{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/429 Esas<br>KARAR NO: 2025/759<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/12/2024<br>NUMARASI: 2024/801 Esas, 2024/1247 Karar<br>DAVA: Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, genç odası olarak tabir edilen mobilya ürünlerini üretimini ve satışını yaptığını, müvekkili şirketin \"Genç Odası\"  olarak nitelendirilen sektörde son yıllarda yaptığı atılımla sektörün tanınan markalarından biri haline geldiğini, müvekkili şirketin tek ortaklı bir şirket olup sermayenin tamamının ...’a ait olduğunu, şirketin mevcut sermayesinin 10.000.000,00 TL olup, şirket ortaklarının sermaye taahhüdünden dolayı borcu bulunmadığını, müvekkili şirketi temsil ve ilzama ...'ın münferiden yetkili olduğunu,  müvekkillerinin konkordato talebinde bulunduğunu, şirket tarafından kullanılan banka kredilerinde müteselsil kefalet sebebiyle ve ön projede detaylı olarak izah edildiği üzere şahıs işletmesinin borçlarının bulunduğunu, hem kefalet hem de şahıs işletmesinin borçları sebebiyle konkordato talebinde bulunmak zorunda kaldıklarını belirterek konkordato tasdik taleplerinin kabulüne, tensip kararı ile birlikte İİK 287. maddesi muvacehesinde müvekkili şirket ve davacı şirket ortağı hakkında üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato tekliflerine ilişkin olarak prosedürün işletilmesi kapsamında müvekkili şirket ve davacı şirket ortağına en az bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesine, müvekkili şirketin büyüklüğü, çalışan sayısı ve usul ekonomisi göz önünde bulundurarak komiser tayinine ve gerekli sürecin yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davaya müdahil olanlar vekilleri beyan dilekçelerinde özetle; geçici mühletin uzatılması ve konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ve iflâsın açılması ile ilgili durumlar İİK m. 292’de düzenlendiği, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 297. maddesi, konkordato teklifinin başarıya ulaşamayacağı kanaatine varıldığı takdirde mahkemece talebin reddedileceğini düzenlediği, İİK m. 297 konkordato sürecinin başarısız olmasını önlemeyi ve borçlunun kötü niyetli girişimlerini engellemeyi amaçlayan önemli bir düzenleme olduğu, konkordato talebi değerlendirilirken borçlunun mali durumu, teklifin uygulanabilirliği ve alacaklıların menfaatlerini kapsamlı bir şekilde incelemesi gerektiği, konkordato talebinin başarı şansı bulunmadığı takdirde reddedilmesi alacaklıların korunması açısından büyük önem taşıdığı, yapılan genel açıklamalardan sonra borçluların konkordatoya ilişkin ilkeler çerçevesinde mühletin devam edip etmeyeceğine ilişkin değerlendirme yapıldığında; konkordato geçici komiserleri tarafından mahkemeye sunulan 26/12/2024 havele tarihli rapordaki tespitlere göre, borçlu şirketin ve borçlu gerçek kişinin, konkordato kaynaklarının projesini uygulamaya yeterli olmadığı gibi kaynak olarak gösterdiği, faaliyet kârının da gereçkeleştirilebilir olmadığı, buna göre borçlu şirketin ve borçlu gerçek kişinin konkordatosunun başarıya ulaşma ihtimâlinin bulunmadığı gerekçesiyle borçlu şirket ve gerçek kişi hakkında verilen geçici mühletin kaldırılarak borçlu şirketin borca batık olmadığı da gözönüne alınarak konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar, yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilerinin kesin mühlet süresi verilmesi için gerekli şartları sağladığını, komiser heyeti raporun birçok yerinde davacı şirketin revize projesinde öngördüğü satış ve kar’lılık hedeflerine ulaşması, gerek bulunduğu sektör, gerekse geçmiş dönem satış ve kar’lılıkları birlikte değerlendirildiğinde, gerçekleşmesi muhtemel görünüyor olduğu yönünde görüş beyan edilmesine karşılık Mahkemece bu süre tanınmaksızın konkordato kesin mühlet verilmesi talebinin reddine karar verildiğini, konkordato revize projesinde detayları ile izah edildiği üzere müvekkili şirketin konkordato kaynaklarını somut bir şekilde belirterek borca yeter miktarda kaynak oluşturduğunu,  dosyada müvekkili şirkete ait  taşıt, makine, cihaz, teçhizat ve demirbaşların değer tespiti ile davacılara ait stokların rayiç değerinin tespitine ilişkin raporun dosyaya yeni sunulduğunu, ancak taraflarına tebliğ edilmediğini, yapılan incelemede bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç değerlerin söz konusu malların gerçek değerinin çok altında tespit edildiğini, taraflarınca raporlara karşı detaylı itiraz yapılacakken Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın savunma haklarını kısıtladığını, nitekim bilirkişi raporlarına itiraz edildiğinde ve Mahkemece ek rapor alınmasına karar verilmesi halinde müvekkillerinin rayiç malvarlığının tespit edilebileceğini, dolayısıyla konkordato kaynaklarının tespitinin de belirgin hale geleceğini, rayiç malvarlığının tespiti ile konkordato ön projesinin revize edilmesi ihtiyacının hasıl olabileceğini, özellikle konkordato nedeniyle halihazırda zor durumda olan müvekkili şirketin konkordato kaynaklarını kuvvetlendirmek amacıyla 23.12.2024 tarihinde Betonarme 17 katlı A bloklu mesken ve 4 katlı B bloklu ofis, işyeri ve arsa niteliğindeki ... Ada Parsel numaralı bağımsız bölümün ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye devredildiğini, halihazırda bu taşınmazın aktife dahil edilmesiyle şirketin kaynaklarının güçlendiğini, ilgili taşınmazın bedeli itibarıyla oldukça yüksek bedelli bir taşınmaz olduğunu, konkordato projesi kapsamına dahil edilmesi ve güncel rayiç değerinin belirlenebilmesi için bilirkişi raporunun alınmasının zaruri olduğunu, bu taşınmazın  müvekkili şirkete geçeceğinin gerek komiser heyetine gerekse de Mahkemeye somut deliller ile izah edilmesine karşılık bu hususun yeterli şekilde dikkate alınmadığını, İİK 305. maddesinin son fıkrasında, mahkeme tarafından konkordato projesi yetersiz bulunursa mahkemenin kendiliğinden veya istem üzerine gerekli düzenlemeleri yapabileceğinin belirtildiği, bu hususta Mahkemeye geniş bir yetki tanındığını, ancak mahkemece müvekkillerinin projelerinin yetersiz olduğuna dair hiçbir uyarı da bulunulmadığını, komiser heyeti tarafından kesin mühlet kararı verilmesi halinde projenin tüm taraflarının eşit olarak korunacağı bir hale getirilmesi için katkı da bulunacağı da açıkça belirtilmesine rağmen müvekkillerine kesin mühlet süresinin verilmemesinin hukuki dinlenilme hakkını kısıtladığını, mahkemece dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile komiser heyeti raporlarının taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle kendilerine itiraz hakkı tanınmadığını, özellikle komiser heyeti tarafından kesin mühlete ilişkin sunulan nihai raporun duruşma ile aynı  gün dosya sunulduğunu, kenidlerine tebliğ edilmediğini, bu durumun açıkça müvekkillerinin savunma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını kısıtladığını, müvekkilleri tarafından sunulan konkordato ön projesinin nihai bir proje olmayıp tasdik aşamasına kadar komiser heyeti ve mahkemenin katkısıyla değiştirilebilir bir proje olduğunu, bu projenin tam manasıyla tasdiki için yetersiz olduğunun anlaşılabilmesi için müvekkillerine kesin mühlet süresi içerisinde projenin revizesi için imkan tanınması gerekirken mahkemece kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek re'sen de nazara alınacak tüm hususlar dikkate alınarak  usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasına karar verilerek müvekkilleri hakkında 1 yıllık kesin mühlet süresinin verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde  kesin  mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezi ile borçlu şahsın ikametgah adresi asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirket vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacı lehine 30.09.2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, ticaret sicil kayıtları dosyaya celp edilerek gerekli ilanların yaptırıldığı, komiser heyetinden davacıların sunduğu proje ve belgelerin incelenmesi suretiyle rapor alındığı, komiser heyeti tarafından dosyaya sunulan 26/12/2024 tarihli rapor doğrultusunda İİK md. 292 ve 297 kapsamında borçlu şirketin ve borçlu gerçek kişinin konkordatosunun başarıya ulaşma ihtimâlinin bulunmadığı gerekçesiyle borçlu şirket ve gerçek kişi hakkında verilen geçici mühletin kaldırılarak borçlu şirketin borca batık olmadığı da gözönüne alınarak konkordato talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.<br>Mahkemece, 26/12/2024 tarihli duruşmada konkordato taleplerinin reddi ile borçlular hakkında verilen geçici mühletin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verilmiş olup davacılar vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık, dosyaya sunulan rayiç değer tespitine ilişkin bilirkişi raporu ile nihai komiser heyeti raporunun davacılar vekiline tebliğ edilip edilmediği, İİK 305. maddesi son fıkrası gereğince mahkeme tarafından konkordato projelerinin yetersiz olduğuna dair uyarı da bulunulmasının zorunlu olup olmadığı, konkordato tasdiki şartlarının oluşup oluşmadığı ile davacıların kesin mühlet ve konkordatonun tasdiki talebinin reddine dair verilen kararın yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. 26/12/2024 tarihli komiser heyeti raporunda; ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; davacı şirketin bilirkişi raporuyla rayiç değerleri belirlenen taşınmazlar, taşıtlar, demirbaş, tesis makine cihazları ile mevcut çalışma düzenini koruduğu, ancak alacaklıların baskısı ile şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'ın şirkete gidememesinin, yönetim zafiyeti yarattığı, faaliyetlerin durma noktasına geldiği, şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özvarlığının (+)19.859.665,48 TL olarak tespit edildiği, şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle TTK 376/3. maddesinde belirtilen \"aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle düzenlenen bilançolara göre\" davacı şirketin özvarlığının (+)4.404.383,33TL olduğu, davacı şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle borca batık durumda olmadığı, şirketin geçici mühlet tarihi olan 30.09.2024 tarihli gelir tablosuna göre; 01.01.2024-30.09.2024 tarihleri arasında gerçekleşen net satış tutarı 38.713.143,18 TL olup, aylık ortalama satış tutarı 4.314.329,00 TL iken 31.10.2024 tarihine kadar geçen süreçte aylık 1.866.825,09 TL net satış tutarı ile 31.10.2024 tarihi itibariyle toplam 40.579.968,77 TL olarak gerçekleştirdiği, 30.09.2024 tarihi itibariyle dönem kar'ı 957.888,53 TL iken 31.10.2024 tarihinde dönem kar'ının 719.346.77 TL olarak gerçekleştiği, tedbir tarihinden 31.10.2024 tarihine kadar geçen 1 aylık süreçte 238.541,76 TL zarar ettiği, şirketin 31.10.2024 tarihli rayiç bilançosuna göre; aktif varlıklarının toplamı 75.609.344,25 TL olduğu, toplam tutarın 48.829.000,00 TL'lık kısmını (şirketin keşide ettiği vadeli çekler) verilen sipariş avanslarının oluşturduğu, borçlar toplamının ise 71.204.960,92 TL olduğu, toplam borç tutarı içinde (verilen sipariş avansları) keşide edilen çeklerin de yer aldığı, verilen sipariş avanslarına ilişkin mülkiyetlerin şirkete geçmediği, bu nedenle çeklerin iade alınabileceği görülmekle birlikte, hukuki süreçler nedeni ile uzun zamana ihtiyaç bulunduğu, davacı şirketin revize projesinde öngördüğü satış ve kar'lılık hedeflerine ulaşması, gerek bulunduğu sektör, gerekse geçmiş dönem satış ve kar'lılıkları birlikte değerlendirildiğinde, gerçekleşmesi muhtemel görünüyor olmasına rağmen 3 aylık geçici mühlet süresinde faaliyetlerinin sekteye uğraması, şirketin geçmiş çalışma düzenine kavuşması için nakit kaynağa ihtiyacı bulunduğunu gösterdiği, revize projede, 23.12.2024 tarihinde şirketin aktifine bedelsiz olarak alınan taşınmazın satışının öngörüldüğü, ancak taşınmaz üzerinde şirketin banka kredi borçlarına karşılık ipotek bulunmakta olup, şirketin borçlarının azalması yönünde olumlu etkisi olmakla birlikte, faaliyetin devamı için gerekli nakit katkıyı sağlayamayacağı, diğer kaynakların ise verilen sipariş avanslarından alacaklar, hazır değerler ve stoklardan oluşmakta olup, revize projenin realize olması açısından komiser heyeti tarafından yeterli görünmediği, açıklanan nedenlerle, mevcut durumda revize konkordato projesinin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı yönünde görüş belirtilmiştir. ... İşletmesi yönünden; davacı ... işletmesinin bilirkişi raporuyla rayiç değerleri belirlenen taşınmazlar, taşıtlar, demirbaş, tesis makine cihazları ile mevcut çalışma düzenini koruduğu, ancak alacaklıların baskısı ile ...'ın işletmeye gidememesinin, yönetim zafiyeti yarattığı, faaliyetlerin durma noktasına geldiği, davacı ... işletmesinin 31.10.2024 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özvarlığının (+)7.034.723,42 TL'sı olarak tespit edildiği, davacı ... işletmesinin 31.10.2024 tarihi itibariyle TTK 376/3. maddesinde belirtilen \"aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle düzenlenen bilançolara göre\" davacı şirketin özvarlığının (+)2.244.133,47 TL olduğu, davacı şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle borca batık durumda olmadığı, davacı ... işletmesinin geçici mühlet tarihi olan 30.09.2024 tarihli gelir tablosuna göre; 01.01.2024-30.09.2024 tarihleri arasında gerçekleşen net satış tutarı 12.363.142,53 TL olup, aylık ortalama satış tutarı 1.373.682,50 TL iken 31.10.2024 tarihine kadar geçen süreçte aylık 315.458,47 TL net satış tutarı ile 31.10.2024 tarihi itibariyle toplam 12.678.601,00 TL olarak gerçekleştirdiği, 30.09.2024 tarihi itibariyle dönem kar'ı 813.436,11 TL iken 31.10.2024 tarihinde dönem kar'ının 686.148,27 TL olarak gerçekleştiği, tedbir tarihinden 31.10.2024 tarihine kadar geçen 1 aylık süreçte 127.287,84 TL zarar ettiği, davacı ... işletmesinin 31.10.2024 tarihli rayiç bilançosuna göre; aktif varlıklarının toplamı 48.118.382,07 TL olduğu, toplam tutarın 32.178.350,00 TL'lık kısmını (şirketin keşide ettiği vadeli çekler) verilen sipariş avanslarının oluşturduğu, borçlar toplamının ise 41.083.658,65TL'sı olduğu, toplam borç tutarı içinde (verilen sipariş avansları ) keşide edilen çeklerin de yer aldığı, verilen sipariş avanslarına ilişkin mülkiyetlerin şirkete geçmediği, bu nedenle çeklerin iade alınabileceği görülmekle birlikte, hukuki süreçler nedeni ile uzun zamana ihtiyaç bulunduğu, davacı ... işletmesinin revize projesinde öngördüğü satış ve kar'lılık hedeflerine ulaşması, gerek bulunduğu sektör gerekse geçmiş dönem satış ve kar'lılıkları birlikte değerlendirildiğinde, gerçekleşmesi muhtemel görünüyor olmasına rağmen, 3 aylık geçici mühlet süresinde faaliyetlerinin sekteye uğraması, şirketin geçmiş çalışma düzenine kavuşması için nakit kaynağa ihtiyacı bulunduğunu gösterdiği, revize projede, öngörülen kaynaklar faaliyet kar'ı verilen sipariş avanslarından alacaklar, hazır değerler ve stoklardan oluşmakta olup, revize projenin realize olması açısından komiser heyeti tarafından yeterli görünmediği, mevcut durumda revize konkordato projesinin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı yönünde görüş belirtilmiştir.Davacı gerçek kişinin, vergi dairesi cevabi yazısına göre bilanço usulüne göre defter tuttuğu bildirildiğinden tacir olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamında, karar duruşması öncesinde davacılar vekili tarafından ayrıntılı beyan dilekçesi sunularak 26/12/2024 tarihli komiser heyeti raporu ile rayiç değer tespitine ilişkin bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmemesi nedeniyle rapora itiraz haklarını kullanamadıkları, dolayısıyla savunma ve hukuki dinlenilme haklarının kısıtlanıldığı belirtilerek rayiç değer tespitindeki miktarların gerçek değerleri yansıtmadığı ileri sürülerek bu raporların kendilerine tebliğ edilerek rapora itiraz haklarının kullandırılması gerektiği yönünde beyanda bulunulmuştur. Duruşmada da, davacılar vekili, duruşmadan bir gün önce sunulan ayrıntılı beyan dilekçesini tekrar ettiği görülmüştür.  Dolayısıyla davacılar vekili tarafından duruşmada açıkça raporların tebliği ile bu raporlara karşı beyanda bulunmak üzere süre talep edildiği anlaşılmıştır. Bu tespitlere göre, kural olarak komiser heyeti raporunun tebliği gibi bir zorunluluk bulunmasa da komiser heyeti raporunun dosyaya girdiği tarihle duruşma tarihi arasında bir gün gibi kısa bir süre olması ve davacılar vekili tarafından duruşmada rapora karşı beyanda bulunmak için açıkça süre talep edilmesi nedeniyle hukuki dinlenilme hakkı kapsamında davacılar vekiline hükme esas alınan 26/12/2024 tarihli komiser heyeti raporu ile rayiç değer tespitine ilişkin bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak için makul bir süre verilerek sonucuna göre yargılama yapılarak  karar verilmesi gerekirken rapora karşı beyan için makul  süre verilmeksizin karar  verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/801 Esas, 2024/1247 Karar sayılı ve 26/12/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından ayrı ayrı  yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. ve 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37ebe7a1be837ca6","SID":"6da7f8490987acfa"}}