinin birleşen davasının reddine, asıl davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/01/2021 tarih ve 2017/254 Esas, 2021/57 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Asıl davanın KABULÜ ile,- Davalını İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, - Takibin; 30.500.08 TL cari hesap alacağı,  146.86 TL ihtarname gideri ve  26.32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.673.26 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden  % 10.50 avans faizi işletilmesine, - Alacak likit olduğundan; asıl alacağın % 20 si oranında hesaplana  6.100,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 4-Birleşen davanın REDDİNE,<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN<br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 2.083,46 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 370,46 TL nin  mahsubu ile bakiye 1.713,00 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,  2-Davacı tarafından yatırılan 370,46 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 1.797,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan toplam 957,35 TLden mahsubu ile 341,95 TL harcın  davacıya iadesine,  2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere27/05/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5019c20ace384ced","SID":"3a6f2fe314ab7d21"}}