{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/753 <br>KARAR NO: 2025/818<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 24.02.2025 tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2025/20 Esas <br>DAVA: Şirket ortaklığının tespiti<br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalı ...' ın ... Turizm Ticaret Limited Şirketini hukuka aykırı bir şekilde tek ortak kendisi olacak şekilde kurduğunu, yani davalı  şirketin tek hissedarıdır. Diğer davalı ... olduğunu. şirketin halen davacının üzerinde bulunması,ırı dava sonunda müvekkillerinsı elde edeceği menfaatin elde edilmesinin engellenmesi riski taşıdığından ...'a ait ... Turizm Ticaret Limited Şirketi hisselerinin devrinin ve şirketin tasfiyesinin önlenmesi amacıyla işbu şirket ve ... hisseleri üzerinde ihtiyati tedbir talep etme zorunluluğu doğduğunu, iddiamızı kuvvetlendiren en önemli delillerinin de sicil cevaplarından belli olduğu üzere davacının şirketi  tasfiye etme  çalışması olduğunu,  ihtiyati tedbirin şartları başlıklı HMK'nın 389. maddesinin 1. fıkrası şöyle düzenlenmiştir: \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"söz konusu düzenleme uyarınca ...'nun pay sahibinin değişmesi durumunda dava sonucunda müvekkillerinin haklarının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkansız hale geleceğinden ihtiyati tedbir kararı verilmesi için Kanun'da sayılan şartlar meydana geldiğinden ...'a ait ... Turizm Ticaret Limited Şirketi hisselerinin devrinin önlenmesi amacıyla işbu şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 24.02.2025 tarihli ara kararla;  \"...Davacı tarafça her ne kadar kendilerinin aslında şirketi davalı ...'la birlikte kurdukları ve davalı şirketin %66'sının kendilerine ait olduğu, şirket sermayesinin kendileri tarafından yapılan ödemelerle oluşturulduğu ileri sürülmüşse de, ticaret sicil kayıtları, sunulan ödeme belgeleri ve tüm dosya kapsamına göre, bu aşamada sunulan delillerin davacı iddialarına yönelik yukarıda açıklanan yaklaşık ispat şartını sağlamadığı,  tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zarar doğacağına yönelik emareler bulunmaması gibi hususlar dikkate alınarak  şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği ...\" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava ve ihtiyati tedbir dilekçesindeki taleplerini aynen tekrarla; HMK'nın 389/1.maddesi gereğince ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, 19/11/2024 tarihinde yayınlanan  Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde (EK-3) görüleceği üzere davalı taraf müvekkillerin hakkı olmasına ve yargılama devam etmesine rağmen mal kaçırmak adına şirketi tasfiye haline getirdiğini, söz konusu yargılama devam ederken eğer tamamen tasfiye edilmesi durumunda müvekkillerinin hakkı olması durumunda eğer ihtiyati tedbir verilmemesi durumunda telafisi güç bir durum oluşacağını, Söz konusu davalı şirketin mersis adresine bakıldığında şirketin tasfiye halinde olduğu görüldüğünü, HMK gereğince taraf sıfatını sağlaması için kişiliğin devam etmesi gerektiğinden ekte sunmuş oldukları mersis adresi ve ticaret sicil gazetesinin yaklaşık ispatı sağladığını, gğer şirket hakkında ihtiyat tedbir verilmemesi durumunda taraf sıfatı düşeceğinden taraf teşkili sağlanamayacağını, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 2024-2474 Esas sayılı karar da dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı ...' in taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak davalı şirketi tek hissedar olarak kurduğu, oysa davacıların da şirket ortağı olmak üzere sermaye payı ödedikleri ididasıyla, davacıların davalı şirket ortağı olduklarının tespiti istemine, istinaf ise ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 24.02.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacılar,  davalı şirketin diğer davalı ... tarafından tek ortak olarak kurulup tescil ettirildiğini, oysa davalı şirketin kuruluşu için sermaye olarak paralar gönedirildiğini, bu kapsamda şirketin birlikte kurulduğunu ve şirket hisselerinin %66'sının kendilerine ait olduğunu ileri sürmüşler, davalılar ise davacıların  iddialarının mesnetsiz olduğunu,  gönderilen para dekont açıklamaları ile delil olarak sunulan watsupp yazışmalarının davacı iddialarını kanıtlamadığını  ileri sürmüştür. Davacılar açtıkları davada  aynı zamanda davalı   şirket  hisselerinin  devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derce mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin yaklaşık ispat yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 389.maddesi,  \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir \" hükmünü, aynı Yasa'nın 390/3 maddesi ise,'' Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davadaki uyuşmazlığın konusu, davacıların davalı şirketi diğer davalı gerkçek kişi ile birlikte kurdukları, bu kapsamda şirket sermayesini ödedikleri ve buna göre davalı şirketin %66 hissesinin kendilerine ait olduğunun tespitine ilişkindir.   Davacılar, davalı tarafından  diğer davalı şirketlerdeki hisselerin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup istinaf konusu  uyuşmazlık, tedbir şartlarının oluşup olmadığı noktasındadır. Somut olayda iddianın ileri sürülüş biçimi, cevap dilekçesi içeriği ile tedbir kararının değerlendirildiği aşama itibariyle  mevcut delil durumu gözetildiğinde;  davacının iddiaları bakımından yaklaşık ispat olgusunun dosyanın geldiği aşama itibariyle gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varıldığından ve ayrıca  delillerin değişmesi durumuna göre talep halinde mahkemece her zaman ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden, ilk derece mahkemesi ara kararı ve  gerekçesi isabetli bulunmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.1 ve  391/3. maddeleri  uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati tedbir isteyen davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fffa99657d8c5661","SID":"c12d795c227577b6"}}