{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/1658 <br>KARAR NO: 2025/611 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/02/2024<br>NUMARASI: 2022/99 (E) - 2024/193 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken karşı istikametten gelen dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı trafik kazasında motosiklet sürücüsü ile yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandıklarını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olup motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunu, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinden alınan raporda müvekkilinin maluliyet oranının %14 olarak tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 2.000 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 1.000 TL olmak üzere toplam 3.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 17/05/2018 tarihli ıslah dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatını 6.272,15 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını ise 21.606,85 TL olmak üzere toplam 27.879,72 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin 11/09/2018 tarih ve 2016/327 (E) - 2018/659 (K) sayılı kararıyla, davanın arttırılan hali ile kabulüne, 21.607,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.272,15 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 27.879,72 TL'nin 10/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararına karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 28/12/2021 tarih ve 2019/3239 (E) - 2021/2045 (K) sayılı ilamıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 162.299,30 TL (156.000 TL sürekli iş göremezlik+6.299,30 TL geçici iş göremezlik olmak üzere) maddi tazminatın 10/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından imzalanan ibranameye göre başkaca bir alacağı kalmamış olup bakiye hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, ödeme tarihinde davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının %90 oranında karşılandığı tespit edilmiş olup fahiş fark bulunmadığı için ibranamenin kesinleştiğini, sigortalı ile sigortacının sorumluluklarının aynı kabul edilerek buna göre tazminat hesaplaması yapılamayacağını, 04/12/2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel trafik sigortası genel şartları hükümlerinin esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması halinde dahi progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile yeniden tazminat hesaplaması yapılması halinde asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında kaldırma kararımız doğrultusunda 11/05/2018 tanzim tarihli asıl rapordaki maluliyet ve kusur durumu esas alınarak yeniden hesaplama yaptırılmış, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan ibra anlaşmasının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111. maddesi uyarınca değerlendirildiği görülmüş ve sürekli iş göremezlik yönünden yapılan ödemenin yetersiz kaldığı yönündeki kabulün yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle dosyadaki bilgi ve belgelere, bilirkişi kök ve ek raporlarının ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik olmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ‭11.086,66 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 3.199,26‬ TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 7.887,4‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d44de9693d1e548a","SID":"0cc59f1e9fb0b8a5"}}