{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/02/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 22/04/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 05/02/2025 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı 12.07.2024 tanzim tarihli 180.000,00 TL tutarlı 31.08.2024 vade tarihli bononun 110.000,00 TL'lik kısmı ile ihtiyati haciz masrafları için icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu bonoyu aralarındaki araç satımına ilişkin kalan bedel olarak verdiğini, daha sonra da davalı ve gösterdiği üçüncü kişilere bu borca mahsup edilmek üzere ödemeler yaptığını ve müvekkilinin davalıya borcunun kalmadığını, davalının müvekkili aleyhine haksız icra takibi başlattığını, bu durumun müvekkili için ticari hayatını etkileyecek ölçüde haksızlık oluşturduğunu, müvekkilinin davalı ile anlaştıkları bedeli kendisine ve gösterdiği 3. kişi ... Şirketi hesabına gerçekleştirdiğini, davalıya dava ve takip konusu bono dolayısıyla herhangi bir borcunun bulunmadığını, buna karşın davalının işbu bonoyu Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından işleme koyarak müvekkili aleyhine kötüniyetli ve müvekkili zarara uğratma kastı ile sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, ayrıca Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan tebligat ve takibin kesinleştirilmesi kararının hukuka aykırı olduğunu, ortada usulüne uygun bir tebligat bulunmadığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini beyan ederek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine takip konusu alacağın %40'ı oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Somut olayda, davanın ticari dava niteliğine haiz, konusu para olan menfi tespit davasından ibaret olması karşısında 6102 s. TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı vekiline tensip tutanağı ile birlikte arabulucu yoluna başvurulduğuna ilişkin evrakları Mahkememize sunması için kesin süre verildiği, davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, dava tarihinden sonra arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, dava açılmadan önce davacının arabuluculuk işlemlerini nihayete erdirmediğinin anlaşıldığı, eldeki davada arabulucuya başvuru işlemlerinin neticelendirilmeden açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı incelendiğinde 16.01.2025 tarihli anlaşamama yönündeki arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğunun görüleceğini, HMK'nın 115. maddesinin 2. fıkrasına göre aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte  mahkemenin dava şartı yokluğunu tespit etmesi halinde bu eksikliğin giderilmesi için süre vermesi gerektiğini, Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile açılan davada görevsizlik kararı verildiğini ve kararın 22.12.2024 tarihinde taraflarına tebliğ edilerek 14.01.2025 tarihinde kesinleştiğini, 16.12.2024 tarihinde arabuluculuk görüşmelerine başlandığını ve 16.01.2024 tarihinde anlaşamama son tutanağının düzenlendiğini, dosyanın görevsizlik kararıyla 16.01.2025 tarihinde görevli mahkemeye gönderildiğini ve arabuluculuk görüşmelerinin bu süreçte tamamlandığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; \"(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi  getirilmiştir.<br>01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı Kanunun 31'nci maddesiyle 6102 Sayılı TTK MADDE 5/A (1) fıkrasında yer alan \"paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında\" ibaresi, \"para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında\" şeklinde değiştirilmiş olup ticari dava niteliğindeki konusu para olan menfi tespit davalarında da arabuluculuğa başvuru şartı getirilmiştir.<br>Ayrıca, 6325 sayılı HUAK'na \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile  18/A maddesi eklenmiş olup,  6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Bu düzenlemelere göre 01/09/2023 tarihinden sonra konusu  para olan ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. <br>Bir davanın ticari dava olup olmadığını, davanın açıldığı mahkeme değil, nizanın içeriği belirler. Niza, ticari dava niteliğinde ise ticaret mahkemelerinde açılması gerekir. Ticaret mahkemesinde açılması gereken bir davanın, hukuki yanılgıyla başka bir mahkemede açılması, o davanın ticari  dava vasfını ve ticari dava vasfına bağlanan dava şartlarını ortadan kaldırmaz. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar (önceden) kanunla düzenlenmiş, net kurallar olup yoruma açık değildir. Dolayısıyla mahkemelerin görevine ilişkin yapılan hukuki hatalar, o davanın, dava şartını ortadan kaldıran bir durum olarak kullanılamaz.<br>Bu durumda, yukarıda yer verilen yasal mevzuat ve açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde,  01/09/2023 tarihinden sonra açılan eldeki konusu bir miktar para olan ticari dava niteliğindeki menfi tespit davasının 16/12/2024 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı gün aynı zamanda  arabulucuya başvurulduğu, anlaşmama nedeniyle arabuluculuk son tutanağının 16/01/2025 tarihinde düzenlendiği, dava tarihinin davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı 16/12/2024 tarihi olduğu, dava tarihinden önce henüz arabuluculuk son tutanağının düzenlenmemiş olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın  362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>     Başkan ...                    Üye ...                     Üye ...                  Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br>                                                                                           (muhalif)<br><br>...<br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.<br>Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.<br>01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/03/2023 tarihli, 7445 sayılı Kanun'un 31'nci maddesiyle 6102 Sayılı TTK'nın 5/A maddesinin  (1) fıkrasında yer alan \"paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında\" ibaresi, \"para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında\" şeklinde değiştirilmiş olup, ticari dava niteliğindeki konusu para olan menfi tespit davalarında da arabuluculuğa başvuru şartı getirilmiştir.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.<br>Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması da  davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.<br> Somut olayda, davanın 16/12/2024 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemece ticaret mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek 17/12/2024 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, mahkemece verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin 13/01/2025 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça 16/12/2024 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, 16/01/2025 tarihinde sürecin sona ererek, anlaşamama tutanağının düzenlendiği ve görevli mahkeme olan Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ...  Esas sayılı dosyasına  16/01/2025  tarihinde tevzi edilen dava dosyasında, mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Bu durum karşısında, yukarıda da açıklandığı ve Yargıtay 11. HD'nin ... E-... K, 17. HD'nin ... E-... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, anılan  kanuni düzenlemeler doğrultusunda, davacı tarafından  görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı, verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu, son tutanağın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarihte dosyaya sunulduğu anlaşıldığından, mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı ve bu nedenle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği  kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2409d646fc672697","SID":"f8525be46443111b"}}