{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/593 <br>KARAR NO: 2025/806<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2021<br>NUMARASI: 2021/154 E. -  2021/1226 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine  dair verilen karara karşı, davacı  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, ... Mah. ... Ada,... Parsel, Zemin Kat, No:... numaralı asma kat dükkanın satış bedelinin ödenmemesi dolayısıyla bu bedele ilişkin tapu satışına konu faturanın icra takibine konu edildiğini, ancak davalının  takibe itirazı ile takibin durduğunu, satışı tapu müdürlüğünün 25.12.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı tapu senedine istinaden yapıldığını, ancak davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalıya 09.07.2020 tarihli ihtarname gönderilerek ödemenin yapılmasının istendiğini,  ancak ödeme yapılmadığını, davalının 14.07.2020 tarihli ihtarnamesi ile verdiği cevapta davacıya herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bir beyan da bulunmadığını, bu hususun yapılan satış dolayısıyla taraflar arasında düzenlenen faturaya konu alacağın ödenmediğini gösterdiğini,  tarafların şirket olması dolayısıyla aralarında gerçekleştirilen satış işlemini faturaya konu edip bu hususu ticari defterlerine işlemiş olmaları ve işbu davaya konu icra takibinin dayanağını oluşturan faturanın ve fatura içeriğinde yer alan taşınmaz bedelinin davacıya bu güne kadar ödenmediğini,  itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin faaliyet merkezinin Muğla ili, Bodrum ilçesi olduğunu, bu sebeple Bodrum mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafından istenen bedelin tapu dairesinde satış işlemi gerçekleştiren vekiline satış esnasında tapu dairesinde ödendiğini, bu sebeple davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, bilindiği üzere resmi tapu satış senedinde satış bedeli ödenmeden işlem yapılmadığını, satıcının yetkili vekili tarafından resmi satış senedinde satış bedelinin tamamının alındığına dair beyanı olduğunu,   davacının satış bedelinin ödenmediğine dair iddiasını ancak yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, resmi tapu satış senedinin aksini gösterir satış bedelinin ödenmediğine dair bir senet sunulmadığından davanın reddi gerektiğini,  talep miktarı ve işin niteliği gereği ispat hususunda tanık deliline dayanılamayacağını,  davacının bedeli dava konusu edilen taşınmazın satış bedelinin ödenmediğinden bahisle tapusunun iptali için Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/354  Esas sayılı  tapu iptal ve tescil davası açıldığını,  hemen akabinde bu davasından feragat ettiğini,  gönderdikleri ihtarname ile  satış bedelinin ödendiğine dair  beyanda bulunduklarını savunarak, davanın reddine ve %20  oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, ... Mah. ... Ada,... Parsel, ... Kat, No:..., Asma kat dükkanın satışı nedeni ile düzenlenen fatura alacağının tahsili talepli itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, satış bedelinin ödenmediği iddiası ile iş bu davayı açmıştır. Taşınmazın resmi satış senedi ilgili tapu müdürlüğünden celp edilmiş olup incelenmesinde satış bedelinin davacı şirket tarafından nakden ve tamamen alındığı belirtilmiştir. Taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu ve satış yolu ile alındığı görülmüştür. Taşınmazların satışına ilişkin işlemler ilgili tapu dairesinde yapılmakta olup satış senedi resmi yazılı belge niteliğindedir. Davacı şirket vekiline satış bedelinin ödenmiş olduğu taşınmazın satışına dair resmi belgede açıkça ifade edilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. \"  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının yapılan taşınmaz satışına ilişkin olarak taşınmazın bedelini ödenmediğini,  davalı tarafından keşide edilen ihtarnamede de davalının satış bedelini ödediğine dair herhangi bir iddiası olmadığını, icra takibinin dayanağı fatura iken davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinin mahkeme tarafından incelenmediğini, bu anlamda ispata yarar yazılı delillerinin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, defterler üzerinde herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, diğer delillerinin de incelenmediğini, eksik inceleme sonucunda hatalı hüküm kurulduğunu, her ne kadar celp edilen tapu kayıtlarında taşınmaz bedelinin tamamen ve nakden ödendiği ifade edilmişse de Yargıtay'ın emsal içtihatları uyarınca satın alanın hemen ödeme yapacağı yönünde kanı uyandırması ancak temlik yapıldıktan sonra ödeme yapmamasının itirazın ve hatta tapu tescilinin iptali sonucunu doğurduğunu, kaldı ki davalı tarafından satış bedeline dair ödeme yapılmadığının müvekkili ve davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde görüleceğini, tapudaki resmi senetlerin matbu olarak düzenlendiğini, her ne kadar metinde \"bedelin nakden ve tamamen alındığı\" ifadesi bulunmakta ve yalnızca bu ifade sebebiyle davanın reddine karar verilmişse de senedin içeriği genel olarak vatandaşlar tarafından okunmamakta ve bilinmemekte olduğunu, satış işlemini yapan kişinin avukat değil, vatandaş olduğunu, bu bağlamda Borçlar Kanunu'nun 20. maddesi ve sonrasında düzenlenen genel işlem koşulları uyarınca da yalnızca bu ifadeye göre hüküm kurmanın doğru olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  taşınmaz satım sözleşmesi kapsamında ödenmediği iddia olunan satış bedelinin geri tahsili için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davacıya ait  Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, ... Mah. ... Ada,... Parsel, ... Kat, No:... numaralı asma kat dükkanın  davalıya satılıp tapuda devrinin yapıldığını,  davalıya 319.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının  satış bedelini  ödenmediğini ileri sürerek icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ise; taşınmazın satış bedelinin  satış sırasında, tapu dairesinde satıcı vekiline ödendiğini, tapu senedinde de davacının satış bedelini aldığının yazılı olduğunu  savunarak, davanın reddini istemiştir. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ... .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 314.389,00 TL asıl alacak, 11.162,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 325.551,96 TL alacak yönünden 01.12.2020  tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı bir adet faturanın  gösterildiği, davalının  süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davalı yanca itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine de itiraz edilerek Bodrum İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu ileri sürülmüş ise de; davacı alacağının para alacağı olması ve TBK'nın 89.maddesi uyarınca alacaklı davacının yerleşim yeri icra dairelerinin de yetkili olduğu, dolayısı ile davacı alacaklının yerleşim yeri olan  Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu görülmüştür. Tapu kayıtlarına göre; Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, ... Mah. ... Ada,... Parsel, ... Kat, No:...numaralı asma kat dükkanın toplam 315.000,00 TL bedelle, 25.12.2019  tarihinde davacı tarafından davalıya satılıp devredildiği, satış işleminin  davacının vekili olan ... tarafından davacı adına yapıldığı, davalı adına ise ...  tarafından satın alındığı, tapu satış senedinde '' satış bedelini nakden ve tamamen aldım\" ibaresinin bulunduğu, davacı tarafından davalı adına 29.12.2019 tarihli ve 319.000,00 TL bedelli, dava konusu taşınmaza ilişkin fatura düzenlendiği görülmektedir. Uyuşmazlık, taşınmazın  devir bedelinin davalı yanca  ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf bu bedelin devir sırasında, tapu dairesinde davacının vekiline ödendiğini savunmakta, davacı taraf ise ödemenin yapılmadığını iddia etmektedir.  Dava konusu taşınmazın devrine ilişkin tapu resmî senedinde ''satış bedelini nakden ve tamamen aldım'' ibaresinin bulunduğu, davalı tarafın  tapu resmî senedi ile taşınmaz bedelini ödediğini senetle ispat kuralı gereği ispat ettiği, satış akit tablosunda nakden ödendiği belirtilen satış bedelinin ödenmediğinin ancak yazılı ve kesin delillerle ispat edebileceği, davacının yazılı ve kesin delille satış bedelinin ödenmediğini ispatlayamadığı, resmî senetteki beyan makbuz hükmünde olup makbuzun ödeme öncesinde düzenlenmesinin mümkün olduğu, satışın peşin olmasının asıl olduğu,  davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ise de,  istinaf dilekçesinde yemin hakkının hatırlatılmadığına dair bir istinaf sebebine yer verilmediği  nazara alındığında, somut olayda ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Davacı vekili taraf ticari defterlerinin incelenmediğini ileri sürmüş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde taraf ticari defterlerinin incelenmesinin sonuca bir etkisi olmayacağı kanaatine varıldığından, bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.05.2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46f0496b27aeaa5f","SID":"addfc690a28ddefd"}}