{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/20 <br>KARAR NO: 2025/1128<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2021<br>NUMARASI: 2018/1010 2021/637<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1010 Esas, 2021/637 karar sayılı kararı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın müvekkil bankanın Sarıyer Şubesi'ne imzalayıp tev ettiği Tüketici Kredisi Sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu Bizim Kredi (Tüketici Kredisi) nedeniyle 10/12/2013 takip tarihi itibariyle 78.899,79 TL borçlu bulunduğunu, diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile borçlu bulunduğunu, bu borcun 1.330,50 TL'sinin asıl alacak olduğnuu, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara Sarıyer Noterliğinin 25/01/1999 Tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar olunduğunu, verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, bu kez davalı - borçluların takip konusu alacağa karşılık takibe borca ve faize ve ferilerine itiraz ettiğini, bu nedenle iş bu davanın açılma zaruretinin doğduğunu beyanla; davalıların İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla aynen devamına, davalıların inkar olunan alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin dava dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; takibe ve davaya konu borcun müvekkili tarafından geçen yüzyıl ödendiğini, ancak davacı kuruma geçen ... ve o dönemdeki bankacılık sistemi açıklarından dolayı haksız bir şekilde müvekkiline borç çıkartıldığını, bu hususta uzman bilirkişice inceleme yapılmasının talep ettiklerini, kaldı ki mezkur borcun zamanaşımına uğramış olmasından dolayı bu hususta itiraz ettiklerini beyan etmiştir. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi  05/10/2021 tarih,  2018/1010 Esas, 2021/637 Karar sayılı \"Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazların 320,94 TL asıl alacak, 9.556,85 TL işlemiş faiz, 237,84 TL BSMV olmak üzere toplam 10.115,63  TL için İPTALİ ile; 320,94 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %124,02 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 i gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Kabul edilen nakdi alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE\" Kararı davacı ve davalılar tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın temlikine ilişkin belgedeki eksik bilgi ile asıl alacak tutarının bu şekilde tespitinin yersiz olup hukuka da aykırı olduğunu, asıl alacağın 1.330,50-TL  olduğunu, bu nedenle usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, 25/01/1999 tarihli 1.330,50-TL kat tutarı esas alınarak  temerrüt tarihinden itibaren sözleşmedeki yıllık %375 temerrüt faizi üzerinden hesaplanması yerinde olacağını, usul ve yasaya aykırı ilk derece  mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Talep edilen borcun müvekkillerine ait olmayıp kabul anlamına gelmemek kaydıyla böyle bir borç bulunması ihtimalinde dahi mezkûr borcun zamanaşımına uğradığını, Ayrıca alacak ilişkisi tüketici kredisinden kaynaklanmakta olup talep edilen ve hükmedilen faiz oranının da fahiş olduğunu, kredi sözleşmesinde böyle bir faiz oranı kararlaştırıldıysa iş bu maddenin haksız şart olarak kabul edilmesi gerektiğini,  kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep edip kararı istinaf etmiştir.Dava, davalıların kullandığı kredi borcunu ödememeleri nedeniyle aleyhlerinde girişilen icra takibini haksız olarak itiraz  ettiklerinden bahisle açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda \"...Davacıya devredilen ... ile davalı  ... (...) arasında yapılan tüketici kredisi sözleşmesi dosya arasında olup diğer davalı ...'ı müteselsil kefil olduğu sabittir. Yine dosyada ödeme planı ile noter aracılığı ile yapılan ihtarname dosya arasındadır. ...'ın alacaklarının davacıya devredildiğine dair alacak temliki sözleşmesi dosya arasına konulmuştur. Dosya yargılama aşamasında iki kez bilirkişiye verilmiş ve rapor alınmıştır. Hükme esas alınan 29/06/2021 tarihli bilirkişi ...'inde izah ettiği gibi davalı ... (...) borçlu ...'ın ise kredi kefili olduğu, Sarıyer Noterliği aracılığı ile hesabın kat edilip ihtarname çekildiği, bu ihtarnamenin 29/01/1999 tarihinde her iki davalıya tebliğ edildiği, 3 günlük mehil süresi eklendiğinde davalıların 02/02/1999 tarihinde temerrüte düştükleri açıktır. Ödeme yapıldığına dair bir belge sunulmamıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan 320,94 TL asıl alacak 9.556,85 TL işlemiş faiz 237,84 TL BSMV talep edebileceği hesap edildiğinden davanın bu hesaba uygun olarak kısmen kabulü...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olup,  ayrıca alınan bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip, hükme esas alınmaya yeterli olduğu, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla tarafların tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacı ve davalıların istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğundan istinaf başvurusu nedeni ile  harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf kanun yolu başvurusu için alınması gereken harcın mahsubuyla eksik 517,70 TL'nin davalılardan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c1706a874c420ae","SID":"2bf0d9b48bd8aca8"}}